T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/502 Esas
KARAR NO : 2025/839
DAVA : İtirazın İptali ( Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/08/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali ( Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 02.03.2023 sözleşme tarihli, 01.04.2023 tedarik başlangıç tarihli 12 aylık Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığı, davalı abone tarafından aboneliğin tahliye edilmesi için 12.03.2024 tarihli başvuru dilekçesi verildiği, ancak sözleşme 01.04.2024 tarihine kadar ayakta olup davalı abone tarafından sebep gösterilmeksizin sözleşme fesih edildiği, davalı abone sözleşmenin 6.6 daki sürelere riayet etmediği, bu şekilde davalı abone tarafından sözleşme süresinden önce fesih edildiği, davalının bu eylemi ise madde 7.1 aykırılık teşkil ettiği, sözleşmenin 4.5 maddesinde hüküm düzenlendiği, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere son iki dönem faturalarının en yükseği olan ... sıra numaralı 06.09.2023 tarih 29.122,93 TL bedelli faturanın iki katı alınarak; 58.245,86 TL bedelli 28.05.2024 vade tarihli ... nolu 21.05.2024 tarihli ceza faturası keşide edildiği, sözleşmenin 4.2 maddesine göre faturanın %12'si cezai şart olarak 6.989,50 TL takibe eklendiği, ödeme yükümlülüğü bulunan davalı, söz konusu icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiği, Merkezi Takip Sistemi 2024/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirketin 02.03.2023 sözleşme/imza tarihli, 01.04.2023 tedarik başlangıç tarihli 12 aylık Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi ile, müvekkili şirketin F-... abone numaralı akaryakıt faaliyeti gösterdiği ... şubesi ile ... abone numaralı yine akaryakıt faaliyeti yürüttüğü ... şubelerine elektrik enerjisi tedarik edilmesi konusunda anlaşmış olduklarını, sözleşme ilişkisi müddetince müvekkili şirketin birbirinden farklı adreslerdeki iki ayrı şubesine de davacı şirket tarafından elektrik tedarik edildiğini, aylık olacak şekilde her iki şubeye ayrı ayrı faturalar kesildiğini fatura karşılığı ödemelerin son ödeme günlerinde davacı şirkete ödendiğini, sözleşmenin vadesinin dolmasına yakın tarihlerde müvekkili şirketin davacı şirketten iki ayrı şubeye gelecek yıl için sağlanacak elektrik enerjisinin fiyatlandırılmasını talep etmiş davacı şirketin de her iki şube için ayrı ayrı farklı fiyat tarifesi sunduğunu müvekkili şirketin yaptığı değerlendirme ve piyasa araştırması neticesinde sadece ... abone numaralı ... şubesi için 18.03.2024 sözleşme/imza tarihli, 01.04.2024 tedarik başlangıç tarihli 12 aylık Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalayarak, tek abonelik ile devam etme iradesi gösterdiğini, müvekkilinin ... şubesi için davacı şirketle sözleşme imzalamamasının sebebinin şubenin bulunduğu organize sanayi bölgesi sınırlar içinde daha uygun firmaların fiyatlandırma yapması olduğunu, bunun üzerinde davacı şirketin müvekkili şirketten bir dilekçe ile başvuruda bulunmasını ve şube için önceki aboneliğin yeni dönem anlaşması yapılmayacağından tahliyesini talep ettiğini, müvekkili şirket tarafından 12.03.2024 tarihli tahliye talebi içeren dilekçenin devam eden sözleşme feshine ilişkin değil anlaşamama sebebiyle sözleşmenin sona ermesinden yaklaşık 15 gün sonra yenilenmeyeceği için bilgilendirmeye yönelik olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir zaman 02.03.2023 sözleşme, 01.04.2023 tedarik başlangıç tarihli 12 aylık Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'ni feshetmeye ilişkin bir iradesi olmadığını, bu durumun da davacı şirketçe açıkça bilindiği bir aşamada, davacı şirket tarafından sırf güvence bedeli iadesi yapmamak amacıyla, müvekkili şirketin ihtar niteliğinden göndermiş olduğu talep dilekçesi maddi gerçeğe aykırı şekilde değerlendirilerek davaya dayanak MTS icra takibinin başlatıldığını ve müvekkili şirketin sözleşmeyi feshettiği izleniminin yaratıldığını belirterek; müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcu ya da hukuka aykırı bir eylemi olmadığından davanın esastan reddine, davacı şirketin haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle müvekkili şirket lehine %20'den aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama masrafı ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden görüş raporu alınmış dosya arasına konulmuştur.
Dava: Sözleşmeden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstanbul Merkezi Takip Sistemi 2024/.... Sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine faturaya dayalı takip yapıldığı, örnek 49 nolu ödeme emrinin borçluya 31.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 05.06.2024 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 10.06.2024 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlık; Taraflar arasında 02.03.2023 tarihli ve 01.04.2023 tedarik başlangıç tarihli 12 aylık Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığı, davalının aboneliğin tahliye edilmesi için 12.03.2024 tarihinde davacıya başvurduğu ve aboneliğin bulunduğu işyerini tahliye ettiği hususlarında bir ihtilaf bulunmamakla, davacının iddiası sözleşmenin süresinden önce haksız olarak feshedilmesi sonucu sözleşmede kararlaştırılan dava konusu cezai şart tazminatının ödenmesi gerektiği, davalının iddiası ise sözleşmenin feshedilmedi süresinin sona ermesinden sonra yenilenmeyeceğinin bildirildiği, dolayısıyla cezai şart tazminatı talebinde bulunulamayacağı iddialarına ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşme 01.04.2023 tarihli olup 12 aylık süre ile yapılmıştır. Dolayısıyla sözleşmenin 01.04.2024 tarihine kadar ayakta kalacağı açıktır. Davalı ise davacıya 12.03.2024 tarihinde başvurmuştur. Davalının sözleşme dönemini son faturası olan 2024 yılı Nisan ayı faturasını da 16.04.2024 tarihinde vadesinde ödemiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacının alacağa dayanak olarak göstermiş olduğu taraflar arasındaki sözleşmenin m. 6.6 hükmüne göre "sözleşme bitiş tarihinde önce abonelik tahliyesi olursa abone tedarikçiye 2 ay önceden yazılı olarak bildirimde bulunmak (...) yükümlüğündedir". Yine, sözleşmenin 7.1 hükmüne göre "işbu Sözleşme, sözleşmede anılan hallerin dışında ve sözleşme süresi içerisinde abone tarafından feshedilemez. Sözleşme imzalanmasının ardından tedarikçi tarafından herhangi bir dönem faturası çıkıp çıkmadığına bakılmaksızın abone tarafından sözleşme süresi içerisindeki sözleşmedeki fesih koşulları dikkate alınmadan herhangi bir tarihte feshedilmesi, yazılı bildirim olmaksızın tahliye edilmesi veya başka bir tedarikçi tarafından talep edilmesi, (bu talep bu sözleşme kapsamında süresinden önce haksız fesih anlamı taşıyacaktır.) halinde abone her bir sayaç ayrı ayrı hesaplanmak üzere son 12 (on iki) dönem faturalarının en yüksek faturasının 2 (iki) katı kadar cezai şartı tedarikçiye ödemeyi kabul eder", Sözleşmenin 4.5. maddesine göre “Abonenin sözleşmenin herhangi bir maddesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde tedarikçinin feshe ve yazılı bir bildirime gerek olmaksızın madde 7.1.'deki ceza bedellerini ve madde 7.3'deki kar kaybını talep etme hakkı vardır". Nihayet sözleşmenin 6.6. maddesine göre "sözleşme bitiş tarihinde önce abonelik tahliyesi olursa abone tedarikçiye 2 ay önceden yazılı olarak bildirimde bulunmak yükümlülüğünde olup(...) işbu şartlarla bildirimi yapmaması halinde m7'deki cezai şartı ve ilave olarak kar kaybını ödeyeceğini kabul ve beyan eder".
Belirlenen açıklamalar ışığında kararlaştırılan cezai şart tazminatının talep edilebilmesi için iki ay önceden bildirim yükümlülüğünün ihlal edilmesi ve yine sözleşmenin süresinden önce feshedilmiş olması gerekmektedir.
Somut olayda sözleşme süresi boyunca davalı taraf hizmet aldığından ve son faturayı da ödemiş olduğundan sözleşmenin süresinden önce feshedilmesinden söz edilemez. Davacının 12.03.2024 tarihli başvurusu, sözleşmenin bitimine 18 gün kala yapıldığından, anılan tarihte sözleşmede öngörülen iki ay önceden ihbarda bulunulması yükümlülüğünün yerine getirilmesi imkansız olduğundan, davalının başvurusunda bir fesih bildirimine yer verilmediğinden; davalının başvurusunun sözleşmenin yenilenmeyeceği şeklinde yorumlanması aksinin aşırı şekilcilik doğuracağı anlaşılmakla, davanın reddine, davacının açıkça haksız ve kötü niyetli oluşuna dair bir kayıt bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Tazminat taleplerinin reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 1.115,72-TL den 615,40-TL nispi karar harcının mahsubu ile kalan 500,32-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davalının yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası yatıran taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/12/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır