T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/300 Esas
KARAR NO :2026/328
DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:21/09/2020
KARAR TARİHİ:22/04/2026
Davacı vekili 21/09/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının makine, kimya, yazılım, elektronik sektörü ile diğer katma değerli sektörlere muhtelif kurumların ve Bakanlıkların hibe destekleri ve vergi teşvikleri ile ilgili olarak danışmanlık hizmeti veren bir proje teşvik firması olup piyasada saygınlığı ile bilinen itibarı yüksek bir şirket olduğu, davacının bünyesinde çalışan proje danışmanlarının şirket içi eğitimden geçtikten sonra, davacının müşterilerine hibe destekleri ve vergi teşvikleri hususunda danışmanlık hizmeti sunmakta olup, mesailerinin çoğunun müşteri ziyaretleri ile geçtiği, dolayısıyla proje danışmanlarının, çalışmakta oldukları pozisyonun mahiyeti gereği davacı şirketin müşterileri ile yakın temas halinde bulunduğu, müşteri firma ile davacı arasında danışmanlık hizmet sözleşmesi imzalandıktan sonra müşteri firmanın, proje danışmanlarından birine bağlandığı ve danışmanlık sürecinin yürütülmesine dair tüm sorumluluk ilgili proje danışmanına bırakıldığı, proje danışmanları tarafından gerçekleştirilen müşteri ziyaretleriyle danışmanlık verilen firmaların destek alabilecekleri proje konuları belirlenmekte ve akabinde onlar adına proje başvurusu yapabilmek için gerekli bilgi ve belgeler temin edilmekte olduğu, davacı firmanın yapılan proje başvurularının, ilgili devlet kurumlarınca onaylanmasının ardından proje danışmanlığı devam ettiği, proje danışmanlarının, portföylerindeki müşteri firmaların danışmanlık sürecinin yürütülmesine ilişkin düzenli olarak müvekkili şirket yönetimine hesap vermekle yükümlü olduğu, davacı ile davalı arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi akdedildiği ve davalının, 22.03.2016 tarihi itibariyle davacı şirket nezdinde proje danışmanı olarak çalışmaya başladığı, davalının, bedelli ve 15-20 gün süreyle askerlik yapmak üzere davacı şirket ile akdetmiş olduğu iş sözleşmesini istifa ederek sona erdirmesi üzerine davacı şirket ile iş ilişkisinin 09.11.2019 tarihinde sona erdiği, davalının askerlik hizmetini ifa etmek üzere işten ayrılışının akabinde, davalının sorumluluk alanında bulunup davalı şirketten hizmet alan firmaların, davalı şirket ile aralarındaki sözleşmeler uyarınca kendilerine düzenlenen hizmet faturalarına ilişkin olarak -davalı tarafından kendilerine verilen danışmanlık hizmetinin aksaması nedeniyle- iade faturası düzenleyerek davacı şirkete gönderdiği, davacı şirket yetkililerinin, davalının, "müşteri firmalar ile yapması gereken toplantıları sürekli olarak ertelediğini, toplantılara sürekli olarak geç kaldığını ve danışmak üzere kendisini aradıklarında telefonlarını açmadığını" davalının davacı şirketten ayrılışının ardından davacı şirkete tebliğ edilen iade faturalarının akıbetini öğrenmek için müşteri firmalar ile yaptığı görüşme neticesinde öğrendiği, üçüncü kişi konumunda olan müşteri firmaların davacının kusurlu hareketleri neticesinde uğrayabilecekleri her türlü zararın tek ve yegane sorumlusu davacı olup bu hususa ilişkin davacı şirketin hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, müşteri firmalar ile yapılan görüşmeler neticesinde davalının davacı şirket nezdinde proje danışmanı olarak çalıştığı son dönemde (bilhassa bedelli askerlik yapacağı hususunun netleştiği 2019 yılı başından itibaren çalışmış olduğu son 8 ay boyunca), kendi sorumluluk alanında olan ve davacı şirket tarafından danışmanlık hizmeti verilen firmaların işlerini yavaşlatarak aksatmaya ve/veya yapmamaya başladığı tespit edildiğini, davalının portföyündeki bir kısım müşteri firmaların ise -şifahen- davalının davalı şirket bünyesindeki çalışması sona erdikten sonra kendilerini ziyaret ederek davacı şirketi kötülediğini, verilen danışmanlık hizmetinin ve namlarına yapılan başvuruların davacı şirketten kaynaklı olarak doğru ilerlemediğini ve artık davacı davacı şirket nezdinde çalışmadığından daha iyi hizmet verebileceğini belirttiğini bildirdiklerini, davacı şirketin eski çalışanı olan davalının "müvekkili şirkette portföyünde olan müşterilerden bir kısmı ile kendi namına ticari ilişki kurduğunu" davacı şirketten ayrılışının ardından eski e-mail adresine (...©...) kendi müşterileri tarafından davalı ile olan yazışmalarının sehven gönderilmesi vesilesi ile haberdar olduğunu, davalının portföyünde bulunan müşterilerin, davalının şirketten ayrılışının ardından, müvekkili şirkette çalışan diğer proje danışmanlarına aktarılmış olup kendilerinden davalının portföyünde bulunan şirketlere ilişkin son durum raporu hazırlamaları istendiğinde "DAVALI TARAFINDAN ÇALIŞTIĞI SÜREÇTE İLGİLİ DOSYALARIN AÇILMIŞ OLDUĞU FAKAT İÇERİĞİNDE HERHANGİ BİR ÇALIŞMA BULUNMADIĞI" bildirildiğini, ayrıca davalının şirketten ayrılışının akabinde, davacı şirket bünyesinde rutin olarak müşteri firmalara ait dataların yedeklenmesi esnasında, davalının portföyünde bulunan müşterilerden bir kısmına ait dosyaların silinmiş olduğunun fark edildiğini, diğer yandan davacı şirket tarafından araştırma neticesinde davalının henüz davacı şirket nezdinde çalışmaya devam ederken- 04.11.2019 tarihinde kendi adına tescil edilmek üzere "..." adında davacı şirket ile aynı iş alanında kullanılmak üzere marka başvurusunda bulunduğu ve Proje Koordinatörü - Kimya Mühendisi ünvanı ile varlık gösterdiği ... ...'nin "pusulaproje.net" alan adlı internet sitesinin referanslar bölümünde ise müvekkilinin müşterilerini referans olarak sunduğunun tespit edildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin rekabet yasağı ve gizlilik başlıklı 13. maddesinin "Sözleşmenin devamı süresince ve sözleşmenin taraflarca herhangi bir nedenle feshi halinde, sözleşmenin bitiminden itibaren 2 yıl boyunca işçi, işveren'in mevcut ya da geçmiş müşterileri ya da bunların ortaklarıyla işverenin iştigal alanına giren herhangi bir hususta faaliyet gerçekleştiremeyecek, bu şirketlerde ya da bu şirketler adına çalışmayacaktır." şeklinde düzenlenmiş olup davacının haksız rekabet etmesinin yasaklandığı, sözleşmenin 13.9 Maddesinde bunun yaptırımı belirlendiği, maddenin "İşçinin bu hükümlere aykırı davranması halinde, işverenin doğrudan zararları, iş kayıpları ve itibar kayıplarına yönelik belirlenecek tutarlara ek olarak, her bir vakıa ve/veya müşteri adına işverene işçinin fesih tarihindeki son brüt aylığının 4 katı karşılığı kadar cezai şart ödemeyi peşinen kabul eder." Şeklinde olduğunu, davalıya gönderilen 17.02.2020 tarihli mail ile "İlgili kişinin dikkatine; şirketimiz ile gerçekleştirdiğiniz belirsiz süreli iş sözleşmesinin rekabet maddesinin aşağıdaki maddelerine uygunsuz eylemleriniz tespit edildiğini, (Madde 13.1, 13.2, 13.3, 13.5) İlgili eylemlerinizin gereği olan hukuki işlemler başlatılmıştır. İlgi eylemlerinizin devamı durumunda aynı sözleşmenin 13.9 maddesi uyarınca gerekli cezai yaptırımların uygulanacağını, maddi ve manevi tazminat hakkımız saklı tutulmak kaydıyla, tüm zararlarımızın temini için dava açacağımızı bildiririz." denildiğini, .... Noterliği aracılığıyla keşide edilen 02.03.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname içeriğinde davacının, davacının kasti ve kötü niyetli eylemleri nedeniyle -tespit edilebilen- uğramış olduğu zararlarının ve sözleşme uyarınca tespit edilen cezai şart bedelinin tazmini ile davalının kötü niyetli ve rekabet yasağını ihlal eder biçimdeki eylemlerine son vermesinin ihtar edildiğini, İhtarnameye cevaben davalı tarafından .... Noterliği aracılığıyla keşide edilen 09.03.2020 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamede "daha önce muhatap şirkette çalışan kişilerden birisi, rakip firmaya geçmiş, bir diğeri de kendi firmasını kurmuştur. Bu kişiler hakkında herhangi bir süreç işletilmediği halde askerlik görevini ifa eden müvekkilim hakkında ileri sürülen asılsız iddialar tamamen kötüniyetlidir." denmek suretiyle davalı tarafından gerçekleştirilen eylemler başkaları bahane gösterilerek adeta ikrar edildiğini beyanla, davalı aleyhine davacı müvekkili lehine ŞİMDİLİK 1.000-TL maddi tazminatın, 1.000-TL cezai şart bedelinin ve 20.000- TL manevi tazminatın, davalının rekabet yasağına aykırı davranışlarının kendisine bildirim tarihi olan 17.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduata uygulanan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 04/11/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin proje teşvik firması değil danışmanlık firması olduğunu, bu ifadenin tamamen davalının askerliği nedeniyle 01.11.2019 tarihinde davacı şirkete dilekçesini verdikten sonra, 04.11.2019 tarihinde “... ..." adıyla yapmış olduğu marka başvurusu ile isim benzerliği yaratma çabasından ibaret olduğunu, davalının proje danışmanı değil proje yazım elemanı olduğu, Kimya mühendisi olan davacının davalının davacı şirketçe meslek kodu ... olan Proje yazma elemanı olarak SGK'ya bildirildiği celp edilecek SGK kayıtları ile de görüleceği, çalıştığı dönemde davacı şirkette aynı statüde 8 personel daha çalıştığı, şirket içi eğitim almaları gibi bir durum söz konusu olmadığını, Şirket yönetimince müvekkilinin mesaisini şirkette kalarak proje yazma işlemi ile tamamlamasının istendi davacı şirket tarafından KVKK'ya aykırı olarak alınan müvekkilinin parmak izi kayıtları incelendiğinde davalının mesaisinin çoğunu davacı şirketin ofisinde geçirdiği görüleceğini, danışmanlık sürecinin yürütülmesine dair tüm sorumluluğun danışmanlara bırakıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, firma ortaklarından Hakan Bali'nin müşteri firmalarla ilk toplantıları yaptığı ve ilgili destek konusunu belirleyerek sözleşme imzalanma sürecini yönettiğini, ardından diğer bir firma ortağı olan ve tüm şirket çalışanlarının genel koordinatör olarak bağlı olduğu ... ise müşteri firmalara yanına bir proje yazma elemanı alarak ziyarette bulunduğunu, ... sonraki müşteri ziyaretlerine katıldığı proje yazılıp başvurusu yapılana kadar ve proje onaylanması durumunda ise tüm sürecin bitimine kadar yapılan tüm faaliyetleri tamamen kendi sorumluluğunda yönettiğini, personelin toplantılara ... ile birlikte katıldığı ve onayı olmadan müşteri ziyareti gerçekleştiremediğini, şirket içi bütün projeler ile ilgili bilgilerin kendisinde bulunduğu, yapılan ziyaretler firmanın ... programı takvimine ziyaret öncesi girilmekte olup bu konuyla ilgili davacı şirket bünyesinde tutulan takvim de incelenebileceğini, proje onaylanması durumunda ise firma ortağı olan proje koordinatörü ... ve mali uzman olarak firmada çalışan (Müvekkilinin çalıştığı dönemde ... şirket personeli olarak müşterilere tanıtıldığı ancak kendisinin şirket bordrosunda yer almadığı, ... mali uzman olarak çalışmakta olduğu) olmak üzere 3 kişi ile süreç yönetildiğini, onay sonrasında da proje yazma elemanı ...'nın dediklerini yapmak zorunda olduğunu, proje danışmanı olduğu iddia edilen bir kişinin projeyi tek başına hazırlayıp ilgili kuruma sunmasının söz konusu olmadığını, müvekkilinin 07.03.2016 tarihinde işe başlamış olmasına rağmen davacı şirketin süresi içerisinde SGK'ya bildirim yapmamış olması sebebiyle 15 gün sigortasız çalıştırıldığını, davalının askerlik hizmeti nedeniyle 01.11.2019 tarihinde davacı şirkete istifa dilekçesini sunmuş ise de yasal hakkı olmasına rağmen celp tarihi olan 09.11.2019 tarihine kadar çıkış işlemleri tamamlanmadığını, davalının 100'e yakın firma ile ilişkilendirilmiş olması, aşırı mesailer (sabah 8:30'dan gece 11 lere kadar çalışma yapılmaktadır), hafta sonu çalışmaları, askerlik sebebiyle işten ayrılan müvekkile kıdem tazminatının ödeneceği belirtilmiş olmasına rağmen süresi içinde kıdem tazminatının ödenmeyerek mağduriyetine sebebiyet verilmiş olmasının müvekkilinin askerlik dönüşü davacı şirkette çalışmak istememesinin başlıca sebepleri olduğunu, Şirket bilgisayarlarında deskgate izleme programı, telefonlarda konum belirleyici ve şirket araçlarında araç takip cihazı bulunmakta olup, davacı şirketin ayrıca parmak izinden içerde geçirilen süre ile proje ilerleyişlerini sorguladığı ve her hafta başı bir önceki haftanın ilerleme çizelgesini imzalı aldığı, bu dokümanın sekreter sonrasında mali uzman olan ... tarafından toplanmış olup tüm personellerden alınan bir evrak olduğunu, belirtmiş olduğu nedenlerden ötürü davalının işten ayrılmasından sonra iade fatura düzenlemiş olduğu belirtilen firmalarla yapılan görüşmeler neticesinde bu durumun öğrenilmiş olduğunun iddia edilmesinin oldukça düşündürücü olduğunu, davacı şirkette sıkı bir takip sistemi olup iddiaların gerçek olması durumunda bu durumun çok kolay bir biçimde ortaya çıkabileceği, davalı müvekkilinin proje yazım elemanı olarak yöneticisinin söylediğini yapmak zorunda olduğu, Yöneticisinin bilgisi dahilinde olmadan toplantılara katılmaması gibi bir durum katiyen söz konusu olamayacağını, davalının bedelli askerlik yapacağının 03.08.2018 yılında çıkan yasa ile netleştiği, yasa gereği Ekimin son haftası da ilgili ücret yatırılarak davalının bedelli askerlik yapmaya hak kazandığı, bu tarihten itibaren 30 projenin ... yönetiminde tamamlanarak gönderildiğini, davacı firmanın ayda 2 proje gönderimini başarı kriteri kabul ettiği, davalının bu başarı kriterini çalıştığı süre boyunca 83 adet projeyi ... onayıyla göndererek fazlasıyla sağladığını, bu nedenle görevini başarı ile ifa eden davalının davacı şirketçe bankadan/elden ödenen maaş ve primler de arttırıldığını, iddia edilenin aksine son 8 ay da 18 proje ...'nın kontrolü ile gönderildiği, Projenin her aşamasında bulunan bu kişinin bu durumdan haberdar olmamasının mümkün olmadığı, işi yavaşlattığı, işi yapmadığı iddia edilen müvekkilimin ofiste yapmış olduğu uzun mesailer yetmezmiş gibi mesai sonrasında da defalarca şahsi telefonundan arandığı, dosya gönderimi için gece 12'lere kadar çalıştırıldığı geriye dönük bilgisayar ve telefon kayıtları ile ortaya çıkacağını, ayrıca dilekçede adı geçen iade faturası düzenleyen ... Elektronik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi Ve ... Makine Asansör Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin sahiplerinin aynı kişi olduğunu, İki firmanın da süreçleri başarıyla tamamlandığını, davalının işten ayrıldıktan sonra bizzat davacı şirketçe davalının çalışmış olduğu tüm firmalara hukuki süreç devam ediyor diye bilgi geçilerek davalının karalandığı ve bu karalama nedeniyle davalının iş bulamadığı, hala işsiz olduğu, dört yıla yakın süredir bu işi yapan davalının artık mesleği haline gelmiş bu sektör dışında iş bulmasının imkansız hale geldiği, geçimini sağlamak için aynı sektörde faaliyet göstermek zorunda olan davalının itibarının davacı şirketçe sarsılmasının kabul edilemeyeceği, ... mail adresinin davalının işten ayrılmış olmasına rağmen halen aktif olduğunun davacı tarafça ikrar edildiği, müvekkilinin işten ayrıldıktan sonra bu maile firmalarca atılmış olan mailler hakkında bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığı, davacı şirket bünyesinde bilgi işlem personeli bulunmadığı dışardan hizmet alınan bir firmaya müşteri bilgileri yedek olarak aldırıldığını, davalının sözleşme içeriğini okuma imkanı dahi verilmeden baskıyla imzalattırılmış olunduğundan, sözleşmedeki hüküm sadece müvekkil açısından yükümlülük öngördüğünden ve tüm Türkiye sınırları içerisinde rekabet etmeme öngörüldüğünden Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi'nin Rekabet Yasağı ve Gizlilik başlıklı 13. Maddesinin geçerli olmadığını, zararının tazminini talep eden davacı şirketin öncelikle zararını ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın uğramış olduğu bir zarar olmadığı, bununla birlikte hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla Sayın Mahkemece cezai şarta hükmedilmesi halinde cezai şarttan indirim yapılmasını talep ettikleri beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunun tespit edildiği, kararın kesinleşerek İş Mahkemelerine tevzi edildiği, tevzi olunan ....İş Mahkemesi'nin .... Sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi'nin 2022/2157E. - 2025/3041K. sayılı kararı ile kararın "Mutlak ticari dava niteliğindeki bu davada görevli mahkeme Ticaret Mahkemesi" olduğuna karar verilerek anılan kararın ortadan kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi için tekrardan 5.İş Mahkemesine tevzi edildiği, tevzi olunan dosyanın .... Sayılı kararı ile görevsizlik nedeniyle reddine karar verildiği ve bunun üzerine mahkememize tevzi olunan yukarıdaki esasa kaydedilen dosyanın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda resen mahkememizce ilk davanın açıldığı .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Dosyanın re'sen ....Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, Esasın bu şekilde kapatılmasına, Tarafların yokluğunda, dosya üzerinden karar verildi. 22/04/2026 Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ..
E-imzalıdır
.
Full & Egal Universal Law Academy