T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/250 Esas
KARAR NO :2025/218
DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/04/2019
KARAR TARİHİ:19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkiline ait özel hastane ile davalı ... Sigorta arasında her yıl yenilenerek devam eden Özel Sağlık Sigortası Anlaşmalı Kurum sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmeye göre davacı müvekkili olan özel hastane, kendi ... Sigortalı hastalara hizmet verecek bunun karşılığında ise davalı ... Sigorta, davacının vermiş olduğu hizmet bedellerini müvekkili hastaneye ödeyeceğini, Davacı ile davalı kurum arasındaki işlemler, davalı kurumca geliştirilmiş olan bir otomasyon sistemi ile gerçekleştiğini, Provizyon alımları, bilgi aktarımı için kullanılan bu otomasyon sistemi, çift taraflı sanal bir bağlantı ağı olduğunu, davacı müvekkiline ait özel hastaneye başvuran her bir ... Sigortalı hastanın kaydı ile başlayan süreçte, bu ... Sigortalı hasta için yapılan her bir işlem sisteme girildiğini, hastaya gerekli tedavi verilmeden önce davalıdan provizyon (tedavi onayı) alındığını, davacı müvekkili, aradaki sözleşme gereğince, hastanesi ... Sigortalı hastalara verdiği tüm hizmetlerin bedellerini ... Sigorta şirketine fatura ettiğini, davalı sigorta şirketi, aradaki hizmet sözleşmesi kapsamında 01.01.2018-30.04.2016 tarihleri arasında Özel ... Uzmanlar Hastanesinden sağlık hizmeti alan ... Sigortalı hastaların tedavi bedelleri müvekkili hastaneye ödemediğini, Davacı müvekkili tarafından kesilen hizmet faturaları davacıya haksız ve dayanaksız gerekçeler ileri sürülerek iade edildiğini, Davacı müvekkilin sağlık hizmeti sunarak bedeline hak kazandığını, davalı şirketin hukuka aykırı olarak ödemekten imtina ettiğini işlemlerle ilgili Davacı ... Uzmanlar Hastanesi tarafından 2018/ Ocak - Şubat - Mart - Nisarı döneminde, Provizyonu alınarak sağlık hizmeti sunulan 141 ayrı hastanın, - Toplam 172.305,56-TL'lik fatura bedelinin ... Sigorta tarafından ödenmediğini, isimleri belirtilen hastaların tamamı ... Sigorta şirketinden “özel sağlık sigortası poliçesi” kişiler olduğunu, şirketinin anlaşmalı olduğu davacı müvekkili hastaneye sağlık problemleri sebebiyle başvurduğunu, Hastaların davacı müvekkili ait hastaneye başvurduğu günden başlayarak tüm tedavi süreçleri boyunca ilgili hastaların özel sağlık sigortalarını kullanabilmesi için otomasyon sistemi üzerinden davalı kurumdan provizyon (tedavi onayı) alınmış, davalı kurum, ilgili hastaların tedavi hizmetlerini karşılayacağı anlamına gelen provizyonu/onayı davacı hastaneye vermiş, davacı hastane de hem aradaki hizmet alım sözleşmesine hem da davalı kurumca verilen onaylara güvenerek hastalara gerekli tüm sağlık hizmetlerini sunduğunu, davalı sigorta ile davacı arasındaki sistem, sonradan ödeme üzerine kurulu olduğunu, Yani davacı hastane hasta ile ilgili kurumdan onay almakta, onayı alınan hastaya gerekli tüm sağlık hizmetleri davacı hastanenin öz kaynakları kullanılarak sunulduğunu, davalı kurumca ödeneceği haklı inancıyla Davaya konu hastaların tedavilerine ve bu tedavilerin bedellerine davalı kurumca provizyon verilmiş olduğundan; hastaların kendisinden tedavi ücretleri alınmadığını, davalı sigorta şirketi tarafından hukuka aykırı olarak ödenmeyen tedavi bedellerinden, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bu davada davacılar ödenmediği iddia edilen fatura bedellerinin 172.305,56-TL olduğunu beyan etmelerine rağmen işbu davanın değerini 25.000,00-TL olarak gösterdiklerini ve bu tutar dikkate alınarak harçları ödediklerini, davacıların işbu davada talep ettikleri tutar faturadan kaynaklanmakta olduğunu, ve bölünemez nitelikte olduğunu, bu davada dava değeri eksik gösterildiğinden eksik harç yatırdıklarını bu hususu kabul etmediklerini ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıların taleplerini kısmi dava şeklinde açmalarına ilişkin olarak alacağın zaman aşımına uğradığını hususunda itirazlarımızı saklı tuttuklarını ve davacıların bu dava ile talep ettikleri alacağın zaman aşımına uğraması sebebiyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı taraf olduğu bu sözleşme gereği dürüstlük kuralına uygun ve iyi niyetle işlem yapması gerekirken sözleşmeye ve sigorta şirketi-anlaşmalı kurum ilişkisine aykırı olacak nitelikte tedavi giderlerini talep ettiklerini, sözleşmeye göre "Bu sözleşmede yer alan hususlara ve iyi niyet ilkelerine aykırı uygulamalar yapılması halinde sözleşmenin ihtara gerek kalmaksızın feshedileceği" de hüküm altına alındığını, Bu hükme rağmen müvekkili şirket iyi niyetle talep edilen tüm tedavi giderlerini sözleşme, protokoller, özel ve genel şartlar dahilinde incelediğini, değerledirme yaptığını ve karşılığında poliçe kapsamında ödenmesine karar verilen tutarı davacıya ödediğini, ancak davacıların işbu dava konusu 141 hastaya ilişkin talepleri haksız ve hukuka aykırı olarak talep edildiğini, davacı kurum ile müvekkili şirket arasındaki anlaşmalı kurum sözleşme ilişkisi 2008 yılında başlamış ve taa ki dava konusu faturaların dönemi olan 2018 yılına kadar herhangi bir problem yaşamaksızın ilişki süregeldiğini, bu 10 yıllık süreçte davacı ile sözleşme kapsamında herhangi bir uyuşmazlık yaşanmamışken 2018 yılı başından itibaren 4 aylık süre içinde problem yaşanmasının sebepleri reddedilen faturalarla ilgili tedavi giderlerinin gerek poliçe özel şartlarına uymayan gerekse sigortacılık esaslarına aykırı olarak talep edilmesinden kaynaklandığını, müvekkili şirketin ...' da bulunan grup sağlık sigortası poliçesi olan ... Şirketi grubu ile aramızda 01.01.2018 başlangıç tarihli grup özel sağlık sigortası poliçesi anlaşıldığını, sistemin şu şekilde olduğunu; müvekkili şirket nezdinde özel sağlık sigortası poliçesi olan sigortalılar davacı hastaneye gitmekte ve hastane yetkilisi tarafından müvekkili şirkete ön tanı ve yapılacak tetkik bildirilerek provizyon(ön onay) talep edildiğini, müvekkili şirketi provizyon birimi de ilgili ön tanı ve yapılacak tetkik sigortalının poliçesi ve teminatları kapsamında ise ön onay yani provizyon verdiğini, çünkü yapılan tetkiklerin sigortalının hastalığı ile uygunluk taşıması zorunlu olduğunu ve kontrol amaçlı olan, check up mahiyetinde olan tetkik ve tedavi giderleri poliçenin kapsam dışında olduğunu, davacı ile akdedilen Anlaşmalı Sağlık Kuruluşu Sözleşmesi V-6'ya göre "Anlaşmalı Kurum, sigortalı hastaya ait grekli tibbi kayıtları tutacak ve muhafaza edecektir. Anlaşmalı Kurum tarafından bir hastalığın tanı ve tedavisi için yapılan cerrahi ve tıbbi girişimlere dair sigortalının hastalığı ile uygunluk taşıması zorunludur." Bu sebeple de davacı anlaşmalı kurumla akdedilen sözleşme gereği ledavi ve tetkiklerle ilgili tazminat değerlendirmesi yapabilmek için gerekli tüm belgelerin fatura ile birlikte müvekkili şirkete ulaşması gerektiği hükme bağlandığını, müvekkili şirkete ancak kendisine iletilen bu belgelerin incelenmesi ile yapılan tetkiklerin sigortalının hastalığı ile uygunluk taşıyıp taşımaması, teminat dışı durumlardan olup olmadığının değerlendirmesi Anlaşmalı kurum ile müvekkili şirkete arasındaki sözleşmesel ilişkide tarafların dürüstlük kuralı ve iyi niyet oldukça önemli olup davacının hasta ile ilgili doğru bilgi verme yükümlülüğüne uyması gerektiğini, bu sözleşmesel ilişkide ise 3 aylık bir süre zarfında özel durumları tespit edilmiş ve davacının özel sağlık sigorta poliçesini suistimal edici nitelikte olan vakalar yaşandığını, bu sebeplerle anlaşmalı kurumda çalışan bazı hekimlerin check-up mahiyetinde muayene ve tetkik gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket tarafından sunulan hastalara ait sağlık kayıtlarının konusunda uzman bir hekim tarafından detaylı incelenmesi ile tüm belirttiğimiz bu suistimal durumu olduğu anlaşılacağını, hasta dosyalarının içeriğindeki kayıtlarla birlikte davacı'dan celp edilmesini talep ettiklerini, dava dosyasına sunulan tüm hasta kayıtlarının incelenmesi ile davacının bünyesinde çalışan bir kaç hekim ile sınırlı olarak aynı hekimin aynı anemnez(hasta bilgi formu) düzenlediğini, hastanın şikayeti/öyküsü ile ön tanı kısmının aynı olduğu, iç hastalıkların kan tetkiki dışında ileri tetkike gönderdiği, endokrin biriminin isteyebileceği ileri tetkikleri iç hastalıkların istediği, iç hastalıkların kulak burun boğaza burun tomografisine gönderdiği, beyin ve nörolojinin her şikayet için MR çektirdiği anlaşılacağını, bu hususun tespiti için davacı nezdinde bulunan 141 hastaya ilişkin sağlık kayıtlarının konusunda uzman bir hekim tarafından yapılacak bilirkişi incelemesi talep ettiklerini, davacıların bu tetkik ve tedavilerin bu hastalar için gerekli olduğunu haksız olarak iddia ettiklerini, her bir sigortalının tetkik sonuçları incelendiğinde tüm bu hastaların tetkik sonuçlarının neredeyse hepsinde gayet normal sonuçlar tespit edildiği anlaşıldığını, davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasını, talep etmişlerdir.
DELİLLER:
Bilirkişiler Sigorta Hukuk Uzmanı ... ve Doktor ... ve Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 08/06/2020 tarihli bilirkişi heyet raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişiler Sigorta Hukuku Uzmanı ..., Sigorta Tahkim Hakemi ... İç Hastalıkları Uzmanı ..., İç Hastalıkları Uzmanı ... ve Göz Hastalıkları Uzmanı ... ve Kadın Hastalıkları Uzmanı ... ve Cildiye Uzmanı ... ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı ... ve Nöroloji Uzmanı ... ve Üroloji Uzmanı ...ve Genel Cerrahi Uzmanı ... ve Ortopedi Uzmanı ... ve Kardiyoloji Uzmanı ... Çocuk Hastalıkları Uzmanı ... ve Beyin Sinir Cerrahı ... ve Kulak Burun Boğaz Uzmanı Talip ... ve Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 31/10/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Çocuk Sağlığı ve Hasta Uzmanı ...ve Ortopedi ve Travma Uzmanı ... ve Üroloji Uzmanı ... tarafından hazırlanan 30/07/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Dava; Özel sağlık sigortası anlaşmalı kurum sözleşmesi gereğince verilen tedavi hizmet bedellerine yönelik ödenmeyen bedelin davalı şirketten tazmini istemine yönelik alacak davasıdır.
Bilirkişiler Sigorta Hukuk Uzmanı ... ve Doktor ... ve Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 08/06/2020 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle; "....Ayrıntıları yukarıdaki bölümlerde arz edilen davacı ve davalı şirket tarafından ibraz edilen ticari defter kayıtları, dava konusu faturalar ve ekleri ile tüm dosya muhteviyatı belgeler üzerinde yapılan incelemelere göre ; A Derdest davada davalı tarafın kısmi dava şeklinde dava açıp açamayacağı ve davanın değerinin şimdilik 25.000,00 TL olarak gösterilmiş olması nedeniyle taleplerin kısmi dava şeklinde açılmış olması karşısında alacağın zaman aşımına uğradığı hususu ile ilgili itirazların Takdiri Muhterem Mahkemeye ait olduğu . 2. Dosyaya ibraz edilen ( E -Defter niteliğinde yada E-Beratların Oluşturmuş ) olan ve İveya — Açılış/Kapanış Noter tasdikleriz zamanında yaptırılmış ticari defterlerin ve kayıtlarının düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun bulunmuş olması nedeniyle tarafların lehine kesin delil vasfının bulunduğu 3. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan 140 adet faturanın davalının tazminat bölümünde incelemeye tabi tutulduğu ancak 79.611,46 TL tutarlı 51 adedinin sistemde kaydı olduğu ancak muhasebede kaydı olmadığı, bunlar için — iade faturası da düzenlenmediği, 91.679,77 TL tutarlı 89 adet faturaların muallak hesap kayıtlarında bulunduğu ve bunlardan 88.412,25 TL tutarlı 85 adedi için davalı tarafından Temmuz 2018 döneminde iade faturası düzenlenmiş ise de davacı tarafından da aynı dönemde tekrar (E-Fatura) düzenlenerek davalıya gönderildiği, davalı tarafından da tekrar Ağustos 2018 ayında bu faturalardan 1 adet 1.394,29TL.lık fatura hariç 84 adet 87.020,16 TL.lık 2. kez iade faturası tanzim edildiği, Buna göre davacı tarafından tanzim edilmiş dava konusu faturalardan 84 adet 87.020,16 TL.lık faturalara 2018 yılında iade faturası tanzim edildiği, 56 adet toplam 84.271,07 TL.tutarındaki faturalara davalı tarafından 2018 yılında iade faturası tanzim edilmediği, Davalı sigorta kuruluşunun ihtilaflı hasta dosyaları ile ilgili olarak dava dosyasına sunduğu belgelerin Taporumuzun yukarıda yer alan bölümlerinde detaylarına yer verildiği üzere davacı tarafın iddia olunup ispat olunmayan suiistimal olgusunu kanıtladığını söylenmesinin mümkün olmadığı, Bu aşamadan sonra dava dosyasına davalı yanın delil sunma hakkının olduğunun kabul edilmesi ve ilave delil sunmasına Sayın Mahkemece izin verilmesi halinde, uyuşmazlık konusu olan 141 sigortalı/ hastanın arın daveti ile beyanlarının alınması, gerektiğine, JR Bu surette elde edilecek olan delil ve kayıtların Bilirkişi Kurulumuzca da tespiti yapıldığı üzere 14 farklı branş hekimi tarafından izlendiği hususu dikkate alınarak şikayetlere neden olan hastalıklar ile ilgili her bir hasta için önceki kayıtlarında celbi suretiyle heyete yeni katılacak uzman hekimler de marifetiyle hastaların tekrar muayene edilmesinden sonra kesintilerin yerindeliği ile ilgili görüş belirtilmesinin ancak mümkün olacağına Taraflar arasında cari ilişkinin halen devam ettiği, davacının cari hesap bakiyesinin 31.12.2018 tarihi itibari ile de 112.059,20 TL. alacak bakiyesi verdiği, bu bakiye içerisinde dava konusu olan ve davalı sigorta kuruluşu tarafından iade faturası tanzim edilmemiş 56 adet toplam 84.271,07 TL lık faturaların yer aldığı, Raporumuzda tespitlerine yer verildiği üzere 140 adet faturadan toplam değeri 91.679,77 TL. olan 89 adet faturanın davalı şirketin sistemi, tablolarında ve muhasebe kayıtlarında yer almış olması nedeniyle söz konusu işbu tutarın davalı yandan talep edilebileceği, davalı şirket muhasebe kayıtlarında yer almayan ve sigorta payı “0” olarak gözüken 51 adet toplam değeri 79.611,46 TL. tutarındaki faturalar (toplam değeri 10.068,20 TL olan 6 adet faturanın tablonun “fatura durumu” sütununda “red” yazan faturalar da dahil) dolayısıyla da davacı ... ... Hiz. San. Paz. Tic. A.Ş. (Özel ... Hastanesi) nin davalı sigorta şirketinden alacaklı olacağı, yönündeki görüşlerimizi, Sayın Mahkemenizin takdirlerine, Saygı ile arz ederiz. 08.06.2020..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişiler Sigorta Hukuku Uzmanı ..., Sigorta Tahkim Hakemi ... İç Hastalıkları Uzmanı ..., İç Hastalıkları Uzmanı ... ve Göz Hastalıkları Uzmanı ... ve Kadın Hastalıkları Uzmanı ... ve Cildiye Uzmanı ... ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı ... ve Nöroloji Uzmanı ... ve Üroloji Uzmanı ...ve Genel Cerrahi Uzmanı ... ve Ortopedi Uzmanı ... ve Kardiyoloji Uzmanı ... Çocuk Hastalıkları Uzmanı ... ve Beyin Sinir Cerrahı ... ve Kulak Burun Boğaz Uzmanı Talip ... ve Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 31/10/2022 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle;"... 1 Hastanenin faturalandırdığı tetkiklerin gerekli olmadığı ya da dheck up wife yönünde kanaate ulaşılamadığı, sigorta şirketinin istenen tetkikine yönelik ileri sürdüğü itirazların hastaların muayene edilmesi ve teşhis konulabilmesi için hekim tarafından belirlenebileceği, 2. Zamanaşımına yönelik itirazın isabetli olmadığı, Neticelerine takdir mahkemenize ait olmak üzere ulaşmış bulunuyoruz. Sayın Mahkemenizin takdirlerine Saygı ile arz ederiz. 31.10.2022" şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Çocuk Sağlığı ve Hasta Uzmanı ...ve Ortopedi ve Travma Uzmanı ... ve Üroloji Uzmanı ... tarafından hazırlanan 30/07/2024 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle;"....25.10.2022 tarihli bilirkişi raporuna katılarak; hastanenin faturalandırdığı tetkiklerin gerekli olmadığı ya da checkup niteliğinde olduğu yönünde kanaate ulaşılamadığı, sigorta şirketinin istenen tetkiklere yönelik olarak ileri sürdüğü itirazların hastaların muayene edilmesi ve teşhis konulabilmesi için gerekliliğinin hekim tarafından belirlenebileceği değerlendirilmiştir. Takdir Sayın Mahkemenin olmak kaydıyla bilgilerinize saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 23/01/2025 tarihli ıslah dilekçesinde; "....Dava dilekçemiz ile talep edilen 25.000,00-TL dava değerinin, toplam 171.291,23-TL olarak ıslahına ve ıslah dilekçemizin davalı tarafa tebliğine, 146.291,23-TL fark bedel için hesaplanacak ıslah harcının tarafımızca tamamlanmasına, davamızın kabulüne, Vekalet ücretleri ve yargılama giderlerinin davalı tarafla yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz...." şeklinde ıslah talebinde bulunmuştur.
Huzurdaki davada; taraflar arasında Özel Sağlık Sigortası Anlaşmalı Kurum sözleşmesi bulunduğu, bu kapsamda taraflar arasında Anlaşmalı Kuruluş Hizmet Sözleşmesi ve Protokolü'nün imzalandığı, davacı tarafça bu sözleşme kapsamında davalıdan onayları alınmasına rağmen verilen hizmete karşılık gelen giderlerin davalı tarafça ödenmediği iddia ve talep edilmekte davalı tarafça davanın fatura bedellerine ilişkin olması nedeniyle bölünemez nitelikte olduğu iddiasıyla usulden reddini talep etmiş ise de davanın HMK'nın 109. Maddesi gereğince kısmi dava olarak ikame edildiği, hizmet bedellerinin karşı taraftan tahsili talep edilmekle davanın kısmi dava olarak ikame edilmesinde herhangi bir hukuki engel bulunmadığından davalının bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Davalı tarafça dava konusu 141 hastaya ilişkin taleplerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu iddia ederek reddedilen faturalarla ilgili tedavi giderlerinin gerek poliçe özel şartlarına uymayan gerekse sigortacılık esaslarına aykırı olarak talep edildiğini, gereksiz tetkik ve tedaviler yapılarak haksız faturalar tanzim edildiği yönündeki iddiaları bakımından faturaya konu edilen verilen hizmete ilişkin olarak mahkememizce uzman uzman hekimler aracılığıyla rapor tanzim edilmesi yoluna gidilmiş ve hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen ve uzmanlarınca hazırlanan bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği üzere davacı hastanenin faturalandırdığı tetkiklerin gerekli olmadığı yahut check up niteliğinde olduğu kanaatine varılmadığı, tanı ve teşhis hususunda gerekliliğin hekim tarafından belirlenebileceği, hastaların şikayetleri ile tetkikler arasında uygunsuzluk olmadığının tespiti yapılmakla davacının sözleşmeyi suistimal ettiği yönündeki davalı iddialarına itibar edilememiştir. Zamanaşımına yönelik itirazlar bakımından ise taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunduğu, zamanaşımı süresinin 10 yıl olarak uygulanması gerektiği, faturaların tarihi itibariyle de zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla bu yöndeki def'i yerinde görülmemiştir. Tüm dosya kapsamı, uzmanlarca tanzim edilen bilirkişi raporları ve ticari defter ve kayıtlarından anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davalı tarafça ödenmeyen faturalara ilişkin olarak davacının davalıdan toplam 171.291,23-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla ve dava tarihinden itibaren faiz talep edildiği anlaşılmakla dava ve ıslah tarihlerine göre tarafların sıfatı gereğince avans faizine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 25.000,00-TL alacağın dava tarihi olan 26/04/2019'dan itibaren 146.291,23-TL alacağın ise ıslah tarihi 23/01/2025'den işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2--Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 9.993,153 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 426,94 TL ve ıslah harcı olan 2.500,00 TL toplam 2.926,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.066,213 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 12.706,50 TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davalılar tarafından yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine,
6-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı tarafça peşin yatırılan 426,94 TL ve ıslah harcı olan 2.500,00 TL ve başvurma harcı olan 44,40 TL toplam 2.971,34 TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Devletçe karşılanan 1.320 TL arabuluculuk ücretinin, davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır