T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/918 Esas
KARAR NO:2025/836
DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/05/2021
KARAR TARİHİ:12/12/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45 Hukuk Dairesi 2025/989 Esas 2025/1249 Karar sayılı 05/11/2025 tarihli ilamı ile dava dosyası Mahkememize gönderilmiş olmakla; 2025/918 Esasına kayıt edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili ile davalı arasında 31.10.2014 tarihli "Radyo Yayınlarının Dinlenme Oranlarının Ölçümüne İlişkin Hizmet Sözleşmesi" imzalandığını, işbu sözleşme uyarınca davalının, mülkiyeti müvekkiline ait oldukça değerli "panel" üzerinde araştırma yaparak bilgi ve dataları toplamayı üstlendiğini, davalının, müvekkilinin abonesi olan radyo kanallarının karşılaştırmalı dinlenme oranlarının ölçümünü yaparak araştırma ve ölçümleme sonuçlarını teknik şartnamede belirlenen şekilde müvekkiline teslim etmeyi taahhüt ettiğini,
Ancak sözleşme süresinin dolmasıyla davalının işbu edim ve yükümlülüklerini usulüne uygun şekilde yerine getirmediğini, İzlenme ve Dinlenme Ölçümlerinin Yapılmasına ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik gereğince, araştırma sözleşmesi süresinin 5 yılı geçmesi mümkün olmadığından müvekkili şirketin yeni araştırma şirketi seçimi için teklif topladığını ve neticeten yeni bir araştırma şirketi olan "... A.Ş." ile çalışmaya karar verdiğini,
Davalı tarafın Ekim-Kasım 2019 saha araştırmalarını yapmaya yapmaya devam ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalı Nielsen'e gönderilen 10.09.2019 tarih ve 000226 sayılı "Talep Yazısı" ile davalının kendisinde bulunan bilgi ve dataları, sözleşmede açıkça yer aldığı üzere ivedilikle yeni araştırma şirketi olan ...'a teslim etmesinin talep edildiğini, işbu talimata rağmen davalı tarafın bazı bilgileri ve dataları teslim etmediğini, teslim edilen bilgilerde de eksiklik ve usulsüzlükler tespit edildiğini, davalının eksik ve usulsüz ifası sebebiyle panel üzerinde zarar meydana geldiğini ve araştırma sonuçlarının açıklanamaması sebebiyle zarar ve kazanç kaybının doğduğunu, dolayısıyla zararların davalı tarafça karşılanması gerektiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile;
HMK m. 107 uyarınca ileride artırılmak üzere; mahrum kalınan kar ve maddi zarara yönelik maddi tazminat talebine yönelik açılan belirsiz alacak davasının kabulü ile şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın, maddi zararın doğduğu 31.10.2019 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile ödenmesine, manevi tazminat talebinin kabulü ile 500.000,00 TL manevi tazminatın, manevi zararın doğduğu 31.10.2019 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile ödenmesine, yargılama giderlerinin de karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 20/03/2024 tarihli dilekçesi ile HMK 119/1-ğ maddesi gereğince maddi tazminat alacak kalemlerini somutlaştırarak açıklamıştır.Davacı vekili dilekçede özetle; Davalının usulsüzlükleri sebebiyle Ağustos 2020'ye kadar ölçüm sonuçları açıklanamamış; müvekkili şirketin 7 ay süreyle zarara uğrayıp kazançtan mahrum kaldığını,ticari defterler üzerinde yapılacak inceleme ile müvekkilin uğradığı zararın tespit edilebileceğini, davalının kusuru sebebiyle dinleme sonuçlarının açıklanamadığı Aralık 2019 tarihinden Temmuz 2020 tarihine kadar aylık 103.250 TL faturanın davalıya kesilemediğini, toplam 826.000 TL ve dönemsel döviz kuru karşılığında 126.985 USD zarara uğranıldığını, bununla birlikte 27.12.2018 tarihli 56.050 TL bedelli ve 30.03.2019 tarihli 504.450 TL bedelli toplam 100.857 USD tutarında Ek Veri Tabanı Araştırması için ödeme yapıldığını gösterir şirket ticari defter kaydı bulunduğunu, davalının usulsüz eylemleri sebebiyle panel zarar gördüğünden yeni araştırma şirketi ...'a yönetim kurulu kararıyla 379.167 TL bedelli 63.512 USD tutarlı ek ödeme yapılması gerektiğini belirterek zarar kalemlerini açıklamıştır.
Davacı vekili 21.11.2024 tarihli talep artırım dilekçesinde ve özetle ;
Dava dilekçesindeki taleplerini HMK md 107 uyarınca artırarak mahrum kalınan kar ve maddi zarara yönelik maddi tazminat talebinin kabulü ile 829.244,00 TL maddi tazminatın, zararın doğduğu 31.10.2019 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile ödenmesine,
Manevi tazminat taleplerinin kabulü ile 500.000,00 TL manevi tazminatın, manevi zararın doğduğu 31.10.2019 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile ödenmesine,Yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili Nielsen Araştırma Hizmetleri Limited Şirketi’nin, radyo dinleyen kişilerle iletişime geçerek bu kişilerin ne sıklıkla, hangi saatlerde radyo dinlediğine ve hangi radyo istasyonlarını dinlediğine ilişkin verileri topladığını, müvekkili şirketin bu araştırma hizmetini, müşterileri ile imzalamış olduğu sözleşmeler kapsamında ve bu sözleşmelerde anlaşılan usule uygun olarak gerçekleştirerek müşterilerine sunduğunu,müşterilerin de bu doğrultuda elde etmiş olduğu verileri reklam veren şirketlere sunduğunu,
Davacı ... ... A.Ş. ile müvekkili şirket arasında bu doğrultuda 31.10.2014 tarihli “Radyo Yayınlarının Dinlenme Oranlarının Ölçümüne İlişkin Hizmet Sözleşmesi”nin imzalandığını, söz konusu Sözleşme uyarınca, müvekkili Şirketin, ... ile abonelik anlaşması yapan radyo kanallarına ilişkin dinlenme oranlarını ölçmek ve Davacı’ya ölçüm sonuçlarını teslim etmekle yükümlü olduğunu,
...’ın da almış olduğu bu ölçüm ve araştırma sonuçlarını abonelik anlaşması yapmış olduğu, radyo yayın kuruluşları ile medya ajansları ile paylaştığını, ...'ın abonelerinin de bu verileri reklam veren firmalara sunmakta ve bu doğrultuda reklam veren firmaların da hangi kanallara, ne şekilde ve ne sıklıkta reklam verecekleri gibi hususları değerlendirdiğini, müvekkili şirketin, sözleşmesel tüm yükümlülüklerini zamanında ve gereği gibi yerine getirdiğini,
Davacı ...’ın, müvekkili şirkete bir veri tabanı araştırması sunmakla yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin de bu veri tabanı araştırmasında yer alan bireylerden bilgi toplayarak, istatistiki açıdan bir sonuç temsil etme kabiliyetini haiz bir "panel" oluşturmak ve bu "panel" üzerinden radyo dinleme alışkanlıklarına dair ölçüm yapmakla yükümlü olduğunu,
Davacının, mülkiyetindeki panelin Sözleşme ve mevzuat gereğince oluşturulmadığı, bu sebeple panelin eksik/ayıplı olduğu gerekçesiyle zararı oluştuğu iddiasında bulunduğunu ve tazminat talep ettiğini, halbuki müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, nitekim sözleşme süresi boyunca müvekkili şirketin sunmuş olduğu hizmetlere ilişkin olarak davacı tarafından hiçbir şikâyette bulunulmadığını, tam aksine tüm bu süreç içerisinde müvekkili şirketin gerek davacı, gerek üçüncü kişi denetim firmaları tarafından pek çok kez denetlendiğini ve hiçbirinde dava dilekçesinde iddia edildiği gibi eksikliklerin / usulsüzlüklerin saptanmadığını, sözleşme süresi içerisinde, davacı ... tarafından müvekkili şirketin sözleşmedeki yükümlülüklerini aşan taleplerde bulunulduğunu ve buna rağmen müvekkili şirketin tüm iyi niyetiyle bu talepleri de karşılamak için elinden geleni yaptığını, bu itibarla, müvekkili şirketin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na ("KVKK") uyumlu bir şekilde hareket sorumluluğu da nazara alındığında, yasal mevzuattan doğan yükümlülüklerini de harfiyen yerine getirdiğini, dolayısı ile davacının davasında kötü niyetli olduğunu,davacının belirsiz alacak olarak davayı açamayacağını bu nedenle hukuki yarar dava şartı itirazında bulunduklarını, eksik harcın tamamlatılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamındaki uğranılan kar kaybı ve zarar iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememiz ... sayılı 19/12/2024 tarihli kararı ile 216.744,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren, reeskont faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, manevi tazminat talebinin reddine dair karar verilmiş olup, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Mahkememiz dosyası İstinaf incelemesinde iken ;
Davacı vekili Av. ... tarafından uyap sisteminden gönderilen 25.07.2025 tarihli ''feragat'' konulu talep dilekçesinde, istinaf başvurusundan ve davadan feragat edildiği belirtilmiş ve yapılan incelemede .... Noterliği tarafından düzenlenen 04562 yevmiye numaralı 2 Nisan 2021 tarihli vekaletnamede kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Davalı vekili Av. ... tarafından uyap sisteminden gönderilen 25.07.2025 tarihli ''feragat'' konulu talep dilekçesinde, istinaf başvurusundan ve davadan feragat edildiği belirtilmiş ve yapılan incelemede , Uyap sisteminde yer alan yetki belgesi ile davalı şirket vekili olarak yer alan Av. ...'ın, Av. ...'i ....Noterliği'nin 12.12.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamede yer alan yetkili kapsayacak şekilde yetkili kıldığı tespit edilmiştir. ....Noterliği'nin 12.12.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde de, davalı vekiline temyizden feragat yetkisinin verildiği anlaşılmaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45 Hukuk Dairesi 2025/989 Esas 2025/1249 Karar sayılı 05/11/2025 tarihli ilamı ile;
Yasal düzenleme uyarınca, feragat dilekçesinin verilmesi esnasında dosyanın istinaf dairesinde ancak henüz incelenmeye alınmamış olması halinde, kararın istinaf dairesince verileceğine ilişkin açık bir düzenleme olmamasına rağmen, uygulamada bazı istinaf dairelerince dairelerinde bulunan bu nitelikteki davalara ilişkin feragat talepleri değerlendirilip karara bağladığı görülmüş ve farklı uygulamalara rastlanmıştır.
Bu farklı uygulamalara nazaran; Dairemizin uygulaması, eğer dava dosyası Dairemize gelmiş ancak henüz incelemeye alınıp bir karar verilmemiş ise istinaf dairesinin asli görevinin Yargıtay temyiz incelemesi öncesi yasa ile getirilen ikili denetim sürecinin ilk basamağı olarak denetim olduğundan hareketle, dava dosyasını feragat talebi hakkında bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine geri çevirmek şeklindedir. Zira yasadaki "kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince..." şeklindeki düzenleme, ilk derece mahkemesi sıfatı ile baktığı veya feragat öncesi esastan veya usulden inceleme ile bir karar verdiği dosyalar yönünden istinaf dairesinin varsa davadan feragat taleplerine ilişkin değerlendirme yapıp bir karar vermesi gerektiği şeklinde yorumlanmakta ve uygulanmaktadır. Dairemizi bu görüşe götüren ise yasada açıkça dosya istinaf dairesinde ise kararın istinaf dairesince verileceğine ilişkin bir düzenlemenin olmamasının yanında; yasadaki "kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez..." şeklindeki düzenlemedir. Yani Dairemiz, ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakmış olduğu bir davadan feragat edilmiş olması ya da inceleyip usulden veya esastan karar verdiği bir dava dosyası için kanun yoluna (temyize) başvurulmuş olması halinde, bu aşamada davadan feragat edildiği takdirde, feragat hakkında karar verebileceğini değerlendirmekte ve yasayı bu şekilde uygulamaktadır.
Yapılan açıklamalar ve yasal düzenleme uyarınca, taraf vekillerinin davadan feragat talebinin ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden, bu hususta karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine dair şekilde karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir.
Dosya da yapılan inceleme neticesinde ;
Davalı vekili Av. ... 25/07/2025 tarihli dilekçesi ile davacının davadan feragatini kabul ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını beyan etmiştir.
Davacı vekilinin feragat beyanına ekli vekaletname ve yetki belgesinin tetkikinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, anlaşılmıştır.
HMK'nun 310- (1) Maddesinde "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." denildiği, yine 310 (2) Maddesinde (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir." denilmektedir.
Anılan nedenlerden dolayı davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar harcının davacıdan peşin alınan ( 8.709,53-TL peşin harç ile 14.500,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 23.209,53 TL ) 23.209,53 TL harçtan mahsubu ile 22.594,13 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iade edilmesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.320,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Taraf vekillerinin karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-HMK 333. md. uyarınca taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası halinde taraflara iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/12/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Katip ...
¸e-imzalıdır.