T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/353 Esas
KARAR NO:2025/686
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:04/06/2024
KARAR TARİHİ:07/10/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından 22.06.2021 tarihinde, ... İşletme Sahası içinde bulunan ... Mahallesi, .... Sokak No:... .../... adresinde yapılan davalı tarafından yapılan çalışma sırasında davacı şirkete ait enerji dağıtım alt yapısına dahil olan kablo ve tesisata zarar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen hasarın ve enerji kesintisinin davacı şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, hasarın ve enerji kesintisinin davacı şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, hasarın onarımında harcanan bedelin KDV dahil 2.285,50-TL olduğunu, davalı tarafından hasar ödenmemesi üzerine ....İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası ile 2.285,50-TL hasar bedeli ve 191,94-TL işlemiş faizi olamk üzere toplam 2.447,44-TL bakımından icra takibi yapıldığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği ancak davaya karşı cevap sunmadığı görüldü.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişiden görüş raporu alınmış dosya arasına konulmuştur.
Dava: Haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... İcra Dairesinin 2022/... E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 02.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 03.02.2022 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 22.02.2023 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlık; davalılar tarafından gerçekleştirilen kazı çalışmaları neticesinde, davacıya ait alt yapıya zarar verildiği ve bunun tazminin mümkün olup, olamayacağı iddiasına ilişkindir.
Türk Borçlar Kanun 49. Maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir eylem nedeniyle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.
Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Açıklamalar ışığında haksız fiil neticesinde ortaya çıkan zararın tazmini için öncelikle kusurun; ardından gerçek zararın tespiti önem arz eder.
Dava dosyasına sunulan belge ve fotoğraftan, davalı tarafından kepçe ile kazı çalışması yapıldığı ve Davacı ... A.Ş'e ait kablolara hasar verildiği görülmektedir.
Ayrıca bölgede alt yapısı olabilecek firmaların (... vb.) alt yapı tesislerine zarar vermemek için, bu firmalara bilgi verilmesi ve bu firmalardan gözcü talep edilmesi gerekmektedir. Fakat dava dosyasında, davalı şirket ve/veya onun yüklenicisi tarafından, kazı çalışması yapmadan önce bölgede alt yapısı olan davacı ... A.Ş 'ye bilgi özcü talep edildiğine dair herhangi bir belge bulunmadığından, davacı şirket ya da onun yüklenicisi tarafından kazı çalışması öncesinde, davacı şirkete bilgi verilmediğinin ve gözcü talep edilmediğinin kabulü gerekmektedir.
Hasarın, Davalı tarafından yapılan kazı çalışmalarına başlamadan önce; alt yapı araştırması yapmadan, bölgede alt yapısı bulunan ... A.Ş 'ye bilgi verilmeden ve gözcü talep etmeden kazıya başladığı, Hasara Kazı çalışmaları yapan davalı şirket personelinin tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle meydana geldiği, kanaatine varılmıştır. Bu durumda davalı tam kusurludur.
Davacı şirket tarafından hasarın giderilmesi için gerekli bedel kalemlerinin içine, Dağıtılmayan enerji bedeli ve Eşik Kesinti Süresi Aşım Bedeli de dahil edilmiştir.
Davacı şirket tarafından hasarın giderilmesi için gerekli bedelin içine Dağıtılamayan Elektrik Bedelini de dahil edilmiştir. Yargıtay'ın istikrar bulmuş kararlarına göre, dağıtılmayan enerji bedelinin gerçek zararla ilişkisi bulunmadığından talep edilemeyeceğine karar verilmiştir.
Davacı şirket tarafından, Eşik Kesinti Süresi Aşım Bedeli, Bildirimsiz elektrik kesintisi sebebiyle elektrik şirketinin kullanıcılara ödemek zorunda kaldığı bedel olarak tanımlanmıştır. Fakat bu arıza ve elektrik kesintisi nedeniyle kullanıcılara tazminat ödemek zorunda kaldığına ve kaç kullanıcıya ne kadar tazminat ödendiğine dair herhangi bir belge bulunmamaktadır. Bu nedenle de gerçek zarar olarak değerlendirilemeyecektir. Bilirkişi tarafından bu alacak kalemleri dahil edilmeden yapılan bu tespit yerinde görülmüştür.
Bilirkişi tarafından gerçek zarar; 191,00-TL hasar bedeli ve 16,26-TL gecikme faizi olarak belirlenmiştir. Bilirkişi raporundaki belirleme hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülmüştür.
Belirtilen açıklamalar ışığında davanın kabulüne ve de taraflar lehine koşulları oluşmayan icra inkar / kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; davalıların .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 191,00-TL asıl alacak, 16,26-TL işlemiş faiz olmak üzere takibin aynı koşullarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE
Tazminat taleplerinin REDDİNE
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 207,26-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davalının kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan 4.897,00-TL tebligat müzekkere ve bilirkişi ücreti olan yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 410,68-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan başlangıçta başvuru ve peşin harç toplamı 855,20-TL bedelin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda davanın miktarı ve niteliği itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 07/10/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır