T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/409 Esas
KARAR NO : 2024/734
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/06/2023
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; 05/07/2019 tarihinde sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilin yaralandığını, ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında aracın ... AŞ'nin sorumluluğunda olduğunu, müvekkil tarafından davalıya başvuru yapıldığını davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin söz konusu kaza nedeniyle %7 malul kaldığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL sürekli iş göremezlik, 250 TL geçici iş göremezlik, 250 TL bakıcı gideri tazminat olmak üzere şimdilik 1.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözleşmeye bağlılık yani ahde vefa ilkesi uyarınca mahkemece başvuru konusu kazadan kaynaklı istem bakımından ZMMS genel şartlara dikkate alınarak yargıya devam edilmesi gerektiği, müvekkil şirket nezdinde sigortalı aracın kazadaki kusur oranı nispetinde müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, bu kapsamda kusur oranının adli tıp kurumu trafik ihtisas kurulundan alınan rapor ile tespit edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, davacı tarafa gerekli ödemenin dava öncesi yapılmış olduğundan davanın hukuksal yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketi zenginleşme aracı olmayıp haksız taleplerin reddi gerektiğini, davacının bu isteminin sebepsiz zenginleşme kapsamında olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, davacı tarafın tedavi gideri tazminatına yönelik taleplerinden ise 6111 sayılı yasa gereği müvekkil sigorta şirketinin değil sosyal güvenlik kurumunun sorumlu olduğunu, davacı tarafın araçta yolcu olarak bulunması hasebiyle tazminat hesaplamasına gidilecek olması halinde hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, 05/07/2019 tarihinde yaşanan trafik kazası nedeniyle bakıcı gideri, geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkememizde görülmekte olan iş bu davanın 10/07/2024 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 22/07/2024 tarihli dilekçesi ile dosyanın yeniden işleme konulmasının talep edildiği, 22/07/2024 tarihli tensip ara kararı ile duruşmanın 04/12/2024 tarihine ertelendiği, duruşma gün ve saatinin taraflara tebliğ edildiği, davacı tarafın dosyayı takip etmediği anlaşılmıştır.
HMK'nın 150/6. maddesinde; "İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır…" denilmektedir.
Anılan Kanun'un 320. maddesi ise basit yargılama usulüne tabi davalarda özel bir düzenlemeye yer vererek; “…(4) Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.” şeklindeki düzenlemeyle, basit yargılama usulüne tabi davalarda, davanın birden fazla takipsiz bırakılamayacağı öngörülmüş ve basit yargılama usulü uygulanan davalarda davanın birden fazla takipsiz bırakılamayacağı kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı H.M.K.'nın 150/5 ve 320/4 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 44,40-TL nin 54,40-TL nispi karar harcından mahsubu ile kalan 10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.120,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 1.000-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle ... BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*