T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2023/602 Esas
KARAR NO :2026/509
DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:14/09/2023
KARAR TARİHİ:07/07/2026
Mahkememizde görülen Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 30.12.2020 tarihli Dondurma Deepfreeze Depo Satış-Montaj ve Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin davalı şirketten soğuk hava depo soğutma sistemlerini satın aldığını ve bunun devamında davalı şirke de müvekkili şirketin "..., ... Yolu No:8, 34218 .../İstanbul" adresinde bulunan "... Hava Deposu"nun kurulması, ekipmanların montajı ve devamındaki hizmetlerin ifası işini üstlendiğini, söz konusu soğuk hava deposunun 20.03.2021 tarihinde müvekkili şirkete teslim edilmesine rağmen Covid-19 salgınının tüm dünyada ve ülkemizde yarattığı mücbir sebep koşulları nedeniyle fiilen 01.06.2021 tarihinde hizmet vermeye başladığını, müvekkili şirket de sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini ifâ ettiğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete satılan, kurulan ve montajı yapılan soğuk hava deposunda 2022 yılının Nisan ayında ısı kayıpları yaşanmaya başladığını, müvekkili şirket yetkililerinin ise soğuk hava deposunda ısı kayıplarının yaşandığını, depolarda bulunan dondurma ve türevi ürünlerin zarar görebileceğini de belirterek acilen müdahale edilmesi gerektiğini davalı şirkete bildirildiğini ve bu bildirimlerin sürekli olarak tekrarlandığını, ancak davalı şirketin söz konusu ısı kayıplarına ilişkin arızanın sebebini uzunca bir süre tespit edemediği gibi oluşan arızayı da 15.09.2022 tarihine kadar gideremediğini, soğuk hava deposunda koridor alanını soğutan motorun müvekkili şirket tarafından kiralanmak durumunda kalınan vinç yardımı ile Haziran/2022'de sökümünün yapıldığı ve 2 gün boyunca tamiri yapılıp tekrar yerine takıldığı ve kısa süre sonra 30.06.2022 tarihinde aynı motorun tekrar arıza verdiği süreçlerde müvekkili şirketin vinç kiralama bedeli kadar zarara uğradığını, ... ve ... adlı 80,5 palet üründe külah yumuşaması ve bayatlama nedeniyle satışa uygun olmadığı /satılamayacağının tespit edildiğini, bu ürünlerin maliyetinin şimdilik tespiti yapılabildiği kadarı ile 705.746,08 TL + KDV, satış değerinin ise 1.638.714,48 TL + KDV olduğu ve bu nispette müvekkili şirketin zarara uğradığının tespit edildiğini belirterek; davalı şirketin, sözleşme konusu yükümlülüklerini usulüne uygun ifa etmemesi ve daha sonraki aşamada zamanında, yetkin ve etkin müdahale etmemesi nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararın fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00TL' sinin arızanın meydana geldiği tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile davalı şirketten tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sözleşme konusu yükümlülüklerini usulüne uygun ifa etmemesi ve daha sonraki aşamada zamanında yektin ve etkin müdahale etmemesi nedeniyle zarara uğranıldığına yönelik iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında, 30.12.2020 tarihli Dondurma Deepfreeze Depo Satış-Montaj ve Hı̇zmet Sözleşmesı̇ akdedildiğini, sözleşme ile müvekkili şirketin, davacı şirketin müvekkili şirketten satın aldığı soğuk hava deposu makine ve ekipmanlarının davacı şirketin ... ... Yolu No:8 .../..." adresinde bulunan “Avrupa Direkt Dağıtım Soğuk Hava Deposu”na kurulması ve montajı işini üstlendiğini, bu kapsamda da sözleşmeye istinaden üzerine düşen tüm yükümlülüklerini harfiyen yerine getirmek suretiyle satın alınan makine ve ekipmanları davacı şirkete eksiksiz, tam ve çalışır vaziyette teslim ettiğini, söz konusu soğuk hava deposunda birtakım problemlerin yaşandığı çağrısı üzerine müvekkili şirketin servis ekiplerince derhal müdahale edilerek gerekli inceleme ve tespitlerde bulunulduğunu, oda ortalama sıcaklarının projede öngörülen sıcaklık seviyelerine düşmemesinin davacıdan kaynaklanan haller olduğunu, soğuk hava deposunun davacı şirket sorumluluğundaki inşai ayıplarından, soğuk hava deposuna dair kullanıcı hatalarından kaynaklanan sebeplerle ortaya çıkan performans yetersizliği ve/veya arızalar yönünden müvekkili şirkete atfı kabil en ufak bir kusur bulunmadığını, teknik anlamda açıkça ortadayken oluştuğu iddia edilen zararın müvekkili şirkete rücu edilmeye çalışılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek; davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur.
Dava: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak İstemine İlişkindir.
Somut uyuşmazlık; davalının kurulumunu ve montajını yaptığı soğuk hava deposunun arızalanması ve beklenen düzeydeki ısıyı sağlayamaması ve sonrasında zamanında, yetkin ve etkin müdahale etmemesi nedeniyle ürünlerin bozulması ve satışı yapılamayacak hale gelmesi ve vinç kiralanmak zorunda kalınması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 1.maddesinde sözleşmenin konusu düzenlenmiştir. Sözleşmenin 1.maddesinde, “İşbu sözleşmenin konusu, sözleşme ekinde ayrıntılı olarak yer alan Soğuk hava deposu projesi kapsamında ve bu amacı uygun olarak nitelikleri ekli fiyat teklifinde ayrıntılı olarak belirtilmiş olan makine ve ekipmanın satın alınması, çalışır vaziyette kurulması, montajı ile ekli fiyat listesinde belirtilmiş olan diğer hizmetler ile bir bütün işlerin eksiksiz olarak süresi içerisinde ... tarafından yerine getirilmesi...” şeklinde sözleşmenin konusu belirlenmiştir. Sözleşmede, ürünlerin satışı öngörülmekle birlikte, soğuk hava deposunun kurulmasına yönelik hareket edildiği anlaşılmakla, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu sonucunu ulaşılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı ve davalı şirket arasında 30/12/2020 tarihli "..., ... Yolu No:8, 34218 .../İstanbul" adresinde bulunan "... Hava Deposu'nun kurulması, ekipmanların montajı ve devamındaki hizmetli ifası” sözleşme imzalandığı, söz konusu soğuk hava deposu, 20/03/2021 tarihinde davacı şirkete teslim edildiği, soğuk hava deposu 01/06/2021 tarihinde hizmet vermeye başladığı, soğuk hava deposunda Nisan/2022 ayında arıza başladığı ve arızanın davalı şirket tarafından 15.09.2022 tarihinde giderildiği, davalı vekilinin mahkeme dosyasına sunduğu 18.10.2023 tarihli cevap dilekçe ekinde 03.10.2022 tarihli teknik servis raporunda soğuk hava deposunda, istenilen sıcaklıkların sağlanamaması sebebiyle, 28 Ağustos — 13 Eylül 2022 tarihleri arasında servis tarafından, 701,702, 705 ve 706 no'lu odanın ana kompresör basma hattı değiştirildiği, 702 no” lu odanın yağ regülatörüne ait selonoid valf değiştirildiği, 704 no'lu odanın evaporatör fan kontaktörü değiştirildiği, 704 ve 706 no' lu odalara ait iki adet arızalı fan değiştirildiği, 702 nolu odanın yağ regülatörü değiştirildiği, superheat ayarları stabil hale getirildiği nazara alındığında teknik bilirkişi tarafından yapılan tespite göre davalı şirket tarafından “... Hava Deposu'nun kurulması, ekipmanların montajı ve devamındaki hizmetlerin ifası” işinin sözleşmeye uygun yapılmadığı, Nisan/2022 ayından 15.09.2022 tarihine kadar meydana gelen arızadan, Davalı ... Tasarım Müh.San. ve Tic. A.Ş. sorumlu olduğuna ilişkin tespit yerinde görülmüştür.
Dosyadaki delillere göre, Nisan 2022 tarihli mailde, (şirketin iç yazışmasında) derece sıkıntısı yaşandığı ve ... firmasından teknisyenlerin geldiği iki gündür sorunu çözmeye çalıştıkları ifade edilmektedir.
3 Nisan 2022 tarihli mailde, davalı çalışanlarına da gönderilen mailde, sorun bildirilerek birkaç gündür teknik ekiplerin çalıştığı ancak çözüm bulunamadığı ifade edilmektedir. Sorun kapsamında mail yazışmaların mayıs ve haziran aylarında da devam ettiği görülmektedir.
Eser sözleşmesinde ayıptan sorumluluk TBK m. 474 vd. hükümlerinde düzenlenmiştir. “Ayıp” kavramı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında “Ayıp; yasa ya da sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği ya da olmaması gereken vasıfların bulunması hali” olarak tanımlanmıştır . Sözleşme konusu eserin, yüklenicinin sözleşmede öngörülen yönü nitelikleri taşıması gerektiğinden, aksi bir durumun olması halinde yüklenicinin ayıba karşı tekeffül sorumluluğu ortaya çıkar .
Yüklenicinin ayıptan sorumluluğunun gerçekleşmesinin şartları şunlardır:
1. Sözleşme konusu eser tamamlanarak iş sahibine teslim edilmiş olmalı,
2. Teslim konusu eser ayıplı olmalı,
3. Eserdeki ayıp kabul edilmemiş olmalı,
4. Eserdeki ayıp, iş sahibine yüklenebilecek bir sebepten doğmamalı,
5. İş sahibinin yükleniciyi ayıptan sorumlu tutmak için yerine getirmesi gereken külfetleri
(muayene ve bildirim külfetleri) yerine getirilmiş olması gerekir.
Bir eserin ayıplı olması, somut eser sözleşmesinin muhtevasına bağlı olduğundan, nisbi bir kavramdır. Bunun tespiti için sözleşmede aranan niteliklerle, eserin fiilen taşıdığı nitelikleri karşılaştırmak gerekir; bu karşılaştırmada, iş sahibinin sözleşmenin muhtevasına ve dürüstlük kuralına göre nasıl bir eser beklemekte haklı sayılabileceği esas alınmalıdır. Yine Yargıtay'ın ifade ettiği üzere eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. İş sahibinin, eserin sözleşmede kararlaştırılan veya eserin değeri ya da kullanılabilirliği açısından lüzumlu olan nitelikleri taşımasını beklemeye hakkı vardır.
Eser sözleşmesinde ayıbın varlığı halinde, TBK m. 475'te iş sahibinin kullanılabileceği haklar öngörülmüştür:
Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.
2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafi gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
İş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa iş sahibi sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.
Yukarıda öngörülen hüküm gereği, iş sahibi yükleniciden, TBK. m. 475 f. 1 hükmünde belirtilen seçimlik hakların kullanılması yanında, ayıp sonucu ortaya çıkan zararının tazminini de isteyebilir.
İş sahibi, ayıp sonucu ortaya çıkan zararın tazminini, diğer talepleriyle birlikte, yani kümülatif olarak isteyebileceği gibi, yalnız başına da isteyebilir. Burada sadece ayıp sonucu ortaya çıkan zararın tazmini düzenlenmiştir. Ayıp sonucu ortaya çıkan zarar ise, sözleşmeden dönmeye, bedel indirimine veya onanma rağmen giderilemeyen ve uygun nedenini ayıbın oluşturduğu bir zarardır. Yüklenicinin bu zarardan doğan sorumluluğu kural olarak kusura dayanır ve TBK. m. 112'deki genel esas burada da uygulanarak, yüklenici, kusursuz olduğunu ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Bu zarar fiili zarar şeklinde görülebileceği gibi kâr mahrumiyeti şeklinde de ortaya çıkabilir.
TBK m. 112: "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir. Kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür."
TBK m. 114: "Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir.
Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanır."
TBK m. 114/2 atfı gereği TBK m. 49 vd. hükümlerinde düzenlenen haksız fiil hükümleri de dikkate alınmalıdır. Bu bağlamda TBK m. 51 ve 52 uygulama alanı bulabilir.
TBK m. 51: "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler."
TBK m. 52: "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir."
Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.
Zarar kapsamında davacının vinç ücreti ve ürünlerin bozulması gösterilmektedir. Yukarıda ifade edildiği, üzere bu tazminat kusura dayalıdır. Davalının öncelikle meydana gelen arızalar sebebiyle ayıptan sorumlu olması gerekir. Diğer bir deyişle davalının kusurunun olması gerekir. İkinci olarak ayıbın varlığına bağlı olarak bir zarar meydana gelmiş olmalıdır. Bu kapsamda davacı, soğutma sisteminin çalışmaması ve böylece ürünlerin zarar gördüğünü ve telef olduğunu ileri sürmektedir. Son soğutma sisteminin arıza yapması ile ürünlerin telef olması arasında uygun illiyet bağı aranır. Somut olayda uygun illiyet bağının varlığı kabul edilecektir.
Davacı yan defterlerine göre; soğutmanın yeterli olmayışı nedeniyle bozulan ürünlere ait hammadde alış faturalarının gerekli kayıtlarının yapıldığı, uyuşmazlık konusu ürünlere ilişkin olarak depo girişlerine ait irsaliyelerin mali müşavir bilirkişi tarafından detaylandırılarak uygunluğun saptandığı, iç denetçi raporu doğrultusunda karşılaştırma yapıldığı ve sonuç olarak illiyet bağı doğrultusunda uyuşmazlık konusu ürünlere ait maliyet ve satış tutarlarının; maliyet (KDV hariç) 705.982,98TL, toplam satış değeri (KDV hariç) 1.638.714,48 TL olarak tespit edildiği, davacının zararın artmasına neden olmadığı gerekli yazışmalarla bildirimler yapıldığı, genel hükümler kapsamında tazminat olduğu, zarar kapsamında ürünlerin maliye ve kar kaybının talep edilebileceği somut olayda KDV dahil 1.684.603,37-TL bedelin bulunduğu, davacının vinç kiralama ücreti noktasındaki talebi yönünden usulüne uygun delillendirme yapmadığı nazara alındığında, davalının ihtarnameye cevap sunduğu tarihten itibaren 7 gün sonrasına isabet eden tarihten itibaren avans faiziyle, ıslaha konu bedel için ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ, ile 10.000,00-TL bedelin 17.07.2023, 1.674.603,37-TL bedelin ise 08.06.2026 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesap olunan 115.075,32-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olmak üzere yatırılan 28.867,89-TL harcın mahsubu ile bakiye 86.207,43-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 253.844,61-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan başlangıç harç gideri ile ıslah harcı gideri 29.137,74-TL, 36.192,90-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 65.330,64-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası yatıran taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/07/2026
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*