T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/803 Esas
KARAR NO:2025/762
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:28/08/2023
KARAR TARİHİ:06/11/2025
Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili ..., ...’ın kurumsal yapısı ile Şube yetkililerine karşı duyduğu güven neticesi hem kişisel hem de kurumsal birikimlerinin değerlendirilmesinde yıllardan beri ... A.Ş.’yi tercih ettiğini,
Müvekkilinin 14 yılı aşkın bir süre davalı bankanın ... Şube Müdürü olarak görev yapan, 1 yılı aşkın da ... Şube Müdürü olarak görev yapan ve 15 yılı aşkın bir süredir davalı bankanın en prestijli şubelerinde görev yapan,... ...’a duyduğu güvenle gerek Ticari olarak gerekse de bireysel bankacılık işlemlerinin büyük çoğunluğunu davalı ... A.Ş. bünyesinde gerçekleştirdiğini,
Müvekkilinin yatırımlarını doğru yapmak için danışmanlığına başvurduğu Şube Müdürü ... ... yatırımlarını daha yüksek faizle değerlendirebileceği “private bankacılık” hesabı açmış ve o tarihte müvekkil 400.000 TL yatırdığını,
Bu tarihten sonra müvekkili ihtiyacı olmadığı için parasını hiç çekmediğini ve Şube Müdürüne ve bankaya güvendiği için hesabını sormadığını, yalnızca belirli aralıklarla bakiyesini sorduğunu, En son 21/12/2022 tarihinde bu hesabın bakiyesinin 94.000.000 TL olduğu ... ... tarafından kendisine bildirildiğini,
Daha sonra Şube Müdürü ..., kur zararının da olmayacağı alternatif bir yatırım aracı tavsiye ettiğini, sadece belli büyüklükteki özel müşterilere uygulandığını, daha yüksek bir getiri sağlamak için bir havuzda çeşitli yatırım araçları bulunan fonlarda değerlendirildiğini ifade ettiğini,müvekkilinin bankanın kurumsal kimliği ve yıllara dayanan güven ilişkisi nedeniyle Şube Müdürünün önerdiği bu tasarruf yöntemini tercih ettiğini
Ancak, hesaba ait hesap cüzdanı ve dekontlar yerine sadece A4 kağıdına yatırılan meblağ ve kazancına ilişkin bilgileri ihtiva eden, Şube Müdürü ... ...’ ın el yazısıyla yazarak imzaladığı belgeler teslimatın yapıldığı anda müvekkiline verildiğini, ,yapılan bu işlemlerin bankanın kurumsal kimliği altında yapılmış olması ve müvekkile verilen belgelerin de yıllardır bankacılık işlemlerini yürüttüğü Şube Müdürü ... ...’ nın kendi el yazısıyla yazılmış olması ve altında da resmi evraklarda gördüğü imzasının bulunması nedeniyle yapılan uygulama, güvenilir olması yönünden yeterli geldiğini, müvekkilinin davalıya duyduğu güven nedeniyle yaptığı yatırımlarını geri isteyince davalı bankadan herhangi bir olumlu cevap alamadığını, Bunun üzerine belgeleriyle birlikte yazılı olarak davalı banka genel müdürlüğünden talepte bulunmuş ancak maalesef herhangi bir olumlu geri dönüş alamadığını,
Yapmış olduğumuz araştırmalar sonucunda olayın basına yansıdığı, ... ...’ın aralarında ülkenin önde gelen iş insanları ve futbolcuları gibi tanınmış isimlerinde bulunduğu kişileri aynı yöntem ile kandırarak dolandırdığı, hakkında bu isimler tarafından savcılığa yapılmış birçok şikâyet bulunduğu ve 10/04/2023 tarihinde ise tutuklandığı öğrenildiğini, davalı bankaya ihtarname çekildiğini ancak davalı banka, sorumluluğu bulunduğu halde sorumluluktan kaçınmış ve ödeme yapmaya yanaşmadığın, iyi niyetli hiç bir girişimde de bulunmadığını, ... A.Ş. tarafından olay sonrasında hukuki ve cezai sorumluluktan kaçınmak amacı ile kamuoyunu yanıltıcı bir basın açıklaması yapıldığını, yapılan ödemelerin “kayıt dışı” olduğu iddia edildiğini, belirterek ; davalı-borçlu bankadan olan alacaklarının fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL alacağının, verildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini yargılama gider ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Usule ilişkin beyanlarında ; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından hazırlanan rapor, söz konusu rapor nazara alınarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından verilen karar, söz konusu karar akabinde T.C. ... Soruşturma Bürosu tarafından 2023/... numarası ile yürütülen Soruşturma Dosyası'nda verilen 19 Ekim 2023 tarihli kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karar ve dolandırıcılık suçu kapsamında hazırlanan iddianame ile davaya konu edilen tutarların Müvekkili Banka bünyesinde olmadığı net ve tartışmasız bir şekilde ortaya konulduğunu, Bu davanın öncelikle söz konusu tutarları uhdesinde bulunduranlara karşı açılması gerektiğini, Davanın muhatabının Müvekkili Banka olmadığını,
HMK madde 114/1-d uyarınca; tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması gerektiğini, davanın öncelikle pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini,
Davacı tarafından Müvekkili Banka ile kendisi arasında dava konusu işlemlere dair hiçbir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, müvekkili Banka ile Davacı arasındaki davaya konu edilen tutarlar bakımından banka- müşteri, sözleşme ve mevduat ilişkisinin bulunmadığını davanın konusunun Asliye Hukuk mahkemeleri olduğunu, davanın usulen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Esas ilişkin beyanlarında ; dava konusu olaylar birlikte değerlendirildiğinde ... ... ile şahsi yakınlığı olan çeşitli iddia sahiplerinin kendi aralarında Müvekkili Banka dışında saadet zinciri şeklinde bir grup kurmuş oldukları, bu kişilerin her birinin kurdukları grup içindeki konumlarının farklı olduğu, Müvekkili Banka'yı sorumlu kılmak adına sahte kağıtlar üretildiği, bazılarının elinde bu sahte kağıtların olduğu, bazılarının elinde ise hiçbir kağıdın olmadığı ve bu kişilere ilişkin açıklamalardan anlaşıldığı üzere davaya konu olayların Müvekkili Banka dışında kendi aralarında kurdukları grubun işi olduğu görüldüğünü, Bu sebeple, delil olarak dayanılan sahte kağıtların hiçbirisinin huzurdaki davada kullanılması mümkün olmadığı gibi hukuki ve maddi dayanaktan yoksun bu davanın reddedilmesini , yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, adam çalıştıranın objektif sorumluluğuna dayalı bankacılık mevzuatından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde alacağın dayanağını adam çalıştıranın sorumluluğu olarak açıklamıştır.
Davalı taraf görev itirazında bulunmuştur .
Mahkememiz ...sayılı 13/11/2023 tarihli kararı ile İstanbul Asliye Hukuk Mahkeme sine gönderilmesine karar verilmiş , mahkememiz kararına karşı .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... sayılı 13/12/2024 günlü kararı ile görevsizlik nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna,mahkemeleri ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğundan, görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne Gönderilmesine, karar verildiği anlaşılmıştır.
İstanbul BAM 4.Hukuk Dairesinin 2025/2381 Esas 2025/3473 Karar sayılı 01/10/2025 tarihli ilamı ile ;
"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir.
Yasanın 4/1-f. maddesine göre; Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
Aynı Kanun’un 5/2. maddesinde ticari davaların, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; Taraflar arasındaki ilişkinin Bankacılık Kanununa dayalı işlemden kaynaklandığı, davacının yüksek kar elde etmek amacıyla parasının dava konusu olmasına göre, ihtilaf TTK m 4/1-f kapsamında Bankacılık Mevzuatından kaynaklanan ticari davadır. Bu sebeple uyuşmazlığın hallinde Asliye Hukuk mahkemeleri görevli olmayıp, Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen araştırılması gereken bir husustur. ... vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyadaki belgelere ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi kanaat ve sonucuna varıldığı" kanaatine varılarak dosya mahkememize gönderilmiştir.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen araştırılması gereken bir husustur.
Dosyadaki belgelere ve gerekçe içeriğine göre dosya incelenmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığı'nın 25.11.2021 karar tarihli ve 1232 karar nolu kararıyla; Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi hususu görüşülerek, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceğinin düzenlendiğini, asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağının değerlendirildiği, kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.
Bu itibarla; ...
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), ...
Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; ...
f) Yirmi veya daha fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakmasına, hükmü yer aldığından dosyanın İstanbul 6, 7, 8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri'nden birine tevzii edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri tevzii bürosuna gönderilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Dava konusu dosyanın konusu itibariyle İstanbul 6, 7, 8, 9, İhtisas Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE,
2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,
3-Davacı vekilinin tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinden kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/11/2025
Başkan ...
-e imza
Üye ...
-e imza
Üye ...
-e imza
Katip ...
-e imza