T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/469 Esas
KARAR NO :2025/395
DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ:02/08/2024
KARAR TARİHİ:21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... numaralı Konutlar İçin ... Sigorta Poliçesi kapsamında ...'a ait konut sigorta altına alındığını, 07.10.2023 tarihinde ... adresinde konutun çatı ortak alan kısmında davalılardan ... Sitesi Yöneticiliği taşeronu tarafından tadilat yapılırken yangın çıkması sonucu konutta hasar oluştuğunu, Yangın hadisesi sebebiyle oluşan zarara istinaden, müvekkil sigorta şirketi tarafından sigortalı ...'a 557.257,00 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, Poliçe kapsamında müvekkil şirket tarafından hasar tazminatının ödenmesi ile mukavele şartlarına ve TTK'nın 1472. maddesi ve Poliçe Genel Şartlarına göre müvekkil sigorta şirketi sigortalısının yerine kaim olmuş ve sigortalının zararına sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü hakları müvekkil şirkete intikal ettiğini, Müvekkil şirket tarafından sigortalısına ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili amacıyla işbu dava ikame edilmeden önce arabuluculuğa başvurulmuş olup arabuluculuk görüşmelerinden de olumlu sonuç çıkmaması üzerine uzlaşmazlık tutanağı düzenlendiğini, bu nedenlerle öncelikle davalılar adına kayıtlı araç ve/veya gayrimenkul tespit edilmesi ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakların tespiti halinde 3. Şahıslara devrinin önlenmesini teminen ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, neticeten fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 405.670,62 TL'nin yangın hadisesi tarihi olan 07.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (Davalı ... Sigortanın sorumluluğu sigorta poliçesi teminatı ile sınırlı olmak kaydıyla), yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın, sigortalıya ait taşınmazda kiracı konumunda olduğunu, bu sebeple davaya bakmakla görevli mahkemenin Sulh hukuk mahkemeleri olduğunu, diğer davalı ... Sitesi Yöneticiliğinin, müvekkili şirket nezdinde ... numaralı sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında hasar tarihinde yangın mali sorumluluk teminatının 287.750,00 TL olarak düzenlendiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte poliçe kapsamında müvekkil şirketin hasar kapsamında yaptığı ödemelerle teminat limitini tükettiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun kalmadığından bahisle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sitesi vekili 09/05/2025 havale tarihli dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, bilirkişi raporunun tebliği ile birlikte davadan haberdar olduklarını, iş bu dava açılmadan önce davacı tarafından 405.670,62 TL alacak için müvekkili hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, icra takibine yönelik olarak 17/05/2024 tarihinde itiraz ettiklerini, dava konusunun rücu tazminatı olup, görevli mahkemenini sulh hukuk mahkemeleri olduğunu, davanın arsa payları oranlarında bütün site maliklerine yöneltilmesi gerektiğini, meydana gelen olay ve hasardan dolayı müvekkiline yüklenecek bir kusur bulunmadığından bahisle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
-24/04/2025 tarihli bilirkişi raporu özetle; Dosya kapsamında yangının çıkış sebebi olarak gösterilen pürmüz ile yapılan çalışma haricinde başka bir yangın çıkış gerekçesi (örnek elektrik tesisatı, sabotaj vb) tespiti bulunmamaktadır. Davalı sit yönetimi taşeronu tarafından yapılan çalışma ile yangın olayı arasında neden/ sonuç İlişkisi kurulabileceğine kanaat getirilmiştir. Yangının, yukarıda belirtilen pürmüz ile yapılan çalışmalarda alınması gerekli koruyucu önlemlerin alınmamış olması gerekçeli başladığına kanaat getirilmiştir. Sigortalının mal sahibi olduğu anlaşılmakla, Bina/ Yangın ve ek teminat kapsamında 20.000,00 TL olarak belirlenen ve sigortalıya yapılan ödeme içerisinde kalan Çatı katı elektrik hattı düzeltme ve gerekli onarımların yapılma bedelinin olay tarihi itibariyle piyasa rayicine uygun olarak belirlenmiş olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Kiracı tarafından kullanılan taşınmazda olay günü sahip olunan ve mahalde bulunarak alev ve söndürme suyuna maruz kalarak kullanılamaz hale gelen elektrik / elektronik cihazlara ilişkin liste yukarıda detaylandırılmış olup, sunulan ilan listelerinden hasar bedelleri belirlenirken ürünler için piyasa rayiç araştırması yapıldığı anlaşılmaktadır. Olay sonrasında elektrik /elektronik cihazlar için eskime oranları dikkate alınarak toplam 49.932,75 TL. kabul edilebilir tazminat tutarı hesaplanmıştır. Davaya konu 07.10.2023 tarihinde meydana gelen Yangın Hasarı davacı ... sigorta şirketince tanzim edilen ... poliçe numaralı Konut Paket Yangın Sigorta Poliçesi vadesinde ve teminat kapsamında meydana geldiği, Hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu Davacı sigorta şirketi tarafından 04.12.2023 tarihinde sigortalısına 557.257,00 TL Hasar tazminatı ödediği, 07.10.2023 tarihinde oluşan hasarın davacı sigorta şirketince tanzim edilen sigorta poliçesi vadesinde ve teminat kapsamında meydana geldiği, davacı sigorta şirketince hasar tazminatı ödendiği, oluşan hasarın davalıların kusuru/sorumluluğu ile oluştuğu heyetimiz tarafından raporumuzun teknik bölümünde tespit edildiği, davacı sigorta şirketinin TTK 1472 halefiyet prensibi koşullarının oluşup oluşmayacağı hususu sayın mahkemenin takdirinde olacağı, mahkeme tarafından rücu şartlarının oluşacağına hükmedilmesi halinde davacı sigorta şirketi 04.12.2023 tarihinde ödediği 557.257,00 TL tazminattan rücuen tazminatı davalıların kusur ve sorumluluk oranına isabet eden tazminatı rücuen talep edebileceği görüş ve kanaatine davalı ... Sigorta şirketinden tazmin ettiği 151.676,10 TL tenzili sonrası bakiye 405.580,90 TL tazminatı davalı ... Sitesi'nden rücuen talep edebileceği, Davacının 405.580,90 TL için 04.12.2023 fiili ödeme tarihi itibariyle faiz talep edebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, 07/10/2023 tarihinde çıkan yangın sonucu dava dışı sigortalının konutunda meydana geldiği iddia edilen hasar nedeniyle oluşan zararı tazmin eden davacı sigortacının halefiyete dayalı olarak ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir.
Tarafların sıfatı, poliçenin niteliği, halefiyet ilkesinin özellikleri de göz önünde bulundurularak, öncelikle mahkemenin görevi ile ilgili dava şartının incelenmesi gerekmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nun “Sulh hukuk mahkemelerinin görevi” başlığı altındaki 4. maddesinde de “(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmüne yer verilmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olup re'sen dikkate alınmalıdır. (Bkz Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ESAS NO: 2017/983 KARAR NO: 2019/9857 sayılı kararı)
634 sayılı Kanunun 35/b maddesinde ise "Ana gayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için gereken tedbirlerin alınması" hükmüne, 16. maddesinde “Kat malikleri anagayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olurlar.” hükmüne, ayrıca 19/3. maddesinde de "Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur." hükmüne yer verilmiş; diğer yandan, aynı Kanunun Ek 1. maddesi ile de “Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, davalı ... Sitesi'nin, site yönetimi olduğu ve diğer davalının da site yöneticiliğinin ... numaralı Site / Apartman Yönetimi Ortak Alan Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğu, yangının sitedeki 66/12 nolu binanın çatısında tadilat yapıldığı esnada çıktığı, dava dışı sigortalanın tapu kaydının incelenmesi sonucu ana binada Kat Mülkiyeti tesis edildiğinin tespit edildiği bu nedenle Kat Mülkiyetinden kaynaklanan davalarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olup, davalı sigorta şirketi yönünden ise, sorumluluk aynı maddî olaydan kaynaklanmış ve zarar tek olmakla, davanın da aynı mahkeme de görülmesi zorunludur. Bu sebeple bütün talepler yönünden ihtilafın özel mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesince çözüme kavuşturulması gerektiğinden (İstanbul BAM, 17. HD, 2021/1771E, 2025/590K), davanın HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Dosyanın görevli İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi karannın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
4-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE,
5-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına,
6-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı ve davalı site yönetimi vekillerinin yüzüne karşı davalı sigorta vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır