T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/466 Esas
KARAR NO :2025/358
DAVA:Tanıma Ve Tenfiz
DAVA TARİHİ:01/08/2024
KARAR TARİHİ:08/05/2025
Mahkememizde görülen Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkil şirket ... ile davalı ... arasında ekte sunulan 16.06.2016 tarihli ürün satın alım sözleşmesi akdedilmiştir. Davalı şirket sözleşmenin gereğini yerine getirmediğinden müvekkil şirket tarafından Kazakistan Cumhuriyeti ... Şehri Tahkim Mahkemesi "..." Tahkim Merkezi'nde dava açılmıştır. Yargılama neticesinde dava kabul edilmiş, Kazakistan Cumhuriyeti ... Şehri Tahkim Mahkemesi "..." Tahkim Merkezi'nin 02.11.2022 tarihli ve 01-10-01/22 sayılı kararına göre davalı şirketin müvekkil şirkete 106.126 USD ve yargılama masraflarının (200.000 kzt tutarında temsilci hizmetlerinin bedeli, 50.000 kzt tutarında kayıt ücreti, 710.920 kzt tutarında tahkim mahkeme vergisi, 149.457 kzt tutarında posta giderleri) ödemesine hükmetmiştir. Kazakistan Cumhuriyeti ... Şehri Tahkim Mahkemesi "..." Tahkim Merkezi'nin 02.11.2022 tarihli ve 01-10-01/22 sayılı kararın rusça aslı, apostil şerhi ve türkçe tercümesi ekte yer almaktadır.
Kazakistan Cumhuriyeti ... Şehri Tahkim Mahkemesi "..." Tahkim Merkezi'nin 02.11.2022 tarihli ve 01-10-01/22 sayılı kararı hakkında Kazakistan Cumhuriyeti ... Şehri Bölgelerarası İhtisas Ekonomi Mahkemesi 23.12.2022 tarihli ve ... sayılı kararında icra edilebilirlik kararı verilmiş olup bu kararın rusça aslı, apostil şerhi ve türkçe tercümesi ile Kazakistan Cumhuriyeti ... Şehri Bölgelerarası İhtisas Ekonomi Mahkemesi ... sayılı icra emrinin rusça aslı, apostil şerhi ve türkçe tercümesi de ekte sunulmuştur. Kazakistan Cumhuriyeti ... Şehri Bölgelerarası İhtisas Ekonomi Mahkemesi 23.12.2022 tarihli ve ... sayılı kararında icra edilebilirlik kararı temyiz edilmediğinden karar 11.01.2023 tarihinde kesinleşmiş olup ... Şehri Bölgelerarası İhtisas Ekonomi Mahkemesi tarafından düzenlenen 18.06.2024 tarihli ve ... sayılı kesinleşme şerhinin rusça aslı, apostil şerhi ve türkçe tercümesi ekte sunulmuştur.
Ayrıca dava dilekçemizin ekinde davalı şirket yetkilisine yargılama sürecinde yapılan tebligatlara ilişkin "..." tarafından düzenlenen bilgilendirme yazısının rusça aslı ve türkçe tercümesi, davalı şirket tarafından müvekkil şirkete kesilen eski tarihli bir adet fatura, davalı şirket tarafından müvekkil şirkete gönderilen ihtarname cevabı ve davalı şirket tarafından müvekkil şirkete gönderilen borç ödemesine ilişkin teminat mektubu yer almaktadır.
Yukarıda izah ettiğimiz hususlardan ötürü Kazakistan Cumhuriyeti ... Şehri Tahkim Mahkemesi "..." Tahkim Merkezi'nin 02.11.2022 tarihli ve 01-10-01/22 sayılı ilamının tanınması ve tenfızini kararının Türkiye'de tanınması ve tenfızini, yargılama gideriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmedin
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Davacı yan, ''...'' Tahkim Merkezinin 02 Kasım 2022 tarihli No:01-10-01/22 Sayılı Kararı'nın tanıma ve tenfizi için, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas, ... Karar Sayılı dosyası ile dava ikame ettiğini, yapılan yargılama ile 14.03.2024 tarihinde, davanın esastan reddine karar verilerek tarafların kararı istinaf etmemesi neticesinde, 28.05.2024 tarihinde kesinleştiğini
Huzurdaki dava ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas, ... Karar Sayılı dosyasındaki davanın tarafları, konusu, niteliği aynı olan davanın tekrar Türk Mahkemelerinin önüne getirilmesi, "6100 Sayılı HMK'nun 303/1.maddesinde de açıklandığı üzere 'Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.'' kesin hüküm varlığı nedeni ile mümkün olmadığını,
Dosyaya sunulan ''ihtarnameye Cevap'' başlıklı belgeyi asla kabul etmemekle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi yargılaması sırasında bu belge dosyaya sunulmadığını, tahkime konu tüm evraklar sahte olup, sözde belgelerdeki kaşe ve imzalar müvekkiline ait olmadığını, imzası bulunan kişiler ... ve ..., müvekkili şirketin çalışanı, temsilcisi ve yetkilisi olmadığını ,
Dosyaya sunulan belgelerdeki kaşe, tamamen dolandırıcılık maksatıyla hazırlanmış olup, müvekkiline ait olmadığını, sahte kaşe, büyük ihtimalle kazakistan'da yaptırılması nedeni ile ''ı'' harflerinin hepsi ''i'' ''edirne'' ''edime'' ve ''sultangazi'' ''sultamgazi'' şeklinde yanlış bir türkçe ile hazırlandığını, dava konusu, Kazakistan Cumhuriyeti ... şehri ''...'' Tahkim Merkezinin 02 Kasım 2022 tarihli No: 01-10-01/22 Sayılı Kararında, NO2 sayı ile 16 haziran 2016 tarihli mal alım sözleşmesi ve tahkim sözleşmesi olduğu ve bu sözleşmeye istinaden karar verildiği yazılmış ise de, Müvekkkili ... ...Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Davacı şirket arasında akdedilen bir mal alım sözleşmesi ve tahkim sözleşmesi bulunmadığın, müvekkili şirket Fatura ve Gümrük Beyannameleri ile sabit Davacı şirkete 22.05.2017 tarihinde 29.287,08 Abd Doları değerinde mal satmış olup, Satılan malın da Davacı şirkete teslim edildiğini, taraflar arasındaki tüm ticari ilişkinin bundan ibaret olduğunu, Müvekkil şirketin Davacıya mal satarak alacaklı olması, Müvekkili, tarafı olmadığı bir tahkim sözleşmesinin tarafı haline getirmeyeceğini, Müvekkil ...'ın hiç bir nam ve hesap altında Davacı şirkete borcu olmayıp, Tahkim kararında yer alan, Müvekkilin taraf olduğu iddia olunan tüm bilgi ve belgeler sahte olduğunu, Uydurma belgeler, sahte kaşe ve uydurma taraflar ile yapılan Sözde Tahkim yargılamasının hiç bir hukuki geçerliliği bulunmadığını,
Sözde 14.02.2018 tarihinde Hazırlanan İhtarnameye cevap yazısı Asla Müvekkil şirket yetkilisi tarafından hazırlanmamış olup, burada yer alan kaşe ve imzanın da sahte olduğunu, bütün metinde yine, türkçe karakter olan '' ı ''harfi ''i'' olarak yazıldığını,
Müvekkili şirket '' ... ... '' adresine 28.02.2018 tarihli Genel Kurul kararının, 08.03.2018 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmesi ile taşındığını, Belgenin Müvekkili ile alakası olmadığı ve sahte olarak düzenlendiği buradan da açıkca görüleceğini,
Türkiye Ve Kazakistan Arasındaki Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşmasına uyarınca da taraf devletler arasında Tanıma ve Tenfiz hükümlerinin uygulanması için geçerli bir tahkim anlaşması olması zorunlu olup, Tahkim anlaşması olmayan talepler hakkında tanıma ve tenfiz kararı verilmeyeceğini, Müvekkili şirket, Dava konusu tahkim yargılamasının tarafı olmadığını, Davacı yan ile aralarında tahkim sözleşmesi olmadığını, davacı yana hiçbir nam ve hesap adı altında borcu olmadığını, tahkim kararında yer alan ... ve ...'un şirketin yetkilisi, müdürü olmadıklarını, aralarında işçi-işveren veya vekalet ilişkisi bulunmadığını belirterek ;
Nihayetinde, Davaya konu gerçek bir tahkim sözleşmesinin ve tahkim yargılamasının bulunmadığından, Davacının tanıma ve tenfiz talebini içeren haksız Davanın reddine , yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yabancı mahkemece hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve Devlet Kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan Kazakistan Cumhuriyeti ... Şehri Tahkim Mahkemesi "..." Tahkim Merkezi'nin 02.11.2022 tarihli ve 01-10-01/22 sayılı kararının dosyasından verilen kararın Türkiye'de icra olunabilmesi için 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkındaki kanunun (MÖHUK) 50-54. maddesi uyarınca tanınması ve tenfizi talebine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilmiş olan dilekçeler ve belgeler incelendiğinde davacı ile davalı arasında 16/06/2016 tarihli mal alım sözleşmesinden doğan alacak ilişkisi nedeniyle Kazakistan Cumhuriyeti ... Şehri ... Tahkim Merkezi Tahkim Mahkemesi'nden verilen kararın tanınması ve tenfızini talep ve dava etmiş olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 01.08.2024 tarihli dava dilekçesi ekinde bildirdiği ;Taraflar arasında akdedilen sözleşme,Kazakistan Cumhuriyeti ... Şehri Tahkim Mahkemesi "..." Tahkim Merkezi'nin 02.11.2022 tarihli ve 01-10-01/22 sayılı kararının rusça aslı, apostil şerhi ve türkçe tercümesi,Kazakistan Cumhuriyeti ... Şehri Bölgelerarası İhtisas Ekonomi Mahkemesi 23.12.2022 tarihli ve ... sayılı kararının rusça aslı, apostil şerhi ve türkçe tercümesi,Kazakistan Cumhuriyeti ... Şehri Bölgelerarası İhtisas Ekonomi Mahkemesi ...-1 sayılı icra emrinin rusça aslı, apostil şerhi ve türkçe tercümesi,... Şehri Bölgelerarası İhtisas Ekonomi Mahkemesi tarafından düzenlenen 18.06.2024 tarihli ve 7119-24-B-21/245 89 sayılı kesinleşme şerhinin rusça aslı, apostil şerhi ve türkçe tercümesi,"..." tarafından düzenlenen bilgilendirme yazısının rusça aslı ve türkçe tercümesi,Davalı şirket tarafından müvekkil şirkete kesilen eski tarihli bir adet fatura,Davalı şirket tarafından müvekkil şirkete gönderilen ihtarname cevabı,Davalı şirket tarafından müvekkil şirkete gönderilen borç ödemesine ilişkin teminat mektubu, dosya içine alınmıştır.
Davalı vekilinin 22/08/2024 tarihli cevap dilekçesi ekinde bildirdiği ;... ...Sanayi ve Ticaret A.Ş. 'ne ait İstanbul Ticaret Odası kayıtları , Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E., ... K. Sayılı dosyası, ... ...Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne ait İmza sirküleri dosya içine alınmıştır.
Mahkememizce Milletlerarası Özel Hukuk uzmanı Prof. Dr. ...'ın 08.03.2025 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Alınan raporda ve özetle ;
"Aynı taleple açılmış olan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı kararında yer alan "bir tahkim sözleşmesinin varlığından kesin olarak bahsedilemeyeceği" yönündeki gerekçe karşısında, ... tahkim merkezi bünyesinde verilmiş olan 02.11.2022 tarihli yabancı hakem kararının tanınması ve tenfizi talebine ilişkin derdest davanın, kesin hüküm nedeniyle HMK m. 114 gereği dava şartı yokluğu nedeniyle kabulünün mümkün olmadığı,
... tahkim merkezi bünyesinde verilmiş olan 02.11.2022 tarihli yabancı hakem kararına konu yargılama bakımından gerek dava dilekçesinin gerekse nihai hakem kararının ve bu kararın icrasına ilişkin dava dilekçeleri ile kararların davalı ... AŞ'ye usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği yönündeki iddialar karşısında, davacı tarafın bu iddiaların aksini kanıtlayamadığı, dosyada usulüne uygun tebligatları gösterir bir belgeye rastlanılmadığı,
Belirtilen tüm nedenlerle davacı tarafından Kazakistan Cumhuriyeti ... tahkim merkezi bünyesinde verilmiş olan 02.11.2022 tarihli No: ... Sayılı yabancı hakem kararının tanınma ve tenfiz için gereken koşulları taşıdığının ispatlanamadığı," görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Prof. Dr . ... , Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan Milletlerarası Tahkim Hukuku Cilt 1. Bası 6 kitabı sayfa 131 de yer alan değerlendirme de; " Yabancı hakem kararının tenfiz isteminin reddine ilişkin Türk Mahkemesi tarafından verilen karar ; icrai niteliktedir ve aynı zamanda bu karar kesin hükmün bütün sonuçlarını taşımaktadır. Diğer bir ifadeyle, hakem kararının Türkiye'de tenfizi ikinci defa istenildiğinde önceki red kararı kesin hüküm teşkil ettiğinden bu istek reddedilecektir- 216 . Tenfiz isteminin reddine ilişkin karar ;ihtilafın esasına ilişkin olmayıp , yabancı hakem kararının tenfizi için gerekli şartların bulunmadığını tespitten ibaret olduğu için aynı ihtilaf yeniden hakemler tarafından karara bağlanırsa bu yeni kararın Türkiye'de tenfizi talep edilebilecektir 217. " şeklinde görüşlerini açıklamışlardır.
Derdest bir davanın koşulları 6100 sayılı HMK’nun 114/1-ı. maddesi de; “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” şeklinde belirtilmiştir.
Derdest bir davanın ilk koşulu, aynı davanın; tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın halen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması halinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bu dava ile görülmekte olan başka bir davanın aynı dava olduğunu söyleyebilmek için ise, maddi anlamda kesin hüküm gibi her iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. Dava sebebinden maksat da (hukuki sebepler değil) davanın dayanağını teşkil eden vakıalardır
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Davacının davasını daha önce .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas dosyasından açtığı
Mahkemenin 14/03/2024 tarihli kararında;
"MÖHUK 'un 62. Maddesinin " (1) Mahkeme, ... h) Hakem kararı tâbi olduğu veya verildiği ülke hukuku hükümlerine veya tâbi olduğu usule göre kesinleşmemiş yahut icra kabiliyeti veya bağlayıcılık kazanmamış veya verildiği yerin yetkili mercii tarafından iptal edilmiş ise, yabancı hakem kararının tenfızi istemini reddeder." şeklindeki düzenlemesi ve Türkiye'de Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki 10 Haziran 1958 tarihli New York Sözleşmesi uyarınca mahkememizce tanınması ve tenfızi talep edilen kararın kesinleştiği hususunda yeterli kanaat oluşmadığından, ayrıca davalının ticaret sicil kayıtları incelendiğinde sözleşmeyi imzalayanların şeklen davalının yetkili temsilcisi olarak görünmemesi sebebiyle taraflar arasında geçerli olan bir sözleşmenin ve tahkim şartının bulunduğundan kesin olarak bahsedilemeyeceğinden nitekim bu hususunun tahkim yargılamasında da ileri sürülmüş olması sebepleri bir bütün olarak inclendiğinde davacının davasının reddine " karar verdiği anlaşılmıştır.
Kararın davacı ve davalı tarafça istinaf edilmeksizin 30/05/2024 tarihinde kesinleştiği sabittir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas dosyasından açılan davada mahkeme usulen red kararı vermemiştir.Esastan red kararı vermiştir. Kararında "bir tahkim sözleşmesinin varlığından kesin olarak bahsedilemeyeceği" ni de açıklamıştır.
Davacı tarafça istinaf edilmeden kesinleşen bu tespiti içerir Mahkeme kararı mahkememiz yönünden bağlayıcı kesin hüküm niteliği taşımaktadır. Bu nedenle daha önce kesin hükme bağlanmış olan davacı isteminde HMK.114/ 1-i maddesi gereğince davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın HMK 114/1-i md gereğince kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle usulen reddine
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 187,8-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına
5-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,
Davacı vekili Av.... ve Davalı vekili Av.... yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır