T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/791 Esas
KARAR NO:2025/744
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/12/2024
KARAR TARİHİ:04/11/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.01.2023 tarihinde davalı ...'ın ruhsat sahibi olduğu ... plaka sayılı aracın; müvekkiline ait ... plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalının aracının, tam ve asli kusurlu, müvekkiline ait aracın ise kusursuz olarak tespit edildiğini, kaza dolayısıyla müvekkiline ait araçta hasar bedeli ve değer kaybı meydana geldiğini, müvekkilinin aracını kullanamadığı süre boyunca maddi zararın oluştuğunu belirterek; müvekkiline ait araçta meydana gelen kusuru oranına göre şimdilik 100,00-TL hasar bedeli ve 100,00-TL reel değer kaybı bedelininin kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; mezkur hasara ilişkin olarak belirsiz alacak davası açılmasının hukuken mümkün olmadığını, belirsiz alacak davasının açılabilmesi için dava değerinin açıldığı tarihte davacı tarafça belirlenebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde mümkün olabileceğini, aracın kullanılamadığı süre zarfında yapmış olduğu harcamaların ve giderlerin bilinebilir halde olduğunu, dolayısıyla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ... plaka sayılı aracın, müvekkili şirket nezdinde ... no’lu ve 06/04/2022-06/04/2023 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibari ile poliçe limiti maddi hasarlarda araç başına 120.000,00-TL; kaza başına 240.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, fakat hasar aşamasında müvekkili şirketin, ... plaka sayılı aracın kasko sigortacısı olan müvekkili şirkete 20.12.2023 tarihinde 41.519,08-TL rücu ödemesinin yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin tenzili ile birlikte kalan bakiye poliçe limitinin 78,480.92-TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle geçerli limitlere kadar ve yine sigortalı araç sürücüsünün kusuru nispetinde olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini belirterek; davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı asile dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak davaya karşı bir cevap sunmadığı görüldü.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden görüş raporu alınmış dosya arasına konulmuş, taraflara tebliğ olunmuş, taraflarca yasal sürede itirazda bulunulmamıştır.
Dava; Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat İstemine İlişkindir.
Somut uyuşmazlık; 07.01.2023 tarihinde: davalılardan ...” ın maliki olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucu; davacının maliki olduğu ... plakalı araçta hasar ve değer kaybı meydana geldiği iddiasıyla davalı araç işleteni ve ZMMS'sinden tazmin talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Kusur ve gerçek zararın tespiti önem arz etmektedir.
Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; Kazanın oluşu konusunda sürücülerin düzenlediği Trafik Kazası Tespit Tutanağı dışında başka bilgiye rastlanmamıştır. Tutanağa göre; Davalı sürücü ...' ın idaresindeki ... plakalı otomobil ile kazada tehlike yaratan ilk kusurlu davranışta bulunan olduğu; Ön ilerisindeki aracı en kısa ve en güvenli mesafede durabilecek hızda olmadan takip ettiği esnada; Ön ilerisinde seyretmekte iken, kırmızı renkli trafik ışıklarında trafik zorunluğu olarak duraklayan araç bulunmasına rağmen aracını sürmeye devam ettiği esnada, önünde duraklamış halde bulunan araca arkadan çarptığı; dikkat ve özen yükümlülüğünü getirmediği ve “%100 Oranda Asli ve Tam Kusurlu” olacağı, öte yandan ... plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ...'nin rafik Kaza Tespit Tutanağında adı geçen sürücü hakkında herhangi bir kural ihlali bilgisi belirtilmemiştir. Adı geçen sürücünün diğer aracın önünde seyrettiği ve kırmızı renkli trafik ışıklarında trafik zorunluğu olarak duraklama halinde olduğu esnada, arkasından gelen aracın çarpmasına maruz kaldığı, kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olacağı değerlendirilmiştir.
Hasar bedeli yönünden yapılan değerlendirmede; Dava konusu ... şase numaralı, ... plakalı, ... marka, ... tipi, 2013 model, 170.065 km kullanım mesafesinde olan aracın dava konusu hasarına ilişkin açılmış ... sayılı hasar dosyası kapsamında hazırlanmış 21.01.2023 tarihli, ... SBM sayılı, hasar ile uyumlu ekspertiz raporunda onarım değişmesi gereken parça bedeli iskonto hariç 34.936,07 TL, işçilik bedeli iskonto hariç 5.750,00 TL olmak üzere toplam onarım tutarı iskonto dahil KDV hariç 35.185,66 TL, KDV dahil 41.519,08 TL olarak hesaplanmıştır. Raporda yer alan iskontosuz parça bedelleri hasar tarihi itibariyle pazarlıksız orijinal yeni parça bedellerine uygundur. Dosyada mevcut belgelerden, davalı ... A.Ş.' nin, ... plakalı davacı aracının kasko sigorta poliçesini, ... plakalı davalı aracının trafik sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olduğu, davalı ... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi ve ekleri ile ekspertiz raporundan, ... plakalı aracın onarımının Mer-Ser firması tarafından yapıldığı, kazaya ilişkin olarak 20.12.2023 tarihinde trafik sigortacısı sıfatıyla kasko sigortacına 41.519,08 TL rücu ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu aracın usulüne uygun onarılarak davacı zararının karşılandığı kanaatine varılan bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir.
Değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmede; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2002/130 Esas, 2002/4512 karar sayılı ilamında "...tamamen onarılmış olsa bile arızalı araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin onarımdan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Aracın onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç onarım görmemiş araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir." şeklindeki ilamı göz önüne alındığında, dava konusu aracın görmüş olduğu dava konusu hasar onarımı nedeniyle hasar öncesi rayiç değerinde bir azalmanın olacağı, önceki hasarlarının da dava konusu hasar öncesi rayiç değerinde azalmaya neden olacağı, mükerrer hasarların ise değer kaybı yaratmayacağı açıktır.
Yargıtay kararında, tamamen onarılmış olsa bile arızalı araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin onarımdan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerektiğinin belirtildiği göz önüne alındığında, hasarın, hasarlı parçanın herhangi bir müdahale yapmadan orijinal yenisi ile değiştirilerek giderildiği durumlarda, değer düşümüne neden olan tahribat izlerinin tamamen ortadan kalkması nedeniyle değer kaybına yol açmayacağının Yargıtay'ın kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay uygulamalarına uygun olarak dava konusu aracın hasar öncesi rayiç değeri ile hasar onarıldıktan sonra rayiç değeri arasındaki farka göre tespit edilmesi gerekmektedir. Dava konusu ... şase numaralı, ... plakalı, ... marka, ... tipi, 2013 model, 170.065 km kullanım mesafesinde olan aracın dava konusu hasarına ilişkin açılmış ... sayılı hasar dosyası kapsamında hazırlanmış 21.01.2023 tarihli, ... SBM sayılı, hasar ile uyumlu ekspertiz raporunda yer alan onarım kalemleri hasar emarelerini ortadan kaldıracak ve piyasa koşullarında araçta değer kaybına neden olacak nitelikte olmaması nedeniyle dava konusu araçta değer kaybına neden olmayacağı kanaatine varılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve taraflarca itiraz uğramadığından hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 200,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Anonim Şirketi'ne ödenmesine,
Davalı ...'ın kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Davacı üzerinde yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/11/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır