T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/573 Esas
KARAR NO :2025/350
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:24/09/2024
KARAR TARİHİ:06/05/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından 22.06.2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan "... Mahallesi ....Sk. İle .... Sk Kesişimi .../ İSTANBUL " adresinde yapılan kazı çalışması esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirkete ait yer altı tesisine zarar verildiğinin tespit edildiğini, davalı tarafça hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 11.230,40-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; davalı ....İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ila takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerde, müvekkili idare elemanlarınca herhangi bir çalışma yapılmadığını, söz konusu çalışmanın "2023 yılı Avrupa 2.Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı Avcılar ve ... İlçeleri İçme Suyu ve Atıksu Yapım, Bakım, ve Onarım İşi " kapsamında ... Hafri. İnş. Nak. Temz. İth. İhr. San Ve Tic. A.Ş. tarafından iki baca arası kazı çalışması yapıldığını, idare ile yüklenici firma arasında bağıtlanan ve taraflar ile üçüncü şahısları bağlayıcı olan "Eser Sözleşmesi ile İnşaat İşleri Teknik Şartnamesi, İdari Şartname, Yapım işleri Genel Şartnamesi ve Kanalizasyon Özel Teknik Şartnamesi"nin ilgili hükümleri uyarınca; müteahhit firma, yaptığı işlerle ilgili olarak ortaya çıkabilecek her türlü kaza, hasar, zarar ve ziyandan sorumlu olacağı hükmü yer aldığını, dolayısıyla iş bu davada husumetin müvekkili idareye de yöneltilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili idare açısından davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini belirterek; davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderlerini ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişiden rapor alınmış dosya arasına konulmuştur.
Dava: Haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... İcra Dairesinin .... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 24.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 23.01.2024 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 05.08.2024 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlık; davalılar tarafından gerçekleştirilen kazı çalışmaları neticesinde, davacıya ait alt yapıya zarar verildiği ve bunun tazminin mümkün olup, olamayacağı iddiasına ilişkindir.
Türk Borçlar Kanun 49. Maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir eylem nedeniyle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.
Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Açıklamalar ışığında haksız fiil neticesinde ortaya çıkan zararın tazmini için öncelikle kusurun; ardından gerçek zararın tespiti önem arz eder.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 01.10.2024 tarihinde cevap yazısında, “22.06.2022 tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi, .... Sokak ile .... Sokak kesişimi adresinde herhangi bir gerçek ve tüzel kişilere Altyapı Kazı Ruhsat izni verilmemiş, ancak Müdürlüğümüz kayıtlarında yaptığımız incelemeler sonucunda; ... İlçesi, Sultaniye Mahallesi, .... Sokak ile .... Sokak kesişimi adresinde ... 'ne 45 metrelik “Atıksu Hattı Tesisi” için 29.06.2022-30.06.2022 tarihleri arasında 480465 AYBİS sayılı Altyapı Kazı Ruhsatının verildiği tespit edilmiş olup, bahse konu ruhsata ait kazı krokisi ve çalışma yapılan yerin güzergah fotoları yazımız ekinde mahkememize gönderilmiştir.
Dava dosyasına sunulan belge ve fotoğraftan, ... tarafından kepçe ile kazı çalışması yapıldığı ve Davacı ...Dağıtım A.Ş'e ait kablolara hasar verildiği görülmektedir.
Ayrıca bölgede alt yapısı olabilecek firmaların (..., ..., ... vb.) alt yapı tesislerine zarar vermemek için, bu firmalara bilgi verilmesi ve bu firmalardan gözcü talep edilmesi gerekmektedir. Fakat dava dosyasında, davalı şirket ve/veya onun yüklenicisi tarafından, kazı çalışması yapmadan önce bölgede alt yapısı olan davacı ...Dağıtım A.Ş 'ye bilgi özcü talep edildiğine dair herhangi bir belge bulunmadığından, davacı şirket ya da onun yüklenicisi tarafından kazı çalışması öncesinde, davacı şirkete bilgi verilmediğinin ve gözcü talep edilmediğinin kabulü gerekmektedir.
Hasarın, Davalı ... tarafından yapılan kazı çalışmalarına başlamadan önce; alt yapı araştırması yapmadan, bölgede alt yapısı bulunan ...Dağıtım A.Ş 'ye bilgi verilmeden ve gözcü talep etmeden kazıya başladığı, Hasara Kazı çalışmaları yapan davalı şirket personelinin tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle meydana geldiği, kanaatine varılmıştır. Bu durumda davalı ... tam kusurludur.
Davacı şirket tarafından hasarın giderilmesi için gerekli bedel kalemlerinin içine, Dağıtılmayan enerji bedeli ve Eşik Kesinti Süresi Aşım Bedeli de dahil edilmiştir.
Davacı şirket tarafından hasarın giderilmesi için gerekli bedelin içine Dağıtılamayan Elektrik Bedelini de dahil edilmiştir. Yargıtay'ın istikrar bulmuş kararlarına göre, dağıtılmayan enerji bedelinin gerçek zararla ilişkisi bulunmadığından talep edilemeyeceğine karar verilmiştir.
Davacı şirket tarafından, Eşik Kesinti Süresi Aşım Bedeli, Bildirimsiz elektrik kesintisi sebebiyle elektrik şirketinin kullanıcılara ödemek zorunda kaldığı bedel olarak tanımlanmıştır. Fakat bu arıza ve elektrik kesintisi nedeniyle kullanıcılara tazminat ödemek zorunda kaldığına ve kaç kullanıcıya ne kadar tazminat ödendiğine dair herhangi bir belge bulunmamaktadır. Bu nedenle de gerçek zarar olarak değerlendirilemeyecektir. Bilirkişi tarafından yapılan bu tespit yerinde görülmüştür.
Davalı ...; taşeronluk sözleşmesi kapsamında alt yapı işini dava dışı üçüncü kişilere devrettiğini kendisine izafe edilebilecek kusur olmadığını beyan etse de; eser sözleşmelerinde kural olarak, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmamakta, yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak üstlendiği işi sözleşme koşullarına uygun olarak tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmektedir. Bu özellik dikkate alındığında bağımlılık ilişkisi, bir başka deyişle iş sahibinin adam çalıştıran sıfatı bulunmadığından eser sözleşmelerinin yerine getirilmesi ve işin yapımı sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere zarar vermesi halinde iş sahibinin zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. Ancak bu kesin bir kural değildir. İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olması halinde, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibinin “adam çalıştıran” sıfatıyla zarardan sorumlu tutulması gerektiği ve sorumluluk türünün de müteselsil (zincirleme) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. (Benzer emsal Yargıtay 7.Hukuk Dairesi 2013/12224 Esas - 2014/11678 Karar) ... asıl işveren olarak alt taşeronun yaptığı işlerden kusursuz olarak sorumludur.
Bilirkişi tarafından gerçek zarar; 2.361,05-TL hasar bedeli ve 714,98-TL işlemiş faiz olarak belirlenmiştir. Bilirkişi raporundaki belirleme hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülmüştür.
Belirtilen açıklamalar ışığında davanın kabulüne ve de taraflar lehine koşulları oluşmayan icra inkar / kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Dairesinin .... sayılı dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 2.361,05-TL asıl alacak, 714,98-TL gecikme faizi olmak üzere takibin aynı koşullarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE
Tazminat isteminin REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 3.076,03-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 8.154,37-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 3.280,00-TL tebligat müzekkere ve bilirkişi ücreti olan yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 885,60-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan başlangıçta başvuru ve peşin harç toplamı 855,20-TL bedelin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı davanın miktarı ve niteliği itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 06/05/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır