T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/818 Esas
KARAR NO:2025/486
DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:30/12/2024
KARAR TARİHİ:25/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında müvekkili şirkete ait ... plakalı araç için kasko sözleşmesi yapıldığını, kasko sözleşmesi kapsamında aracın 24/09/2024 tarihinde kaza geçirdiğini, kasko şirketine ... hasar dosya numarası açıldığını ve davalı şirketin talebi üzerine aracın ekspere götürüldüğünü ve davalı tarafından onay verilmesi üzerine tamirata başlanıldığını, tamirat bittikten sonra müvekkilinin servise başvurduğunu ancak davalı şirketin denetimde oldukları gerekçesi ile ödeme yapılmadığını ve aracın müvekkiline teslim edilmediğini, aracın ticari araç olması sebebiyle müvekkilinin kazanç kaybının meydana geldiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından 135.962 TL ödeme yapılarak aracını teslim aldığını, bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığından bahisle fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 135.962 TL yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulü ile teminatsız olarak davalının taşınır, taşınmaz, banka hesaplarında bulunan para ve üçüncü şahıslarda bulunan alacaklarına ihtiyaten haczine, davanın kabülü ile belirtilen bedelin 18.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle tahsili ile kötüniyetli davalı hakkında HMK 329. Maddenin tatbikine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Dava konusu somut olayda dava değerinin dava tarihi itibariyle tüketici hakem heyetlerinin zorunlu görev sınırı dahilinde kaldığını ve uyuşmazlık miktarı bakımından tüketici hakem heyetine başvuru zorunluluğu bulunduğunu bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu talebin kısmi başvuru ya da belirsiz alacak olarak açılmasında hiçbir hukuki yarar bulunmadığını, eldeki uyuşmazlıkta dava tarihi itibariyle değerin 104.000,00 TL olduğunu, davacının kısmi alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığını, müvekkil şirketin yerleşim yerinin açık ve net olduğunu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme Denetleme Kurumu denetimine tabi olup, mal gizleme ve kaçırma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğini, sigortalının kazaya karışan aracını kendi iradesiyle anlaşmalı servise teslim ettiğini ve 25/09/2024 tarihinde yapılan ihbara istinaden eksper atamasının müvekkil şirket tarafından yapıldığını, eksper tarafından bizzat araç üzerinde inceleme gerçekleştirildiğini, hasarlı araca sigortacılık mevzuatının öngördüğü ve poliçeye uygun şekilde parçaların takılması ve hasarlı aracın gerektiği şekilde onarılarak gerçek zarar karşılanacak şekilde dosyanın işleme alındığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-05/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...'un %100 oranında kusurlu olduğunu, ... plakalı araçların sürücülerinin kaza oluşumunda kusurlarının bulunmadığını, ... plakalı araçta meydana gelen gerçek zararın KDV dahil 135.500 TL olduğunu, tespit edilen zararın kasko poliçesi kapsamında olduğunu bildirilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, 24/09/2024 tarihli trafik kazasına karışan davacıya ait davalıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, hasara uğradığı iddiası ile hasar bedeli istemine ilişkindir.
Taraflarca sunulan deliller, alınan bilirkişi raporu tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketi nezdinde 8757549 poliçe numaralı
Kasko Sigortası ile güvence altına alınan davacıya ait ... plakalı aracın 24.09.2024
tarihinde gerçekleştirdiği maddi hasarlı trafik kazası sonucunda davalı şirket bünyesinde
... nolu hasar dosyası açıldığı, davalı şirket tarafından ise kasko sigortalı ...
plakalı aracın hasarının ödenmemesi nedeniyle davacının onarım bedelini servise
135.962,00 TL olarak ödediği, davalı sigorta şirketinin hasarı karşılamaması nedeniyle ödenen miktarın davalı kasko sigorta
şirketinden tahsili amacıyla işbu huzurdaki davanın açıldığı, yaşanan kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'un %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araçların sürücülerinin kaza oluşumunda kusurlarının bulunmadığı, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen gerçek zararın KDV dahil 135.500 TL olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği, ancak davacının onarım bedelini servise
135.962,00 TL ödediği, dekontun dosyada mübrez olduğu, davacının
135.962,00 TL zararının kasko poliçesi vadesi içerisinde gerçekleştiği ve poliçe kapsamında olduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile, 135.962,00-TL'nin 18/10/2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, 135.962,00-TL'nin 18/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 9.287,56-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 2.321,90-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 6.965,66-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 2.749,50-TL ilk gider, 1.463,50-TL tebligat ve müzekkere gideri ve 14.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.213,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır