T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/503 Esas
KARAR NO: 2025/574
DAVA:Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ:11/07/2025
KARAR TARİHİ:11/07/2025
Mahkememizde görülen Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı...asil dava dilekçesinde özetle; ... Gıda Turizm Taşımacılık İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ni 26.06.2025 tarihinde ...e devir ettiğini, ancak devirden sonra ortaklar pay deflerinin bulunamadığını bu sebeple devir işlemlerinin gerçekleştirilemediğini belirterek; davanın kabulü ile zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava: Zayi Belgesi Verilmesi İstemine İlişkindir.
Somut uyuşmazlık; davacı...şirket müdürünün ortaklar pay defterlerinin kaybolduğu gerekçesi ile zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmüne göre, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır.
Söz konusu hükümde "yangın, su baskını, veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle" defter ve belgelerin ziyaa uğramasından söz edildiği dikkate alınarak, sınırlayıcı bir düzenleme yapılmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle hükümdeki "gibi" sözcüğünden de anlaşılacağı üzere, tacirin elinde olmayan benzer olaylar da maddenin kapsamında düşünülmüştür. Bu nedenle tacirin, söz konusu hükümdeki defter ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur (Yargıtay HGK'nın 25/09/1985, E. 1984/11-12, K. 1985/728 tarih ve sayılı kararı). Bundan ayrı olarak, ticari defter ve belgelerin kaybedilmiş olduğu iddiasının, samimi ve inandırıcı bulunması da lâzımdır (Arkan, Sabih: Ticarî İşletme Hukuku, 24. Basıdan Tıpkı Basım, Ankara 2018, s. 382).
TTK'nın 82.maddesinde her tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgeler sayılmıştır ve 82/1-d fıkrasında aynı kanunun 64.maddesine atıf yapmıştır ve davacı...vekilinin zayi olduğu gerekçesiyle belirttiği belgenin anılan maddede sayılan ve tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan uygulamada davacı...sıfatı, aktif husumeti, davalı...sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kullanılmaktadır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re’sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı...ya da davalı...sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı...ya da davalı...sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı...tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C. I, Ankara 2020, s. 331 vd.; Yargıtay HGK, 24/06/2021, E. 2017/1-1270, K. 2021/846 , §§16-17).
Davacının, defterlerin kaybolduğu gerekçesiyle zayi belgesi verilmesini talep etmiş ise de, incelenen ticaret sicil gazetesine göre davacının talebe konu şirketin yetkili müdürü ise de davacı...eldeki davayı şirket adına değil kendi adına açmış olup bu hali ile eldeki davada aktif husumeti bulunmadığından mahkememizce davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2024/482E.-2024/1722K. Sayılı İlamı)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Yeteri kadar harç alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı...tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde davacıya iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair dosya üzerinden karar verildi. 11/07/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır