T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/148 Esas
KARAR NO:2025/696
DAVA:Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ:27/02/2025
KARAR TARİHİ:08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle;Müvekkili şirketin davalı şirketten ... marka kol saati için satış anlaşması yaptığını, satış anlaşması uyarınca 05/11/2023 tarih ... fatura numarıl 95.000 TL bedelli fatura düzenlendiğini ve müvekkili şirket tarafından bedelin tamamının ödendiğini, davalı şirket tarafından söz konusu saat için 38 saat güç rezervi garantisi verildiğini ancak dava konusu saatin 12 saat ve daha sonra 7 saat sonra kapanmaya başladığını, saatin 11/08/2024 tarihinde davalı şirketin ... şubesine götürüldüğünü ve teknik serviste herhangi bir işlem yapılmadığını, saatteki mevcut arızanın halen devam ettiğinden bahisle davanın kabulü ile TBK 227 maddesi uyarınca ayıpsız benzeri ile değiştirilmesine, değiştirilmesi mümkün değil ise terditli talep olarak sözleşmeden dönme taleplerinin kabulü ile ürün bedeli olarak ödenen 1.000 TL nin fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 11/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Dava dilekçesindeki hususların hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir satış ilişkisinin bulunmadığını, davacı tarafın malı 05/11/2023 tarihinde satın aldığını, teslimden itibaren 8 gün içinde incelemek ve incelettirmek üzerine ürünün ayıplı olduğunun iddiası ile durumu satıcı müvekkil şirkete ihbar etmekle yükümlü olduğunu, hak düşürücü sürelere tabi muayene külfetini yerine getirmediğini ayıba bağlı hakları ortadan kaldırdığını, şikayete konu ürünün ayıplı olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, şikayete konu ürününün kullanım koşullarına uygun olarak kullanılmadığını, teknik servis formunun açıklama kısmında da saatte yoğun darbeler mevcut olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-10/09/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacının ayıplı ifaya ilişkin haklardan birisini kullanabilmesi için dava konusu saatin ayıplı olduğunu geçerli delillerle ispat etmesi gerektiğini, yapılan inceleme sonucunda saatin durağan halde 57 saat çalıştığının tespit edildiğini davaya konu saat için herhangi bir kusur ve ayıptan bahsedilemeyeceğini bildirmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava, uyuşmazlığa konu kol saatinin gizli ayıplı olduğu iddiası ile ayıpsız misli ile değişimi, terditli olarak sözleşmeden dönme ile ödenen bedelin temerrüt faizi ile tahsiline ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca ticari satışlarda; “malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme soncunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır” şeklidedir.
TBK’nın 225. maddesi gereğince ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacaktır.
Satıcının ağır kusurlu olmadığı durumlarda tacirler arası satış sözleşmelerinde ayıp ihbarının yapıldığının ispatı ise TTK 18. maddesinin 3. fıkrası uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı TBK’nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından birini kullanabilecektir.
Alıcının sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanması halinde ise TBK’nın 229. maddesi uyarınca, alıcı satıcıdan, ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi, ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteyebileceği gibi ayrıca satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür.
Yapılan açıklamalar kapsamında somut olay ele alındığında; davacının, davalıdan satın almış olduğu saatin gizli ayıplı olduğunu iddia ettiği, teknik bilirkişi tarafından uyuşmazlığa konu saat üzerinde yapılan inceleme sonucu saatte üretim hatası bulunmadığının, saatin ayıplı olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla uyuşmazlığa konu saatin ayıplı olmadığı ve davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 1.622,40-TL'nin 615,40-TL maktu karar harcından mahsubu ile fazla 1.007,00-TL harcın kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.600,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davalı lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesap olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-HMK. 333. md. uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır