T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/534 Esas
KARAR NO :2025/417
DAVA:Eser Sözleşmesi-Tazminat
DAVA TARİHİ:06/09/2024
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Eser Sözleşmesi- Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirket yüklenici ile davalı iş sahibi taraf arasında, 02/01/2024 tarihinde ...” binasının “Çelik, Mekanik, Elektrik, İnce İnşaat İşlerinin” yapımı konulu sözleşme düzenlendiğini, Taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince, davalı iş sahibi kendi üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, akdedilen sözleşmenin 18. maddesi uyarınca iş sahibinin herhangi bir şarta veya hakediş usulüne bağlı olmaksızın avans ödemeleri yapacağının kararlaştırıldığını, işbu avans ödemeleri ise 15.03.2024 vadeli 15.000.000TL bedelli, 15.04.2024 vadeli 15.000.000TL bedelli, 15.05.2024 vadeli 15.000.000TL bedelli ve 15.06.2024 vadeli 15.000.000TL bedelli olup bunlardan yalnızca 15.03.2024 vadeli 15.000.000TL bedelli avans ödemesinin ödendiğini ve müvekkili şirketin taşeronlarına da farklı farklı tarihlerde 13.500.000TL ödeme yaptığını, toplamda 31.500.000TL yapması gereken ödemeyi iş sahibinin yapmadığını, davalı tarafa....Noterliği, ... Yev. Numaralı, 11.06.2024 tarihli ihtarname ve ....Noterliği, ... Yev. Numaralı, 23.07.2024 tarihli ihtarnameler ile karşı tarafı edimlerini yerine getirmesini ihtar etmelerine rağmen müvekkili şirkete ödeme yapılmadığını, Davalının sözleşmenin esaslı unsur niteliğindeki başkaca edimlerini de yerine getirmediğini, sözleşme kapsamında davalı tarafça verilen projelerde hatalar ve eksiklikler bulunması sebebiyle işin teslim süresi ciddi şekilde geciktiğini, müvekkili şirketin her ne kadar uygulama projelerini ivedi bir şekilde hayata geçirmek istese de davalı tarafça verilen projelerde bulunan hata ve eksiklikler sebebiyle uygulama projeleri gecikmeye uğradığını beyanla ihtiyati tedbir talebimizin kabulü, davalı iş sahibinin sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle taraflar arasında düzenlenen 02/01/2024 tarihli sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiğinin tespiti ile uğranılan şimdilik 1.000 TL menfi zararın TTK m.1530/7 uyarınca hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı iş sahibinin sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle taraflar arasında düzenlenen 02/01/2024 tarihli sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiğinin tespiti ile uğranılan şimdilik 1.000 TL menfi zararın hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
19/12/2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7155 sayılı Kanunun 20.maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddede, "5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..."
22.maddesiyle, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3.maddesinde "...Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır",
23.maddesiyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa dördüncü bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla eklenen 18/A maddesinde, "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurduğuna dair bilgi vermemiş olup ekte de buna dair belge sunmamıştır.
Somut olayda, davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu tartışmasızdır. Buna göre dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği anlaşıldığından, Yukarıda belirtilen Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca, Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği anlaşıldığından, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 maddesi hükmü gereğince, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK 'nun 114/2 delaletiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A-1, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A-2 ve HMK'nın 115/2 maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin harcın mahsubu ile 187,80 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarifeye göre AAÜT 7/2 maddesi gereğince dava değeri üzerinden hesaplanan 1000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne hitaben yazılacak dilekçeyle istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi 27/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır