T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/237 Esas
KARAR NO: 2022/165
DAVA: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 08/03/2017
KARAR TARİHİ: 09/03/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ...’ın geçirdiği trafik kazası sonucu tedavi gördüğünü ve tedavi sonunda sakat
kaldığını, taraflarınca davalı sigorta şirketine, K.T.K.'nın zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesine göre
mesul olduğu tazminat tutarını ödemesi için 17.02.2017 tarihli dilekçeyle aynı tarihte alma haberli posta
yolu ile başvuruda bulunulduğunu, dilekçenin davalı şirkete 20.02.2017 tarihinde ulaştığını, davalı tarafça
ekte yer alan 28.02.2017 tarihli dilekçe ile geri dönüş yapılmış olup söz konusu talebi ile ilgili işlem
yapılabilmesi için maluliyet heyet raporunun gönderilmesi gerektiğinin beyan edildiğini ve 15 günlük yasal
süresinde talebin karşılanmadığını, kaza tutanağına göre; bu kazanın oluşumunda ... plakalı
hususi otomobil sürücüsü ... ...'ün 2918 sayılı K.T.K.’de belirtilen sürücülere ait diğer
kusurlardan 57/1 A (Kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, geçiş
hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) kuralını ihlal ettiği, diğer araç sürücüsü ...
...'ın ise bir kusurunun bulunmadığının kaza yerinde yapılan tetkik ve inceleme sonucu
anlaşıldığını beyan ile, toplam 200 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden
itibaren işletilecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa
tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;
kusur incelemesi yapılması gerektiğini, ...nın sorumluluğunun Teminat limiti ve kusur
oranı ile sınırlı olduğunu, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, temerrüt faizinin talep
edilemeyeceğini beyan ile, davanın reddini, aksi durumda kusur ve tazminat yönünden bilirkişi incelemesi
yapılmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını arz
ve talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; 02/02/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezliğe dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait tedavi evrakları celp edilmiş ve maluliyet raporu temin edilmiştir.
.... ASCM'nin 2017/... esas sayılı ceza dava dosyası ile hasar dosyası celp edilmiştir.
SGK'ya yazı yazılarak davacı tarafa trafik kazası nedeni ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmıştır.
Mahkememizce dosya kapsamına alınan 18/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"... Kusur yönünden değerlendirme:
Dava dosyası kapsamındaki tüm bilgi-belgeler, Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağındaki tüm tespitler, kaza yeri krokisindeki tespitler, araçların seyir istikametleri, motosikletin düz seyir halinde olduğu, otomobilin bölünmüş yolda sola dönüş yaptığı, yatay güzergah düz, görüş açık, vaktin gündüz olduğu, otomobilin ön sağ kısmı ile motosikletin ön kısımlarının tespit edilen konumda çarpıştığı hususu, motosiklet sürücüsünün beyanları, motosiklet sürücüsünün kask taktığının belirtildiği, davacı vekilinin beyanları, davalı vekilinin itirazları, tutanaklar, raporlar ve diğer tüm mevcut veriler yönünden teknik olarak birlikte değerlendirildiğinde; olayın yukarıdaki “OLAYIN OLUŞ ŞEKLİ” kısmında anlatıldığı şekilde meydana geldiği kanaatine varılmış olup, yol özelliklerini, mahal şartlarını ve düz seyir halinde olan motosiklet sürücüsünü dikkate almadan kontrolsüz şekilde dönüş yapmaya çalışan otomobil sürücüsü ... ...’ün %75 oranında kusurlu olduğu, yerleşim yerinde gündüz vakti mahal şartlarını, yol özelliklerini ve görüşün açık olduğu mahalde otomobil sürücüsünün seyir durumunu da dikkate alarak kontrollü ve tedbir alabilecek şekilde seyrine özen göstermeyen davacı motosiklet sürücüsü ... ...’ın %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmış olup, tarafların kusur gerekçeleri aşağıdaki şekilde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Mevcut fiziki dosya kapsamındaki verilere göre;
1) Dava dışı sürücü ... ... yönetimindeki ... plaka sayılı ... Marka-tip, 1990 model otomobil ile yerleşim yerinde gündüz vakti orta ayırıcı refüj ile bölünmüş ... Caddesini takiben ... istikametinden ... istikametine orta ayırıcı-refüj ile bölünmüş yolda seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde düz seyir halinde olan motosikletin seyir durumunu, uzaklık ve hızını dikkate almadan kontrolsüz şekilde sola yönelerek dönüşe geçtiği, düz seyir halinde olan motosiklet sürücüsüne geçiş hakkını vermediği, motosiklet sürücüsünün istikametini kapatarak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84/h (Kavşaklarda geçiş önceliği), 57/a (Kavşaklarda Geçiş Hakkı) maddelerini ihlal ettiği kanaatine varılmış olup, olay mahallindeki yolun geometrik özelliklerinden yatay güzergahın düz olduğu, görüşe engel cisim bulunmadığı, vaktin gündüz olduğu hususu ve araçların çarpışma konumları da dikkate alındığında, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayın oluşumunda %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurludur.
2) Davacı sürücü ... ... yönetimindeki ... plaka sayılı ... marka motosiklet ile ... Caddesini takiben ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken olay yeri kavşak mahalline geldiğinde görüş alanı içerisindeki otomobilin seyir durumunu, orta refüj aralığına girdiğini de dikkate alarak sesli ikaz ile uyararak gelişini haber vermediği, kontrollü ve tedbir alabilecek şekilde seyrine özen göstermediği, motosikletin ön kısmı ile (1) tedbirsizce otomobile çarptığı ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/d (Karayollarından faydalananlar, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorundadırlar.) maddesini ihlal ettiği kanaatine varılmış olup, otomobilin ön sağ kısmı ile motosikletin ön kısmının krokideki konumda çarpıştığı hususu, vaktin gündüz olduğu, yerleşim yeri olduğu, görüşün açık olduğu, motosiklete ait fren izinin bulunmadığı, motosikletin hareket edemez durumda (4) olduğu hususu ve motosikletin manevra kabiliyetide dikkate alındığında, dikkatsiz ve özensiz daranışlarından dolayı olayın oluşumunda %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurludur.
(Yüzde yirmi beş) oranında kusurludur.
V) TAZMİNAT YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
İşbu kaza 02.02.2017 tarihinde meydana gelmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 2019/... sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunun 90.maddesine ilişkin verilen iptal kararından sonra verilen Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2019/... E sayılı son kararında özetle; "...Bu durumda mahkemece, ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nun 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, Dairemiz Yargıtay’da uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınması için içtihat geliştirdiği ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir..." demekte olup, buna göre de 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren poliçe genel şartlarında ki hesap ilkelerinin uygulanma imkanı da ortadan kalkmıştır.
Her ne kadar 7327 sayı ve 09.06.2021 tarihli Kanunun 18.maddesi ile Karayolları Trafik Kanunun 90.maddesinde: "..c) Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır.." şeklinde düzenleme yapılmış ise de;
Anılan yasal düzenlemeden sonra verilen Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/14963 E, 2021/2953 K ve 14.06.2021 tarihli kararında özetle; ".... Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı iptal kararı da gözetilerek, tazminat hesaplamalarında 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'ndaki düzenlemelerin değil Borçlar Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu düzenlemelerinin esas alınması, hesaplamaların TRH 2010 Tablosuna göre ve progresif rant yöntemiyle yapılması ilkeleri Dairemizce benimsendiğinden, tazminat hesap biçimine ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmemesine göre, davalı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir...." demektedir. Bu durumda;
Nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere işbu kazanın 09.06.2021 tarihli yasal düzenlemeden önce meydana gelmiş olması ve yasal düzenlemeden sonra verilen
Yargıtay kararı dikkate alınarak; Hak sahiplerinin bakiye ömür süreleri TRH 2010 yaşam tablosuna göre, bilinmeyen dönem kazançlar ise Yargıtay kararlarındaki gibi %10 artış ve iskonto esasına(progresif rant yöntemine) göre belirlenerek hesaplama yapılacaktır.
1)TETKİK VE TESPİT EDİLEN HUSUSLAR
A)SORUMLULUK DURUMU
a)Kusur değerlendirmesinde kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigorta poliçesi bulunmayan ... plakalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davacının %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
b)... Yönetmeliğinin ilgili maddeleri aşağıdaki gibidir;
Hesaba başvurulabilecek haller
MADDE 9 – (1) (Değişik: RG-19.06.2009-27263) Hesaba zorunlu sigortalara ilişkin olarak;
a) Sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,
b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,
c) Zorunlu sigorta teminat limitleri ile sigorta poliçesinde belirtilen teminat arasındaki fark kadar ödenecek bedensel tazminat tutarları için,
ç) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlar için,
d) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada,13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için başvurulabilir.
e)... Yönetmeliğine göre davacı, kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigorta poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusuru nispetinde davalı ...ndan maddi tazminat talebinde bulunabileceğinden; somut olayda davalının %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre zarar tutarı belirlenerek Sayın Mahkemenin takdirine sunulacaktır.
B)DAVACININ GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK DÖNEMİ
a)En son ... tarafından düzenlenen 19.02.2021 tarihli rapor ile geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğu belirlenmiştir.
... tarafından düzenlenen 20.12.2018 tarihli raporda ise davacının iyileşme süresinin 3 ay(90 gün) olduğu belirlenmiştir. Bu durumda;
b)Davacının hem 4 aylık hemde 3 aylık geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararı %100 malul gibi hesaplanarak takdire sunulacaktır.
c)Davacının sürekli iş göremezlik dönemindeki maddi zararı ise geçici iş göremezlik süresinin bittiği tarihten itibaren maluliyetle orantılı hesaplanacaktır.
C)DAVACININ SÜREKLİ İŞGÜCÜ KAYBI VE MALULİYET DURUMU
Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2021/... ve 2020/... E. sayılı kararlarında özetle;"..
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015- 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir...." demektedir.
... Adli Tıp ABD tarafından 11.10.2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmelik hükümlerine göre davacının %9 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğu belirlenmiştir.
... Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD tarafından çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmelik hükümlerine göre davacının %13,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğu belirlenmiştir. Bu durumda;
Bu hususlara ilişkin takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; her iki maluliyet oranına göre ayrı ayrı hesaplama yapılarak takdire sunulacaktır.
D)DAVACININ YAŞI VE BAKİYE ÖMÜR SÜRESİ
a)16.08.1986 doğumlu olan davacı ... ..., 02.02.2017 kaza tarihinde, 30 yıl, 5 ay, 16 günlük olup, 30 yaşında kabul edilerek TRH 2010 yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (44) yıl ve muhtemelen (74) yaşına kadar yaşayacaktır.
b)Yargıtay’ın bu konuda yerleşmiş içtihatlarında aktif çalışma yaşı sonu 60 olarak kabul edilmekte olup, buna göre davacının aktif çalışma hayatının (60)yaşına kadar süreceğinin kabulü ile olay tarihinden itibaren (60) yaşına kadar bakiye aktif hayat süresi (60-30)= 30 yıl ve pasif devresi (77-60)= 14 yıldır.
E)KAZANÇ DURUMU İLE BİLİNEN DÖNEM KAZANÇ TESPİTİ
a)Dosyada mevcut SGK hizmet dökümüne göre davacının 2017-2019 yılları arası aylık ortalama brüt kazançları ile bu kazançlardan sgk+işsizlik primi, dilimlere göre(%15-%20) gelir vergisi ve damga vergisi tenzili edilince agi dahil net tutarları aşağıdaki gibi belirlenmiştir;
Dönemi Aylık Brüt kazanç Net tutarı
2017 yılı 17.257,89 TL / 207 x 30 = 2.501,14 TL & 1.869,27 TL
2018 yılı 36.023,33 TL / 360 x 30 = 3.001,94 TL & 2.232,42 TL
2019 yılı 36.577,39 TL / 292 x 30 = 3.757,95 TL & 2.793,77 TL
Davacının 2019 yılı için belirlenen 2.793,77 TL.lık net kazancı bu tarihte yürürlükte olan net asgari ücretin (2.793,77/2.020,90)= 1,38 katı olup, 2020 yılından günümüze kadarki kazançları aynı şekilde net asgari ücretlerin 1,38 katına göre belirlenecektir. Buna göre;
b)Davacının 02.02.2017-02.02.2021 arası geçen 4 yıllık bilinen dönemdeki kazanç tespiti aşağıdaki gibidir.
2)BİLİNMEYEN DÖNEM KAZANÇ TESPİTİ
A)Davacının işlemiş ve bilinen devredeki net kazançları yukarıdaki esaslara göre belirlenmiş olup, herhangi bir artış ve iskontoya tabi tutulmaksızın aynen esas alınacaktır. Ancak;
a)İşleyecek ve bilinmeyen bakiye devre sonuna kadar geçecek süre içinde Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar nazara alınarak her yıl için ayrı ayrı %10 artış ve %10 iskontolama esasına göre hesaplama yapılacaktır. Bu duruma göre,
b)Kazalının işleyecek devre başındaki net bir yıllık geliri ise;
(2.825,90 x 1,38 katı)= 3.899,74 x 12 Ay = 46.796,88 TL. olup, anılan tutar işleyecek aktif devre maddi zarar hesabına esas alınacaktır. Diğer yandan;
c)Davacı aktif devre sonunda pasif dönemde de emsallerine göre daha fazla efor sarf ederek hayatını idame ettireceğinden Yargıtay’ın bu konudaki kararları dikkate alınarak pasif dönem zarar hesabına da asgari geçim indirimi dikkate alınmaksızın belirlenen net asgari ücretin yıllık tutarı olan
(2.557,59 x 12 )= 30.691,08 TL. esas alınacaktır. Buna göre;
B)PEŞİN DEĞER
(40)yıllık işleyecek iskontolu aktif ve pasif devrenin peşin değeri
4)MADDİ ZARAR HESABI
SGK tarafından davacıya bu olay nedeniyle 7.409,59 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği bildirilmiş olup, karşı taraf araç sürücüsünün %75 kusuruna göre bunun rücuya tabu olan (7.406,59x%75)= 5.554,94 TL.sı davacının maddi zararından tenzil edilecektir. Buna göre;
1.Seçenekte; ... Ün. Tıp Fak. Adli Tıp ABD tarafından 11.10.2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmelik hükümlerine göre belirlenen %9 maluliyet oranı ve 4 aylık geçici iş göremezlik süresine göre;
A-Kazalının geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararı:
a) 4 Aylık geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararı
5.607,81 TL x 100% mal x 75% kusur = 4.205,86 TL
1.869,27 TL x 100% mal x 75% kusur = + 1.401,95 TL
Toplamı 5.607,81 TL
b) Rücuya tabi SGK ödemelerinin tenzili = - 5.554,94 TL
c) Kazalının bakiye maddi zararı = 52,87 TL
B-Kazalının sürekli(kalıcı) iş göremezlik dönemindeki maddi zararı:
a) 44 Aylık işlemiş iskontosuz aktif devre maddi zararı
115.931,30 TL x 9,0% mal x 75% kusur = 7.825,36 TL
b) 40 Yıllık işleyecek iskontolu aktif ve pasif devre maddi zararı
1.646.394,00 TL x 9,0% mal x 75% kusur = + 111.131,60 TL
c) Kazalının sürekli iş göremezlik dönemindeki maddi zarar toplamı = 118.956,96 TL
2.Seçenekte; ... tarafından çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmelik hükümlerine belirlenen %13,2 maluliyet oranı ve 3 aylık geçici iş göremezlik süresine göre;
A-Kazalının geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararı:
a) 3 Aylık geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararı
5.607,81 TL x 100% mal x 75% kusur = 4.205,86 TL
b) Rücuya tabi SGK ödemelerinin tenzili = - 5.554,94 TL
c) Kazalının bakiye maddi zararı = KALMAMIŞTIR
B-Kazalının sürekli(kalıcı) iş göremezlik dönemindeki maddi zararı:
a) 1 Aylık işlemiş iskontosuz aktif devre maddi zararı
1.869,27 TL x 13,2% mal x 75% kusur = 185,06 TL
b) 43 Aylık işlemiş iskontosuz aktif devre maddi zararı
115.931,30 TL x 13,2% mal x 75% kusur = 11.477,20 TL
c) 40 Yıllık işleyecek iskontolu pasif devre maddi zararı
1.646.394,00 TL x 13,2% mal x 75% kusur = + 162.993,01 TL
d) Kazalının sürekli iş göremezlik dönemindeki maddi zarar toplamı = 174.655,27 TL
5)DAVALININ SORUMLULUK KAPSAMI VE TEMERRÜT TARİHİ
a)02.02.2017 kaza tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre davalının sorumluluk limitleri sakatlık/ölüm ve tedavi giderleri bakımından ayrı ayrı 330.000,00 TL.dır.
Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2014/... ile 2013/... E sayılı kararlarında açıkça geçici iş göremezlik zararının zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında ve sakatlık teminatı limitine dahil olduğu belirtilmektedir. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2015/... E. sayılı başka bir kararında ise geçici iş göremezlik zararının zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında, tedavi gideri klozundan talep edilebileceği belirtilmektedir. Bu durumda;
Davacının yukarıda belirlenen maddi zararı her iki seçenekte de poliçe limitleri içinde kalmaktadır.
b)Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; “...Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar...” demektedir.
Davacı tarafından davalıya 20.02.2017 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup, başvuru kaza tarihinden 20 gün sonra yapılmıştır. Dosyada mevcut belgelere göre başvuru yapıldığı tarihte davacının iyileşme süresi sona ermemiştir. Davacının iyileşme süresi bitmeden iş gücü kaybı oranının belirlenmesi ve buna bağlı olarak da tazminat tutarının hesaplanması mümkün gözükmemektedir. Bu durumda da davacı tarafından yapılan başvurunun 99.maddeye uygun olmadığı kanaati ile en erken temerrüt 08.03.2017 dava tarihinde gerçekleşmiş olacaktır.
c)Sigorta poliçesi bulunmayan aracın kullanım şeklini gösterir bir belge bulunmamakla birlikte dava dilekçesinde ayrıca faiz cinsi belirtilmemiştir.
SONUÇ:
Yukarıda Sayın Mahkemeye takdim edilen açıklamalar çerçevesinde, hukuki değerlendirme, takdir ve karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Sayın Mahkemece tarafımıza verilen görev çerçevesinde; Mevcut verilerin değerlendirilmesi sonucu; 02/02/2017 tarihinde meydana gelen ve davacı motosiklet sürücüsünün yaralanması ile neticelenen olayda;
1) Davacı sürücü (... plaka sayılı motosiklet sürücüsü) ... ...’ın %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu,
2) Dava dışı sürücü (... plaka sayılı otomobil sürücüsü) ... ...’ün %75 (Yüzde yetmiş beş) oranından kusurlu olduğu,
3) Davalının sigorta poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre bu olayda yaralanan davacı ... ...'ın maddi zararının aşadaki gibi belirlendiği;
Dava dosyasında maluliyete ilişkin çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş iki ayrı rapor bulunmakta olup, raporlarlar bir birinden farklıdır.
Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2021/... ve 2020/... E. sayılı kararlarında özetle;"..
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015- 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir...." demektedir.
Bütün bu hususlara ilişkin takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
1.Seçenekte; ... tarafından 11.10.2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmelik hükümlerine göre belirlenen %9 maluliyet oranı ve 4 aylık geçici iş göremezlik süresine göre;
a) 4 aylık geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 52,87 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait
%9 maluliyeti ile ilgili maddi zararının = 118.956,96 TL. olduğu,
2.Seçenekte; ... tarafından çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmelik hükümlerine belirlenen %13,2 maluliyet oranı ve 3 aylık geçici iş göremezlik süresine göre;
a)3 aylık geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = SGK ödemesi ile karşılandığı,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait
%13,2 maluliyeti ile ilgili maddi zararının = 174.655,27 TL. olduğu,
-Davacının maddi zararlarının her iki seçenekte de poliçe limitleri içinde kaldığı,
-Davacı tarafından davalıya kaza tarihinden 20 gün sonra başvuruda bulunulduğu, başvuru yapıldığı tarihte davacının iyileşme süresinin sona ermemiş olması nedeniyle iş gücü kaybı oranının ve buna bağlı olarak tazminat tutarının hesaplanması mümkün gözükmemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan başvurunun 99.maddeye uygun olmadığı kanaati ile en erken temerrüdün 08.03.2017 dava tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
- Sigorta poliçesi bulunmayan aracın kullanım şeklini gösterir bir belge bulunmamakla birlikte dava dilekçesinde ayrıca faiz cinsi belirtilmediği..." yönünde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce dosya kapsamına alınan bilirkişi ek raporunda özetle;
"...1)Davacı sürücü (... plaka sayılı motosiklet sürücüsü) ... ...’ın %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu,
2)Dava dışı sürücü (... plaka sayılı otomobil sürücüsü) ... ...’ün %75 (Yüzde yetmiş beş) oranından kusurlu olduğu,
3) Otomobilin ön sağ kısmı ile motosikletin ön kısmının krokideki konumda çarpıştığı hususu, vaktin gündüz olduğu, yerleşim yeri olduğu, görüşün açık olduğu, motosiklete ait fren izinin bulunmadığı, motosikletin hasar derecesine göre hareket edemez durumda (4) olduğu hususu ve motosikletin manevra kabiliyeti de dikkate alındığında, ceza dosyası kapsamında hazırlanan 08/02/2018 tarihli Bilirkişi raporundaki (Bu raporda; otomobil sürücüsü ... ...’ün asli kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü ... ...’ın kusursuz olduğu kanaati belirtilmiştir) motosiklet sürücüsünün kusursuz olduğu yönündeki değerlendirmeye yukarıdaki gerekçeler de dikkate alındığında uyulmadığı,
B)Maddi Zarar hesabına ilişkin olarak;
İşbu raporda belirlendiği üzere;
Davalının sigorta poliçesi bulun
mayan araç sürücüsünün %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre bu olayda yaralanan davacı ... ...'ın ;
a)Sürekli iş göremezlik dönemine ait
%4 maluliyeti ile ilgili maddi zararının = 73.878,61 TL. olduğu,
b)Davacının maddi zararının poliçe limitleri içinde kaldığı,
c)Davacı tarafından davalıya kaza tarihinden 20 gün sonra başvuruda bulunulduğu, başvuru yapıldığı tarihte davacının iyileşme süresinin sona ermemiş olması nedeniyle iş gücü kaybı oranının ve buna bağlı olarak tazminat tutarının hesaplanması mümkün gözükmemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan başvurunun 99.maddeye uygun olmadığı kanaati ile en erken temerrüdün 08.03.2017 dava tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
d)Sigorta poliçesi bulunmayan aracın kullanım şeklini gösterir bir belge bulunmamakla birlikte dava dilekçesinde ayrıca faiz cinsi belirtilmediği..." yönünde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin geçici iş göremezlik tazminat isteminden feragat ettiği, son tarihli aktüer bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda talep arttırım dilekçesi ile 73.878,61-TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği, dilekçenin davalı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür.
Somut olaydaki uyuşmazlığın; 02/02/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde davacının iş göremezliğe düçar olup olmadığı, kazanın meydana gelmesinde kusurun hangi taraftan kaynaklandığı, davacı yanın dava ve talep arttırım sureti ile talep ettiği maddi tazminattan davalı ...nın sorumlu olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tatbiki gereken ... Yönetmeliği'nin “Hesaba Başvurulabilecek Haller” başlıklı 9.maddesi; ''Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için ...'na başvurulabilir.'' şeklinde düzenleme altına alındığı görülmüş olup tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi (02/02/2017) itibari ile yürürlükte olan yönetmelik hükümleri (Özürlülük Ölçütü yönetmeliği) kapsamında rapor alınması gerekmiş ise de mahkememize gönderilen ... marifeti ile hazırlanan rapor kapsamında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %9 oranında sürekli iş göremezlik oranı tespitinin yapıldığı görülmüş ve Anayasa Mahkemesinin 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 17/07/2020 tarihli 2019/40 esas, 2020/40 karar sayılı iptal kararı ile 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinin 1. cümlesinde yer alan ''...Ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...'' ibaresinin anayasaya aykırı olduğundan bahisle iptal edilmekle ''Çalışma gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine ve maluliyet oranına göre tatbiki mümkün ise Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre'' rapor tanzim edilmiş ise de iptal kararı sonrasında kanuni düzenleme ve içtihatların yorumlandığı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarihli 2021/239 esas, 2021/965 karar sayılı kararı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 03/03/2021 tarih, 2021/768 E. ve 2021/2172 K., 15/03/2021 tarihli, 2020/835 E. ve 2021/2735 K. sayılı ilamları gözetilerek huzurdaki davada kaza tarihi olan 02/02/2017 tarihi itibari ile tatbiki gereken yönetmelik hükmü gereğince İstanbul ATK 2. İhtisas Kuruluna yazı yazılarak Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları madde A5-C'de belirtilen sürekli sakatlık tazminatı hesaplarında genel şartlar yürürlülük tarihi olan 01/06/2015 tarihinden itibaren "Sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranlarının belirlenmesinde sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınır" düzenlemesi gereğince "Engellilik ölçütü sınıflandırılması ve engellilere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik'' (30 Mart 2013 tarihli 28603 sayılı) hükümleri göz önüne alınarak rapor tazminine yönelik ara karar tesis edilmiş ise de davacı vekilinin yeniden rapor alınmasına yönelik işlem yapılmaması talebini içerir 01/12/2021 tarihli dilekçesi ile ... Üniversitesinin engellilik ölçütüne göre alınan özür oranı %4'ü gösterir rapor ile birlikte yalnızca sürekli iş göremezlik tazminat miktarının hesaplanmasına yönelik olarak dosyanın kusur ve aktüerya bilirkişisine tevdini talep etmesi üzerine çalışma gücü yönetmeliğine göre alınan %9 oranında iş göremezlik oranı da göz önünde bulundurulduğunda %4 özür oranına göre hesaplama yapılması talebi ve geçici iş göremezlik talebinin mevcut olmaması karşısında HMK'nın 26. maddesi ışığında taleple bağlılık ilkesi gereğince %4 engellilik oranı üzerinden hesaplama ve inceleme yapmak üzere dosya kusur ve aktüerya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun hazırlanmakla mahkememizce itibar edilir bulunan kusur bilirkişi raporu kapsamındaki maddi tespitler ışığında, karşı araç sürücüsünün %75 oranında, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. Celp ve tetkik edilen ASCM ceza dosyası kapsamında verilen hagb kararının ve kusur oranının TBK'nın 74. maddesi ışığında bağlayıcı olmadığı, davacı yanın kusur oranına ayrıca itiraz etmediği ve kusur tespitlerinin dosya kapsamına uygun olduğu saptanmakla, yeniden inceleme yapılması yoluna gidilmemiştir.
2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki; “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi sureti ile hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun, güncel asgari ücret hesaplamalarına göre hazırlanmakla itibar edilir bulunan en son tarihli bilirkişi raporu kapsamında; davacı yanın sürekli iş göremezlik dönemine ait maddi zararı 73.878,61-TL olarak hesaplanmakla anılı tazminat bedeli yönünden davalı ...nın tazmin sorumluluğunun mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Son olarak temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14.maddesi gereğince ihdas edilen ... Yönetmeliği'nin 15. maddesi gereğince, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte ...nın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup davacının dava tarihinden önce yapmış olduğu başvuru ile birlikte somut olayda davalının 20/02/2017 tarihinde temerrüte düştüğü, kazaya neden olan sigortasız aracın ticari nitelikte olup olmadığı hususu ispata muhtaç kalmakla, yasal faize hükmedilmesi gerektiği, talep arttırım dilekçesi ile arttırılan tazminat talepleri yönünden de HMK'nın 26. maddesi uyarınca haksız eyleme dayalı talebin tümü yönünden temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinin gerektiği anlaşılmakla; geçici iş göremezlik talebinin feragat nedeniyle reddine, sürekli iş göremezlik tazminat talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Geçici iş göremezlik talebinin feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Sürekli iş göremezlik tazminat talebinin KABULÜ ile,
73.878,61-TL'nin 20/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 5.046,65 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 283,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.763,25 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4- Davacı tarafça yapılan 2.825,95 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 2.822,13 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
6- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 10.404,22 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
7- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,
9- Davacı tarafça yatırılan 31,40 TL peşin harç, 31,40 TL başvuru harcı ve 252,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 314,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/03/2022
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır