T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2023/803 Esas
KARAR NO:2025/702
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/12/2023
KARAR TARİHİ:09/10/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili şirket ile davalı arasında ilk sözleşmenin 03.10.2019 tarihinde imzalandığını ve müvekkili şirket tarafından sözleşmede kararlaştırılan işlerin yapımına başlandığını, ana sözleşmede işin bedeli olarak 10.000.000,00 TL işçilik ve KDV dahil tavan fiyat belirlendiğini ve ekstra olarak oluşacak yeni işler ve talepler açısından farklı sözleşmeler yapılacağı taraflarca kararlaştırıldığını, bunun neticesinde taraflarca 07.08.2019 tarihinde ... 4 -4.blok pvc doğrama ve ısıcam ve küpeşte işleri konulu 1.433.855,52 TL bedelli, 24.09.2019 tarihinde ... 1 Dükkan Alüminyum PVC doğrama imalatı ve montajı konulu 1.000.000,00 TL bedelli ve 24.09.2020 tarihinde de ... 4 Kör Kasa imalat işleri konulu 1.600.000,00 TL bedelli sözleşmeler karşılıklı mutabakata varılarak imzalandığını,
Müvekkilinin ana sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalı şirket tarafından birçok kez hak edişlere ilişkin ödemelerin yapılmadığını, hak edişleri açısından ödemeleri almak isteyen müvekkili şirket yetkilileri birçok kez davalı işveren tarafından yapılan barter, daire devirleri gibi teklifleri kabul ettiklerini ve hatta ana sözleşmeye ek olarak düzenlenen çeşitli ek sözleşme, daire devir protokollerini de karşılıklı imzaladıklarını, ancak işveren tarafından ana sözleşme dolayısıyla yerine getirilmeyen ve ek protokole bağlanan bu ödemeler ve daire devir edimleri de yerine getirilmediğini, Söz konusu hak ediş tablolarında da görüleceği üzere müvekkili şirketin işin büyük çoğunluğunu tamamlamasına rağmen müvekkili şirkete davalı işveren tarafından hak edişleri halen ödemediğini,
Müvekkilinin 03/10/2019 tarihinde sözleşme ile yükümlendiği PVC doğrama işi edimini şantiyeye getirdiği işçiler ve malzemeler ile başlattığını, inşaat sahası içerisinde şantiye kurulduğunu, temin edilen malzemeler ile sözleşme konusu işe başlandığını, işe zamanında başlama yükümlülüğünün müvekkili tarafından yerine getirildiğini, davalı firmanın işin icrasında temerrüt dolayısıyla sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının yerinde olmayacağını, müvekkili tarafından 23.08.2023 tarihli ... 15.Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile alacaklının temerrüdü hususu açıkça bildirilmiş olup, iş bu ihtarnamenin alacaklının temerrüdünü ortaya koyduğunu,
Müvekkili şirket, davalı firma ... ile sözleşme yapmamış olsaydı, Ekim 2019- Mayıs 2023 tarihleri arasında onlarca işçinin masraflarını karşılamış olmayacak, malzemelerin temini için cebinden ücretler ödemeyecek ve davalı firmanın oyalamaları sonrası iş yapmadan geçen bunca zamanı kaybetmeyeceğini, müvekkilinin mal varlığında azalmaya yol açan bu para kaybının, menfi zararın fiilen maruz kalınan zarar kalemini oluşturduğunu, ayrıca müvekkili tarafından hak ediş ödemelerinin de alınmadığını, hak ediş ödemelerinin yanında bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya konmasını talep ettiklerini yoksun kalınan kar ve fiiline maruz kalınan zarar açısından oluşan zararın da tespit edilmesini talep ettiklerini beyanla:
Davanın kabulüne, müvekkilinin hak edişleri ve uğradığı zararlar bakımından fazlaya ilişkin talep,ıslah ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000,00 TL'nin ihtar tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı firma tarafından müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Davacının müvekkili şirketten hiçbir ödeme almadığını iddia ettiğini, ancak davacının müvekkili şirketten nakit para ve pek çok taşınmaz devraldığını, ödemeleri almasına rağmen edimlerini yerine getirmeyen davacının müvekkili şirkete borçlu olduğunu, davacı şirketin sözleşme konusu işleri bitirmesinde 4 yıl temerrüde düştüğünü, işleri süresinde teslim edemediğini, müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davacı tarafa gönderilen Bakırköy 44. Noterliğinin 28/07/2023 tarih ve 32678 yevmiye numaralı ihtarname ile haklı sebeple sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, ihtarnamede açıkça belirtildiği üzere; davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemiş olup, ...-4 projesinde bulunan ; 1. Blok, 263 numaralı taşınmaz; 2. Blok, 42, 43 numaralı taşınmazlar; 3. Blok 16, 28, 29, 114, 294, 185, 199 numaralı taşınmazlar ve 4. Blok 71, 75, 77, 92, 94, 136, 143, 158, 165, 180, 225, 91, 182, 263 numaralı taşınmazların davacı şirkete devrinin yapıldığını, dolayısıyla müvekkili şirketin edimlerini yerine getirmeyen davacıya, sözleşmeden kaynaklanan ödemelerin Barter usulü devredilen taşınmazlar ile gerçekleştirildiğini, ancak davacı tarafın ödeme almasına rağmen edimlerini yerine getirmediğini, üklenici firmanın sözleşmeyi gereği gibi yerine getirmek bir yana, işi tamamen baştan savma yaptığını, 6098 sayılı TBK’nun “Borcun İfa Edilmemesi” başlığı altındaki 112. maddesinde; “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” hükmüne yer verildiğini, sözleşmeye konu pvc doğrama, ısıcam ve küpeşte işleri, yüklenici firma tarafından tamamen baştan savma, eksik ve ayıplı olarak teslim edildiğinden mevcut durumda edimin ayıplı ifası söz konusu olduğunu, söz konusu ayıplı ifa tamamen yüklenicilerin kusuru olup, işveren konumundaki müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkili tarafından yüklenici firmaya bildirildiği halde, yüklenici firma ayıbı gidermediği gibi, üzerine düşen herhangi bir sorumluluğu da yüklenmediğini, karşı dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile, davacı şirketin müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığı gibi, davacının sözleşmelerden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemiş olmasına rağmen müvekkili şirketten devralmış olduğu taşınmazları da halen uhdesinde bulundurduğunu, Davacı taraf edimlerini yerine getirmemiş olmasına rağmen hem tüm ödemesini tahsil etmiş, müvekkili ayrıca eksik işleri nedeniyle zarara uğratmış hem de işbu davayı ikame ettiğini beyanla:
haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava eser sözleşmesi ve ticari satımdan kaynaklanan alacağa ilişkindir.
Taraflar ın bildirdiği deliller getirtilmiş, ... 1 SHM ... d iş sayılı dosyası, tarafların BA-BS formları, ibraz edilen deliller dosya içine alınmıştır. Tarafların 2022-2023 ticari defter kayıt ve belgeleri, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış,Nitelikli hesaplama uzmanı Dr ..., İnşaat Mühendisi Bilirkişi ... ve SMM Bilirkişi ... ın heyet olarak hazırladığı 24/11/2025 tarihli kök rapor ve 24/06/2025 tarihli ek rapor alınmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre;
Taraflarca 07.08.2019 tarihinde ... 4 -4.blok pvc doğrama ve ısıcam ve küpeşte işleri konulu 1.433.855,52 TL bedelli, 24.09.2019 tarihinde ... 1 Dükkan Alüminyum PVC doğrama imalatı ve montajı konulu 1.000.000,00 TL bedelli ve 24.09.2020 tarihinde de ... 4 Kör Kasa imalat işleri konulu 1.600.000,00 TL bedelli sözleşmelerin bağıtlandığı tartışmasızdır.
Davacı tarafından dava dosyasında sunulan ve dava konusu iş kapsamında
23.04.2022, 27.07.2022 ve 26.09.2022 tarihlerine ait üç farklı hakediş yapıldığı ve sırasıyla 7.467.429,40 TL, 9.365.955,00 TL ve 4.351.122,00 TL tutarında hakediş ödemesine ilişkin mutabakat sağlandığı sabittir.
Buna mukabil davalı tarafından 01.07.2021 tarihine kadar 1.453.445,00 TL nakit, 10.734.000,00 TL barter olacak şekilde toplam 12.187.445,00 TL;
17.05.2022 tarihine kadar 2.962.219,50 TL nakit, 10.734.000,00 TL barter olacak şekilde toplam 13.696.219,50 TL ödeme yapıldığı hususunda mutabakat sağlandığı görülmüştür.
Bu kapsamda ... 1 SHM ... d iş dosyası kapsamında 23.01.2024 tarihli delil tespiti bilirkişi raporunda ise; 1. blok (3.335.232,25 TL), 2. blok (2.963.827,50 TL), 3. blok (3.675.381,25 TL), 4. Blok (610.045,00 TL) olacak şekilde toplamda 10.584.486,00 TL tutarındaki eksik ve kusurlu işler bedeli hesaplandığı görülmüştür.
Davacının talebi, taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca yapılan işlerin ve mutabık kalınan ek işlerin bakiye bedellerinin ödenmesi gerektiği yönündedir. Davalının iddiası ise davacının üstlenmiş olduğu işi ayıplı ifa ettiği, işlerin tamamlanabilmesi için dava dışı bir firmaya 10.000.000 TL ödeme yapılmak zorunda kalındığı, dolayısıyla davacının bir alacağının bulunmadığı yönündedir.
İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Davalının iddiasının haklı görülebilmesi için, anılan kurallar uyarınca, davalı tarafından “dava dışı bir firmaya 10.000.000 TL ödeme yapılmak zorunda kalındığı” yönündeki iddianın geçerli delillerle ispat edilmesi gerekmektedir.
Yaptırılan defter incelemesi sonunda alınan bilirkişi mali raporuna göre, davalının bu yönde somut bir delil sunmadığı, davalının anılan iddiasının ispata muhtaç olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından bu konuda dava dışı firma ile mutabakat ve ibraname düzenlenmiş olduğu ileri sürülmüş ibraz edilen “Davalı firma ile Dava dışı ... Doğrama-... arasında 21.05.2023 tarihinde “SÖZLEŞME” imzalandığı ve 22.06.2023 tarihinde işi tamamladığı ve sözleşme kapsamında tüm Alacaklarını aldığına dair bir ibraname” ile dosyaya davalı tarafça sunulan 10.02.2025 tarihli ve “Seviye Tespit tutanağı” başlıklı belge arasında çelişki olduğu, anılan mutabakat ve ibarnamede davacının taraf olmaması, sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereği davacının taraf olmadığı bir sözleşmenin davacıya karşı ileri sürülememesi, anılan ibraname ve mutabakatın her zaman düzenlenebilen adi yazılı şekilde sözleşme nitleğinde olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının sunmuş olduğu mutabakat ve ibraname belgesinin iddiasını ispat edemeyeceği sabit bulunmuştur.
Toplamda 14.467.711,04 TL tutarında bedelle kurulan sözleşmede; davacı tarafından sunulan evraklara göre toplam 21.184.506,40 TL tutarında hakediş düzenlendiği,
Davalı tarafından sunulan evraklara göre ise toplam 25.883.664,50 TL tutarında nakit+barter ödemesine ilişkin ibraname düzenlendiği,
... Değişik İş dosyası kapsamında 23.01.2024 tarihli delil tespiti bilirkişi raporunda ise; 1. blok (3.335.232,25 TL), 2. blok (2.963.827,50 TL), 3. blok (3.675.381,25 TL), 4. Blok (610.045,00 TL) olacak şekilde toplamda 10.584.486,00 TL tutarındaki eksik ve kusurlu işler bedeli hesaplandığı,
Alınan bilirkişi ek ve kök raporunun teknik değerlendirme kısmında açıklandığı üzere “Davacı tarafından dava dosyasında sunulan ve dava konusu iş kapsamında hazırlandığı anlaşılan 23.04.2022, 27.07.2022 ve 26.09.2022 tarihlerine ait üç farklı hakkedişin icmal sayfaları incelendiğinde 7.429,40 TL, 9.365.955,00 TL ve 4.351.122,00 TL tutarında (KDV dahil) hakediş ödemesine ilişkin mutabakat sağlandığı, toplamda (KDV dahil) 21.184.506,40 TL tutarındaki söz konusu imalatlar…” olup davacının davaya konu ettiği 4.351.122.- TL tutarında ki 26.09.2022 tarihli faturanın sözleşme dışındaki “EK İşler” e ait hakediş ödemesi olduğu, tarafların hakkediş konusunda mutabakat sağladıkları, davacının hakedişe göre KDV dahil 4.351.122.- TL olarak düzenlemesi gereken faturayı, fazladan KDV Hariç olarak 4.351.122.- TL + KDV %20 olmak üzere Toplam 5.221.346,40 TL olarak düzenlediği, hakedişte anlaşılan KDV Dahil tutarla, davacı tarafından düzenlenen KDV Dahil fatura arasında fark oluştuğu belirlenmiştir.
Açıklanan tüm bu inceleme sonuçları ve ek işlere ait mutabakat gereğince davacının 4.351.122,00 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir.
Davalı ... nın sözleşmenin tarafı olarak imza koyduğu ibraz edilen sözleşme ile sabittir. Bu nedenle taraf/pasif husumet itirazı reddedilmiştir.Davalının yetki itirazı sözleşmede İstanbul Mahkemeleri yetkili olarak kabul edildiğinden 02/04/2024 tarihli celsede reddedilmiştir.
Davacı taraf 4.351.122,00 TL alacağın tahsilini dava ile istemiş, davadan önce ... 15 Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 23/08/2023 tarihli ihtarnamesi ile davalıya temerrüd ihtarı göndermiş, ödeme için ihtarın tebliğinden itibaren verilen 3 iş günü sonunda davalının 31/08/2023 tarihinde temerrüde düştüğü belirlenmiştir. Davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davalı tarafın husumet itirazının reddine,
2-4.351.122,00 TL alacağın 31/08/2023 temerrüd tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 297.225,14-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 74.306,29-TL harcın mahsubu ile bakiye 222.918,85-TL harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 492.089,76-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 74.576,14-TL ilk gider, 26.349,49-TL bilirkişi ücreti ile tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 100.925,63-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,
Davacı ile vekilinin yüzlerine karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
09/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır