T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/772 Esas
KARAR NO:2025/832
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/12/2024
KARAR TARİHİ:11/12/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili ile davalının, 19.08.2021 tarihinde bir “Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” ve aynı tarihli adi yazılı bir “Ek Sözleşme” imzaladıklarını,
müvekkilinin, Ek Sözleşmenin hüküm ve koşulları çerçevesinde (Ek Sözleşme 3.madde) davalıya, 3.000.000,00 TL bedelli bir adet senet verdiğini, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile senedi takibe koyduğunu ve müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, takibin halihazırda derdest olduğunu,
İcra takibine konu edilen dava konusu senet taraflarca imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca bedelsiz olup taraflarca imzalanan sözleşme uyarınca, senedin kısmen veya tamamen ödeme yükümlülüğü olmadığını, davalının, kısmen veya tamamen tahsil etme hakkının olmadığını,
Hal böyle iken, senet lehdarı davalının, sözleşme hükümleri çerçevesinde kendisine verilen senedin yine sözleşme hükümleri çerçevesinde bedelsiz olduğunu bildiği halde icra takibine konu etmiş olması nedeniyle İİK m.72 ve 72/5 hükümlerine dayalı olarak dava konusu senedin bedelsizliği ve menfi tespit tespitini talep etmek gereğinin doğduğunu, ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... no'lu soruşturma dosyası ile Bedelsiz Senedi Kullanmak Suçu'ndan davalı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını beyanla:
İİK m 72 gereği dava sonuna kadar .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasında icra kasasına girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine,
müvekkilinin dava konusu takip ve takip dayanağı bono nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ile takibin durdurularak icranın eski hale iadesine,
davalı hakkında dava konusu senedin lehdarı olması cihetiyle takip yapmakta haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle menfi tespite konu borcun %20'sinden az olmamak kaydıyla Kötüniyet Tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
İddia olunanın aksine davaya konu senedin bir teminat senedi olmadığını, senet metninde de açıkça görüldüğü üzere, müvekkili lehine kayıtsız şartsız bir borç kabulünü ve ödeme taahüdünü içeren bir senet olduğunu, davacı tarafın iddialarının aksine, davacı tarafça davaya konu edilen 19.8.2021 tarihli sözleşmede ve aynı tarihli ek sözleşmede de davaya konu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin hiç bir kayıtın mevcut olmadığını,
Davaya konu senedin davacı tarafça müvekkiline, davaya konu edilen sözleşme ve ek sözleşme hükümlerinin davacı müteahhit tarafından yerine getirilmesi için verilen bir teminat senedi olmayıp, iş bu sözleşmelerin imzalanması karşılığında müvekkiline vaat ve taahhüt olunan ödeme için bir ödeme vasıtası olarak verilen senet olduğunu,
Davacı tarafın iş bu davada ileri sürdüğü iddiaların esas itibarıyla, Medeni Kanun madde 2'de ifade olunan Dürüstlük Kuralına da aykırı olduğunu, davacının davaya konu senede karşı iddia ve ifade etmiş olduğu def'i haklarını kullanırken, her şeyden önce Medeni Kanun madde 2'de ifade olunan, dürüstlük kuralına uygun hareket etmesinin gerektiğini, ancak davacı tarafın davaya konu senedi kayıtsız ve şartsız ödemekle yükümlü olduğunu yok farz ederek, dürüstlük ve iyiniyet kurallarını açıkça ihlal ettiğini, davaya konu senedin, kesinlikle bir teminat senedi olmadığını beyanla davanın reddine, davaya konu borcun %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce 29/05/2025 tarihli celsede taraflar arasındaki uyuşmazlık:
"İİK md 72 gereği .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ve takip dayanağı bono nedeniyle davacı ... ( ...) nın sözleşme hükümleri uyarınca senedin bedelsiz olması sonucu borçlu bulunmadığının tespiti ile takibin durdurulması, icranın eski hale iadesine, davalı hakkında takip yapmakta haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle menfi tespite konu borcun %20'sinden az olmamak kaydıyla Kötüniyet Tazminatına hükmedilmesi istemi " olarak tespit edilmiştir.
.... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası uyap üzerinden dosyamız içine alınmış, incelenmesinde; davalı senet lehdarı alacaklının davacı senet keşidecisi borçlu hakkında 3.000.000-TL asıl alacak, 270.000-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.270.000-TL alacak için 04/06/2024 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlattığı belirlenmiştir.
Dosya içine getirtilen İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi nin ...sayılı dava dosyasının incelenmesinde 08/10/2024 tarihli gerekçeli kararda;
"Takip dayanağı bononun teminat bonosu olduğu ileri sürülmüş ise de, takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının; hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanmasının gerektiği, İİK'nun 169/a maddesi uyarınca, belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesinin gerekli olduğu hususu açıktır.
Ancak takibe konu bononun metninde senedin teminat niteliğinde olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı gibi, davacı tarafça sunulan sözleşmede de takip dayanağı bonoya açık bir atıf bulunmadığı, davacı tarafından teminat senedi iddiasını ispatlar nitelikte, İİK'nun 169/a-1 maddesinde belirtilen yazılı belgelerden herhangi biri ibraz edilememiş, davalı alacaklı tarafça da senedin teminat senedi niteliğinde olduğu kabul edilmemiştir.
İİK'nun 169/a-1 maddesi gereğince; borcun olmadığı veya itfa veya imhal edildiği resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlandığı takdirde mahkemece itiraz kabul edilir.
Davacı- borçlu borca itirazını İİK'nın 169. maddesi kapsamında kanıtlayamadığı itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı" açıklanmıştır.
Dava dosyasında mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konusunda dosya kapsamı belgelerin, davacıların iddialarının ve davalının savunmalarının değerlendirilmesi, bakımından Bilirkişiler SMM İsmail Bektaş ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Prof. Dr. ... ın düzenlediği 12/10/2025 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre;
Mahkememizce fiziken getirtilerek incelenen takibin dayanağı bono üzerinde teminat olduğunu gösterir herhangi bir ibare bulunmadığı görülmüştür.
Davacı tarafça bononun teminat senedi olduğunu gösterir takip dayanağı senede vade , tanzim tarihi ve miktarı ile açıkça atıf yapan bir belge sunulmadığı da sabittir.
Davacının bononun teminat senedi olduğu iddiası kabul edilmemiştir.
Davalı senet Lehdarı ... ün ... CBS nin 2024/... soruşturma sayılı dosyasında verdiği 02/01/2025 tarihli beyanında; "ortak olduğu bir arazide ... isimli şahısla apartman yapması için anlaştım,bu anlaşma ile ilgili olarak ... isimli şahıs bana tarihli 3.000.000( üç milyon) TL bedelli bir adet senet verdi " Şeklinde beyanda bulunduğu , borcun kaynağını açıklayarak talil ettiği görülmüştür.
Dosya içine taraflar arasında imzalanan .... Noterliği 19.08.2021tarih ve ... nolu yevmiye nolu “düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşat sözleşmesi” ile bu sözleşmenin eki olarak imzalanan 19/08/2021 tarihli ek sözleşme alınmıştır.
İncelenen ana sözleşme ve ek sözleşme birlikte değerlendirildiğinde; tarafların edimlerinin “arsa payı devri karşılığında inşaat yapımı” esasına dayandığı,arsa sahibinin satışa konu hisse için bedel almayacağı, yüklenicinin ise bedel ödemeksizin arsa payı karşılığı inşaatı tamamlayarak belirlenen bağımsız bölümleri teslim edeceği hüküm altına alınmıştır.
Ek sözleşmede açıkça, mevcut projede arsa sahibine verilmesi gereken metrekarede daire kalmaması nedeniyle, yüklenici tarafından 3.000.000 TL tutarında bir senet verildiği, ancak yüklenicinin plan tadilatı ile emsal artışı sağlayıp ek bağımsız bölümleri teslim etmesi halinde senedin “geçersiz hale geleceği” düzenlenmiştir. Bu hüküm, senedin bedelinin şarta bağlı olduğunu, dolayısıyla senedin teminat işlevi gördüğünü göstermektedir.
Nitekim, bedelsiz veya şarta bağlı olarak verilen kambiyo senetlerinin, temel borç ilişkisinin varlığına ve ifasına bağlı olarak hüküm doğuracağı Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla da kabul edilmektedir. Bununla birlikte, icra takibine dayanak senedin davacının ticari defterlerinde kaydının bulunmadığı tespit edilmiş olup, bu durum TTK m.64/3 ve HMK m.222 uyarınca ticari defterlerin lehine delil olma vasfı taşıdığı dikkate alındığında, davacının senet bedelinin borç olarak muhasebeleştirilmediğini göstermektedir.
Diğer taraftan, dosya kapsamı ve davacı vekilinin açık beyanıyla sabit olduğu üzere; davacının sözleşmeden doğan asli yükümlülüklerini -inşaatın tamamlanması ve bağımsız bölümlerin teslimi- yerine getirmediği, böylece Ek sözleşmedeki açık şart hükmünün davacı tarafça yerine getirilmediği, Ek sözleşme gereğince senedin “şart gerçekleşmediği takdirde geçerli olacağı” koşulunun gerçekleştiği, senedin paraya çevrilebilir hale geldiği, yasal unsurları taşıyan bononun geçerli bir borç doğurduğu anlaşılmıştır.
Davacının senedin bedelsiz olduğu iddiasının ispatlanamadığı anlaşmıştır.
İspatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı taraf kötü niyet tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkememizce 13/12/2024 tarihli tensip ara kararı ile İİK 72/3 md gereğince ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmiş, takip durdurulmuştur.Bu nedenle davalının kötü niyet tazminat talebi kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın reddine, dava dosyasında takibin durması yolunda ihtiyati tedbir uygulandığından İİK 72 md gereğince 3.270.000 TL nin %20 si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ihtiyati tedbirin bu aşamada kaldırılması isteminin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 55.843,43-TL den 615,40-TL nispi karar harcının mahsubu ile kalan 55.228,03-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 467.100-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-HMK 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır