T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/362 Esas
KARAR NO:2025/325
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/06/2024
KARAR TARİHİ:29/04/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... Ltd. Şti., 1965 yılından bu yana faaliyet gösteren ve alanında dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketi olarak 200’den fazla ülkede üretim faaliyetinde bulunan ve bununla birlikte aynı zamanda pazarlama ve dağıtım hizmeti sunan çok uluslu bir firma olduğunu, müvekkili ... Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında 26.02.2018 tarihli Satış Noktası Sözleşmesi ve Özel Şartlar imza edilmiş olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafa; davacı şirketin ürettiği/üreteceği ve satış ile dağıtımını üstlendiği/üstleneceği ürünlerin müşterinin halihazır işyerinde ve/veya ileride açacağı işyerlerinde sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde satış hak ve imtiyazı tanındığını, anılan sözleşme, tarafların akdi imzaları ile yürürlüğe koydukları ve sözleşmenin başlangıcında belirtilen tarihten başlayarak 3 yıl süreli ve 5750 kasakoli kotalı olduğunu, sözleşme’nin Özen Borcu’na ilişkin maddesi gereği; davalı tarafın, müvekkilinin ve ürününün isim ve şöhreti ile bağdaşır bir şekilde satış politikasını tayin etmeyi ve satışların optimum seviyede tutulmasını sağlamakla yükümlü kılındığını, ancak gelinen aşamada, davalı tarafın sözleşmede belirtilen kota miktarlarına uygun satış yapmayarak özen borcuna aykırı davrandığını ve belirlenen kota miktarının çok altında ürün alımı gerçekleştiğini, sözleşmenin Özel Şartlar’ının 4. maddesinde ise “İş bu sözleşmede münhasır satış ve reklam yeri bedeli olarak müşteriye 42.373 TL + KDV ödenmiştir. hükmü yer aldığını, söz konusu münhasır satış ve reklam yeri bedeli sözleşme kapsamında davalı şirkete ödendiğini, davalının sözleşmede yer alan özel şartlarda düzenlenen hususlara ve özen borcuna aykırı davrandığını, münhasır satış ve reklam yeri bedelini iade etmekle yükümlü olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle münhasır satış ve reklam yeri bedelinin iadesi talep edilmiş, davalı ile yapılan tüm şifahi görüşmelere rağmen işbu bedelin ödenmemesi üzerine yine .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... E. sayılı dosyası üzerinden alacağın tahsiline yönelik işlem başlatılmış ise de, davalı taraf aleyhinde başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetle itiraz ederek takibin durdurulduğunu belirterek; davalı tarafın haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile söz konusu takibin devamına karar verilmesini, yine icra takibine konu alacağın likit bir alacak olduğu ve aynı zamanda davalının haksız ve kötü niyetle itiraz ettiği hususları nazara alındığında; davalı borçlu şirketin dava konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Üniversitesi Mezunları Derneğinden yine üniversite alanı içerisinde ama derneğin yönetiminde olan bir kafe ve restaurantı işletmek için ... ... Derneğinden devir aldığını ve işletmeye başladığını, ilgili yerde sadece kafe ve restaurant haricinde düğün ve eğlence gibi bir çok organizasyona da ev sahipliği yaptığını, tüm bu organizasyonlarda ve kafe ve restaurant kısmında kullanılmak maksadı ile davacı tarafın dilekçesinde belirttiği gibi davacı taraf ile bir mutabakat yapıldığını, ancak bu sözleşme sonrasında müvekkili şirket verdiği siparişleri hiçbir zaman karşı taraftan temin edemediğini, başlarda davacı taraf talep edilen ürünleri getirmişse de daha sonradan lojistik ile ilgilenen firmanın/şöförün değişmesi sonucu talep ettiği ürünleri ya hiç ya da çok geç teslim alabildiğini, bu durumda müvekkilinin çok kez organizasyonlarda veya haftasonu yoğunluğunda zor durumda kaldığını ve en yakın bakkaldan çok daha pahalı bir fiyata bu ürünleri almak zorunda kaldığını, müvekkili şirket yetkilileri ürünlerin neden gelmediğini ya da çok geç geldiğini sorduğunda ise ürünlerin teslim edilememe sebebi olarak müvekkili şirketin işlettiği yerin konumunun yokuşta bulunuyor olduğunu ve taşıyıcı aracın bu yokuşlardan geçemediğinin belirtildiğini, sözleşme şartlarının müvekkili tarafından gerçekleştirilmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve siparişlerini davacı firmadan verdiğini belirterek; davanın reddine, yargılama harç ve giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişiden rapor alınmış dosya arasına konulmuştur.
Dava: Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir.
.... İcra Dairesinin 2023/.... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 03.12.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 30.11.2023 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 13.05.2024 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.
İcra takibine itiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde)
Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar)
Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2.maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Tarafların ticari defterleri celp edilerek inceleme yapılması adına hareket edilmiş, davacı taraf ticari defterlerini sunsa da, tacir olan davalı şirket ticari defterlerini sunmamış, davacının ticari defterleri incelenerek rapor dosyaya alınmıştır.
Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan rapor içeriğinde davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu ve 50.000,14-TL alacaklı olduğunun belirtildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde davalının aldığı imtiyaz ve avantajları davacıya ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının istenen düzeyde davacıdan alış işlemi gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin davalının ticari defterlerini sunmaması nedeniyle menfi olarak değerlendirileceği de nazara alındığında davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiştir. Bu doğrultuda itirazın iptaline ve de alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile; davalının .... İcra Dairesinin 2023/.... Sayılı dosyasına ilişkin itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
Takip konusu asıl alacak miktarı 50.000,14-TL'nin %20 oranına isabet eden 10.000,02-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 3.415,51-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 603,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.811,63-TL harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 1.031,48-TL ilk gider, 7.595,00-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 8.626,48-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası yatıran taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/04/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır