T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/821 Esas
KARAR NO :2025/407
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:15/12/2023
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın davalıya ait ... plakalı aracın çarpması sonucu hasara uğradığını, meydana gelen kaza neticesinde oluşan hasara istinaden müvekkili şirket tarafından 05.09.2022 tarihinde 25.972,30.-TL ödeme yapıldığını belirterek; davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 26.785,62.-TL üzerinden aynen devamı ile sigorta tazminatının ödeme tarihinden itibaren ( 05.09.2022) işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak davaya karşı cevap sunmadığı görülmüştür.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişiden görüş raporu alınmış dosya arasına konulmuştur.
Dava; Haksız Eylemden Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir.
.... İcra Dairesinin .... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 02.02.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 04.02.2023 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 23.10.2023 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlık; 20.08.2022 günü saat 15:25 sıralarında ... plakalı araç ile ... Sokakta ilerlerken otobüs durağına geldiği esnada arkadan hızlı şekilde gelen ... plakalı ... ... aracın kendi aracına arkadan çarptığı, ... plakalı aracın sürücüsünün çocuk olduğu, yanında ehliyeti olmadığı iddiasıyla davacı sigorta şirketi tarafından kendi sigortalısına ödenen bedelin rücuen tazmin talebine ilişkindir.
Rücuen tazmin bedelinin tespiti için öncelikle kusur ardından gerçek zararın tespiti gerekmektedir.
Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; Trafik kurallarına uygun şekilde önündeki aracı takip eden bir sürücünün, önündeki aracın aniden durması dahil, öndeki aracın durma şartında kat edeceği mesafe ile iki araç arasında yasada yapılan tanıma uygun takip mesafesinin toplamının, arkadan gelen aracın güvenli duruşu için gerekli mesafeden fazla olması nedeniyle önünde duran araca arkadan çarpmadan güvenli bir şekilde durması mümkündür. ... plakalı aracın önünde seyir halinde olan ... plakalı araca arkadan çarpması, ... plakalı aracın sürücüsünün önünde seyir halinde olan aracı yönetimindeki aracın teknik özellikleri ve yükü ile yol ve trafik şartlarını göz önüne alarak güvenli mesafeden takip etmemesi ve yola gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle takip mesafesini koruyamamasından kaynaklandığı kanaatine varılmıştır. Dosyada mevcut bilgiler kapsamında, arkadan çarpma asli kusurunu işleyen ... plakalı aracın kimliği tespit edilemeyen sürücüsünün trafik kurallarına aykırı ve tedbirsiz davranışlarıyla olaya tam kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kaza oluşumunda kusurunun bulunmadığına ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir.
Gerçek zarar yönünden yapılan değerlendirmede; ilk tescil tarihi 31.08.2018 olan dava konusu araç 20.08.2022 hasar tarihi itibariyle yaklaşık 4 yaşında ve 616.922 km kullanım mesafesindedir. Zarardan sorumlu tarafın sorumluluğunun, zarar gören aracı zarar görmeden önceki haline getirilmesi ile sınırlı olduğu, zarar oluşuncaya kadar meydana gelen hasarlar ile aracın ekonomik ömrünü azaltan doğal yıpranmaların ortadan kaldırılmasından sorumlu olmadığı, gerçek zararın ancak (Hasar gören parçaların orijinal olması durumunda) aracın onarımında tamamen hasarsız kullanılmış orijinal parçalar kullanılmak ve onarım sonrası ortaya çıkan ekonomik değerlerin mahsubu, suretiyle sağlanacağı açıktır. Aracın onarımında, orijinal yeni parça kullanılması durumunda meydana gelen kıymet kazanma; değişen parçaların onarılarak tekrar kullanıla bilir olması durumunda iade, değişen parçaların onarılarak tekrar kullanıla bilir olmaması durumunda ise onarımla tekrar kullanılamayacak olan parçanın malzeme değerini ortadan kaldırmayacağı gözetilerek hurda tenzili yapılması gerekir. Bu doğrultuda ava konusu araçta meydana gelen gerçek zarar KDV dahil 16.500,00 TL olarak hesaplanmasına dair bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek düzeyde görülmüştür.
Davacı tarafça rücuen ödemelere konu alacaklara ilişkin faiz ödemenin yapıldığı tarih itibariyle muaccel olacak olup, bir kısım ödeme 12.09.2022, bir kısım ödeme ise 21.09.2022 tarihinde yapılmış olup, işlemiş faiz 473,60-TL olarak tespit edilmiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında davanın kısmen kabul kısmen reddine ve de gerçek zararın tespiti için rapor alınması gerektiğinden alacağın likit olmadığı anlaşılmakla tazminat talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Dairesinin .... Sayılı dosyasına ilişkin yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 16.500,00-TL asıl alacak ve 473,60-TL işlemiş faiz olarak takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine
Davacı tarafın icra inkar tazminatı taleplerinin reddine
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.159,47-TL harçtan peşin alınan 323,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 835,96-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 16.973,60-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davalı vekil ile temsil edilmediğinden vekalet ücreti konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan 7.930,50-TL tebligat müzekkere ve bilirkişi ücreti olan yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 4.996,21-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye bedelin davacı üzerinde bırakılmasına
Davacı tarafından yapılan başlangıçta başvuru ve peşin harç toplamı 593,36-TL bedelin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda karşı davanın miktarı ve niteliği itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 27/05/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır