T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/372 Esas
KARAR NO:2025/834
DAVA:İtirazın İptali (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/12/2017
KARAR TARİHİ:11/12/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili şirket ile “... İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkiinde kain ve tapuda 62 ada, 15 parsel sayıda kayıtlı, 7.721,09 m2 mesahalı” taşınmazın maliki ... ... Tic. Ltd. Şti. arasında 5+5+2 yıl süreli kira sözleşmesi akdedildiğini, kira bedeli olarak 600.000 USD belirlendiğini, 11.03.2011 tarihli Fesih Protokolü ile aynı taşınmazda 25.09.2007 tarihinde müvekkili lehine 15 yıl süreli olarak tescil edilen intifa hakkının 600.000 USD bedel karşılığında süresinden önce sonlandırıldığını, işbu fesih protokolü çerçevesinde müvekkili şirketin davalı şirketten 600.000 USD intifa hakkı bedeli alacağı doğduğunu, söz konusu alacağın müvekkili şirket tarafından düzenlenen 11.03.2011 tarih ... no.lu ve 1.134.145,20 TL bedelli faturaya konu edildiğini, müvekkili şirketin intifanın süresinden önce sona erdirilmesi nedeniyle doğan alacağı olan 600.000 USD yi müvekkili şirketin tanzim ettiği 11.03.2011 tarihli faturaya binaen toplam kira bedeline karşılık mahsup edildiğini, bu şekilde toplam kira süresine ilişkin tahakkuk eden kira bedelinin tamamının davalıya ödendiğini,
Davalı şirketin “ikinci kira dönemine” ilişkin kabul iradesini yazılı olarak göstermediğini, işlememiş kira süresine tekabül eden bedelleri müvekkili şirkete ödemekle yükümlü olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin düzenlediği faturaların davalıya usulüne uygun tebliğ edildiğini,
Davalı tarafın müvekkili şirket alacağını ödememesi üzerine ....İcra Müdürlüğü ‘nün 2017/... esas sayılı dosyasından söz konusu alacağın tahsili için davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tamamen haksız ve kötü niyetli olarak dava konusu icra takibine itiraz ettiğini, davalı her ne kadar işlemiş ve işleyecek faiz itiraz etmiş ise de kira sözleşmesinin erken feshi durumunda işlemiş kira süresi esas alınarak hesaplanacak faizi ile birlikte ödeneceği kira sözleşmesinde taraflarca kabul edilmiş olduğundan davalının faize itirazının yerinde olmadığını belirtmiş olup, açıklanan nedenlerle davalının .... İcra Müdürlüğü ‘nün 2017/... esas sayılı dosyasına yaptığı tüm itirazları iptali ile takibin devamına, davalının takip tutarının %20 ‘sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini ...Sulh Hukuk mahkemesi nin 2017/... esas sayılı dosyasında talep ve dava etmiştir.
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Davacı şirketin alacak iddiasını dayandırdığı ve kaynak gösterdiği 11.03.2011 tarih ... no.lu 1.134.145,20 TL bedelli fatura sonrasında davalı müvekkili şirket tarafından 11.03.2011 tarih ... no.lu 1.134.145,20 TL bedelli faturanın tanzim edildiğini,
Davacı şirketin düzenlenen 11.03.2011 tarih ... no.lu 1.134.145,20 TL bedelli faturaya karşı herhangi bir itirazda bulunmadığını, karşılıklı faturalaşma sonrasında birbirlerinden herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını
Davacının huzurda bulunan davada 11.03.2011 tarih ... no.lu ve 1.134.145,20 TL bedelli faturaya dayalı alacağının olduğunu iddia etmesinin ticari hayatın olağan akışına hukuki ve fiili duruma aykırı olduğunu,
Davacı şirketin 25.09.2007 tarihinde lehlerine 15 yıl süreyle tesis olunan intifa hakkının süresinden önce davalı şirket tarafından sonlandırıldığı iddiasının da hukuki mesnetten yoksun olup reddi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen akaryakıt bayiliği sözleşmesi gereğince davacı şirket lehine 25.09.2007 tarihinden itibaren 15 yıl süreli intifa hakkı tesis olunduğunu, 15 yıllık intifa süresini 5 yılla sınırlayan ve daha açık ifade ile sona erdirenin yasal mevzuat olduğunu,
Davacı şirket tarafından 25.09.2007 tarihinden itibaren 15 yıllık intifa süresine karşılık USD cinsinden herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu hukuki ve fiili gerçekliğe rağmen davacı şirketin 11.02.2011 tarihli fesih protokolü ile intifa hakkının 600.000 USD bedelle süresinden önce sonlandırıldığını iddia ettiğini, müvekkili şirketin fesih protokolünün tarafı ve imzalayanı olmadığını, davalı şirketin davacı şirkete kira sözleşmesini fesih ettiği yönünde herhangi bir ihtarı bulunmadığını,
Sulh hukuk mahkemesinin bu davaya bakmakla görevli olmadığını, görevsizlik kararı verilerek davanın usulden reddi gerektiğini
Hak düşürücü ve zamanaşımı, husumet itirazları nedeniyle davanın reddine, davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
Mahkememizce 24/06/2021 tarih, ... sayılı karar ile:
"... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı takip dosyasında 413.000,00 USD asıl alacak 107.704,40 USD işlemiş faiz olmak üzere 520.704,40 USD üzerinden itirazın iptaline takibin devamına fazla istemin reddine
413.000,00 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren libor+5 oranında sözleşme faizi yürütülmesine ,alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine " karar verilmiş,
kararın istinaf edilmesi üzerine mahkememiz kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24/04/2025 tarih, 2022/124 esas, 2025/678 karar sayılı ilamı ile kaldırılmış ve mahkememizce yargılamaya devam edilmiştir.
Yargılama devam ederken davalı vekili Av. ... 05/12/2025 tarihli dilekçesi ile:
Müvekkili şirket aleyhine açılan davada, davacı şirket ile müvekkili şirket haricen sulh olmuş olup bu kapsamda davacı şirket davadan feragat beyanını sayın mahkemeye sunacağını, davacı şirketin feragat beyanı sonrasında yargılama gideri, vekalet ücreti, harç ve sair hususlarda davacı şirketten herhangi bir taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davacı vekili Av. ...'da 08/12/2025 tarihli dilekçesi ile:
Davadan feragat ettiklerini, Davalı tarafın da 05.12.2025 tarihinde sunduğu dilekçesinde; feragat halinde vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını bildirdiğini, bu kapsamda davanın feragat nedeniyle reddine, davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin feragat beyanına ekli vekaletname ve yetki belgesinin tetkikinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, anlaşılmıştır.
HMK'nun 310- (1) Maddesinde "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." denildiği, yine 310 (2) Maddesinde (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir." denilmektedir.
Anılan nedenlerden dolayı davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar harcının davacıdan peşin alınan 25.912,88-TL harçtan mahsubu ile 25.297,48-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iade edilmesine,
3-Taraf vekillerinin karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-HMK 333. md. uyarınca taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası halinde taraflara iadesine,
Davacı vekilin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır