T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/53 Esas
KARAR NO:2025/772
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/09/2024
KARAR TARİHİ:11/11/2025
Mahkememizde görülen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin araçların bakımı, onarımı, parça temini ve parça işçiliği gibi işlemleri yerine getiren bir iş yeri servisi olduğunu, davalı tarafın yönetim ve yetkisinde olan araçların bakımı ve onarımının eksiksiz olarak müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini, yapılan işlemlere ilişkin açıklamalar kalem kalem yapılıp, faturalandırılıp, müşteriye teslim edildiğini, müvekkili şirkete, hak kazanmış olduğu tamirat ve/veya parça ücretini davalı tarafın ödemediğini, müvekkil şirketin eksiksiz bir şekilde araçları tamir ve teslim etmesine rağmen davalı tarafın, 50.504 TL(faizler hariç) borcu olduğunu, son faturalar 2022 yılı sonunda kesildiğini, borca ilişkin 13.06.2023 tarihinde ... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, bu hususunun defterlerin incelenmesi sonucu ortaya çıkacağını, 10.07.2024 tarihinde taraflar, dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurmuş ancak tarafların anlaşamadığını, açıklanan ve mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerle; fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile açılan davanın kısmi olarak kabul edilmesi ve şimdilik 500 TL alacağın müvekkile ödenmesine, fatura tarihlerinden itibaren(mahkeme aksi kanaatte ise son fatura tarihi olan 27.10.2022 tarihinden itibaren) Tarihinden itibaren avans faiziyle, mahkeme aksi kanaatte ise ticari temerrüt faiziyle yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; gerçek kişi esnafı olduğunu, TTK anlamında tüzel kişi tacir sıfatının bulunmadığını, açılan dava Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmış olup bu husus usul hukukuna aykırı olduğunu, ticaret sicil müdürlüğü ne de vergi dairelerinde gerçek kişi ticari işletme kaydının olmadığını, VUK kapsamında esnaf statüsünde bulunduğunu, hem davacının hem de kendisinin ikamet adreslerinin ".../İSTANBUL" olduğunu davanın yetkisiz yerde açıldığını, davacı ile aralarında cari/açık hesabının bulunduğunu, cari hesap kapsamında tarafına ait olan araçların onarımları, bakımları ve sâir şlemleri davacının servisinde yapıldığını, yıllarca birlikte çalıştıklarını, cari hesap dahilinde yapması gereken ödemeleri geciktirmeksizin her zaman yaptığını, bu nedenle davacı tarafa borcunun bulunmadığını, yolda kalan bir aracı için yapılan iş emirlerine baktığından aracın aküsünün değişmesi sebebiyle akü ve işçilik bedellerinin tarafına fatura edildiğini ancak aracın aküsü değiştirilmediğini, yolda kalmasına ve işlerimin sekteye uğramasına sebep olduğunu, bunun üzerine diğer araçları için yapılan iş emirlerini incelemesi sonucunda, aslında araçlara yapılmayan ancak yapıldı olarak görünün ve kendisine fatura edilen birçok işlemi gördüğünü, kestiği faturalar ve girdiği iş emirlerinde kötü niyetli işlemler ve basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne ters düşecek bir çok işlemin olduğu fark ettiğini, davacı tarafın cari alacağa ilişkin herhangi bir ihtar ya da tebliğ yapmadığını, ayrıca davacı taraf dava dilekçesi ekinde sunduğu dayanak belgelerde tarafına ait olmayan araçların işlemlerini cari hesabına işlediğini, açıklanan nedenlerle, davacının davasının usuli itirazları dikkate alınarak usulden reddine, mahkeme aksi kanaate bulunması halinde esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişiden rapor alınmış dosya arasına konulmuştur.
Dava; Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak İstemine İlişkindir.
Somut uyuşmazlık; taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi nedeniyle davacının alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2.maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Tarafların ticari defterleri celp edilerek inceleme yapılması adına hareket edilmiş, davacı taraf ticari defterlerini sunsa da, tacir olan davalı ticari defterlerini sunmamış, davacının ticari defterleri incelenerek rapor dosyaya alınmıştır.
Davacı ... Otomotiv Ltd Şti” ne ait 2022 yılı yevmiye defterinde davalı ...-... Turizm 108 01 001 cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı tespit edilmiştir. Davacı şirketin davalıdan 03.12.2022 tarihi itibariyle 139.830,00 TL ALACAKLI olduğu, fakat bu rakam ve davacı şirket yasal defterleri gerçeği yansıtmadığı, icra müdürlüğüne sunulan takip talebi belgesinde davalıdan tahsilatların var olduğu halde yasal defterlere bu tahsilatların işlenmediği, muavin defter dökümü ekte sunulduğu, davalı tarafından yasal defterlere girişi yapılmayan 105.000,00 TL ödeme yapıldığı, yasal defterlerde davacının davalıdan 139.830,00 TL alacaklı olarak gözüktüğü, dolayısıyla 03.12.2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan (139.830,00-105.000,00=34.830,00) 34.830,00 TL alacak hesaplandığı, Bakiye alacak 34.830,00-TL olarak hesaplanmıştır. Dava dosyasında mevcut olan dava konusu faturalar ekinde servis formlarının var olduğunun görüldüğü, dava konusu faturaların davacının yasal defterlerinde kayıtlı ve davalı tarafından hizmetin alındığının göstergesi olarak 14.11.2022 tarihinde en son yapılan ödeme olduğu, hizmetin alınmadığı veya eksik alındığına ilişkin davalı tarafça herhangi bir bildirimin karşı tarafa yapılmadığı görülmüştür.
Belirtilen açıklamalar ışığında davanın, davacı tarafça ıslah edilmediği de dikkate alınarak başlangıçtaki dava değeri doğrultusunda davanın kabulüne ve de dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ, ile 500,00-TL bedelin 10.09.2024 tarihinden itibaren değişik oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 500,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 855,20-TL ilk gider, 10.770,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 11.625,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davanın miktarı ve niteliği itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 11/11/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır