T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/390 Esas
KARAR NO : 2026/383
DAVA : Alacak (Elektrik Enerjisi Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/06/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Elektrik Enerjisi Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; ...’a bağlı saha elemanlarınca 13/02/2024 tarihinde, müvekkili şirkete ait tesiste yapılan kontrollerde, “sayaç ölçüm sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı” tespitiyle tutanak düzenlendiğini, akabinde müvekkili şirkete 23/02/2024 tarihli biri 59.271,08 TL diğeri 472.09,81 TL tutarında olmak üzere toplamda 531.361,89 TL tutarında iki adet fatura düzenlendiğini, ayrıca müvekkili şirketin tesisinde bulunan sayaç mühürlenerek, enerji kesintisi yoluna gidildiğini, daha fazla mağduriyet yaşamamak ve enerji kesintisini bertaraf edebilmek amacıyla elektrik enerjisinin kesilmesi tehditi altında müvekkilinin 26/02/2024 tarihinde "... Seri numaralı elektrik sayacı için kesilmiş olan 23 .02.2024 tarihli ... numaralı faturalara ilişkin itiraz ve dava hakkımız saklı tutarak çekinceli ödemekteyiz." açıklamasıyla 531.361,89 TL ödeme yaptığını, kaçak kullanım bedeli ve ek kullanım bedelinin haksız olduğunu, müvekkilinin kaçak kullanım tespit edilen adreste bulunan işyerinde uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, bu süreç içinde yüzlerce defa elektrik sayaçları ve tüketimi kontrol edilmiş ve düzenlenen tüketim faturalarının düzenli olarak ödendiğini, söz konusu tarih aralığında, oldukça sınırlı faaliyet yürütülen tesisteki elektrik tüketimi de sınırlı olduğundan kaçak kullanım gibi bir ihtiyaç veya girişim olmadığını, şirketin tüketimin çok düşük olduğu bir dönemde kaçak elektrik enerjisi kullandığına kanaat getirilmesi hayatın olağan akışına aykırı ve hatalı olduğunu, davalının mevzuat uyarınca yerine getirilmesi gereken inceleme süreçlerini dahi tamamlamadan bu sonuca vardığını, hesaplama yapılırken öncelikle şirkete ait sayacın doğru kayıt yapıp yapmadığının, akreditasyonu olan yetkili laboratuvarca belirlenmesi gerektiği, laboratuvar incelemesi neticesinde sayacın doğru kayıt yaptığına kanaat getirilmesi halinde sayaç verilerine göre; aksi halde müvekkilinin aynı dönemdeki ihtilafsız tüketim değerlerine göre hesaplama yapılması gerekmekte olduğunu ancak bu usule uyulmadığını belirterek davalı ... ... A.Ş. tarafından ... Seri numaralı elektrik sayacı için kesilmiş olan 23.02.2024 tarihli ... numaralı faturalara dayalı olarak tahsil edilen toplam 531.361,89 TL tutarındaki asıl alacak ve asıl alacağa ödeme tarihi olan 26/02/2024 tarihinden itibaren Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalı tarafından ödenmesi talep edilmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; ilgili ... numaralı tüketim noktasına ait adreste 21.02.2024 tarihinde yapılan kontrolde; tüketim noktasında kayıtlı ... numaralı sayacın ''S'' fazı gerilim bağlantısı koparılarak bu fazda kayıt yapmaz hale getirilerek (S fazı klemans kovanlarında müdahale izleri görülmüştür) sayacın doğru kayıt yapmasının engellendiğinin tespit edildiğini, söz konusu tespit neticesinde H/ ... sayılı kaçak tespit tutanağı tanzim edildiğini, ilgili tutanağa istinaden yapılan incelemede en son işlem tarihi(sayaç okuma) ile tutanak tespit tarihi arasında 21 günlük süre için 8520 kWh karşılığı 59.271,08 TL tutarında kaçak faturası 13.02.2023 – 23.01.2024 tarihleri arasında ise 344 günlük süre için 112485 kWh karşılığı 472.090,81 TL tutarında ek tüketim faturası tahakkuk edildiğini, fatura hesaplamasının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapılmış olup, kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiğini, tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını, uygulanması zorunlu olan, onaylı ulusal tarife bileşenleri hakkında müvekkili Kurumun herhangi bir tasarrufunun söz konusu olmadığını, davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş ise de; dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamadığını, dosya kapsamına ekte sunulan kaçak kullanım tespit tutanağı, kaçak tahakkuk hesap bülteni, sayaç değiştirme tutanağı ve laboratuar sonucu incelendiğinde karşı yanın kaçak kullanımının sabit olduğunu ve müvekkili şirket tahakkuklarının doğruluğunun açıkça görüleceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
02/05/2025 tarihli bilirkişi raporu özetle; davacının tutanak öncesi ve sonrası ortalama tüketim değerleri arasında gerek yıllık gerekse aylık bazda bariz fark bulunduğunu, tutanak tarihi itibariyle sayaca müdahale edilerek kaçak elektrik kullanıldığı kanaatine varıldığını, davacı tarafça tutanak tarihi itibariyle tüketilen elektriğin mevzuat madde 42 – c hükmü gereği kaçak elektrik tüketimi olduğunu, 09.06.2021 – 23.01.2023 tarihler arasında yani bağlantı anlaşma tarihinden itibaren davacı sayacının ortalama tüketim kayıtları tutanak sonrasına nazaran düşük olduğundan, davacının tutanak öncesinde tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değeri bulunmadığı sonucuna varıldığını, davacının 23.07.2024 tarihli faturada 29,396 kw. ; 21.02.2023 tarihli faturada 28,72 kw. güç çektiği tespit edilmiş yani davalı kurumca hesaplamalarda dikkate alınan 48300 watt x 0,6 (kullanma faktörü) = 28980 watt güç değeri kadar davacı işletmede güç tüketildiği dolayısıyla davalı kurum uygulamasının kabul edilebileceğinin değerlendirildiğini, dava konusu tutanağa konu kullanım dönemi 23.01.2024 – 13.02.2024 tarihleri arası tutanak öncesinde yapılan en son sayaç okuma tarihi ile tutanak tarihi arasındaki 21 günlük süre olduğunu, kaçak ek tahakkukuna esas süre bakımından, tutanak tarihinden geriye 1 yıl boyunca davacı tüketimleri düşük olduğu anlaşılmakla, davalı kurumca 13.02.2023 – 23.01.2024 tarihler arasındaki dönem için kaçak mevzuat madde 45 – ç hükmü kapsamında kaçak ek tahakkuk hesaplaması yapılabileceğini, çünkü bu dönemde sayaç eksik tüketim kayıt ettiğini, davalı kurum uygulamasının mevzuata uygun olduğunu, günün 06:00 – 17:00 – 22:00 – 06:00 zaman dilimlerinde davacı tarafça tüketilen ortalama güç değerleri tespit edilmiş, günün 07:00 saatinden sonra çekilen güç değerleri aydınlatma tüketimi olamayacak kadar yüksek olduğundan, davalı kurumun 14 saat kullanım süre talebinin kabul edilebileceği, dava konusu tutanak için davalı kurumca düzenlenen kaçak tahakkuku ve kaçak ek tahakkukunun mevzuata uygun olduğu, ancak, hesaplamalarda düşük kademe bedelinin dikkate alınmadığı anlaşılmakla, düşük kademe bedelinin hesaplamalara dahil edilmesi ile davacı tarafın 531.361,89 TL - 519.442,92 TL = 11.918,97 TL menfi tespit ile 1.907,04 TL temerrüt faizi talep edebileceği belirtilmiştir.
06/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporu özetle; davacı şirketin kök raporda yıllık bazda ortalama tüketim değerleri dikkate alındığını, davacının yıllık bazdaki tutanak öncesi ve sonrası ortalama tüketim değerleri arasında bariz fark bulunduğunu, tekrardan yapılan teknik ve mevzuat incelemesinde, EPDK’nın Kaçak Elektrik Kullanım Usul ve Esasları gereği, kaçak tespiti yapılan dönemin normal faturalama dönemiyle çakışmakta olduğu ve bu dönemde düşük kademe hakkının zaten kullanılmış olduğu, aynı enerji için yeniden düşük kademe uygulanmasının mükerrer indirim niteliği taşıyacağı, dolayısıyla, somut olayda kaçak zaptına konu dönemlerin mevcut faturalama dönemleriyle örtüştüğü, bu nedenle tüketicinin düşük kademe hakkını normal faturalarda kullandığı ve kaçak tahakkuk hesaplamasında yalnızca yüksek kademeden işlem yapılmasının teknik olarak doğru olduğu kanaatine varıldığını, bu itibarla, davalı vekilinin itirazında haklı olabileceği, dağıtım şirketi tarafından yapılan hesaplamalarda hata bulunmadığı, düşük kademe ayrımı yapılmasını gerektiren bir durumun mevcut olmadığı sonucuna ulaşıldığını, bu nedenle de davacı tarafın menfi tespit talebinin olamayacağı belirtilmiştir.
27/02/2026 bilirkişi heyet raporunda özetle; ait 2022, 2023, 2024 ve 2025 yılları yasal defterlerin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, dava dosyasında mevcut olan dava konusu faturaların toplamının 531.361,89 TL olduğu, bu faturalar davacı tarafından 26.02.2024 tarihinde ...'tan havale olarak ... Elektrik A.Ş. hesabına 531.361,89 TL gönderildiğinin dekonttan anlaşıldığı, dekontta açıklama olarak "Yukarıda detay bilgileri verilen havale işlemi gerçekleştirilmiştir. ... seri numaralı elektrik sayacı için kesilmiş olan 23.02.2024 tarihli ... numaralı faturalara ilişkin itiraz ve dava hakkımız saklı tutarak çekinceli ödemekteyiz." yazılı olduğu, tutanak ekindeki kurulu güç listesi (48,3kW), işletmenin biyomedikal faaliyetleri ve iklimlendirme ihtiyacıyla tam uyumlu olduğu, ancak bu listenin, 2024 yılına has bir"güç artışını" değil, tesisin standart kapasitesini yansıttığı, demand-Kapasite Çelişkisi: Tutanak öncesi ve sonrası maksimum çekilen güç (demand) değerlerinin sabit kalması (yaklaşık 29kW), tesise yeni ve yüksek tüketimli cihazlar eklendiği yönündeki kapasite artışı iddialarını teknik olarak geçersiz kıldığı, %67 oranındaki tüketim artışı, demand verilerindeki %2,3'lük değişim ile açıklanamayacağı, bu durum, tüketim artışının kaynağının "üretim hacmi" değil, sayaç üzerindeki S fazı müdahalesinin sonlandırılarak tüm fazların ölçüme dahil edilmesi olduğunu gösterdiğini, davalı kurumun kurulu güç (48,3kW) ve eşzamanlılık katsayısı(0,60) üzerinden yaptığı tahakkuk, tesisin fiili demand kayıtlarıyla (28,98kW hesaplanan vs 29,39kW ölçülen) tam örtüştüğü için yerinde olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre davalı kurumun düzenlediği belgelerin, düzenlenme süresi olarak değerlendirildiğinde sürelere uygun olarak düzenlendiği, davacının yönetmeliğin 42.1.c maddesi kapsamında elektrik enerjisini kullandığı, bu madde kapsamında elektrik kullanımı durumunda sayacın sökülerek laboratuvar incelemesine gönderilmesinin gerektiğinin belirtildiği, laboratuvar incelemesi sonucu sayacın eksik kayıt yaptığının tespiti sonucu kaçak kullanım tutanağının düzenlenmesinin gerektiği, davalı kurumun yaptığı işlemlerin bu bölümdeki işlem adımlarına da uygun olduğu, davacıya ait kullanım yerinde sayaçtan kaynaklı bir nedenle eksik ölçüm yapıldığı, sayacın usule uygun söküldüğü ve laboratuvar incelemesinin yaptırıldığı dosyadaki belgeler üzerinden tespit edilmiş olup davalı kurumun yaptığı işlemlerde herhangi bir hata olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Davacı tanıkları ... dinlenilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından ... Seri numaralı elektrik sayacı için kesilmiş olan 23.02.2024 tarihli ... numaralı faturalara dayalı olarak davacıdan tahsil edilen toplam 531.361,89 TL'nin haksız tahsil edildiği, kaçak elektrik kullanılmadığı iddiasıyla ödenen bedelin ödeme tarihi olan 26/02/2024 tarihinden itibaren Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı şirketin kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, sayaç incelemesinin mevzuata uygun yapılıp yapılmadığı, sayacının S fazı gerilim bağlantısının (köprüsünün) gevşetilerek bu fazda kayıt yapamaz hale getirilip getirilmediği, tüketim artışının müdahaleden değil, işletmenin 2024 yılındaki kapasite artışından ve biyomedikal cihazların operasyonel değişkenliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı ve davacı arasında 09.06.2021 tarihinde ... hizmet noktasında ... anlaşma numarası ile belirsiz süreli perakende satış sözleşmesi yapıldığı, davalı tarafından 13.02.2024 tarih ve SD-... seri numaralı Sayaç Değiştirme Tutanağı tutulduğu, Sayaç değiştirme nedeni bölümünde “sayaç değiştirildi. Lab sevk edildi” yazılı olduğu, sayaç test/muayene sonuç formunda sayaç bulguları kısmında “sayacın S fazı gerilim bağlantısı koparılarak, bu fazda kayıt yapamaz hale getirilmiş ayrıca S faz klemens kovanlarında müdahale izleri görüldü" açıklamasının bulunduğu, sayacın davalı tarafça sökülerek yerine yeni sayaç takıldığı, 21.02.2024 tarih ve H/... seri numaralı ... hizmet numaralı tesisata ilişkin Kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, tutanakta “Sayacın “S" fazı gerilim bağlantısı kapatılarak bu fazda kayıt yapmaz hale getirilmiş, ayrıca “S” fazı klemens kanallarında müdahale izleri görüldü” ifadesi, Kaçak/Usulsüz Elektriğin Kullanım Şekli kısmında “EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği"nin 42. Madde 1/C bendine göre ilgili kullanım yerinde sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullandığı tespit edilmiştir” denildiği, davalının bunun üzerine uyuşmazlığa konu faturaları tahakkuk ettiği somut olayda; 21/02/2024 tarihli tutanak ekinde yer alan ve mahalde fiilen bulunan cihazların toplam kurulu gücün 48.300W (48,3kW) olduğu, bir işletmede "kapasite artışı" yaşanması, teknik olarak ya mevcut cihazların daha uzun süre çalışmasını (kWh artışı) ya da yeni/daha güçlü cihazların envantere katılmasını (kW artışı) gerektirdiği, ancak davacının fatura kayıtlarının bu iddiayla çelişmekte olduğu, sayacın şebekeden çektiği anlık maksimum güç (demand), tutanak öncesi 21.02.2023 tarihinde 28,72 kW iken; tutanak sonrası ve kapasite artışının iddia edildiği 23.07.2024 tarihinde 29,396 kW olarak kaydedildiği, iki dönem arasındaki demand farkının sadece 0,676 kW (962,3) seviyesinde olduğu, eğer iddia edildiği gibi üretim hacminde veya cihaz parkurunda bariz bir artış olsaydı, anlık çekilen maksimum gücün de bu oranda yükselmesinin bekleneceği, kurulu güç listesindeki 48,3kW değerine yönetmelikteki 0,6 katsayısı uygulandığında bulunan 28,98kW bağlantı gücü, hem tutanak öncesi hem de tutanak sonrası demand değerleriyle neredeyse birebir örtüştüğü, bu durumun, kurulu güç envanterinin ve kullanım yoğunluğunun her iki yılda da aynı kaldığını ispatladığı, Tüketim (kWh) ve Güç (kW) Orantısızlığı Kapasite artışı iddiasını çürüten en temel verinin "çekilen maksimum gücün sabit kalmasına rağmen, kaydedilen toplam enerjinin devasa oranda artmasıdır" şeklinde bilirkişi heyetti tarafından tespit edildiği, tutanak öncesi: 28,7kW demand ile günlük ortalama 72,96 kWh tüketim. tutanak sonrası: 29,3kW demand ile günlük ortalama 121,99 kWh tüketim, aynı güç talebi (29kW) ile tüketimin %67 artması, ancak ölçüm sistemindeki bir hatanın/müdahalenin giderilmesiyle açıklanabileceği, zira S fazı gerilim köprüsü gevşetildiğinde sayaç demand değerini de eksik hesaplamakta, ancak tutanak sonrası bağlantı düzeltildiğinde S fazına bağlı olan klima ve laboratuvar cihazlarının (örneğin 22,5 KW 'lık merkezi klima) tüketimi de sisteme dahil olduğu, kurulu güç listesinde yer alan cihazların biyomedikal nitelikleri, tüketim değişkenliği savunmasını teknik olarak sınırladığı, Merkezi Klima (22,5 kW): Toplam kurulu gücün yaklaşık %47'sini tek başına oluşturduğu, klimanın devre dışı kalan S fazına bağlı olması durumunda, sadece bu cihazın çalışması bile tutanak sonrası görülen farkı (yaklaşık 50kWh/gün) tek başına açıklayabileceği, laboratuvar cihazları, Mikrobiyolojik kabinler (4 kW) ve etüvler (3,5 kW), operasyonel, süreçlerde baz yük oluşturduğu, bu cihazların enerji tüketimi "kapasite artışı" ile değil, termostatik döngülerle değiştiği, ancak demand verilerindeki stabilite, bu cihazların kullanım sıklığının da dönemler arasında değişmediğini teyit ettiğinin bilirkişiler tarafından tespit edildiği, her iki bilirkişi raporunun da uyuştuğu, raporların dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Elektrik sayaç muayenelerinin 3516 sayılı Ölçü ve Ayar Kanunu Elektrik, Su ve Gaz Sayaçları Yönetmeliği 10.mad. 6/b gereği kayıp ve kaçak iş ve işlemlerinden dolayı sayacın teknik olarak muayeneye uygun olmadığından laboratuvar muayenesi talebinin T.C. İstanbul Valiliği İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü denetim elemanları tarafından karşılanmadığı, kurumların, bulunduğu Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğünden iş yeri çalışanlarına elektrik sayacının kayıp ve kaçak iş ve işlemlerinin değerlendirilmesi ve raporlama işlemlerinin yapılabilmesi için yetki belgesi alması gerektiği, bu bilgiler kapsamında sayaç laboratuvar muayenesinin T.C. İstanbul Valiliği Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü tarafından Ölçü ve Ölçü Aletleri Tamir ve Ayar Yetki Belgesi verilen ... Laboratuvar Teknik Uzmanları tarafından yapıldığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre davalı kurumun düzenlediği belgelerin, düzenlenme süresi olarak değerlendirildiğinde sürelere uygun olarak düzenlendiği, davacının yönetmeliğin 42.1.c maddesi kapsamında elektrik enerjisini kullandığı, laboratuvar incelemesi sonucu sayacın eksik kayıt yaptığının tespiti sonucu kaçak kullanım tutanağının düzenlendiği, davalı kurumun yaptığı işlemlerin mevzuata uygun olduğu, sayacın usule uygun söküldüğü ve laboratuvar incelemesinin yaptırıldığı, davalı kurumun yaptığı işlemlerde herhangi bir hata olmadığı anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 9.074,34-TL'nin 732,00-TL maktu karar harcından mahsubu ile fazla 8.342,34-TL harcın kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalı lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesap olunan 85.017,90-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-HMK. 333. md. uyarınca yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/05/2026 Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy