T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/507 Esas
KARAR NO :2025/425
DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/08/2024
KARAR TARİHİ:28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle;Müvekkili ile davalı şirket arasında motosiklet satışı için bayilik sözleşmesi kurulduğunu, taraflar arasında kurulan bayilik sözleşmesinin davalı tarafça hiçbir bildirimde bulunmaksızın feshedildiğini, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranarak haksız ve önelsiz olarak sözleşmeyi feshetmesinden dolayı müvekkilinin ticari faaliyetlerinin sekteye uğradığını, maddi kayıplarının yanında ticari itibarının da zedelendiğini, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bayilik sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedilmesi sebebiyle müvekkilinin menfi ve müspet büyük zarar ettiğinden bahisle bilirkişi raporunda tespit edilecek en fazla miktar üzerinden talep edilmek üzere 100 TL maddi tazminatın (50 TL menfi zarar + 50 TL müspet zarar) ve 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Müvekkili şirketin adresinin Üsküdar/İstanbul olduğunu, huzurdaki davaya bakmaya İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının dava konusu iddiasını belirleyecek durumda olduğunu, belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, müvekkil şirket ile davacı arasında sadece alım - satım ilişkisi bulunduğunu, bayilik sözleşmesinin mevcut olmadığını, davacı tarafın yapmış olduğu hiçbir masraf ve iddia ettiği maddi veya manevi zarardan müvekkil şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığından bahisle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
-02/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Mali yönden yapılan incelemede; Sunulan Flaş belleğin içinde 153 Ticari Mallar Hesabında 31.12.2024 tarihi itibariyle iki adet hesapta bakiyenin var olduğunu, bunun dışında başka bir stokun bulunmadığını, bu iki alış faturasınında da davalı şirket ile bir ilgisinin var olmadığının anlaşıldığını, davacı vekilinin delil olarak sunduğu belgede de 30.09.2024 itibariyle stokunda 3 adet ticari mal bulunduğunun görüldüğünü, dolayısıyla değerleme yapılacak stokta bir malın var olmadığını, davacı ...' ın 2024 yılında 324.130,39 TL kar elde ettiğini, fakat davacının muhasebesi tarafından bu kar rakamının 2024 yılı zararı olarak gösterildiğini, davalı şirket tarafından dosyaya sunulan flash bellekte 2023 yılına ait yasal defterlerin XML formatında sunulduğu ve açılmadığı, dava konusunun 2024 yılı olduğundan 2024 yılına ait herhangi bir bilgi yada belgenin dava dosyasına sunulmadığını, teknik yönden yapılan incelemede ise yedek parça yönünden zarar olmadığını, tabela ve dekorasyon yönünden zararın 55.000,00 TL mertebesinde olduğunu, hukuki tespitler yönünden ise; sözleşmenin davalı tarafından süresinden önce feshedilmiş olduğunu, bu bakımdan davacının müspet zarar kapsamında uğramış olduğu üç aylık kar kaybı olan 194.478 TL' nin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğini, manevi tazminat talep etme şartlarının oluşmadığını bildirmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında motosiklet satışına ilişkin bayilik sözleşmesi kurulduğu, sözleşmenin davalı yanca haksız feshedildiği iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflarca sunulan deliller, alınan bilirkişi raporu tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde; davacının taraflar arasında motosiklet satışına ilişkin sözlü bayilik sözleşmesi kurulduğunu iddia ettiği; davalının ise taraflar arasında yalnızca alım satım ilişkisi kurulduğunu, bayilik sözleşmesi bulunmadığını savunduğu somut olayda; davacı tarafından dosyaya davalı şirket tarafından düzenlenen belge sunulduğu, bu belgede;
“... YETKİLİ SATICI
Firma : ...
Faaliyet Bölgesi: İstanbul
Yukarıda unvanı ve faaliyet bölgesi yazılı firma, Yetkili Satıcımız olup tarafımızca ithal edilen ve üretilen ... marka plakasız motosikletleri 01.01.2024 tarihinden 31.12.2024 tarihine kadar teşhir
etmeye, satmaya ve fatura kesmeye yetkilidir” yazılı olduğu, belge altında davalıya ait kaşe ve imzanın yer aldığı, davalı tarafın bu belge altındaki kaşe ve imzaya bir itirazlarının bulunmadığı, dolayısıyla
01.01.2024 tarihinden 31.12.2024 tarihine kadar taraflar arasında bayilik ilişkisinin bulunduğu tespit edilmiştir.Davalı tarafından bayilik ilişkisi inkar edildiğinden, davacı tarafından bayilik sözleşmesinin
feshedildiğinin Mayıs 2024 tarihinde arandığında öğrenildiği belirtildiğinden ve bu tarihten önce bayilik ilişkisinin feshedildiğine ilişkin somut bir delil bulunmadığından; sözleşmenin davalı tarafından haksız
bir şekilde Mayıs 2024 tarihinde, süresinden 7 ay önce feshedildiğinin kabulü gerekir. Davacı taraf sözleşmenin haksız feshi nedeniyle menfi ve müspet zarar ile manevi tazminat talep etmiştir.
Müspet zarar (olumlu zarar); sözleşme nedeniyle mal varlığında artışı beklenen meblağın, sözleşmenin haksız feshinden ötürü mal varlığına girmemesinden kaynaklanan zarardır. Müspet zarar; alacaklının
gereği gibi ve vaktinde olan ifaya taalluk eden menfaatine tekabül eder. Yani borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne vaziyette bulunacak idi ise bu vaziyetle mamelekin hali hazır vaziyeti arasındaki fark, müspet zararı oluşturur. İtiraza uğramayan bayilik belgesine göre taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmenin davalı yanca süresinden önce haksız feshedilmesi nedeniyle, davacı kar kaybına ilişkin zararını müspet zarar kapsamında talep edebilecektir. Davacının 2024 yılında 324.130,39 TL kar elde ettiği, sözleşmenin Mayıs 2024’te feshedildiği dolayısıyla 2024 yılının ilk 5 ayında 324.130,30 TL
kar elde ettiği dikkate alındığında, davacının aylık karının 64.826 TL olduğunun bilirkişi heyetince hesaplandığı, fesihten sonra davacının, davalı dışında başka bir firmayla benzer nitelikte
sözleşme yapabileceği, davacının fesihten sonra aynı veya benzer şekilde sözleşme yapması gerekli makul
sürenin bilirkişi heyetince 3 ay olarak tespit edildiği, dolayısıyla davacının müspet zarar kapsamında talep edebileceği üç aylık kar kaybının 194.478 TL olduğu anlaşıldığından, talep artırım dilekçesi de dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile müspet zarar kapsamında üç aylık kar kaybı 194.478,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacının talep etmiş olduğu masraflar, müspet karın elde edilmesi için yapılması gereken zorunlu menfi giderler olduklarından, bir başka deyişle bu giderler yapılmadan kar elde edilmesi ve faaliyette
bulunulması mümkün olmadığından, davacının yoksun kalınan kar gibi müspet zarar talepleri bulunduğundan, aynı anda hem müspet hem menfi zarar talep edilemeyeceğinden, davacının yapmış
olduğu masraflara ilişkin tazminat talebi yerinde değildir.
Bu nedenle davacının 23/12/2024 havale tarihli dilekçesinde belirttiği menfi zarar (iş yeri kiralanması, tabela, ışıklandırma vs) talebinin reddine (maddi zarar talebinden müspet zararın çıkarılması ile kalan fazlaya ilişkin istemin) karar verilmiştir.
Davalı yan, davalı şirketin hangi yıla ilişkin ticari defterlerinin talep edildiğinin ara kararda açıkça belirtilmediğinden bahisle hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini savunmuş ise de; tarafların ticari defter ve belgelerinin uzantısı niteliğindeki BA/BS formlarının dosyaya celp edildiği, dava dilekçesinde 2024 tarihinde sözleşmenin feshedildiğinin belirtildiği, davalı tarafa ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi için süre de verildiği, ... Yetkili Satıcı başlıklı belge altında davalıya ait kaşe ve imzanın yer aldığı, davalı tarafın bu belge altındaki kaşe ve imzaya bir itirazlarının bulunmadığı anlaşılmakla, davalı itirazları yerinde görülmemiştir.
Manevi tazminat yönünden; TBK. m. 58/1 hükmüne göre: “Kişilik
hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında
bir miktar para ödenmesini isteyebilir”. Sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi sonucu davacının
nasıl bir kişilik hakkının ihlal edilmiş olduğu hususu iddia ve ispat edilebilmiş değildir. Bu nedenle manevi tazminat isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜK Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
-Manevi tazminat isteminin REDDİNE,
-194.478,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat istemi yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 5.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Maddi tazminat istemi yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 13.284,79-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 3.747,60-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 9.537,19-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 31.116,48-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddedilen maddi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 50,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 6.175,20-TL ilk gider, 100,00-TL tebligat ve müzekkere gideri ve 22.500-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 26.775,20-TL yargılama giderinin kabul ve red durumuna göre 26.097,52 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır