T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/637 Esas
KARAR NO :2025/623
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/09/2023
KARAR TARİHİ:11/09/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Taraflar arasında fatura ve cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalı/borçlunun da kabul ederek ticari defterlerine işlemiş olduğu takibe konu fatura açıklamalarında da görüleceği üzere; ... olan müvekkili şirket tarafından eczacı olan davalı/borçluya birtakım ilaç ve tıbbi malzemelere ilişkin çok sayıda fatura kesildiği, bu faturalardan cari hesap borcuna yetecek kadar olan son faturaların icra takibine de konu edildiğini, takibe konu faturalar ve cari hesap; " 27.04.2023 tarihli 313.373,88'lik fatura, 27.04.2023 tarihli 38.000,01-TL'lik fatura, 17.05.2023 tarihli 19.440,00-TL'lik fatura, 20.05.2023 tarihli 231.476,64-TL'lik fatura, 30.05.2023 tarihli 448.623,96-TL'lik fatura, 30.05.2023 tarihli 94.660,76-TL'lik fatura, 30.05.2023 tarihli 136.620,00-TL'lik fatura, 01.06.2023 tarihli 52.488,00-TL'lik fatura, 10.07.2023 tarihli 8.615,75-TL'lik fatura ve 27.04.2023 tarihli 2.159.925,33-TL'lik faturadan kalan bakiye 564.079,08-TL'nin olmak üzere toplam 1.907.378,08-TL cari hesap borcu bulunduğunu,
Davalı/borçlu itirazında; faturaların taraflar arasındaki ticari ilişkiyi yansıtmadığını, faturaların bir kısmının ödendiğini, faturaların iade edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiye aykırı düzenlendiğini, faturalar içindeki bir kısım ilaçların teslim edilmediğini, faturaların bir kısmının kendisine tebliğ edilmediğini, belirtilen şekilde cari hesap borcu olmadığı aksine alacağı olduğu gibi birbiri ile çelişen ve ayrıca neredeyse tüm itirazları içeren iddia ve beyanlarda bulunduğunu, Davalı/borçlu itirazında hangi malların teslim edilmediğini, hangi faturaların ödendiğini veya itiraz edildiğini açıklamayarak, bazı fatura ve malların teslim edilmediği şeklinde iddia ile yetindiğini, Davalının öncelikle bu iddia ve savunmalarını açıklığa kavuşturması gerektiğini, Müvekkilinin ... olduğu, davalının eczacı olduğu, taraflar arasında yıllara dayanan bir alış veriş ve cari hesap ilişkisi olduğu itiraz dilekçesinde bizzat kendisi tarafından ifade edildiğini, taraflar arasında ilaç ve tıbbi malzeme satışına ilişkin bir alışveriş ilişkisi mevcut olup, fatura içerikleri de örtüşmekte olduğunu,
İcra Takibine ve huzurdaki itirazın iptali davalarına ilişkin faturalar, e-fatura olup, sisteme girildiği anda Müvekkili şirket tarafından borçluya tebliğ edilmiş, davalı şirket tarafından faturalara yasal süre içerisinde hiçbir itirazda bulunulmadığını, davalı/borçlu tarafından TTK Madde 21 hükümlerince faturalar kabul edilerek ticari defterlerine işlenmiş veya en azından işlenmiş olması gerektiğini,
Davalı/Borçlu bir kısım malların kendilerine teslim edilmediğini iddia etmişse de hangi malların teslim edilmediğini açıklamadığını, fatura içeriğindeki malların davalı/borçluya veya eczanede çalışan sorumluya yani ... Eczanesine teslim edildiğine dair irsaliye ve kargo teslim belgeleri bulunmakta olup, davalı iddia ve açıklamalarını sunduğunda ayrıca kontrol edilip malların kendilerine teslim edildiğini belirterek ;
Öncelikle takip tutarı kadar ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesini, nihayetinde davalının ....icra müdürlüğünün 2023 / 30164 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazların iptaline, takibin devamına, itiraz haksız olduğundan davalının asgari %20 icra inkar tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Davacı ... ... Tic. Ltd. Şti., yurt dışına ilaç ihracatı faaliyeti yürüten bir ihracat deposu olduğunu, bu nedenle yasal olarak yurt içinde ilaç satışı faaliyetleri gösterememekte olduğunu, davacı şirketin yurt içinde ITS (İlaç Takip Sistemi) aktarım yetkisi olmadığından yurt içinde ilaç satışı yapamadığını,
Taraflar arasındaki cari ilişki uyarınca davacı şirket tarafından müvekkili ...'ın yetkilisi ve sahibi olduğu ... Eczanesinden ilaç alınmakta, bazı istisnai durumlarda ilaçlardaki hata, deforme dolayısı ile bu ilaçlar iade faturası kesilerek müvekkiline iade yapılmakta olduğunu, iade yapılabilmesi için öncelikle; aynı gün ve aynı anda ilaçların iade faturası ile içeriği aynı olarak kargo ile müvekkiline iade edilmesi, müvekkili iadeyi aldıktan sonra sayımı yapıp bakarak davacı şirkete onay göndermesi gerektiğini, fakat taraflar arasında bu iade prosedürü gerçekleşmediğini, davacı şirketin yurt içinde ilaç satışı yapma yetkisi bulunmadığını, müvekkiline de herhangi bir satış gerçekleşmediğini,
Davacı ... ... Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili arasında yıllardan beri gelen alım-satım ilişkisi neticesinde davacı şirket tarafından müvekkiline, ... fonundan para kullanabilmek maksadı ile ... Bankalarına başvurularak müvekkilinden ricacı olunduğunu, "proforma fatura kesin biz bankalardan onay alalım sonrasında mal alacağı ya da fatura kestirin biz ona parayı gönderelim, biz de ... Bankalarına taksitle ödeyelim" diyerek müvekkilinin iyi niyetinden faydalanmak istediklerini, çünkü bankalar davacıya banka kredisi mal karşılığı vermekte olduğunu,
Davacı müvekkilinden ilaç almış gibi gösterip, müvekkiline fatura kestirip, davacı bu faturayı bankaya götürüp mal karşılığı düşük faizli, ödemesi kolay kredi kullandığını, bu nedenle banka parayı müvekkiline göndermekte, davacı bu parayı bankaya taksitle ödemekte olup aslında uygun faizli kredi kullandığını, Müvekkili de banka kendisine ödeme yapınca bu parayı alıp davacıya gönderdiğini, davacının bankalardan bu şekilde kullandığı krediler incelenecek olursa hesap hareketleri ile birlikte inceleme yapıldığında durumun anlattıkları gibi olduğu da ortaya çıkacağını,
İşbu davanın tarafları arasında 3-4 yıl boyunca alım-satım ilişkisi sürdüğünü, güven ilişkisi oluştuğunu, taraflar arasında 20 milyon TL'yi bulan cari ilişki bulunduğunu, davacı şirket tarafından ticari ilişkilerine devam edebilmek maksadı ile ... Bankalarından kredi çekmek maksadı ile müvekkilinden proforma fatura istenmesi karşısında Müvekkili de taraflar arasındaki alım-satım ilişkisine ve cari ilişkiye güvenerek proforma fatura düzenlediğini, bunun karşılığında bankalardan müvekkiline yatan paraların da tamamı yine banka yolu ile davacı ... ... Şirketi yetkilisi ve sahibi uğur çerçi hesabına ve bazı defalar da davacı şirket muhasebecisi celal dıraz hesabına müvekkili tarafından cari ilişkileri dolayısı ile gönderilmiş, iade edildiğini,
İhracat yasağının gelmesinin ardından davacı şirket tarafından müvekkilinden alınan ve diğer ecza depolarından ve eczacılardan alınan ilaçlar ve malların tamamı müvekkiline iade edilmeye çalışılarak iade faturası kesilmek istenmişse de müvekkili bu ilaçlarından ancak kendisi tarafından davacı şirkete satılan ilaçları iade alabileceğini, diğer ecza depolarından ve eczacılardan alınan ilaç ve malların kendisi tarafından satılmadığından iade alamayacağını bildirmesi üzerine davacı tarafından müvekkili ...'a haksız ve yersiz bir şekilde asılsız ilaç satış faturaları kesilerek işbu faturalar icra takibine konulduğunu,
Davacı şirket yetkilisi ... müvekkiline bu dönemde peş peşe fatura gönderdiğini ve müvekkiline şirketi kapatmayacağını, bir süreliğine ticari faaliyeti donduracağını, müvekkilinin ondan çok fazla KDV alacağı çıktığını, bunu dengelemek için fazladan fatura kestiğini beyan ettiğini, Bunun üzerine müvekkili davacı şirket yetkilisine; onların bu şekilde kendisine fatura kesemeyeceğini, yurt içinde ilaç satış hakları olmadığını belirterek kendisine sadece iade fatura kesilebileceğini, bu iade faturalarının da ancak kendisinden alınan ilaçlar olarak kesilebileceğini belirttiğini,
Bu sırada müvekkiline KDV ödemesi çıktığını ve müvekkili yaklaşık 2 ay önce işbu KDV'leri ödediğini, Tarafların anlaşması gereği de davacının müvekkilinin ödediği işbu KDV bedellerini müvekkiline nakit olarak ödemesi gerekirken davacı bu KDV ödemesini de gerçekleştirmediğini, bir de üstelik müvekkiline kanuna aykırı fatura kestiğini, Davacının müvekkiline kanunen fatura kesme hakkı bulunmadığını,
İşbu faturaya dayalı icra takibi sonucunda açılan itirazın iptali davasında davacı şirketle müvekkili arasında hiçbir ilişki olmadığı gibi faturada yer alan miktardan müvekkilinin sorumluluğu da bulunmadığını, bu durumda alacaklı olduğunu iddia eden davacı öncelikle işbu dava konusu faturayı düzenlemesine sebep olan ilişkiyi ve ilaçların teslimini ispat etmek zorunda olduğunu, davacının kestiği faturalar ile kargo, irsaliye, ilaç teslimi delillerinin örtüşmesi ve davacının iddialarını ispatlaması gerektiğini,
Müvekkilinin kestiği faturalardaki ilaçların rayiç bedelinin o günkü satış fiyatı ile uygun olup olmadığının da (ilaç fiyatları satış bedelini T.C. Sağlık Bakanlığı belirlemektedir.) araştırılması ve devlet tarafından belirlenen fiyatlara uygun olup olmadığının tespiti de gerektiğini,
Davacı şirket tarafından ITS alınamamakta, atılamamakta ve ITS çıktısı yapılamamakta olduğunu, bu nedenle ilaç karekodları gönderilememekte olduğunu, bu nedenle Sağlık Bakanlığı tarafından ilaç denetimi ITS üzerinden gerçekleştirildiğinden ve ITS kaydı bulunmayan ilaçların satışı yapılamayacağından davacının ilaç satışı yapması mümkün olmadığını, Müvekkili tarafından davacı şirkete satılan ilaçların tamamı müvekkilinin ITS Takip Sistemi üzerinde karekodları ile birlikte kayıtlı olup müvekkilinin ticari defter ve belgelerinde, muavin defterinde de kayıtlıdır ve bu belgelere müvekkilinin bilirkişi vasıtası ile defter ve kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını,
Davacı şirketin ITS aktarımı yapma yetkisi olmadığından yurt içi perakende ilaç satışı yapamayacakları gibi davacı şirketin gönderdiği ilaçların da hiçbir eczane tarafından satışı mümkün olmayacağını, Davacı şirket tarafından müvekkiline gönderilebilecek ilaçlar ancak müvekkilinden satın aldıkları ve iade yapılacak ilaçlar olup bu ilaçların da müvekkili tarafından davacıya yapılan satışa yakın bir tarihte olması gerekmekte olduğunu,
İhracat yasağının ardından davacı ... ... Şirketi elinde ilaç ve mal kalması üzerine davacı tarafından işbu haksız ve yersiz dava ikame edildiğini, Davacı şirket tarafından dosya kapsamına sunulan faturalarda yer alan ilaçların büyük bir kısmı müvekkilinden alınmadığını,
Davacı şirketle müvekkili arasında iade faturası kesilmesi ve alınan malların iadesi hususunda hiçbir mutabakat olmayıp malların iadesi de müvekkili şirkete yapılmadığını, davacı şirket tarafından bu hususta müvekkili şirkete gönderilen bir ihtarname de söz konusu olmadığını belirterek ,davanın reddine, takibin ve ödeme emrinin iptaline, davacının haksız takip nedeniyle asıl alacağın %20'sinde az olmamak üzere tazminat ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
09/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlık ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında istenen 1.907.378,08 TL alacak miktarı üzerinden itirazın iptali, takibin devamı, %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunması istemi konusunda olduğu, takibin dayanağının fatura ve cari hesap alacağı olarak tespit edilmiştir. Aynı tarihli ön inceleme duruşmasında davalı tarafın yetki itirazı hususunda "Davalının icra dairesine yaptığı itirazın fatura ve cari hesap ile istenen para alacağının götürülecek alacaklardan olup, davacı alacaklı şirketin merkezi/ikameti Sarıyer/ İstanbul da bulunduğundan, adresin İstanbul icra daireleri yetki alanında kaldığından itirazın reddine " şeklinde karar verilmiştir.
.... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında Davacı ... vekili, davalı ... aleyhine 26.07.2023 tarihinde başlattığı ilamsız icra takibinde, alacağın dayanağı olarak Faturalar ve Cari Hesap alacağı göstermek suretiyle;
27.04.2023 tarihli, ... fatura nolu 313.373,88 TL tutarlı fatura ,
27.04.2023 tarihli, ... fatura nolu 38.000,01 TL tutarlı fatura ,
17.05.2023 tarihli, ... fatura nolu 19.440,00 TL tutarlı fatura ,
20.05.2023 tarihli, ... fatura nolu 231.476,64 TL tutarlı fatura ,
30.05.2023 tarihli, ... fatura nolu 448.623,96 TL tutarlı fatura ,
30.05.2023 tarihli, ... fatura nolu 94.660,76 TL tutarlı fatura ,
30.05.2023 tarihli, ... fatura nolu 136.620,00 TL tutarlı fatura ,
01.06.2023 tarihli, ... fatura nolu 52.488,00 TL tutarlı fatura ,
10.07.2023 tarihli, ... fatura nolu 8.615,75 TL tutarlı fatura,
27.04.2023 tarihli, ... fatura nolu 564.079,08 TL tutarlı fatura bakiyesi, ( Fatura toplamı: 2.159.925,33-TL) 1.907.378,08 TL Alacağın tahsili tarihine kadar avans faizi, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte BK.100 e göre tahsilini talep etmiştir.
Mahkememizce delillerin toplanmasına ilişkin olarak;
Sağlık bakanlığından davacının yurtiçinde 2022 ve 2023 yılında ilaç satış yetkisi olup olmadığı, sattığı ilaçların ... ye dahil olup olmadığı, ... sistemine davacı şirketin dahil olup olmadığı, yada ... sinin bulunup bulunmadığı hususu sorularak müzekkere yazılmış
... ... şubesinde bulunan davalıya ait hesabın 2022/2023 yılı hesap dökümleri istenmiştir, mahkememizce davacı tanığı ... 10/10/2024 tarihli duruşmamızda ,davalı tanığı ... Asliye Ticaret mahkemesinin 2024/117 talimat sayılı dosyasında dinlenmiştir.
... Adalet Komisyonu bilirkişi listesinde bulunan Bilişim Uzmanı ...; UYAP üzerinden yazılan talimat sonucu, davalı firma bilgisayarında ITS sistemi incelemesi yapmış, 04/07/2024 tarihli raporunu ve 03/03/2025 tarihli ek raporunu dosyamıza ibraz etmiştir.
Daha sonra mahkememizce SMM bilirkişi ..., Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi ... ve Sektör Uzmanı ...'in 20/10/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ve 14/05/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre;
Davalı ... .../... adresinde ... Eczanesini işletmektedir. Davalı Eczacı ... mahkememizce tacir olarak kabul edilmiştir.(Yargıtay 3. HD., E. 2020/920 K. 2020/5529 T. 7.10.2020; 13. HD., E. 2016/16899 K. 2019/6996 T. 30.5.2019 sayılı kararları) Tacir olan davalı eczacı ... ın basiretli tacir gibi hareket etme zorunluluğu vardır. “…6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 19. maddesinde, eczacıların eczacılıktan başka ticaretle bizzat edemeyecekleri öngörülmek suretiyle, eczacıların tacir oldukları benimsenmiştir. Yargıtay uygulamasında da, eczacılar T.T.K.nun 14/1. maddesi anlamında tacir olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla, T.T.K.nun tacir olmanın sonuçlarını düzenleyen 20. maddesi ve özellikle bu maddenin 2. fıkrasındaki, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü, eczacılar için de söz konusudur. Basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü, objektif bir özen ölçütü getirmekte ve tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde, kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil; aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesinin gerekli olduğu kabul edilmektedir…” HGK., E. 2003/599 K. 2003/599 T. 15.10.2003
6102 sayılı TTK md. 21:
(1) Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.
(2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
(3) Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır.
Yargıtay 23. HD 2015/5485 esas 2016/550 karar ve 08/02/2016 tarihli emsal kararında; “…Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır.(Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. ....
Somut olayda davalının, davacı tarafından düzenlenen faturaları ticari defterlerine kaydetmiş olduğu, bu faturalara süresinde itiraz ve iade ettiğine ilişkin savunma ve delil ileri sürmediği, bu yönde temyiz itirazında da bulunmadığı dikkate alındığında, davacının alacağının varlığının HMK'nın 222. maddesi uyarınca ispatlanmış olduğunun kabulü gerekmektedir…”
Somut olayda ; tarafların incelenen ticari defter ve kayıtları ile bilgisayar kayıtlarına göre; Davacının maliye bakanlığının log kodları kapsamında ve e fatura kodları kapsamında kesmiş olduğu faturaların davalı tarafça kabul edildiği, fatura şifrelerinin davalının (davalının itirazı kaydı olmaksızın) kabul kodlu şifresinin her bir satırda gösterildiği,
her bir faturanın Maliye bakanlığı fatura kesim şifresi, davalının cevap şifreleri ve itirazı kaydının olmadığı, her bir ilacın birim fiyatları ve KDV dahil toplamının (bilirkişi raporu tablo 1- de gösterildiği üzere) davacının toplam alacağının ilaç karşılığı olduğu ve davacının 3.503.176,72 TL alacaklı olduğu
27.04.2023-10.07.2023 dönemleri arası yukardaki fatura numaralı e- faturalardan yerinde yapılan inceleme sonunda, ilaç barkodlarının birim fiyatları kapsamında davalı ... Eczanesine fatura edildiği, davacının dava dosyasına sunduğu, fatura tarih ve miktarları ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Bu şekilde taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı ve TTK md 21 anlamında davacının düzenlediği e-faturaların davalı tarafça kabul edildiği, böylece davacı alacağının ispatlandığı anlaşılmıştır.
Dinlenen davacı tanığı ... beyanında;
" Temmuz 2019 - 2023 Nisan ayına kadar davacı şirkette satın alma müdürü olarak çalıştım taraflar arasındaki ilişkiyi bu nedenle biliyorum, davacı şirket ihracat yaptığı için ilaç teminini çeşitli eczanelerden ve ecza depolarından alırdık, bunlardan biride davalı ... sahibi olduğu ... Eczanesi olduğunu ve ilaç firmalarından aldığımız ilaçları davalıda dahil olmak üzere istersek başka yerlere satabiliriz fakat bir başka eczaneden alınan mallar eğer İTS sistemi üzerinden üzerimize alamıyorsak bu ürünleri de doğal olarak satamayız, davacı tarafından davalıya konsilyamal gönderildi, fakat malların içeriğini ne olduğunu miktarını hatırlamıyorum .biz davalıya ricada bulunmuştuk, davacı tarafından ürünlerin satılması davalıdan istenildi fakat İTC üzerinden mallar devir edilemedi bu nedenle mallar davacıya iade edildi"
Dinlenen davacı tanığı ... beyanında;
"Davalı eczane bize ilaç tedarik eder. Davacı şirketin ... olarak ihracat yapmaya yetkisi var. Bu yetki doğrultusundan yurtiçinden topladığımız ilaçları yurtdışına ihraç ediyoruz. Bulamadığımız ilaç olduğunda ... eczanesi gibi eczanelerden tedarik edip yurtdışına satıyoruz. Davacı vekilinin talebi üzerine davacı firmanın elinde atıl stok ilaç vardı. Davalıdan bu ilacı bizim adımıza konsinye olarak satması istendi. Davacı firma teslim ettiği ilacın satıldı ise parasını satılmadı ise iadesini davalıdan istedi. Ancak ne iade etti, ne de parayı ödedi. Alacak bu şekilde doğdu. Davalıya bu ilaçlar ... Kargo ile teslim edildi. Teslim edilen ilaçlar reçete ile satılan ilaçlardır. İhraç ederken Sağlık Bakanlığının izni ile yurtdışına satışı yapılmaktadır. Davacı şirkette ilaç satış sürecini ... takip etmekteydi. Depodaki ilacın giriş ve çıkışını ... takip eder "
Tanık beyanları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin işleyişi açıklanmıştır.
Sağlık Bakanlığı 2010 yılının başında İlaç Takip Sistemi’ni kurmuş ve devreye almıştır. Kısa adıyla İTS, piyasadaki yerli, ithal veya ihraç edilecek tüm ilaçları kutu bazında karekod ile kayıt altına almakta ve daha ilk andan itibaren ilaçlar hastaya ulaşıncaya kadar, ilaca dair her türlü üretim, satış, sarf, iade gibi işlemleri takip etmektedir.
Taraflar arasındaki ilişkide İTS kaydı olmayan ilaçlar taraflar arasında ticari işleme konu edilmiştir.Bu nedenle ITS kaydı bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ticari ilişkide "elden satış" sisteminin uygulandığı bilirkişi incelemeleri ve raporları ile tespit edilmiştir.
Mahkememizce davacı talebi ile sınırlı olmak üzere davanın kabulü ile itirazın iptaline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İİK 67 md gereğince alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında istenen 1.907.378,08 TL alacak miktarı üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, hüküm altına alınan 1.907.378,08 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 130.293,00-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 23.036,36-TL harcın mahsubu ile bakiye 107.256,64-TL harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.120-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 269.811,59-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 23.306,21-TL ilk gider, 23.470,00 tl bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 46.776,21-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK. 333. Md.uyarınca taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde ilgili taraflara iadesine,
Davacı vekilin yüzüne karşı davalı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/09/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır