T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/658 Esas
KARAR NO :2025/176
DAVA:Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ:31/10/2024
KARAR TARİHİ:06/03/2025
Mahkememizde görülen Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
...-0 ticaret sicil nolu ... Pazarlama Anonim Şirketinin ...ne kayıtlı bir limited şirketi olduğunu, söz konusu şirketin 16.10.2014 tarihinde resen ticaret sicilinden terkin edildiğini,
Bahsi geçen şirketin, dava dışı ...Anonim Şirketi'nin ... ...Ş'den kullandığı kredinin kefili olduğunu, kredi borcunun borçlular tarafından ödenmemesi üzerine; ....İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takibe girişildiğin, işbu kredinin alacağı tüm ferileri ile birlikte ....Noterliği'nin 23.09.2008 tarih ... yevmiye nolu nolu sözleşmesi ile ... A.Ş.'ye devir ve temlik edildiğini,
... A.Ş. İle ... A.Ş. .... Noterliğinin 14.09.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı sözleşmesiyle birleştiğini, ... A.Ş. ile ... A.Ş. ....Noterliği’nin 03.01.2019 tarih ve ... yevmiye nolu sözleşmesi ile ... A.Ş. adı altında birleştiklerini,
İlgili icra dosyasında borçlulara yönelik yapılan işlemler neticesinde borçlulardan birinin taşınmazının satışına gidilecek olup; kefil konumundaki takip borçlusu olan ...'nin terkin edilmiş olmasından dolayı tebligatların borçlu firmaya yapılamadığını,
Müvekkili şirket alacağını tahsili için dosyadaki işlemlere devam edilebilmesi adına huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, bilindiği üzere icra dosyasında taşınmazın satış işlemlerinde kıymet takdir raporu ile satış ilanının asıl borçlu ve kefillere tebliği zorunlu olduğunu,
İhyası istenilen şirket ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğinden dolayı huzurdaki davada husumeti sadece ticaret siciline yöneltmiş olmakla beraber; Ticaret Sicilinin yasal hasım olması sebebi ile herhangi bir vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyanla;
... Müdürlüğünün ...-0 ticaret sicil nolu ... unvanlı firmanın tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP/Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğüne ...-0 ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...'nin dosyasında yapılan inceleme neticesinde; dava konusu şirketin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; "sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantısının yapılmadığı" hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2014 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğinin anlaşıldığını,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicil Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesinin gerektiğini,
Dava konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edileceği hususu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici m.7/f.4-a kapsamında bu kapsama giren tüm şirketlerle birlikte Ticaret Sicil Gazetesinde ilan da edildiğini, Diğer yandan; işbu ilanın da, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; müvekkil tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın (bildirimin), dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, müvekkilinin resen terkine ilişkin prosedürde eksik bir işlem yaptığından bahsetmek mümkün olamayacağını,
Dava konusu şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmeksizin yalnızca sınırlı olarak ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesine kanaat getirilmesi durumunda; TTK Geçici 7. madde fıkra 15 gereğince uygulanması gereken ("Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir.") TTK m. 547/2 hükmü gereğince, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmasının gerektiğini,
Müvekkilin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili ticaret sicili müdürlüğünün, “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, nitekim davacı vekili de, açıkça bu yönde bir taleplerinin bulunmadığını beyan ettiğini beyanla:
davanın reddine, davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde ise dava konusu şirketin, dava dilekçesinde anılan işlemler kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Anonim Şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan 06/03/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlık; ...-0 ticaret sicil numaralı ... Pazarlama Anonim Şirketinin .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyası ve tasfiye memuru atanması olarak tespit edilmiştir.
Dosya içine ihyası istenen şirket sicil dosyası, tasfiye halinde ... ilan edilen ticaret sicil gazetesi örneği, şirket ortağı ve münferiden temsile yetkili müdür ...'un nüfus kaydı alınmıştır.
İhyası istenen şirket sicil dosyasının incelenmesinde; tebliğin 7. maddesi kapsamında; ihyası istenen şirketin “Adresinin tespit edilemediği” hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında resen terkin kapsamına alındığı, 09/10/2014 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiği anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası getirtilip, dosya içine alınmış, İcra işlemlerinin devam edebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiği, anlaşılmıştır.
6102 sayılı Yasanın geçici 7. Maddesinin 15. Fıkrasında "Bu maddede düzenlenmeyen hususlarla ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek mal varlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren 10 yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu kanun veya kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret Sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir.
Tüzel kişiliği olan bir şirketin Ticaret Sicilinden terkin işlemi yapıldıktan sonra, ortaklığın tüzel kişiliği sona erer. Bu terkinden sonra ortaklığın alacakları, borçları yada ortaklığın sorumluluğunu gerektiren bir durum ortaya çıkarsa, tasfiye memurları , ortaklığın pay sahipleri veya alacaklılar sicildeki terkin kaydının kaldırılmasını isteyebilirler.
Somut olayda; davacı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, ... Pazarlama Anonim Şirketinin ihyasının takibin devamı için zorunlu olduğu, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır.
İhyası istenilen ... Pazarlama Anonim Şirketinin ticaret sicilde kayıtlı adresinin "..." olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde HMK. 14/2. ve T.T.K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir.
Alınan Ticaret Sicil Müdürlüğü dosyasının incelenmesinde; “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi” gereğince ... Pazarlama Anonim Şirketinin sicil kaydının 09/10/2014 tarihinde res en terkin ile kapatıldığı anlaşılmıştır.
Sicil kaydı kapatılan şirket hakkında .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası nedeniyle ek tasfiyeye ilişkin TTK 547 hükümleri uygulanacaktır.
Mahkememizce davanın kabulü ile ihyası istenen ... münfesih olduğundan ve tasfiyesi gerektiğinden, şirket ortağı ve son yetkili müdürü ...'un ücretsiz olarak tasfiye memuru olarak atanması uygun görülmüştür.
Davalı ... Sicil Müdürlüğünün iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermediği, yasal hasım konumunda bulunduğu, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmaması gerektiği anlaşılmıştır. Davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1- ... Müdürlüğü nde ,...-0 sicil numaralı ... nin ....İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası ile sınırlı olmak üzere TTK 547 maddesi gereğince İHYASI na, yeniden ticaret siciline tesciline, tasfiye memuru olarak ... (TC No: ...) ın ücretsiz olarak atanmasına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 615,40-TL karar harcının davacıdan peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsiline,
3-Davalı davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, HMK.nun 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalanın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06/03/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır