T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/446 Esas
KARAR NO: 2024/490
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 03/07/2023
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkillerinin... A.Ş.’nin hissedarları olduğunu, müvekkillerinin 2022 mali yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısı öncesinde bazı bilgi ve belgelerin kendilerine iletilmesini talep ettiklerini, sorduğu sorulara ancak 03.03.2023 tarihli toplantı esnasında eksik ve yüzeysel yanıtlar verildiğini ve faaliyet aporunun müzakeresi, bilanço ve gelir tablolarının müzakeresi ve onaylanmasının, kâr dağıtımının görüşülmesinin, yönetim kurulunun ibrasının ve huzur hakkına ilişkin görüşmelerin 03.04.2023 tarihine ertelendiğini,
Davalı şirketin 03.03.2023 tarihli genel kurul toplantısı sırasında vermiş olduğu yanıtların muğlak ve yetersiz olması nedeniyle müvekkilleri tarafından 03.04.2023 tarihli ertelenen genel kurul toplantısı öncesinde yönetim kuruluna tekrar soru yöneltildiğini ve bilgi ile belge talebinde bulunulduğunu, davalı şirket tarafından her iki ihtarnamede yer alan sorulara eksik, muğlak ve yetersiz yanıtlar verildiğini, belge talepleri gerekçesiz bir şekilde karşılanmadığını, 03.04.2023 tarihinde gerçekleştirilen ertelenen olağan genel kurul toplantısında ise,
Müvekkillerinin olumsuz oyuna rağmen dava dışı pay sahiplerinin olumlu oyuyla şirket yönetim kurulunun ibra edilmesine karar verildiğini, bu ibra kararı birçok yönden hukuka aykırı olduğunu, genel kurul toplantısında alınan bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasına dair 3 numaralı karar hukuka aykırı olduğunu, zira bilanço ve gelir tablosu şirketin gerçek durumunu yansıtmadığını, ibranın kapsamı olan bilgilerden şirketin mali yapısını en fazla etkileyecek vakıa, ibra kararına olumlu oy veren pay sahipleri ile şirket arasındaki, bilançoya göre şirketin nakdi varlığının neredeyse tamamı üzerindeki para aktarımı/borçlanma durumu olduğunu,
Dolayısıyla yönetim kurulunun ibrasına ilişkin oylamanın konusu, şirketin dava dışı pay sahipleriyle ilgili anılan kişisel borçlanmaları da kapsayan iş ve işlemlerini de ilgilendirdiğini, TTK m. 436(1) uyarınca, pay sahipleri şirket ile arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme ilişkin müzakerelerde oy kullanmayacağını, 2022 mali yılına ilişkin ibra oylamasının kapsamının büyük bölümünü oluşturan, dava dışı pay sahiplerinin şirketten çektiği paraları konu eden ibra oylamasında kendilerinin oy kullanması hukuka aykırı olduğunu ve aynı zamanda dürüstlük kuralıyla da bağdaşmadığını, bu nedenle, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin (4) numaralı genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ettiklerini,
Şirketin gayri faal olduğunu, 2022 gelir tablosundaki usulsüzlükler nedeniyle anlaşılamamakla birlikte,şirketin yalnızca Edirne/Havsa’daki taşınmazının kiralanması ile faiz ve kambiyo gelirleri bulunduğunu, şirketin tüm nakdinin dava dışı pay sahiplerine borç verildiği dikkate alındığında, 2023 yılında şirketin bu gelirden de mahrum kalacağını, şirketin mevcut durumdaki gereksinimlerinin, mali müşavir desteği de aldığı hesaba katıldığında, tek bir yönetim kurulu üyesinin yarı zamanlı mesaisiyle yerine getirilebilir nitelikte olduğunu, dava dışı pay sahiplerinden ...’un 2022 yılı itibariyle şirket ile danışmanlık sözleşmesi akdettiğini, sonra bu danışmanlık ilişkisinin istihdam ilişkisine döndüğünün de ortaya çıktığını, ancak dava dışı pay sahibi...’un gayri faal konumda olan, sahip olduğu bir taşınmazı kiraya vermek dışında kayda değer neredeyse hiçbir işlemi olmayan ve buna rağmen her yıl yönetim kurulu üyelerine yarım milyon Türk Lirası harcanan şirkete ne konuda ve ne karşılığında sözde danışmanlık verdiğinin müvekkilleri tarafından anlaşılamadığını,
...’a, Etiler’de bulunan ve kira değeri on binlerce Türk lirası olan taşınmazın bila bedel kullandırıldığını, aynı yönetim kurulunun iki üyesi ... ve... in, paylarının tamamı ...’a ait olan ... A.Ş.’de İşletme Müdürü ve ... Müdürü olarak çalışmakta olduğunu, internet üzerinden yayını yapılan “... Kabusları” isimli bir programda..., dört senedir ... bünyesinde işletme müdürü olarak çalıştığını beyan ettiğini, aynı programda ... de ... Müdürü olarak takdim edildiğini, yani her ikisi de ...’la iş ilişkisi içerisinde olan...’un işçisi konumundaki kişiler olduğunu, hal böyleyken ve şirketin zaten dava dışı pay sahiplerinin aldığı karar doğrultusunda yönetildiğini, yönetim kurulu üyelerinin ise oydan yoksunluk nedeniyle esasen dava dışı pay sahiplerinin menfaatlerini koruyan ve onların emir ve talimat altında hareket eden ve bunun dışına çıkma kabiliyeti olmayan kişilerden ibaret olduğu hesaba katıldığında, her bir yönetim kurulu üyesine olmak üzere yıllık toplamda yarım milyon Türk Lirasına yakın bir huzur hakkı ayrılması, dürüstlük ile hak ve nesafet kuralıyla bağdaşmadığını, Ticari açıdan da izah edilebilir nitelikte olmadığını, bu sebeplerle, yönetim kurulu huzur hakkı verilmesine yönelik (5) numaralı kararın iptaline karar verilmesini talep ettiklerini,
Şirketin önceki yönetim kurulu üyeleri olan dava dışı pay sahipleri ..., ... ve ..., Şirketin 2018-2019-2020 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında birbirlerinin ibralarında oy kullandıklarını, akabinde İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi ...E. ... K. sayılı kararında bu ibra kararlarını TTK m. 436’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal ettiğini, şu an görevde bulunan yönetim kurulu, anılan dava ikame edildikten sonra seçimi bu dava dikkate alınarak dava dışı pay sahipleri tarafından seçildiğini ve bu seçime uygun şekilde dava dışı pay sahiplerinin menfaati doğrultusunda hareket etmekte olduğunu, ayrıca yönetim kurulunun iki üyesinin diğer pay sahiplerine ait başka bir şirkette üst düzey yöneticilikle iştigal ettiği ve aralarında bir iş ilişkisi bulunduğu dikkate alındığında, dava dışı pay sahiplerinin yönetim kurulunun en az iki üyesi üzerinde kontrolü haiz olduğu açıkça görüldüğünü, üstelik yönetim kurulu üyeleri bu ilişkiyi çevirim içi yayınlarda ifşa etmekten çekinmezken şirket genel kurulundan ise gizlemekte olduğunu, Yönetim kurulunun işbu dava süresince aynı şekilde dava dışı pay sahiplerinin yararına şirketin malvarlığını tasarrufa konu etmesi, huzurdaki davada iptalini talep ettikleri kararların iptalinden elde edilecek menfaatin de içini boşaltacağını, beyanla:
Davanın Kabulüne, Şirketin 2022 mali yılına ilişkin yapılan 03.04.2022 tarihli ertelenen Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 3, 4 ve 5 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili şirketin 2022 yılı genel kurul toplantısının 03.03.2023 tarihinde yapıldığını, Müvekkili şirkete gönderilen bilgi alma ve inceleme talebini havi ihtarnamenin tarihinin 27.02.2023 olduğunu, bu ihtarnamenin müvekkiline 01.03.2023 tarihinde, 03.03.2023 tarihli genel kurul toplantısından iki gün önce tebliğ edildiğini, gerekli cevapların hazırlanması ve cevap olarak Davacılar'a gönderilmesi için yeterli zaman bırakılmadığını, davacıların itirazı üzerine ertelenen ikinci toplantı 03.04.2023 tarihinde yapılmış olup Davacıların huzurdaki davada bu toplantıda alınan kararların iptalini talep ettiklerini,
Davacıların bilgi alma ve inceleme haklarını kullanamadıkları iddiası ile işbu dava dilekçesinde de yer verdikleri sorularına yönetim kurulu tarafından genel kurul toplantısında yasa kapsamında cevap verildiğini, yönetim kurulunun bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirdiği hususunun, Davacılar tarafından İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ...E. Sayılı dosyasında açılan "..." talepli davanın 05.07.2023 tarihli celsesinde kesin olarak red edilmesi ile sabit hale geldiğini,
İptal kararı verilebilmesi için, genel kurulda alınan kararların ya kanuna, ya anasözleşmeye ya da MK. 2’ye aykırılık taşımasının şart olduğunu, oysa davacıların, bu konuda el ile tutulabilen ve somut veri veya delillere dayanan hiçbir kanıt sunmadığını, soyut, önyargılı ve tamamen iftiraya dayalı iddialar öne sürdüklerini,
Davacıların 27.02.2023 tarihli ihtarnamelerinde bahsi geçen bütün sorular şirketin 03.03.2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında cevaplandırıldığını, üstelik bu sorulara verilen cevapların, soru sırasına göre toplamda altı sayfalık açıklamalar ile verildiğini ve toplantı tutanağına eklendiğini, genel kurul toplantısına sunulan bilanço ve gelir tablosu Şirketin gerçek durumunu yansıtan ve içerik olarak hiç bir eksikliği bulunmayan bir bilanço olduğunu, ortaklara verilen borçlar ile ilgili olarak detaylı açıklama yapıldığını ve bu borçlar nedeniyle yönetim kurulunun üstüne düşen vazifeyi yerine getirdiğinin açıklandığını, şirketin 2022 yılında elde edilen karın ortaklara dağıtılmasına karar alırken davacıların bu karara da muhalif kaldıklarını, muhalefet şerhi olarak açıklanan hususun ise kar dağıtımına engel olmasının mümkün olmadığının çok açık olduğunu, şirkete borçlu olan ortaklardan ...'un, kar dağıtımı sonrasında kalan miktarı dağıtımdan sonraki altı ay içerisinde taşınmazlarından birini satarak ödeyeceğini beyan ettiğini,
Davacıların; satışa konu edilen taşınmazların satışının iptali için 28.04.2023 tarihinde İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin... E. Sayılı dosyasında dava açtıklarını ve mahkemenin taşınmazın üçüncü şahıslara devrinin önüne geçilebilmesi için ihtiyati tedbir kararı verdiğini, bu dava ve karar üstüne yönetim kurulu; herhangi bir nedenle satışın iptal edilmesi halinde satış bedelinin taşınmazları alan üçüncü şahıslara iade edilme ihtimaline binaen "şimdilik" açıklaması ile kar dağıtımı işlemini durdurmak zorunda kaldığını, çünkü şirketin kar dağıtımı yapabilmesi bu taşınmazın satışından elde edilen gelir ile mümkün olduğunu, bu satış bir an için yapılmamış olsaydı şirketin 2022 yılı itibariyle dağıtılabilir karının olmayacağını, bu konuda defalarca açıklama yapılmasına karşılık davacıların hiç bir açıklamayı yeterli bulmadığını,
Davacıların afaki beyanlarla 2022 yılı gelir tablosuna yönelik usulsüzlük iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, şirket'in gelirlerine ilişkin açıklamalar gelir tablosunda açık ve net bir şekilde açıklandığını, davacıların sadece usulsüzlük iddiasında bulunurken neyin usulsüz olduğu konusunda bir açıklık getirmediğini,
Yönetim kurulu üyelerinin ücret değil huzur hakkı aldıklarını, onların aynı zamanda başka yerde çalışıyor olmaları şirkette yönetim kurulu üyeleri olamayacakları anlamına gelmeyeceğini, cevap dilekçesi tarihi itibariyle asgari ücretin 11.402 TL olduğu dönemde davacıların üç yönetim kurulu üyesinin aylık 10.000 TL' den bir yıl içinde alacağı huzur hakkını, ifadeyi abartarak yine algı yaratmak suretiyle yarım milyon Türk Lirası şeklinde beyan etmelerinin de neticeye bir etkisi olmadığının açık olduğunu,
Yönetim kurulu üye sayısının 3' ten 1' e değiştirilmesi için gerekli girişimi yapmayı kabul etmeyen davacıların, fiilen hizmet veren yönetim kuruluna asgari ücretin altında verilecek ücretlere itiraz etmelerinin yine klasik davranışları olan her şeye itiraz etmek ve herkesi suçlamak güdülerinden başka bir şey olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava ; TTK 445 ve 446 maddesi gereğince açılan Anonim Şirket Genel Kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan 05/12/2019 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlık;
" Davalı ...Anonim Şirketinin 2022 yılına ilişkin olarak 03.04.2023 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan
3 numaralı genel kurul kararı, 2022 yılı bilanço ve gelir tablolarının onaylanması
4 numaralı genel kurul kararı, 2022 yılı Şirket yönetim kurulunun ibra edilmesi
5 numaralı genel kurul kararı, 2022 yılı Şirket yönetim kuruluna huzur hakkı verilmesi
Kararlarının iptali TTK 445-446 gereğince iptali istemi " olarak tespit edilmiştir.
Taraflarca bildirilen deliller dosyamız içine alınmış, mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konusunda dosya kapsamı belgelerin değerlendirilerek SMM bilirkişi ... ve Ticaret Hukuku nitelikli hesaplamalar uzmanı Dr... tarafından hazırlanan 08/08/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre
6102 sayılı TTK nun 445 maddesi İptal sebepleri başlığı altında;
446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.
6102 sayılı TTK nun 446 maddesi İptal davası açabilecek kişiler başlığı altında;
a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten
b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,
c) Yönetim kurulu,
d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.
Davalı ... Anonim Şirketi nin merkezi Beşiktaş/İstanbul adresinde olup mahkememiz yargı alanı içinde kaldığından, mahkememiz kesin yetkilidir.
Davalı şirketin alınan ticaret sicil kayıtlarına, pay defteri , hazirun cetveline göre;
03/04/2023 tarihinde yapılan ertelenen 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısına 13.000.000,00 TL/ 65.000 adet payı temsil eden ortakların asaleten/vekaleten katıldığı, TTK 418 maddesi gereğince toplantı nisabının sağlandığı
İncelenen, Genel kurul tutanağı, hazirun cetveli ve şirket ticaret sicil kaydına göre; Davalı şirketin 13.000.000,00 TL değerli / 65.000 adet hisseden oluştuğu, davacı... 24.350 adet/4.870.000 TL,... 2.500 adet/500.000 TL ,...2500 adet/500.000 TL, ... 2500 adet/500.000 TL değerli hissenin sahibi oldukları, yapılan genel kurul toplantısında oy haklarının bulunduğu, toplantıya vekaleten katıldıkları, iptali istenen kararlara olumsuz oy kullandıkları, muhalefet gerekçelerini kararların görüşülmesi sırasında açıklayarak tutanağa her bir madde de yazdırarak, ayrıca tutanağa muhalefet şerhi ekledikleri, bu nedenle TTK 446 md gereğince dava açma hak ve sıfatları bulunduğu tespit edilmiştir.
Davalı vekilinin bu konudaki dava şartı itirazı incelenen genel kurul tutanağı TTK 446 koşullarını sağladığından kabul edilmemiştir.
03/04/2023 tarihinde yapılan genel kurulun iptali için TTK 445 md gereğince 03/07/2023 tarihinde ve yasal 3 aylık hak düşürücü süre içinde davanın açıldığı görülmüştür.
Davacılar davalı şirketin 03/04/2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait genel kurul toplantısının gündeminde görüşülen ve alınan 3-4-5 numaralı kararların iptalini istemiştir. Hükme esas alınan 08/08/2024 tarihli bilirkişi raporunun mali inceleme bölümünde detayı ile açıklandığı üzere iptali istenen genel kurul kararları incelendiğinde;
3 numaralı 2022 yılı bilanço ve gelir tablolarının onaylanması, kar dağıtımının onaylanması kararının iptali isteminde;
Davacılar vekili/temsilcisi Av... 3 numaralı genel kurul kararının görüşülmesi sırasında muhalefet şerhi olarak; " Kemerburgaz’daki iki taşınmazın satışından elde edilen gelirin bir kısmının yine bazı pay sahiplerine borç olarak verildiğini, Şirketin pay sahiplerinden alacağının toplam tutarının 20.848.975,57 TL olarak göründüğünü,bu işlemin genel kurul izni olmadan gerçekleştirildiğini ve bu konuda bilgi edinme taleplerine cevaben yeterli bilgi ve belge temin edilmediğini, ayrıca 2022 yılı içerisinde yapıldığı belirtilen 3.195.424,50 TL’lik yönetim giderinin faaliyet raporunda belirtilen tutarla uyumsuz olduğunu,faaliyet raporunda yönetime sağlanan faydalara ilişkin giderlerin tutarı ile genel yönetim giderleri tutarı arasındaki farkın izah edilmediğini ve sebebinin anlaşılamadığını, gayri faal ve yalnızca bir taşınmazından kira geliri elde eden bir Şirketin bir yıl içerisinde elde ettiği gelir kadar yönetim gideri harcamasının iyi niyetli bir yaklaşımla izahının bulunmadığını söyleyerek yönetim giderlerine ilişkin tüm belgelerin şeffaf bir şekilde taraflarına aktarılmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Son olarak bilançoya göre 504.350,46TL sipariş avansı vermiş olduğunu, gayrifaal olan Şirkette bu avansın neden verildiğine dair sorularının da tatmin edici bir şekilde cevaplanmadığını, Öte yandan İstanbul ...AsliyeTicaretMahkemesinin... esas ...karar sayılı karar uyarınca edinilen bilgi ve belgelerden, Şirket’e ait sabit kıymetlerin,makine ve teçhizatın kayıtlarının usulünce tutulmadığını,bu mallara ilişkin Şirket nezdindeki hareketlerin izlenemediğini, Şirket kayıtlarının yıllardır eksik tutulmasından yönetim kurulunun sorumlu olduğunu, bu malvarlığının ivedilikle kayda alınması ve geçmiş yıllarda satılan malvarlığının tespiti ile bu malların satışına ilişkin bilgi ve belgelerin paylaşılmasını ifade ettiği,bu malvarlığının satışı nedeniyle Şirketin uğradığı zararlarla ilgili talep haklarını saklı tuttuklarını,Toplantı öncesinde yönetim kurulunakeşide ettikleri17.03.2023 tarihli ihtarname ile talep ettikleri bilgi ve belgelerin kısmen ve toplantı esnasında karşılandığını,verilen bilgilerin yukarıda belirtilen usulsüzlükleri tevsik ettiğini ve budurumda bilanço ile kar zarar hesaplarının taraflarınca onaylanmasının mümkün olmadığını" bildirmiştir.
Yapılan oylama sonunda 31.850 adet olumsuz oya karşılık 33.150 adet olumlu oy ile bilanço kar ve zarar hesapları onaylanmıştır.
Davacılar vekili/temsilcisi Av ... 3 numaralı genel kurul kararının görüşülmesi sırasında muhalefet şerhi olarak; Her ne kadardağıtılabilir kâr net 21.983.900,12 TL olarak belirlenmişse 2022 yılı bilançosundan Şirket’in 8.946.706,26 TL nakdi bulunduğunu,Kemerburgaz’daki taşınmazlarınsatışı karşılığında alman alacak senetlerinden tahsil edilen tutarla birlikte bunun 28.946.706,26 TL olması gerektiğini,Şirket’in şişirilmiş yönetim giderlerinin yıllık 3milyon TL’yigeçmesi karşısında önerilen kârdağıtımı sonrasında Şirket’in malvarlığının nasıl idare edileceğinin bilinmediğini,öncelikle Şirket’in ortaklardan bilançoda belirtilen kaydıdeğere göre20.848.675,57TL tutarındaki alacağının,bu alacakların oluşumuna ilişkin tüm yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla faiz ve ferileriyle birlikte tahsil edilmesi gerektiğini, yönetim kurulunun usulsüz ve hukuka aykırı işlemleri nedeniyle Şirket’in bugüne kadar zarar ettiğini ve bu zararın gizlenmesi,Şirket’in kar ediyormuş gibi gösterilmesi ve sırf Şirket’e borçlanan pay sahiplerinin bunu Şirket’e ödemek zorunda kalmasın diye malvarlıklarının satılmasının usulsüz olduğunu,bu satışlardan elde edilen gelirin aslında bir kar olmadığını, üstelik bu malvarlıklarının sırf şirket kar ediyor gibi göstermek için değerinin çok altında satıldığını satış bedelinin peşin dahialınmadığının anlaşıldığını, müvekkillerinin Şirket’ten dağıtılabilir kârın çok üzerinde alacağı olduğunu, yapılan kısmi ödemeye rağmen müvekkillerinin Şirket’ten halen ödenmemiş alacağı bulunduğunu,öncelikle ortaklarveŞirket arasındaki borç ve alacakların tamamen kapatılması ve akabinde dağıtılabilir kâr ve nakit durumunun tekrar değerlendirilmesi gerektiğini, Ayrıca halükârda Şirket’in31,12.2022 tarihli bilançosunda belirtilen nakit varlığının yönetim kurulunun kâr dağıtımı önerisiyle uyum göstermediğini, bu nedenle kâr dağıtımı öncesi bir ara bilanço çıkartılması gerektiğini,ara bilanço çıkartılmaküzere yönetimkuruluna biray süre vererek kârdağıtımınıngörüşülmesininbir ay ertelenmesini talep ettiklerini, Buna karşın kâr dağıtım kararı alınacaksa dahi dağıtılacak kârın yapılan satışlar ve usulsüz işlemler nedeniyle yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla öncelikle Şirkete borçlu ortakların borçlarından mahsup edilmesi gerektiğini ve dağıtılacak miktar belirlenirken bu hususun dikkate alınması gerektiği, Bilanço ve gelir tabloları ile faaliyet raporlarının doğru resmi yansıtmadığını,2014 yılından bu yana yönetim giderleri adı altında yapılan ve bilgi taleplerimize rağmen izah edilemeyen, şeffaf olmayan işlemler nedeniyle Şirketin bilançosunda olağandışı taşınmaz satışları aslında Şirket’i zarara uğratmışken kâr elde edilmiş gibi gözüktüğünü,Şirket 2014’ten bu yana adil ve şeffaf bir şekilde ve herhangi bir pay sahibinin şahsi menfaati doğrultusunda hareket edilmeseydi Şirket taşınmazları satılmadanda kâr elde etmiş olabileceğini,bu durumdan ilgili dönemlerde yönetim kurulu üyeliği yapan kişilerin sorumluluğunun bulunduğunu,bu konuda yasal haklarını saklı tutulduğunu belirtti. Bu nedenle öncelikle Şirket ile ortaklar arasındaki tüm alacak ve borçlar kapatılmadan kâr dağıtımı yapılmaması gerektiğini ve yönetim kurulunu kâr dağıtımı yapmak gibi bahanelerle Şirket malvarlıklarının bertaraf edilmesinin hukuka aykırı olduğu ve yasal haklarını saklı tuttukları konusunda ikaz ettiklerini "bildirmiştir.
Yapılan oylama sonunda 31.850 adet olumsuz oya karşılık 33.150adet olumlu oy ile bilanço kar ve zarar hesapları onaylanmıştır.
Değerlendirme;
Davalı Şirketin dava konusu iptali istenen genel kurul kararlarına konu mali tablolarından 01.01.2022 – 31.12.2022 dönemi gelir tablosu incelendiğinde, şirketin Edirne Havsa’daki fabrikasının kiraya verilmesinden kaynaklanan 2.582.926,00TL kira geliri ve 279,88TL diğer gelir olmak üzere toplam 2.583.205,88TL Brüt satış kârı olmasına mukabil 3.195.424,50TL Genel yönetim gideri yapması nedeniyle 612.218,62TL faaliyet zararı olduğu görülmektedir. Dolayısı ile şirket tarafların beyanlarından da anlaşılacağı üzere gayrifaal durumdadır.Bunun yanında 3.195.424,50TL Genel yönetim gideri 2.583.205,88TL Brüt satış kârı ile mütenasip değildir.Şirket dönem sonunda 24.723.649,46TL dönem net kârı elde etmiş ise de dönem ne karına 30.155.025,88TL bedelle yapılan taşınmaz satışı ile 2.654.562,85TL tutarındaki faiz geliri ile ulaşılmıştır. Ancak 30.155.025,88TL’lik taşınmaz satışına ilişkin kayıtlarda tartışmalıdır. 131 kodlu ortaklardan alacaklar hesabının incelenmesinde; hesabın 01.01.2022 dönem başı açılış kaydında 15.949.805,13TL açılış bakiyesi vermektedir.31.12.2022 dönem sonunda ise sadece 131.000.005 ... hesabında 20.848.870,17TL borç bakiyesi görünmektedir.Söz konusu tutar şirketin toplam aktifleri olan 57.931.823,19TL’nin %36’sına ve 24.723.649,46TL dönem net kârının %84’üne tekabül etmekte şirket varlıklarının tek bir ortak elinde bulundurulması ve ticari defterlerdeki kaydi verilere söz konusu tutara faiz yürütülmediği de görülmekte olup eşit işlem koşuluna açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Sermaye şirketlerinde, şirket ortağının şirkete borçlu durumda bulunması, şirketin
fonlarının daha başka bir anlatımla şirket sermayesinin ortak tarafından kullanılmış olması anlamını taşır.
Şirketin taşınmaz satışına ilişkin kayıtlar ve mali tablolarda yer alması;Davalı şirketin İstanbul ili ... ilçesi...köyü 438 ve 331 parsel numaralı taşınmazlar 30.000.000TL karşılığında
üçüncü bir kişiye satılmıştır. Söz konusu satışa ilişkin defter kaydının - 250 – arazi ve arsalar, 251 – yeraltı ve yerüstü düzenleri veya 252 – binalar hesabında bulunması gerekir, ancak davalı şirketin defterlerinde bu hesapta bir kayıt yoktur.Duran varlık hesapları incelendiğinde satışı yapılan taşınmazın şirketin aktifinde kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır.
159 – Verilen sipariş avansları hesabı incelendiğinde, 504.350,46TL dönem sonu bakiyesinin 108.607,71TL’lik kısmının 01.01.2022 dönem başı kaydından geldiği anlaşılmaktadır. Diğer bir ifade ile 2021 yılında sipariş avansı olarak kayıtlara alınan 108.607,71TL’lik ödeme ile ilgili fatura alınmamıştır. Bu kaydın 2022 yılındaki 395.742,75TL’lik yevmiye kaydına dayandığı, bu ödemenin 5.860,78’lik kısmının davalı şirket SMMM’sine yapılan avans ödemesi olduğu, ancak diğer ödemelerin mahiyeti konusunda yeterli bir mali veri bulunmadığı, her halükârda 2021 yılında sipariş avansı olarak kayıtlara
Alınan ve 2022 yılına devir edilen 108.607,71TL’lik ödemenin faturasının bulunmaması, şirketin 2022 yılı bilançosunu tartışmalı hale getirmiştir.Tespit edilen bu hususlar sonucu genel kurula sunulan
bilançonun gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır. Diğer taraftan satışı yapılan taşınmaz şirketin aktifinde kayıtlı olmadığından taşınmazın maliyeti satış bedelinden düşülmeksizin 30.000.000,00TL satış bedelinin tamamı 679 – diğer olağan dışı gelir ve kârlar hesabına gelir kaydedilmiştir. Bu durumda taşınmazın maliyeti satış gelirinden düşülmediğinden gereğinden fazla vergi
ödemek zorunda kaldığı gibi şirketin bir diğer önemli mali tablosu olan 01.01.2022 –31.12.2022 dönemi gelir tablosu da gerçeği yansıtmamaktadır.Bunun yanında söz konusu satış bedelinin 20.000.000,00TL’lik kısmının da ileri vadeli bir senetle tahsil edilmiş şekilde kayıtlandığı tespit edilmiştir.Dolayısı ile şirketin mevcut gelir tablosu esas alınarak kâr dağıtımı yapılması durumunda gerçekte şirketin olmayan kârının dağıtılması sonucu ortaya çıkacaktır.Mevcut mali tablolara göre özellikle şirketin gelir tablosunun gerçek kârından fazla bir kurum kârı raporlandığı , bu durumun şirketin aktiflerinin örtülü olarak tasfiye edilmesi olduğu görülmüştür.Yapılan mali belirlemelere göre, bilançonun ve gelir tablolarının gerçeği yansıtmadığı, olmayan karın dağıtıldığı tespit edilmiş olmakla; 2022 yılı olağan genel kurulunda alınan 3 numaralı bilanço ve gelir tablolarının onaylanması, kar dağıtımının onaylanması genel kurul kararının iptaline karar vermek gerekmiştir.4 numaralı 2022 yılı Şirket yönetim kurulunun ibra edilmesi kararının iptali isteminde;Davacılar vekili/temsilcisi Av ... 4 numaralı genel kurul kararının görüşülmesi sırasında muhalefet şerhi olarak;
Önceki gündem maddelerinde faaliyet raporu, gelir tablosu ve bilançoyu tartışırken izah ettikleri hususlardan ötürü yönetim kurulunun TTK ve esas sözleşmeye aykırı davranmak suretiyle Şirketi zarara uğrattığını, pay sahiplerine karşı eşit işlem ilkesine ve yönetim kurulunun bağlılık ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, Şirket mallarını usulsüz ve ticari hayatın olağan akışına taban tabana zıt bir şekilde değerinin çok altına ve tutarı peşin dahi alınmadan sırf belirli pay sahiplerine menfaat sağlamak için satıldığını, Şirket'in malvarlıklarının belirli pay sahiplerine bilabedel tahsis edildiğini, Şirket gayri faal olmasına rağmen elde ettiği tek gelir kaynağı olan Havsa'daki fabrikanın kiralanmasıyla ilgili işler için üç yönetim kurulu üyesinin sözde yetersiz görülerek ...'un istihdam edildiği, Şirket'in ortaklardan olan alacaklarının tahsil edilmediği, ortaklardan alacak olarak kayıtlarda görünen 20 milyon TL'yi aşkın nakdin işletilmesinden elde edilecek gelirden Şirket'in mahrum bırakıldığı, ortaklara borçlar ve ortaklardan alacaklar hesaplarının müvekkillerinin menfaatine aykırı şekilde yanlış tutulduğu, müvekkillerimizin Şirket'in haklı sebeple feshi için dava açmaya zorlandığını, tarafgir bir şekilde Şirket bilgilerinin müvekkillerinden gizlediğini, Şirket gayrifaal olduğundan bu bilgilerin ticari sır olarak değerlendirilemeyeceğini ve dolayısıyla yönetim kurulu üyelerini ibra etmediklerini belirtti. Şirkete milyonlarca lira borçlu olan hissedarların ve Şirket'in taşınmazını hiçbir bedel ödemeksizin işgal etmesine göz yumulan ve Şirket'le arasında amaç ve kapsamı Önceki gündem maddelerinde faaliyet raporu, gelir tablosu ve bilançoyu tartışırken izah ettikleri hususlardan ötürü yönetim kurulunun TTK ve esas sözleşmeye aykırı davranmak suretiyle Şirketi zarara uğrattığını, pay sahiplerine karşı eşit işlem ilkesine ve yönetim kurulunun bağlılık ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, Şirket mallarını usulsüz ve ticari hayatın olağan akışına taban tabana zıt bir şekilde değerinin çok altına ve tutarı peşin dahi alınmadan sırf belirli pay sahiplerine menfaat sağlamak için satıldığını, Şirket'in malvarlıklarının belirli pay sahiplerine bilabedel tahsis edildiğini, Şirket gayri faal olmasına rağmen elde ettiği tek gelir kaynağı olan Havsa'daki fabrikanın kiralanmasıyla ilgili işler için üç yönetim kurulu üyesinin sözde yetersiz görülerek ...'un istihdam edildiği, Şirket'in ortaklardan olan alacaklarının tahsil edilmediği, ortaklardan alacak olarak kayıtlarda görünen 20 milyon TL'yi aşkın nakdin işletilmesinden elde edilecek gelirden Şirket'in mahrum bırakıldığı, ortaklara borçlar ve ortaklardan alacaklar hesaplarının müvekkillerinin menfaatine aykırı şekilde yanlış tutulduğu, müvekkillerimizin Şirket'in haklı sebeple feshi için dava açmaya zorlandığını, tarafgir bir şekilde Şirket bilgilerinin müvekkillerinden gizlediğini, Şirket gayrifaal olduğundan bu bilgilerin ticari sır olarak değerlendirilemeyeceğini ve dolayısıyla yönetim kurulu üyelerini ibra etmediklerini belirtti. Şirkete milyonlarca lira borçlu olan hissedarların ve Şirket'in taşınmazını hiçbir bedel ödemeksizin işgal etmesine göz yumulan ve Şirket'le arasında amaç ve kapsamı belirsiz bir danışmanlık ilişkisi bulunan ...'un da TTK m. 436(1) uyarınca kendileriyle ilgili iş ve işlemleri ilgilendirdiği için yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanamayacaklarını...
yönetim kurulunun usulsüz ve TTK'ya aykırı işlemleri, Şirket malvarlığını genel kurul onayı olmadan ve dayanak değerleme raporları Şirket hissedarlarından saklanmak suretiyle bedelinin altına satması, Şirket'e borçlu ortaklardan alacakları tahsil etmemesi nedeniyle menfaat kaybına neden olması, ...ve...ın pay sahiplerinden ...'a ait bir şirkette istihdam edilmiş ve bunu genel kuruldan gizlemiş olması nedeniyle ibra edilmelerinin mümkün olmadığını belirtti, Şirket yönetim kurulunun, Kemerburgaz'da bulunan iki taşınmazı salt Şirket'e verdiği zararları gizlemek ve Şirket'i kârlı göstermek için, 2022 mali yılının son iş gününde apar topar değerinin çok altına sattığını, bilançoya göre satış bedelinin yalnızca üçte birini peşin olarak aldığını, bunun hayatın olağan akışına ve teamüllere tümüyle aykırı olduğu yetmezmiş gibi peşin aldığı bu bedelin de bir bölümü,yine en geç bir gün içerisinde bir pay sahibine aktardığını, Şirketin müvekkilleri dışındaki pay sahiplerinin menfaati doğrultusunda zarara uğratıldığı hususunun bu taşınmaz satışlarıyla ortaya çıktığını, bu satışlarla ilgili her türlü hukuki ve cezai başvuru haklarını saklı tuttuklarını, bunun yanı sıra Şirket'in kira geliri elde ederek değerlendirebileceği önemli bir taşınmazın yıllarca bilabedel ...'a tahsis edildiğini, bu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğunu, Şirket malvarlığını bile isteye Şirketin zararına bertaraf etmekten geri durmayan yönetim kurulunun ibrasının mümkün olmadığını
Ayrıca, Şirket yönetim kurulu üyelerinden ... ile...'in, Şirket pay sahiplerinden ...'un tek pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduğu ...r A.Ş". bünyesinde çalıştığının öğrenildiğini, bu hususun şirket dışı halka açık kaynaklardan tespit edildiğini ve kendilerinin zamanında bu konuda bilgilendirilmediğini, bu bilginin genel kuruldan gizlendiğini ekledi. Öte yandan dava dosyalarına sunulan beyanlardan ...'un önce Şirket'e danışmanlık verdiğinin, sonra da Şirket bordrosuna alındığının anlaşıldığını, Şirket ve ... arasındaki hukuki ve ticari ilişkinin detaylarına ilişkin sorulara henüz cevap verildiğini, gayrifaal ve tek geliri kira geliri olan Şirket'te üç yönetim kurul üyesi yetmezmiş gibi bir de üstüne ...'dan alınan danışmanlığın amacının anlaşılamadığını, üstelik Şirket ile ...'un babası arasındaki mütemadi para alışverişi hesaba katıldığında ortada açık bir menfaat çatışması bulunduğunu, yönetim kurulunun her halükarda ...un istihdamına son vermesi ve Etiler'de kira ödemeden oturulan evden tahliye etmesi gerektiğini, ancak elbette ...ve...ın ...'un talimatında hareket etmesi nedeniyle bunu yapamayacağını, bu hususun da Şirket'e açıkça zarar verdiğini,..Belirli pay sahiplerinin talimatı doğrultusunda çalışan yönetim kurulu üyelerinin Şirket menfaatini bu pay sahiplerinin menfaatinden ali tutmasının mümkün olmadığını ve bu meyanda müvekkillerinin Kanun ve Esas Sözleşmeden doğan haklarını kullanmasını engelleyen taraflı bir yönetim kurulunun görevde kalmasının kabul edilemeyeceğini, yönetim kurulu üyelerinden ... ile ...'in Şirket'e olan bağlılığı ile sadakatinin ve dolayısıyla güven ilişkisinin zedelenmiş olduğunu, pay sahiplerine karşı eşit davranmayacaklarına ve Şirket malvarlıklarını şirketi zarara uğratır şekilde tasarruflara konu etmeye devam edeceklerine dair açık ibareler bulunduğunu..." açıklamıştır.
Yapılan oylama sonunda 31.850 adet olumsuz oya karşılık 33.150adet olumlu oy ile bilanço kar ve zarar hesapları onaylanmıştır. Anonim şirket faaliyet dönemi sonunda yapılan olağan genel kurul
toplantılarında yönetim kurulunun o hesap dönemi faaliyetlerine ilişkin olarak ibraları gündem konusu edilir. İbra konusu, genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulu tarafından gündeme eklenmelidir. Ancak gündemde olmasa bile, 6102 sayılı TTK’da öngörülen çeşitli şartların varlığı halinde genel kurul tarafından ibra kararı alınması mümkün olacaktır.Şayet anonim şirket esas sözleşmesinde aksi bir hüküm yoksa, ibra kararının alınacağı genel kurul, TTK’nın 418. Maddesi uyarınca sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanacak olup, bu nisabın
toplantı süresince korunması şarttır. İbra kararı toplantıda hazır bulunan payların oy çoğunluğu ile alınacaktır.İlk toplantıda anılan nisaba ulaşılamadığı takdirde genel kurul ikinci kez toplantıya
çağırılacak olup, yapılacak olan ikinci toplantıda herhangi bir yetersayı aranmayacak ve toplantıda hazır bulunanlarının salt çoğunluğu ile ibra kararı alınabilecektir.Ancak 6102 sayılı TTK’nın 436/2 hükmü uyarınca Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacaklardır. Oy hakkından yoksun olan kişi kendi adına oy kullanamayacağı gibi başkasının vekili sıfatıyla da oy kullanamaz. Oy hakkından yoksun bulunan paylar ise toplantı nisabında dikkate alınacak iken, karar nisabında dikkate alınmayacaktır. Genel kurulda oy hakkından yoksunluğa ilişkin kurallara aykırı bir şekilde ibra kararı alınması halinde karar TTK’nın 445. Maddesi
uyarınca iptal davasına konu edilebilecektir. Ancak yalnızca oy hakkından yoksun bulunanların ibra kararında oy kullanması kararın iptali için yeterli olmayacak, kararın
geçersiz kılınması için kanuna aykırı olarak kullanılan oyların kararın sonucunu etkilemiş olması da gerekecektir. (Y. 11. HD. 24.10.2014, E.2013/13148, K.2014/16463)
İbra kararı şirket esas sözleşmesinde daha ağır nisap öngörülmedikçe toplantıda hazır bulunanların çoğunluğu ile alınır. Ancak yönetim kurulu üyeleri ve yönetimde temsil yetkisini haiz kişiler aynı zamanda pay sahibi olmaları halinde yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanamayacaktır. Ek olarak, ibra edilecek yönetim kurulu üyesi/üyelerinin birtakım pay sahiplerinin eşi, alt soyu veya üst soyu olması halinde de eş, alt soy veya üst soy olan pay sahibi de ibra oylamasına katılamayacaktır. İbra oylamasında oy yasaklarına uyulması geçerli bir ibra kararının şartlarından olup bu şarta riayet edilmediği takdirde ilgili ibra kararının iptali istenebilecektir.
Somut olayda iptali istenen ibra kararı bütün halinde tüm yönetim kurulu üyeleri için verilmiştir.Yani her bir yönetim kurulu üyesinin ibrası ayrı ayrı oylanmamıştır.Söz konusu 03.04.2023 tarihli genel kurulda 13.000.000,00TL sermayenin 65.000 adede tekabül eden payların tamamı eksiksiz olarak temsil edilmiştir.Ancak yukarıda arz ve izah edildiği üzere genel kurulda oy kullanandavalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre şirkete 20.848.870,17TL borçlu olup zımni olarak bu borca ilişkin iş ve işlemlerinin ibrasının 6102 sayılı TTK’nın 436/1 (Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan
müzakerelerde oy kullanamaz.) hükmü uyarınca ... yönünden yapılan ibra geçerli değildir.TTK m. 424/1 uyarınca “Bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı, kararda aksine
açıklık bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası sonucunu doğurur. Bununla beraber, bilançoda bazı hususlar hiç veya gereği gibi belirtilmemişse veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine engel olacak bazı hususları içeriyorsa ve bu hususta bilinçli hareket edilmişse onama ibra etkisini Doğurmaz. ”Somut olayda bilançonun oylanması ve yönetim kurulunun ibrası farklı gündem maddelerine konu olmuştur. Bu da açık bir ibra kararı alınmak istendiğini göstermektedir.İbra kararının konu bakımından kapsamı önem teşkil
etmektedir. Bu husus doktrinde şu şekilde açıklanmaktadır: “Kural olarak genel kurul tarafından alınan geçerli bir ibra kararı aksine bir karar olmadığı sürece belirli bir faaliyet dönemi içinde yapılmış tüm işlemleri kapsar. Genel kurulun hiçbir biçimde bilmediği ve öğrenmesi olanağının da bulunmadığı konu ve işlemler ibra kararının kapsamına dahil değildirler. Nitekim genel kurulun bilmediği bir konuda ibra kararı vermesi düşünülemez. Sadece genel kurul tarafından açıkça bilinen işlem ve konuların değil, hesaplardan ve açıklamalardan anlaşılması mümkün olan, bilinebilecek işlem ve faaliyetlerin de ibra
kararının konu bakımından kapsamını teşkil ettiğini söyleyebiliriz.”, (Azarkan, Necat: “Anonim Ortaklıklarda Yönetim Kurulu Üyelerinin İbrası”, Dicle Üniversitesi AMYO, Adalet Dergisi, C. 6, S. 1, Y. 2022, s. 35 ayrıca bkz. dn. 27-28’de yer alan yazar ve Yargıtay kararları).Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda “… şirketin en önemli mali tablosu olan bilanço gerçeği yansıtmamaktadır.” tespitinde bulunulmuştur.
Bu bağlamda, ... Anonim Şirketi’nin 03.04.2024 tarihinde yapılan Ertelenen Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın 4. nolu Gündem Maddesi ile alınan ibra kararının kanuna esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu, iptali gerektiği sabit olmuştur. Aynı gündem maddesinde yer alan özel denetçi atanması talebinin TTK m. 439 uyarınca ayrı bir davaya konu olması nedeniyle iptalinin kâbil olmadığı istemin reddi gerektiği anlaşılmıştır.5 numaralı Şirket yönetim kuruluna huzur hakkı verilmesi kararının iptali isteminde;.Davacılar vekili/temsilcisi Av ...5 numaralı genel kurul kararının görüşülmesi sırasında muhalefet şerhi olarak;
"Şirketgayrifaal olupelde ettiği sınırlı gelirin bir kısmının huzur hakkı ayrılmasının ticari açıdan izahı olmadığını, yönetim kurulunun kâğıt üzerinde bir faaliyet yürüttüğünü, aktif bir görev yürütmeyen yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmesine yer olmadığını,öte yandan yukarıda belirtildiği üzere gayrifaal Şirket’te Üç yönetim kurulu üyesi yetmezmiş gibi bir de ... dan danışmanlık alınması ve nihayetinde ...’un istihdamının izah edilebilir bir durum olmadığını belirterek, bu şartlar altında ücretin tamamen kaldırılması" gerektiğini bildirmiştir.
Yapılan oylama sonunda 31.850 adet olumsuz oya karşılık 33.150adet olumlu oy ile bilanço kar ve zarar hesapları onaylanmıştır.
TTK m. 394 uyarınca, “Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir.”
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 11.12.2019 tarihli ve E. 2019/336, K. 2019/8055 sayılı kararında; “6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, yönetim kurulu üyelerine tutarı esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir. Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, yönetim kurulunun bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır… Yönetim kurulu üyeleri için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık
yapısı ve mali durum açısından davacı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle
yönetim kurulunun harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kârdan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir...” Davalı şirket esasen gayrifaal olmakla birlikte şirketin toplam aktiflerinin 57.931.823,19TL olduğu bunun yanında 2022 yılında şirketin taşınmaz satışı yaptığı hususu gönüne alındığında, şirketin mevcutların
muhafazası ve taşınmaz satışlarına vaziyet edilmesine ilişkin sorumluluklar cihetiyle gayri faal bir şirketin yönetim kuruluna 10.000,00TL’ye kadar huzur hakkı verilmesinin makul olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle davacıların iptal istemi kabul edilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /.
1-Davalı tarafın dava şartı itirazının reddine
2-Davalı ... Anonim Şirketinin 2022 yılına ilişkin olarak 03.04.2023 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan
3 numaralı genel kurul kararı, 2022 yılı bilanço ve gelir tablolarının onaylanması,4 numaralı genel kurul kararında 2022 yılı Şirket yönetim kurulunun ibra edilmesine ilişkin kararların İPTALİNE,
5 numaralı genel kurul kararı, 2022 yılı Şirket yönetim kuruluna huzur hakkı verilmesine ilişkin kararın iptal isteminin REDDİNE
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar harcından davacılar tarafından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Red edilen kısım yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 17.900-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan 359,80-TL ilk gider, 329,25-TL tebligat ve müzekkere gideri ile 13.000-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.689,05-TL. yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 9.245,97-TL sinin davalıdan tahsili davacılara verilmesine,
6-HMK. 333. md. uyarınca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde yatırana iadesine,
Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır