T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/34 Esas
KARAR NO : 2026/342
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/01/2025
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Davalı borçlu tarafından davacı müvekkil şirketten .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E sayılı dosyasındaki alacağa istinaden 2023 kasım ve aralık dönemlerinde muhtelif niteliklerde kumaş ipliği satın alındığını, davalı taraf 1. Maddede belirttiğimiz muhtelif kumaşları müvekkil şirketin mallarını depoladığı dava dışı ... Şirketinin ... adresindeki deposundan teslim aldığını, Müvekkil şirket davalı tarafı ticaret hayatından kaynaklı uzun süredir tanımasından kaynaklı güven esasına dayalı olarak herhangi bir peşinat amadan malları davalıya teslim ettiğini, Davalı teslim aldığı malların tamamının bedelini en geç 1 ay içerisinde ödeme vaadi ile teslim almış akabinde söz konusu süre geçtikten sonra müvekkil şirket yetkililerini sürekli oyalamaya başlamış neticesinde sadece 150.000,00 ve 250.000,00 TL olmak üzere toplamda 400.000,00 TL'yi banka havalesi ile davacı şirket ile aynı adres bünyesinde faaliyet yürüten ... tekstil Şirketinin yetkilisi ...'un hesabına ödeme yapmış bakiye kalan icraya konu bedeli de hiç bir şekilde ödemediğini, taraflar arasında güven esasına dayalı olarak yapılan ticari işlem neticesinde davalı tarafından ödemelerin yapılmaması üzerinde davacı müvekkil şirket davalıya vermiş olduğu malların satışına istinaden 02.04.2024 tarihli faturayı düzenleyerek davalı tarafa gönderdiğini ve davalı tarafından da söz konusu faturanın içeriğine dair herhangi bir itiraz yapılmadığını, akabinde davalı ile ödemenin yapılması hususunda görüşmelere devam eden davacı müvekkil şirket yetkilileri davalıdan her defasında ödemenin yapılacağına dair sözlü taahhütler almasına rağmen bir sonuç elde edememiş ve nihayetinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E sayılı dosyası üzerinden belirtilen malların bedelinin tahsili amaçlı icra takibi başlatıldığını, Davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarakyapılan takibe itiraz ettiğini, Devamla itirazın iptali için dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmış lakin dilekçemiz ekinde ibraz ettiğimiz arabuluculuk tutanağından da görüleceği üzere taraflar anlaşmaya varamadıklarını, Dava dilekçesi ekinde sunulan davalı ile davacı şirket yetkilisi ... arasında yapılan Whatsapp yazışmaları ve ses kayıtlarında da davalı taraf icraya konu alacak bedelini kabul ettiğini açıkça beyan ettiğini lakin her defasında davacı müvekkil şirket yetkilisinden "siz icra dosyasına feragat beyanı verin ben de sizin ödemenizi çekle ,senetle ya da parça parça nakit olarak sonradan ödeyeyim şeklinde yazışmalarından da davalının icra dosyasında borcunu ikrar ettiği sabit olduğunu, davalı tarafın .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E sayılı dosyasında haksız ve kötü niyetle yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, haklı olarak açmış olduğumuz davamızın kabulüne davalı tarafın likit alacak bedelinin %20'sinden aşağı olmayacak miktarda kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ,asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı taraf üzerinden bırakılmasın karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle, Öncelikle müvekkil davacı firmadan takibe konu edilen icra dosyasındaki faturalara konu malları kesinlikle satın ve teslim almadığını, haksız yere ve kötü niyetli şekilde kesilen fatura sistemden görülmediği için 8 günlük süre içerisinde iade işlemi yapılamamış ancak, yapılan icra takibi ile iş bu faturadan haberdar olur olma hemen hem takibe itiraz edilmiş hem de Noter Kanalıyla ihtarname gönderilerek (EK-1 ....Noterliği ... yev nolu 25.04.2024 tarihli fatura iade ihtarı) söz konusu faturanın kesinlikle kabul edilmediğini, faturaya konu malların kesinlikle kendisine teslim edilmediği, faturanın yok hükmünde olduğu karşı tarafa bildirildiğini, davanın düzenlenmiş bir faturaya dayalı olarak açılmış olup, faturaya konu malların müvekkile teslim edildiğine dair müvekkilin imzası olan geçerli bir teslim evrakı/irsaliye dosyaya sunulmadığını, huzurdaki dava türü gereği hukuka ve usul hükümlerine göre ispat külfeti davacı tarafta olduğunu, faturaya konu malların teslim edildiğinin somut net bir şekilde ispat edilmesi gerektiğini, davacı taraf dosyaya alacağın varlığına ilişkin delil olarak bir takım mesajlaşma görüntüleri sunduğunu, ancak açıkça görüleceği üzere bu mesajlaşmalar okunduğunda müvekkilin borcu yada mal teslimini kabul ettiğine dair tek bir beyanı olmadığını, davalı tarafın tek taraflı olarak yazdığı bir takım mesajlar vardır sadece bu nedenle dosyada hukuka uygun geçerli bir somut delil olmadığından, açılan mesnetsiz, kötü niyetli davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Delil olarak; icra dosyası, hesap kayıtları, ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur.
.... İcra Dairesi 2024/... E. Sayılı dosyanın incelenmesinde, ... aleyhine 16/04/2024 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile; Borç sebebi "02-04-2024 tarih ve ... numaralı ödenmeyen fatura bedelinin ödenmesi talebimiz hakkında 2.001.285,00 TI " açıklaması ile takip başlatıldığı görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda özetle, Davacının davalı ... - ...' e hitaben 58.500 kg. miktarda "Muhtelif İplik" açıklamalı malı kdv dahil 2.001.285,00 TL .bedelli satış faturası (e-fatura) düzenlediği, müzekkere ile dosyaya gelen tarafların mal/hizmet alış/satış beyanları Form Ba, Form Bs'lere göre ; davalının davacının kestiği davaya konu faturanın davalının mal alış beyanı Form Ba'sında , davacının mal satış Bs 'sinde karşılıklı beyan edilmiş olduğu, Davacının ; iş bu fatura davacının ticari defterlerinde kayıtlı iken Davalının ticari defter kayıtlarında ise ; TTK.da belirtilen 8 günlük yasal itiraz süresini geçirerek 25.04.2024 Tarihinde noterden "faturaya itiraz" konulu keşide ettiği ihtarname ile söz konusu faturadaki malların kendilerine teslim edilmediğini, faturayı kabul etmediklerini ihtar ederek ticari defterlerine kaydetmediği, Sektör el yönden ; davacının icra takibine konu 02.04.2024 tarihli 58.500 kg muhtelif iplik faturası ile sayım/sevk tutanaklarında belirtilen 43.480 kg muhtelif ipliklerin miktar yönünden uyumlu olmadığı, Tutanak/fış/sayım tutanağı içeriklerinde iplik şevklerinin yapıldığı firma/şahıs adı, adresi vb... bilgiler mevcut olmadığı, Sayım/sevk tutanakları içeriği ile; dava dışı firma adresinde ipliklerin sayımında ve teslim alımında görev alan şahsın davacı firma yetkilisi veya çalışanı olduğu, tutanaklara konu 43.480 kg muhtelif iplik kalitelerinin davalıya teslim edilip edilmediğinin mevcut belge/bilgi kapsamında tespit edilemediği, Mahkemenizce teknik bilirkişinin tespit edilen 43.480 Kg.'ın davalıya teslim edildiğine takdir edilmesi durumunda ; Fatura edilen (kdv dahil 2.001285,00 TL /58.500 kg=) 34,21 TL x 43.480 Kg. = 1.487.450,80 -TL. malın teslim edilmiş olacağı, Buna göre Takip tarihinde davacının talep edebileceği alacağının 1.487.450,80 -TL. Olacağı tespit edilmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK. 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir.
Davacı vekili yargılamanın devamı sırasında yemin deliline dayanmış olup buna göre sunmuş olduğu yemin metni davalı tarafa ihtaratlı bir şekilde tebliğ edilmiş ve duruşmada çağrılmakla hazır olduğu görülmüştür.
Bilindiği üzere Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı YİBK).
Bir ispat vasıtası olan yeminin konusu 6100 sayılı HMK’nın 225. maddesine göre, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Görüleceği üzere yemin, tarafın kendisinden kaynaklanan (ondan sadır olan) vakıalar hakkında verilebilir.
6100 sayılı HMK’nın “yemin teklifi” başlıklı 227. maddesi;“Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir.
(2) Yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez”. Hükmünü içermektedir.
Buna göre, yemin teklifini, ispat yükü kendisine düşen taraf yapar.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yemine davet” başlıklı 228. maddesi;“Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır.
Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır.”Yemin etmemenin sonuçları başlıklı 229 . Maddesi;" (1) Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez yada yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır.
(2) Kendisine yemin iade olunan kimse, yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıa ispat edilememiş sayılır.” Şeklinde düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Yemin etmemenin sonuçları başlıklı 229 . Maddesinde;Yemin için davet edilen kimsenin, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaması yahut hazır bulunup da yemini iade etmekten yada yemini eda etmekten kaçınması halinde yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı açıkça düzenlenmiş olunup buna göre Davalıya gönderilen davetiyeye istinaden duruşmaya bizzat katılarak " icra dosyasına istinaden 2023 kasım ve aralık döneminde kumaş ipliği satın almadım elif özersoya ödemiş olduğum bir bedel yoktur ben yemin metninde yazan dört yüz bin tl lik bir ödeme yapmadım ben ... ile yapılan görüşmede siz dosyaya feragat beyanı verin ben ödemenizi çek senet veya parça parça nakit olarak ödeyeceğim diye bir şey söylediğimi hatırlamıyorum davaya konu kumaşları teslim almadım " şeklinde yemin etmesi sonucu yemini eda etmesinden kaynaklı olarak ve yemin delilinin kesin delil olmasından hareketle davacının davasının eda edilen yemin nedeniyle ( dava konusu istemin ispatlanamaması nedeniyle ve de davacının iş bu dava kapsamında kötüniyetli hareket ettiğinin ispatlanamaması nedeniyle kötüniyet tazminatı talebi reddedilerek) reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
Kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan harçtan 732-TL. nispi karar harcından mahsubu ile fazla 23.438,53-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3600-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 298.179,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK. 333. md. uyarınca davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avanslarından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair karar verildi. 28/04/2026
Katip ...
Hakim ...