T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/257 Esas
KARAR NO : 2024/735
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/04/2024
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; 07/10/2022 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün aracı ile geriye doğru gelirken yaya konumunda bulunan müvekkiline çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, taraflarınca önce davalı ...na başvuru yapıldığını, netice elde edilemediğinden zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, ZMMS poliçesi kapsamında tanınmayan bilinmeyen yahut ZMMS olmayan motorlu araçların ...nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, söz konusu trafik kazası nedeniyle müvekkilinin ... dalından 06/11/2023 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %26 oranında malul kaldığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığında 2023/... soruşturma numarası ile ceza soruşturması yapıldığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edildiğini, bu nedenlerle belirsiz alacak davası olarak davanın kabulü ile 50 TL sürekli iş göremezlik, 25 TL geçici iş göremezlik, 10 TL bakıcı gideri, 15 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; TMK 6, HMK 190, TBK 50 maddeleri gereği kazanın anlatılan şekilde gerçekleştiğini ispat yükü davacıya ait olduğunu, davacı tarafından ispat edilemeyen huzurdaki davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davaya konu olayda müvekkil kurumun sorumlu tutulabilmesi için öncelikle zarara yol açan bir trafik kazasının ve işleten sorumluluğunun kanıtlanması gerektiğini, her ne kadar plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araçların karıştığı trafik kazaları yönünden ... nın yasal sorumluluğu söz konusu ise de somut olayda zararın plakası alınamayan bir aracın işletenin hukuki sorumluluğunu gerektiren bir maddi vakanın varlığının ispatlanamadığını, başvuru şartının usule uygun gerçekleşmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, kazanın karayolunda gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini, davacı tarafından sunulan raporun yönetmelikte aranan şartlara haiz olmadığını, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bu nedenlerle davanın öncelikle usule ilişkin belirtilen gerekçelerle usulden reddine, talebin kabul edilmemesi halinde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, 07/10/2022 tarihinde davacının yaşadığı iddia edilen trafik kazası nedeniyle cismani zarara yönelik maddi (sürekli, geçici işgöremezlik, bakıcı ve tedavi gideri) tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 07/10/2022 tarihinde müvekkiline plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarptığını, müvekkilinin yaralanması nedeniyle maddi tazminat talep ettiklerini beyan etmiş, davalı taraf ise davacının yaralanmasının trafik kazası sonucu olup olmadığının, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araç olup olmadığının ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 190/1 “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” Türk Medeni Kanunu madde 6 “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Dolayısıyla zarar gördüğünü iddia eden, zararın gerçekleştiği somut olayı, zararını ve zarar verenin kusuru ispatlamak zorundadır.
Nitekim Yargıtay’ın güncel tarihli kararları, kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın neden olduğunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, aksi takdirde ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünedir. (Yargıtay 4. HD. 2021/13240 E. 2022/6133 K. T. 29.03.2022)
“…Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre kazanın iddia edilen şekilde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın davacının kullandığı motora arkadan çarpması sonucu meydana geldiğinin ve bu suretle davacının bedensel zararlarının ...’nın sorumluluğunda olduğunun ispatlanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ……….usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına…kaza türünün engel cisim ile çarpışma şeklinde belirtildiğinin anlaşılmasına göre…hükmün onanmasına..” (Yargıtay 17. HD. E.2017/3197, K.2019/9519 T. 16.10.2019)
"...'nın sorumlu olabilmesi için basvuranın yaralanmasına neden olan kazaya, plakası tespit edilemeyen bir aracın neden oldugunun somut olarak ispat edilmesi gerektigi, Jandarma Kolluk kuvvetlerince düzenlenen tutanakta olayın gelismesine iliski tanık bulunmadıgının belirlendigi, dosyada kazanın plakası tespit edilemeyen bir araç tarafından gerçeklestirildigine dair herhangi bir delil ve bulgu yer almadıgı, bu nedenle ...'nın sorumlulugunun basvuran tarafından ispat edilemedigi gerekçesiyle Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartısılıp degerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA" (Yargıtay 4. HD. Esas No : 2021/12889 Karar No : 2022/6589 T. 31.03.2022)
"Davacı taraf her ne kadar, müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu …….. plakalı motosiklete, 13.08.2016 tarihinde plakası tespit edilemeyen bir aracın arkadan çarpıp kaçtığını iddia etmişse de; motosiklet sürücüsü ile motosiklette yolcu olan davacı ve diğer müştekilerin olaydan yaklaşık 4-5 ay sonra aynı gün ifade vermeleri ve ...kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi ile kararın gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu trafik kazasının, davalı ...'nın sorumluluğu doğacak şekilde, plakası tespit edilemeyen bir aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarptığı şeklinde gerçekleştiğinin, davacı tarafça ispatlanamadığı kanısına varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusundaki iddia ve itirazları yerinde görülmemiştir. " (İstanbul BAM 40. HD. E.2019/2145, K.2021/658 T. 22.04.2021)
“…davacının meydana gelen kazada plakası belli olmayan siyah renkte bir aracın çarpması sonucu yaralandıgı iddiasını yeterince ispatlayamadıgı, davacının vücudunda meydana gelen yaralanmalarının ciddiyetine (yüzünde ve belindeki izler, bel kırılması) rağmen hastanede doktorun dikkate almayıp sadece igne yapıp göndermis olmasının ve hastane polisinin olaya müdahil olmamıs olmasının hayatın olagan akısına uygun olmadıgı, Cumhuriyet savcılığına ait sorusturma dosyasına sunulan kazalı motorun kaza sonrası bulundugu yolun mahkemecesince kesif yapıldıgı yere uymaması, davacının iddia ettigi gibi kazaya sebebiyet verdigi iddia olunan aracın motorun dikiz aynasının çarpması ihtimalinin bulunmadıgı, bu durumun bilirkisi raporu ile de sabit oldugu, kesif esnasında dinlenen tanıkların olay anını görmemesi de nazara alınarak kazaya plakası tespit edilemeyen aracın sebep oldugunun ispatlanamaması kanaatine varılarak ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir yanlıslık bulunmadığı..” (Adana BAM 3. HD. E.2020/135, K.2021/172 T. 26.01.2021)
Kazaya neden olan aracın davalı ...’nın sorumluluk kapsamında bulunan araçlardan olması şarttır. Bu nedenle anılan şartın da tespiti gerekmektedir. Bir diğer deyişle öncelikle tespit edilemeyen aracın varlığı, daha sonra kusuru ve son olarak da aracın türü yönünden inceleme yapılması gerekir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu kazanın gerçekleştiği hakkında davacının beyanlarından başkaca tespit yoktur. Kazanın failinin tespit edilememiş olması kazanın davacının iddia ettiği gibi meydana gelmiş olduğunu ortaya koymaz. Keza kazanın gerçekleşip gerçekleşmediği bir yana, kazaya bir başka aracın sebep olup olmadığı da kuşkuya mahal vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konmalıdır.
Somut olay yukarıda tespiti yapılan hususlar ve yüksek mahkeme kararları ışığında değerlendirildiğinde, trafik sigortası bulunmayan araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ...'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunu ispat yükünün de "davacı üzerinde olduğu" gözetilmek suretiyle; davacı tarafın kazanın aydınlatılması noktasında herhangi bir delillerinin olmadığı, olaya ilişkin soruşturma dosyasının mevcut olduğu ve soruşturma dosyasında da olayın yaşandığına dair tanık ve kamera kaydının bulunmadığı nitekim olayı gören tanık ve olay yerine ilişkin kamera kaydının bulunmadığına dair kolluk tutanağının da mevcut olduğu ve yine soruşturma dosyasında sadece müşteki beyanının mevcut olması, şüpheli veye şüphelilerin tespit edilememesi nedeniyle daimi arama kararı verildiği, davacının iddia edilen kazadan yaklaşık 4 gün sonra hastaneye gittiği ve yaklaşık bir ay sonra da şikayette bulunduğu gözetildiğinde, olaya ilişkin aydınlatıcı tanık, fotoğraf, kamera kaydı ve gerekli bilgi ve belgeler bulunmadığıanlaşılmakla, davacı vekilinin de verilen kesin süre içerisinde ispata yarar bir delil sunmadığı görülmekle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
3-Yeteri kadar harç alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davalı vekili lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesap olunan 100,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle ... BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*