T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/7 Esas
KARAR NO :2025/337
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:04/01/2024
KARAR TARİHİ:30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; 31/08/2021 tarihinde müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan davalı.... Taş. Ltd. Şti' ye ait ... plakalı aracın ...' ın sevk ve idaresinde iken, ...' e ait ...' in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışmasıyla maddi ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, sigortalının ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu ve 1,81 promil alkollü olduğunun anlaşıldığını, müvekkili şirket tarafından ... vekiline 1.806,69 TL değer kaybı bedeli ödendiğini, müvekkili şirketin yapmış olduğu tazminat ödemesi ile araç sürücüsünün alkollü olmasından ötürü ZMMS Genel Şartlar kapsamında zararı sigortalıya rücu etme zorunluluğu doğduğunu, sayılan nedenlerden ötürü davalı hakkında 1.806,69 TL asıl alacak, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 129,06 TL ticari faiz olmak üzere toplam 14.935,75 TL üzerinden .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğundan bahisle itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına, yargılama masrafı ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Huzurdaki davanın trafik kazası kaynaklı haksız fiil iddiasına dayalı rücu davası olduğundan icra dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini, mahkemenin yetkili ve görevli olmadığını, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete ait araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, sigortacının ödediği tazminatı rücu edebilmesi için kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşmesi gerektiğini, davacının bu durumu ispat etmesi gerektiğini, kazanın oluşumunda müvekkil şirket araç sürücüsünün kusurunun olmadığından bahisle haksız davanın esastan reddine, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
-15/09/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...' ın %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...' in kusursuz olduğu, iş bu raporun 11. Maddesinde belirtilen gerekçe ile dava konusu aracın varsa değer kaybının hesaplanamayacağını, Sigorta mevzuatı yönünden; davaya konu olayda davacı ... Sigorta A.Ş' nin davalı şirketin maliki ve dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracı T-...-0-0 poliçe numarası ile 10/12/2020-10/12/2021 vade tarihleri arasında sigortalayan şirket olduğunu, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre meydana gelen dava konu kazanın ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiğini, zorunlu trafik sigorta araç başına maddi zarar teminat limitinin 41.000,00 TL olduğunu, Davacı ... Sigorta tarafından zarar gören 3. Kişi konumunda olan ... plakalı araç maliki ...' e 04/03/2022 tarihinde 1.971,00 TL tutarında tazminat ödemesi gerçekleştirdiğini, davaya konu kazanın meydana gelmesinde rücu koşullarının tespiti açısından önem arz eden alkolün kazaya münhasır etkisine yönelik değerlendirme bulunmadığı için, rücu koşulları yönünden değerlendirme yapılamadığını bildirmiştir.
-20/02/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...' ın 31/08/2021 tarihinde yaptığı kaza anında yasal sınır üzerinde 1,85 promil alkollü olduğu, alkol etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın münhasıran (salt/tek başına) alkole bağlı olarak meydana geldiğini, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının hasar tarihi itibariyle 28.000,00 TL mertebesinde, ödenen kısımdan bakiye değer kaybı zararının 26.029,00 TL olduğunu, Sigorta mevzuatı yönünden; davaya konu olayda davacı ... Sigorta A.Ş' nin davalı şirketin maliki ve dava dışı ...' ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracı T-...-0-0 poliçe numarası ile 10/12/2020-10/12/2021 vade tarihleri arasında sigortalayan şirket olduğunu, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre meydana gelen dava konu kazanın ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiğini, zorunlu trafik sigorta araç başına maddi zarar teminat limitinin 41.000,00 TL olduğunu, Davacı ... Sigorta tarafından zarar gören 3. Kişi konumunda olan ... plakalı araç maliki ...' e 04/03/2022 tarihinde 1.971,00 TL tutarında tazminat ödemesi gerçekleştirdiğini, Kazada alkol etkisi yönünden nörolojik inceleme ve değerlendirme kısmında yer alan tespitlere istinaden davaya konu kazanın ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...' ın salt/tek alkollü olmasına bağlı olarak meydana geldiği göz önünde bulundurulduğunda davacı ... Sigortanın A.Ş açısından rücu koşullarının oluştuğu bildirilmiştir.
GEREKÇE:
Dava trafik sigortası tarafından ödenen tazminatın rücuan tazmini istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.’nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, "alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır.
Ayrıca, Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Genel Şartları’nın B.4.d maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.
Sigortalı araç sürücüsü, %100 kusurlu ve 1.00 promil ve üstü alkollü olması durumunda 6487 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/6. maddesine göre “yapılan tespit sonucunda 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin 3. fıkrası hükümleri uygulanır.” düzenlemesi karşısında, sürücü %100 kusurlu olup, 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu takdirde emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olması nedeni ile münhasırlık raporu alınmadan teminat kapsamı dışında sayılacaktır (Y. 17.HD, 2015/11765E, 2018/6437K).
Bu açıklamalardan sonra, davalı yan yetkiye ve mahkemenin görevine itiraz ettiğinden öncelikle bu usuli itirazların değerlendirilmesi gerekir:
Zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan zorunlu trafik sigortacısı, kendi akidi olan sigortalıya karşı 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 167 ve 168 inci maddelerine göre rücu davası açabilir. İçe rücu davalarında yetkili mahkemenin hangi yer mahkemesi olacağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) 110 uncu maddesi kapsamında düzenlenmiş değildir. Zira 2918 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının C.7 maddesinde, zarar gören üçüncü kişilerin ve bunların haleflerinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı açacakları tazminat davaları bakımından bir yetki kuralı getirilmiş olup uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin somut olaylarda ise davacı sigorta şirketi tarafından kendi sigortalısına karşı rücuen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası açılmıştır. Buna göre, 2918 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesi hükmünün bu davada uygulanması mümkün olmadığından, sigortacının merkez veya şubesinin bulunduğu yer mahkemesi içe rücu davasında yetkili değildir. İçe rücu davasında yetkili mahkeme anılan hükümlere göre değil, seçimlik yetki olarak 6100 sayılı Kanun'un genel yetki kuralları çerçevesinde ve özellikle anılan yasanın 6, 15 ve 16 ncı maddelerinin birinci fıkraları ile 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre belirlenecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.10.2005 gün ve 2005/11-543 esas, 2005/590 karar sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 26.05.2008 tarihli, 2008/1337-2018/2939 sayılı kararı ile 10.11.2008 tarihli, 2008/3753-2008/5181 sayılı kararı da bu yöndedir.) (Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair, Y.4HD,2022/9939E,2023/8867K).
Somut olayda, uyuşmazlığa konu kazanın İstanbul/Bayrampaşa'da yaşandığı, 6100 sayılı Kanun'un genel yetki kuralları çerçevesinde ve özellikle anılan yasanın 15 ve 16. Maddeleri uyarınca haksız fiilin yaşandığı/ rizikonun gerçekleştiği Bayrampaşa ilçesinin mahkememizin ve İstanbul İcra Dairelerinin yetki alanında kaldığı, dolayısıyla davalının yetki itirazının yerinde olmadığı; görev itirazı yönünden davalının tacir olduğu ve davacının ZMMS olduğu gözetildiğinde uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu tespit edilmekle görev itirazı da yerinde değildir.
Somut olayda, sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...' ın 31/08/2021 tarihinde yaptığı kaza anında yasal sınır üzerinde 1,85 promil alkollü olduğu, alkol etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın münhasıran (salt/tek başına) alkole bağlı olarak meydana geldiğinin bilirkişi tarafından tespit edildiği, Yargıtay 17.HD, 2015/11765E, 2018/6437K. Sayılı kararı uyarınca sürücünün %100 kusurlu olması ve 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu takdirde emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olması nedeni ile münhasırlık raporu alınmadan dahi teminat kapsamı dışında sayılması gerektiği, davaya konu olayda davacı ... Sigorta A.Ş' nin davalı şirketin maliki ve dava dışı ...' ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracı T-...-0-0 poliçe numarası ile 10/12/2020-10/12/2021 vade tarihleri arasında trafik sigortası ile sigortalayan şirket olduğu, meydana gelen dava konu kazanın ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiği, davacı tarafından zarar gören 3. Kişi konumunda olan ... plakalı araç maliki ...' e 04/03/2022 tarihinde 1.971,00 TL tutarında tazminat ödemesi gerçekleştirildiği, davaya konu kazanın ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...' ın salt/tek alkollü olmasına bağlı olarak meydana gelmesi nedeniyle davacı açısından rücu koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, davanın kabulüne, alacak likit olmadığından tazminat isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, davalının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, Takibin takip koşullarında devamına,
2-Tazminat isteminin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 437,60-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 177,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.200,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.937,32-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 865,20-TL ilk gider, 434,50-TL tebligat ve müzekkere gideri ve 13.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.300,20-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı davanın miktarı ve niteliği itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 30/04/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır