T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/590 Esas
KARAR NO : 2025/610
ASIL DAVA TARİHİ : 25/06/2010
ASIL DAVADA TALEP : 1-Taraflar arasında yapılan finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen kira bedelleri ile vadesi gelmemiş kira bedelleri toplamı olan 1.549.269,80 USD borçlu olunmadığının tespiti
2-Finansal kiralama sözleşmesinin ilk ödemesi olarak ödenen 1.563.248,00 USD peşinatın iadesi
3-Geminin son seferini yapmamasından kaynaklı kay kaybı için 60.000 USD'nin tahsili
4-Gemi tutulmadan önce alınan yağ masrafı ve yakıt bedeli için 37.668 USD'nin tahsili
5-Finansal kiralama sözleşmesinin teminatı olarak verilen 5 adet taşınmazın ipoteğine dair ipoteğin fekki (02/04/2013 havale tarihli dilekçe ile atiye terk edilmiştir)
6-Gemi üzerinde tersanede yapılan iyileştirme ve bakım masraflarından 40.000 USD'nin alacağı tahsili (02/04/2013 havale tarihli dilekçe ile atiye terk edilmiştir)
ASIL DAVADA PARASAL DEĞER : 3.210.185,8 USD (1 USD davanın açılış tarihi olan 25/06/2010 tarihinde 1,5850 TL olmakla 5.088.144,49 TL)
ASIL DAVADA KABUL : 1-1.539.296,80 USD borçlu olmadığının tespiti
2- Geminin kullanım süresine göre fazla ödenen 1.010.572,77 USD iadesi
ASIL DAVANIN KABUL DEĞERİ : 2.549.869,57 USD (1 USD davanın açılış tarihi olan 25/06/2010 tarihinde 1,5850 TL olmakla 4.041.543,26 TL)
ASIL DAVANIN RET DEĞERİ : 660.316,23 USD (1 USD davanın açılış tarihi olan 25/06/2010 tarihinde 1,5850 TL olmakla 1.046.601,22 TL)
KARŞI DAVA TARİHİ : 14/07/2010
KARŞI DAVADA TALEP : Dava konusu geminin aynen teslimine, bu mümkün olmazsa geminin değerinin fiili imkansızlığın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek akdi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve sözleşmenin feshi nedeniyle tüm borçlar muaccel hale geldiğinden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.549.269,80 USD kira bedeli ve 2.202,72 USD gecikme faizi ile birlikte 184.713,56 USD, 94.527,73 Euro ve 981,89 TL masrafın davacı/karşı davalıdan tahsili istemi
KARŞI DAVADA PARASAL DEĞER : 1.736.186,08 USD + 94.527,73 Euro + 981,89 TL (Karşı dava tarihi olan 14/07/2010 tarihinde 1 USD'nin TL karşılığı 1,5455 TL olup USD cinsinden talebin TL karşılığı 2.683.275,58 TL, karşı dava tarihi olan 14/07/2010 tarihinde 1 Euro'nun TL karşılığı 1,9646 TL olup Euro cinsinden talebin TL karşılığı 185.709,17 TL, son olarak 981,89 TL toplam 5.738.951,39 TL)
KARŞI DAVADA KABUL : 10.000,00 USD (Karşı dava tarihi olan 14/07/2010 tarihinde 1 USD'nin TL karşılığı 1,5455 TL olup USD cinsinden talebin TL karşılığı 15....,00 TL)
KARŞI DAVADA RET DEĞERİ : 5.723.496,39 TL (Döviz cinsinden uyarlama yapılarak hesaplanmıştır)
KARAR TARİHİ:25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....Noterliği'nin 25/06/2008 tarih ve ... yevmiye nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi'ne ve 23.07.2008 tarihli Çıplak Gemi Kiralama Kontratı'na istinaden davalı tarafa kiralanan ve teslim edilen 'M/V ...' isimli yük gemisinin Taranto limanında iken içindeki davalıya ait ... isimli geminin kumanya borcu ve uyuşmazlığı nedeniyle alacaklı şirketin talebi üzerine 25.02.2010 tarihinde sözleşme konusu M/M ... gemisi üzerine İtalyan Mahkemesi tarafından 15.000 Euro'luk bedelle ihtiyati tedbir konulduğunu ve geminin seyrü seferden men edilerek bağlandığını, bir gün sonra da davalının Servet Ka gemisine ait borcundan dolayı 255.000 Euro'luk ve ... ... isimli başka geminin borcundan dolayı da 800.000 Euro'luk hacizler konulduğunu, müvekkili firma tarafından durumun davalıya bildirilmesine rağmen davalının hiçbir teşebbüste bulunmadığını, diğer yandan yük sahibi ... group, yükün zamanında boşaltılmaması ve boşaltma tarihinin belirsizliği nedeniyle müvekkil firmaya baskı yaparak zararın tazminini talep ettiğini, davalı adına müvekkili firma tarafından ....Noterliği'nin 15.03.2010 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek geminin üzerindeki tedbirin kaldırılmasının talep edildiğini, davalı yanın müvekkil ihtarına cevaben keşide ettiği ....Noterliği'nin 22.03.2010 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarında; bağlama işlemini yapan firma ile herhangi bir alacak sözleşmesinin imzalanmadığını, dolayısı ile geminin tutulması ile ilgili hiçbir sorumluluk ve borçlarının bulunmadığından bahisle kabul etmediklerini bildirerek sorumluluktan kaçındığını, finansal kiralama sözleşmesinin müvekkil firma tarafından fesih edildikten sonra ....Noterliği'nin 30.04.2010 tarih ve ... yevmiye ihtarnamesi ile davalıdan toplam 1.752.748 USD ödemesi, teminatların ve ipoteklerin çözümlenmesinin talep edildiğini, ancak davalı borçlunun bu güne kadar talep edilenlerin hiçbirini yerine getirmediğini beyanla ....Noterliğinin 25.06.2008 tarih ve ... yevmiye nolu Finansal Kiralama Sözleşmesinin feshinin ve bu sözleşeme nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitinin, Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında davalıya verilen kambiyo senetlerinin bedelsizlik sebebi ile iptalini ve ipoteklerin fekkini ayrıca toplamda 1.752.748 USD alacağın şimdilik 500.000 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin Türk Şirketi olmadığını ve dava açarken teminat gösterme zorunluluğunun olduğunu, dava konusu kiralanan ... isimli geminin İtalya'nın Taranto Limanı'nda tedbir kararı uygulanmak suretiyle haksız yere ve başka bir finansal kiralama sözleşmesine konu gemiye ilişkin seferden men kararı verildiğini, bu karara ilişkin yasal başvuruların yapıldığını ve tedbirlerin geminin üzerinden kaldırıldığını, kiracının hiçbir girişimde bulunmadığını, tam aksine haksız ve hukuksuz bağlamalara rağmen kendi atadığı gemi adamlarını gemiden çekerek gemiyi Taranto Liman otoritesine teslim ettiğini ve gemini savunmasız sahipsiz bıraktığını, yaptıkları yasal ve idari girişimlerin sonuç verdiğini, seferden men ve bağlama kararının da kaldırılması üzerine geminin Türkiye Karasularına getirildiğini, sözleşme konusu geminin müvekkili şirketin taraf olmadığı ve sadece mülkiyetten kaynaklı bir durum sebebi ile tutulduğunu, hukukun genel ilkesi gereğince hiç kimsenin kendi kusurlu veya ihmalli bir davranışı olmaksızın tazminat ödeme yükümlülüğü ile sorumlu tutulamayacağını, ayrıca müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğunun gemiyi teslim etmek olduğunu, gemiyi kiracıya teslimden sonra müvekkilinden kaynaklamayan kiracının sözleşmeden faydalanmasını engelleyen eksiklikleri ve karşı koymaları giderme yükümlülüklerinin olmadığını, kendisinden kaynaklanan nedenlerden sorumlu olduğunu, zarara şirketlerinin sebebiyet vermediğini, nitekim finansal kiracının sözleşme konusu geminin sözleşmeye dahi edilerek bu gemiyi kendi ticaretinde kullanması sebebi ile deniz ticaretinin özelliklerinden kaynaklanan kendine özgü bir imtiyaz ifade eden ve doğrudan mülkiyet hakkı ile örtüşmeyen bu tür işlem, eylem ve riskleri gemi işletme müteahhiti ve donatan sıfatı ile göze aldığını, Finansal Kiralama Kanunu'nun 25.mad. gereğince sözleşmenin kiracı tarafından fesih edilmesi halinde kiracı malı geri vermekle bilikte uğradığı zararı karalayandan talep edebileceğini, ancak bu düzenlemeyi genel kanun çerçevesinde yorumlamanın hukuk mantığı ile bağdaşmayacağını, özel kanun hükmü uygulanması gerektiğini ve anılı maddede de kiracının sözleşmeyi fesih etmesinin finansal kiralama şirketinin sözleşmeye aykırı harekette bulunması ve bu aykırılığın kiracıdan sözleşmeye devam etmesinin beklenmeyecek düzeyde olması şartına bağlandığını, bu çekinmezlik halinin Medeni Kanunun 2.maddesi kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, Deniz Hukuku Kuralları'nın İtalya'da yanlış yorumlanmasının MD. 2.mad. anlamında müvekkili şirkete sorumluluk yüklemeyeceğini, kiracı açısından sözleşmeye devam etmesinin beklenmeyeceği bir durumun gerçekleşmediğini, davacının müvekkiline peşinat ödemesinin bulunmadığını, alacak taleplerinin anlaşılmadığını, müspet zarar kapsamında olmadığını, haksız ve mensetsiz davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise; finansal kiralama sözleşmesine konu mülkiyeti müvekkili şirkete ait... ADLI ... IMO numaralı, Panama Bayraklı I 1.463 NET 2.485 Gros ton yük gemisinin aynen teslimini, aynen teslimde fiili imkansızlık oluştuğu takdirde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla fiili imkansızlığın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek akdi faizi ile birlikte geminin değerinin davalıdan tahsilini, sözleşmenin feshi nedeniyle bütün borçlar muaccel hale geldiğinden Finansal Kiralama Kanunu'nun 25. ve sözleşmenin ilgili maddeleri gereği fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.549.296,80 USD kira, 2.202,72 USD gecikme faizi, 184.713,56 USD, 94.527,73 Euro ve 981,89TL masraf bedelli borçların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
HSYK kararına istinaden kapatılan ....Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava dosyası mahkememize aktarılmıştır.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkemece delillerin ibrazını mütakip celbi gerekli delillerde celp edilerek dosyamız arasına katılmıştır.
....Ticaret Mahkemesince Borçlar Hukukçusu Prof. Dr. ... ..., Uzak Yol Kaptanı ... ve İşletme İktisatçısı Prof. Dr. ... marifetiyle inceleme icra edilerek konuya ilişkin rapor ve tarafların itirazlarının değerlendirilmesine ilişkin ek raporlar teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Asıl dava; Finansal Kiralama Sözleşmesi ile davalı karşı davacı kiralayan tarafından, davacı karış davalı kiracıya teslim edilen M./M ... gemisinin İtalya ülkesinde davalı karşı davacının ... isimli gemisinin kumanya borcundan dolayı tedbiren bağlanarak seferden men edilmesi akabinde davacı karşı davalının sözleşmeyi fesh etmesinden kaynaklı borçsuzluğunun tespiti ve zararının tahsili istemine, karşı dava ise; Finansal Kiralama Sözlemesi kapsamında teslim edilen geminin mülkiyetinin aynen iadesi, fiili imkansızlık halinle bedelinin tahsili ve sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili istemlerinden ibarettir.
Mahkememizce dava dosyası delillerin toplanması aşamasından sonra kamu düzenine ilişkin olmakla ve davanın her aşamasında nazara alınabileceğinden görev açısından da değerlendirilmiştir.
Taraflar arasında 25.06.2008 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiği ve dava konusu geminin bu çerçevede davalı karşı davacı tarafından, davacı karşı davalıya teslim edildiği ve yine taraflar arasında 23.07.2008 tarihli çıplak gemi kiralama sözleşmesi imzalandığını, ayrıca dava dışı ... ... Denizcilik Ltd. Şti. ile davacı karşı davalı ... Denizcilik arasında gemi yönetimine ilişkin yönetim sözleşmesi imzalandığı hususları tartışma dışıdır.
Dava konusu gemi, finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davacı karşı davalıya teslim edilmiş ise de, aynı taraflar arasında çıplak gemi kira sözleşmesi de akdedilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme; dava konusu geminin davalı/karşı davacının sahibi olduğu başka bir geminin kumanya borcu nedeniyle İtalya ülkesinde tedbiren bağlanarak seferden men edilmesi sebebine dayalı olarak davacı/karşı davalı tarafça fesih edilmiş, ayrıca geminin çalıştırılamamasından kaynaklı zararların yanında geminin bağlandığı dönemdeki yapılan geminin işletilmesinden doğan harcamalar da dava konusu edilmiştir.
TTK.'nun 5. Kitabında düzenlenen hususlara ilişkin yargılama yapma yetkisi HSK kararına istinaden ....Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi)'ne verilmiştir.
Mahkememiz ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi arasnıdaki ilişki görev ilişkisi olup, yukarıda da ifade edildiği gibi kamu düzenine ilişkindir ve mahkememizce resen nazara alınmalıdır.
Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin nitelendirilmesi özel nitelikli mahkemenin görevi dahilinde bulunduğundan, ayrıca taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesi ile çıplak gemi kira sözleşmesinin yorumlanması ve yine davacı/karşı davalı ile dava dışı ... Denizcilik arasında akdedilen gemi yönetim sözleşmesinin değerlendirilmesi, donatan sıfatının tespiti, donatanın kim olduğunun belirlenmesi, gemi mülkiyetinin tartışılması ve doğrultuda tarafların edimlerinin, yükümlülüklerinin tartışılarak temerrüdün belirlenmesi, sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediğinin değerlendirilmesi, ayrıca çıplak gemi kira sözleşmesinin ve davacı talepleri arasında yer alan geminin işletilmesinden kaynaklı harcamaların TTK 5. kitabından düzenlenmesi gibi hususlar nazara alınarak her ne kadar bilirkişi raporu alınmış ise de, göreve ilişkin belirlemenin delillerin toplanması ve bir kısım hususları aydınlanmasına bağlı olması da nazara alınarak, karşı dava da asıl davaya bağlı olduğundan her iki dava açısından yargılama yapma görevi ....Asliye Ticarnet Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi)'ne ait olmakla mahkememizin görevsizliğine istinaden dava şartı yokluğundan davanın reddine dair hüküm taraf vekillerininvaki temyizi üzerine Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2015/9437 esas, 2016/1030 karar numaralı ilamı ile '' Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin davalı ile finansal kiralama sözleşmesi ve çıplak gemi kiralama kontratı imzaladığını, kiralanan M/V ... isimli yük gemisine davalının başka gemilerinin borcu nedeniyle İtalyan Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir konulduğunu, geminin seferden men edildiğini, gemi üzerine hacizler konulduğunu, bu durumdan davalının ihtarname ile haberdar edildiğini, geminin tutulması ile birlikte müvekkilinin zilyetlik durumunun sona erdiğini ileri sürerek finansal kiralama sözleşmesinin feshini ve bu sözleşme nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespitini, sözleşme kapsamında verilen kambiyo senetlerinin iptalini, ipoteklerin fekkini, oluşan zararının bir kısmının dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, taraflar arasında finansal kiralama sözleşmesi kurulduğunu, bu sözleşme hükümleri gereğince müvekkilinin sadece mülk sahibi olduğunu, başka bir sorumluluğunun olmadığını, iddia edildiği gibi ihtiyati tedbir konusu alacağın müvekkilinin borcundan değil, müvekkilinin başka bir sözleşmeye konu gemisine ait sözleşme alacaklısının borcu nedeniyle tedbir uygulandığını, kiralanan geminin seferden men edilmesi kararının hukuka aykırı olduğunun tespit edilerek gemi üzerindeki haciz ve tedbirlerin kaldırıldığını, bu işlemler nedeniyle müvekkilinin kusurlu olmadığı gibi sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini; karşı dava olarak dava konusu geminin aynen iadesini, bu mümkün olmazsa geminin bedelinin ve ayrıca sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının faiziyle tahsilini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın finansal kiralama sözleşmesi ve çıplak gemi kiralama kontratından kaynaklandığı, tarafların taleplerinin TTK 'nın Deniz Ticareti kitabında düzenlenen alacaklara ilişkin olduğu, donatan sıfatının tespiti, tarafların yükümlülüklerinin tartışılması, sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediğinin değerlendirilmesi gerektiği, deniz ticaretine ilişkin davalara bakmakla görevli ....Asliye Ticaret Mahkemesi ile mahkemeleri arasında görev ilişkisi bulunduğu, mahkemenin görevinin dava şartı olduğu ve yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekillerince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık taraflar arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı dava dilekçesinde; “25.06.2008 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin ve, bu sözleşme nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespitini, finansal kiralama sözleşmesi kapsamında verilen kambiyo senetlerinin bedelsizlik sebebiyle iptalini ve ipoteklerin fekkini, toplam 1.752.748 USD tutarındaki alacaklarından şimdilik 500.000 TL nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini” talep etmiştir. Davalı karşı davasında da “finansal kiralama sözleşmesine konu, mülkiyeti müvekkilinin şirketine ait olan yük gemisinin aynen teslimini, aynen teslimde fiili imkansızlık oluştuğu takdirde imkansızlığın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek akdi faiz ile birlikte bedelinin davalıdan tahsilini, sözleşmenin feshi nedeniyle bütün borçlar muaccel hale geldiğinden FKK' nın 25. maddesi ve sözleşmenin ilgili maddeleri gereği bütün kira, gecikme faizi ve masraf bedelinin davalı karşı davacıdan tahsilini” istemiştir. Bu nedenle uyuşmazlık deniz ticaret hukukundan kaynaklanmayıp, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanmış olması nedeniyle mahkemece yargılamaya devam olunarak davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.'' denilerek dosya Mahkememizde yeniden esasa kaydolmuştur.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları ile dosya üzerinde işletme iktisatçısı Prof. Dr. ..., Borçlar hukukçusu Prof. Dr. ... ... ve uzak yol kaptanı ... marifetiyle inceleme icra edilerek konuya ilişkin 16.11.2012 tarihli rapor teminle dosyamız arasına katılmıştır.
Bilirkişilerin ayrıntılı olarak hazırladıkları 16.11.2012 tarihli raporlarında özetle; '' Dava dosyasına sunulan belgelerle sınırlı olarak yapılan incelemeler sonucunda;
1. Taraflar arasındaki FK sözleşmesi çerçevesinde, davacı şirket tarafından asıl davaya konu taleplerinden ilk sırada yer alan 1.563.248,00 USD tutarındaki peşin ödemenin yapıldığı hususunun tartışmasız bulunduğu;
2. Dava tarihi itibarıyla, vadesi geçmiş ve henüz vadesi gelmemiş durumda olmak üzere toplam 1.549.296,80 USD tutarında kira borçlarının bulunduğu; ancak sözleşme feshedildiği için 08.04.2010 tarihi itibarıyla davacı tarafça ödenmemiş durumda görünen kira borcunun 10.000,00 USD ile sınırlı bulunduğu;
3. Geminin tutulması hadisesine diğer gemilerde donatan vasfı taşıması nedeniyle Garanti Leasing'in yol açtığı; geminin tutulması hadisesine ... Denizcilik'in bir kusuru veya hatasının sebep olmadığının anlaşıldığı;
4. ... ... Td. Şti kendisine ya da başkasına ait bir gemiyi kazanç elde etme maksadıyla kendi nam ve hesabına deniz ticaretinde kullanmadığına göre dava dosyasına sunulan ve taraflarının ... ... Denizcilik Td. Şti. i le ... Denizcilik'in olduğu yönetim sözleşmesinin ... ... Td. Şti’ne bir mülkiyet veya hak devri anlamına gelmeyeceği bilakis uygulamada çok karşılaşılan bu durumun gemi işletme müteahhidi sıfatını haiz ... denizciliğe bir çok olumlu katkı sağlayabileceği;
5. Çıplak Gemi Kiralama Sözleşmesinin fınansal kiralama kanununda emredici hükümlere aykırı olmadığından fınansal kiralama sözleşmesinin yanında geçerli sayıldiği, bu sözleşmenin 7.2 maddesinde, mal sahibinin yükümlülüklerinin düzenlendiği; sözleşmenin 8.2 maddesinin göre geminin alıkonulmasından itibaren otuz gün içinde serbest bırakılması sağlanamadığından, davalının sözleşmesel taahhütlerinin yerine gelmediği, bu durumda davacının kullandığı fesih hakkının sözleşmeye uygun olduğu;
6. Davacının peşin öHefnevi ve zararlarını talep ettiğini, haklı feshin bu imkanı verdiği; peşin ödemelerin normal kira sözleşmesinden amaç farklılığı nedeniyle ölüTdurumu, gerekse peşin ödemenin malın kullanıldığı dönem için iadeye tabi tutulacak bölümünün hesaplanması gerektiği; bu doğrultuda yapılan hesaplama sonucunda ise; davacı - k. davalı şirket tarafından yapılan peşin ödemenin sözleşmenin kullanılmayan süresine isabet eden tutarının (1.563.248,00 / 1830 gün x 647 gün=) 552.689,32 USD olarak bulunduğu;
7. Karşı dava bakımından gösterilen fesih sebebinin haklı olmadığı, davacının dava dışı ... Moryak Denizcilik Td. Şti ile yaptığı sözleşmede zilyetliği devrettiğinin
8. kabul edilemeyeceği, vincin gemiden ayrılmasının da fesih sebebi olarak görülmediği,
9. Davacının 8.4.2010 da gönderdiği fesih ihtarnamesi varmakla sözleşme feshedilmiş olduğundan Davalı Karşı Davacının ancak bu tarihe kadar ödenmemiş kira alacağı var ise talep hakkı olacağı, ancak davacı da alacaklı olduğundan karşılıklı alacaklılık halinde takasın gerçekleşeceğinin de Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı;
10. Asıl dava kapsamında davacı tarafından talep edilebilecek alacak tutarının, 552.682,39 USD olarak belirlendiği; davacı - K. davalı tarafça zararları karşılığı talep edilen tutarların ise, sunulan belgeler bazında Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
11. Davalı - k. davacı şirketçe karşı dava kapsamında talep edilebilecek alacak miktarının ise; 10.000,00 USD kira bedeli, 127,78 USD işlemiş faiz ve gider karşılığı olarak da 26.484,00 USD ile 666,61 TL olmak üzere toplam 36.611,78 USD ve 666.61 TL tutarında hesaplandığı'' şeklinde beyan ve mütalaada bulunmuşlardır.
Mahkememizce itirazların değerlendirilmesi davacı yanın peşin iade isteminin yanında diğer alacak kalemlerinin ayrı ayrı tartışılması ve neticeten fesih tarihi itibariyle işlemiş toplam kira nazara alınarak peşinat iadesi ile ilgili mütalaanın değerlendirilmesi ve var ise hem asıl hem karşı dava açısından karşılıklı talep edilebilir alacağın tespiti babında bilirkişilerden 23.12.2013 tarihli ek rapor teminle dosyamız arasına katılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler anılı ek raporlarında sonuç olarak; kök raporlarında mütalaa edilen değerlendirmelerinde finansal yönden hız itibariyle bir değişiklik olmadığını, kök raporda yapılan hesaplamaya yapılan maddi hatanın düzeltildiğini, böylelikle sözleşmenin kullanılmayan dönemine isabet eden tutarın 1.010.558,68USD olarak hesaplandığını, davacı karşı davalı şirketin asıl dava konusu diğer taleplerine yönelik olarak başkaca kayıt sunulmadığını mütalaa ettikleri görülmüştür.
Mahkememizce Kök ve ek rapor arasında bütünlük bulunmadğından gerek asıl davada gerekse birleşen davada tarafların talepleri bazında ayrı ayrı hüküm kurmaya ve yargıtay denetimine elverişli inceleme yapılmadığından iş bu defa aynı bilirkişilerden;
''a) Davacı karşı davalı vekilinin 1.549.269,80 USD geciken ve vadesi gelmeyen kira bedelleri yönünden menfi tespit istemi,
b) Davalı-karşı davacı vekilinin 1.563.248 USD peşin ödemenin iadesi, 37.668 USD yakıt bedeli ve yağ masrafı, ayrıca 60.000 USD son seferden kaynaklı kar mahrumiyeti taleplerine ilişkin kalemler yönünden, ayrı ayrı değerlendirmenin yapılması ve özelillikle heyette yer alan gemi kaptanı bilirkişinin kar mahrumiyeti bilirkişinin piyasa rayici ve kadru mariflik araştırması yapması,
c) Karşı dava yönünden davalı karşı davacı itirazlarının tartışılması, ayrıca karşı davadaki taleplerinin ayrıştırılarak 07/04/2014 tarihli dilekçesi doğrultusunda gerekli değerlendirmelerin yapılarak, var ise, talep edilebilir karşı davacı alacağının kira bedeli, ( vadesi gelen- vadesi gelmeyen) ve masraf kalemleri açısından ayrı ayrı belirlenmesi, ayrıca mahsup şartlarının da tartışılarak bütünlük arzedecek ve hükme esas teşkil edebilecek, yine yargıtay denetimine olanak verecek'' şekilde mütalaada bulunmaları maksadıyla oluşturulan ara karar doğrultusunda temin edilen 15.09.2014 tarihli ek raporda bilirkişiler sonuç olarak; Bilirkişi ikinci ek görev tanımı doğrultusunda yapılan incelemede tarafların ek raporumuza karşı itirazları ayrı ayrı irdelenmiş olup;
1. Kök ve ilk ek raporumuzda sunulan değerlendirmelerimizde finansal yönden öz itibarıyla bir değişiklik olmadığı,
2. Davacı/Karşı Davalı şirketin asıl dava konusu diğer taleplerine yönelik olarak başkaca kayıt ve dayanak belge sunulmadığından, kök raporumuzda finansal yönden değerlendirmelerimizin Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu,
3. Kreynin değeri, yağ yakıtı hesabı ve geminin değerine ilişkin olarak rapor içinde belirtilen eksiklikler söz konusu iken, işletme giderinin 60.000 USD olarak kabulünün makul olduğu,
4. Kök raporda belirtildiği üzere Taraflar arasındaki FK sözleşmesine çerçevesinde, davacı şirket tarafından asıl davaya konu taleplerinden ilk sırada yer alan 1.563.248,00 USD tutarındaki peşin ödemenin yapıldığı hususunun tartışmasız bulunduğu, böylelikle sözleşmenin kullanılmayan süresine isabet eden tutarın 1.010.558,68 USD olarak hesaplandığı,
5. Davalı - k. davacı şirketçe karşı dava kapsamında talep edilebilecek alacak tutarının ise; 10.000,00 USD kira bedeli, 127,78 USD işlemiş faiz ve gider karşılığı olarak da 26.484,00 USD ile 666,61 TL olmak üzere toplam 36.611,78 USD ve 666,61 TL tutarında hesaplandığı,
6. Davalı - davacı şirketin karşı dava kapsamında talep edebileceği tutar olarak, sözleşmenin fesih tarihi olan 08.04.2010 itibarıyla hesaplanan tutarların davacı- k. davalı şirketin asıl dava konusu alacakları olarak hesaplanan tutarlardan mahsubunun Sayın Mahkemece benimsenmesi halinde, asıl dava kapsamında davacı/karşı davalının bakiye alacak tutarının ise 1.033.502,67 USD olarak hesaplandığı,
Davacı/Karşı Davalı şirketin asıl dava konusu diğer taleplerine yönelik olarak başkaca kayıt ve dayanak belge sunulmadığından, kök raporumuzda fınansal yönden değerlendirmelerimizin Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu, Diğer hususlarda değişiklik gerektiren bir sebebin bulunmadığı sonuçlarına varılmaktadır.'' şeklinde mütalaa etmişlerdir.
Bozmadan önce yapılan değerlendirmede '' Asıl dava, ... isimli yük gemisinin davacı tarafça davalıdan kiralanmasına ilişkin yanlar arasında akdedilen 25.06.2008 gün, ... yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesini haklı nedenle feshedildiğinden bahisle ödenen peşinatın iadesiyle kar mahrumiyeti ve giderden kaynaklı zararının tahsili ile bakiye kira borçları nedeniyle borçsuzluğun tespiti, Karşı dava ise, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı kira borcunun istemine ilişkindir.
Yanlar arasında ... isimli yük gemisinin davacı tarafça davalıdan kiralanmasına ilişkin yanlar arasında akdedilen 25.06.2008 gün, ... yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesinin ve devamında çıplak gemi kiralama sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin bilahare davalı tarafça dava dışı 3.şahsa kiralanan ... İsimli geminin borçları nedeniyle taraflar arasındaki finansal kiralamaya konu ... isimli yük gemisinin Taranto limanında haczedilerek el konulduğundan bahisle davacı tarafça feshedildiği, hususlarında herhangi bir ihtilaf yoktur.
Yanlar arasındaki ihtilaf ; davacı tarafça yapılan feshin haklı olup olmadığı, davalının sözleşmenin feshine sebebiyet verip vermediği, asıl davada davacının alacak talebinde bulunup bulunamayacağı, yine karşı davada davalının alacak talebinde bulunup bulunmayacağı hususlarında toplanmaktadır.
Davacı tarafça davaya konu gemiye Taranto limanında haczedilerek el konulması sebebiyle İstanbul ....Noterliğinin 15.03.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek davalı ... şirketini konu ile ilgili bilgilendirdiği, davalı şirketin 22.03.2010 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek, tebliğ edilen ihtara karşı cevabında ''muhatabın ihtarnamesini ve taleplerini kabul etmediğimizi bildirir ve muhataba şirketimizin bir finansal kiralama şirketi olduğunu, kiraladığı gemi ile ilgili olarak herhangi bir işletmeci sıfatını taşımadığını ayrıca deniz hukukuna ilişkin özel düzenlemeler nedeniyle hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla biran için donatan sıfatıyla sorumluluğumuzun olduğu farz edilse dahi sorumluluğun da TTK'nun gemi alacaklısı ve kanunu lehim hakkını düzenleyen emredici hükümleri gereği sadece anlaşmazlığa konu olan gemi ile sınırlı olduğunu hatırlatmak isteriz, şirketimiz bir finansal kiralama şirketi olup, bağlama işlemini yaptıran alacaklı şirketi herhangi bir sözleşme imzalamamıştır. Dolayısıyla bu kuruma herhangi bir borcu da bulunmamaktadır. Nitekim bu nedenle haksız ve de hukuksuz seferden men kararına karşı bağlandığı limanda gerekli başvurularımız yapılmıştır Görüldüğü üzere muhatabın ihtarnamesinde beyan ettiği borçların şirketimiz ne borçlusu ne de kusurlu hareketleri ile sorumlusudur. Şirketimiz finansal kiralama sözleşmesinin ve finansal kiralama kanununun kiralayana eklediği tüm edimleri yerine getirerek kiracının seçimi ve talebi olan ekipmanın, yine kiracının bulduğu satıcıdan temin ederek (satıcı ile zamanında anlaşma yaparak ekipmanın bedelini eksiksiz ödemiştir.) ekipmanın vasıtasız zilyetliğini kiracıya sağlamıştır bunun dışında kiralayan sıfatıyla şirketimize akdedilecek herhangi bir sorumluluk bulunmamaktadır. Sözleşme konusu ekipmanın hukuki maliki şirketimiz bulunsa da ekonomik maliki ve zilyedi kiracı muhatap da olduğu gibi ekipmanı koruma, kollama, özenle kullanma borcu da kendisine aittir. Nitekim finansal kiracı sözleşme konusu geminin sözleşmeye dahil edilerek bu gemiyi kendi ticaretinde kullanması sebebiyle deniz ticaretinin özelliklerinden kaynaklanan kendine özgü bir imtiyaz ifade eden ve doğrudan mülkiyet hakkı ile örtüşmeyen bu işlem eylemin gemi işletme sahibi ve donatan sıfatıyla göze almıştır. Finansal kiralama şirketi kiracının daha önce satıcı ile anlaşıp tespit ettikleri bir yatırım malının finansmanını sağlayan bir kredi kurumudur. Malın mülkiyetinin kiralayanda olması tamamen krediye teminat oluşturma amaçlıdır. Bunun dışında malı kullanarak ondan her türlü faydayı sağlamaya yönelik ekonomik mülkiyet ise kiracı da kalmaktadır bu nedenledir ki kiralananın zaptından getireceği sorundan kiralanan sorumlu olmayacaktır. Şirketimizce iyi niyet çerçevesinde ve hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla İtalya'da yetkin avukatlar ile bağlantı kurularak geminin haksız olarak seferden men edilmesine karşı itiraz edilmesi için çalışmalar yapılmıştır. '' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüş ve yanlar arasındaki sözleşme; davacı tarafça keşide edilen ....Noterliğinin ...yevmiye numaralı, 30.04.2010 tarihli ihtarnamesi ile feshedilmiştir.
Somut olaya uygulanması gereken olay tarihi itibariyle 3226 sayılı finansal kiralama kanunu ve 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleridir.
Davalı karşı davacı kendisinin bir finansman/kredi kuruluşu olduğunu, geminin hukuken maliki olduğunu, ekonomik malikinin davacı karşı davalı olduğunu savunmuş ise de finansal kiralama sözleşmesi özel kanuna tabi kendine has bir sözleşme olsa da neticeten bir kira sözleşmesidir. 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununun 26.maddesinde ''Sözleşmeye, bu kanunda hüküm olmayan hallerde borçlar kanunun genel hükümleri sözleşmenin niteliğine uygun düştükleri durumda ise özel hükümler uygulanır düzenlemesini içermektedir.''
Kira sözleşmesi rızai bir sözleşmedir. Sözleşmenin kurulabilmesi için tarafları karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları yeterli olup, ayrıca kiralanan şeyin teslimişart değildir. Kira sözleşmesi karşılıklı borç doğuran ve ivazlı bir sözleşmedir. Kira sözleşmesi devamlı borç ilişkisi doğuran bir sözleşmedir. Kiraya verenin kiralanan şeyin kiracı tarafından kullanılmasına katlanma borcu zamana yayılmış bulunmaktadır.
Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Ancak kiraya verenin bu yükümlülüğü konut ve çatılı kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemezken, bunların dışında kalan diğer kira sözleşmelerinde ise, kiracı aleyhine genel işlem yoluyla bu hükme aykırı düzenleme yapılamayacak, yani kiraya veren önceden hazırladığı ve sorumluluğunu kaldıran hükümlerin yer aldığı sözleşmeyi kiracıya imzalatmış olsa bile, bunlar geçerli olmayacaktır.
Bu cümleden olarak somut olayda davacı karşı davalı tarafından, davalı karşı davacıya gemiye Taranto limanında el konulmasına müteakip 15.03.2010 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek, teslim borcunda meydana gelen aksamaya ilişkin olarak gerekli bildirimde bulunulmasına rağmen davalı karşı davacının ihtarnameye karşı cevabında sorumluluğunun gemiyi teslim etmekten bulunduğunu, geminin kullanılması esnasındaki meydana gelecek hususlarda kendisine sorumluluk atfedilemeyeceğini, kendisinin hukuken malik olduğunu, ekonomik malikin davacı karşı davalı olduğunu, ancak iyi niyetli olarak İtalya makamları nezdinde girişimde bulunduklarını beyan etmiş, davacı karşı davalı da akabinde 30.04.2010 tarihinde sözleşmeyi feshetmiştir. 15.03.2010 tarihi ile 30.04.2010 tarihi arasında geçen süre nazara alındığında davalı karşı davacı kiracının sözleşmeden kaynaklanan teslim borcunu ifada davacı karşı davalının herhangi bir kusuru olmaksızın yine kendisinin maliki olduğu başka bir finansal kiralama sözleşmesine konu Servet Ka gemisinin borcu nedeniyle geminin haczedilerek bağlanması suretiyle uzunca bir süre kesintiye uğrattığı ve teslim borcunu yerine getiremediği, bu süreninin uzunca bir süre olduğu, ayrıca davalı karşı davacının, davacı karşı davalıya gönderdiği karşı ihtarda İtalya makamları nezdinde girişimde bulunulduğunu beyan etmesine rağmen bu hususun süreç alacağını ve bu sürçte meydana gelen zararının karşılanacağını beyan etmediği, süre talep etmediği, sorumluluk üstlenmediği, dolayısıyla aradan geçen süre de nazara alındığında bu hususun davacı karşı davalı için çekilmez hal aldığı, ayrıca her ne kadar davalı karşı davacı esasen davacı karşı davalının gemide birtakım değişiklikler yaparak sözleşmeyi ihlal ettiğini ve sözleşmeye aykırı davrandığını, dolayısıyla bu hususun feshi haklı hale getireceğini savunmuş ise de anılı hususla ilgili ihtilaf öncesi davalı karşı davacı tarafça, davacı karşı davalıya herhangi bir ihtar çekilmediği gibi sözleşmenin feshi nedeni yapılmadığı, somut ihtilaf aşamasında da karşılıklı ihtarnamelere bu hususun konu edilmediği ve davalı karşı davacının sözleşmenin karşı tarafça bu sebeple ihlal edildiği savunmasına itiraz edilemeyeceği kanaati ile sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayandığı mahkememizin kabulündedir.
Tartışılması gereken diğer husus asıl davada bakiye borç miktarı yönünden borçlu olunmayan miktar ile peşin ödemeden iadeye tabi miktarın, kazanç kaybından kaynaklı kar mahrumiyeti ve giderden kaynaklı zararının talep edilip edilemeyeceği, karşı davada ise talep edilebilir davalı karşı davacı alacağının belirlenmesi hususlarına ilişkindir.
Asıl davada; davacı karşı davalı alacak kalemleri arasında gemi tutulmadan önce satın alındığı iddia olunan akaryakıt ve yağ nedeniyle 37.668USD alacak talebinde bulunmuş ise de bu alacak kalemine ilişkin olarak salt faturaya delil olarak dayanmış olup, anılı fatura konusu akaryakıt ve yağın mevcudiyetine ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, sarf edilip edilmediğinin anlaşılmadığı, dolayısıyla satın alınmasına ilişkin faturaların akaryakıt ve yağ bedelinin davalıdan tahsilinin talebi için yeterli kanıt gücünün bulunmadığı sübut olmakla bu alacak talebi mahkememizce yerinde görülmemiştir.
Asıl davada; davacı karşı davalı vekili geminin son seferinden kaynaklı 60.000USD alacak talebini davaya konu etmiş ve bilirkişilerce bu miktar kadri maruf bulunmuş ise de; anılı alacak talebinin gerçekleşmiş net gelir hesabına yapılmış bir tespite dayanmadığı, geminin son seferden kar edip etmeyeceğinin belirsiz olduğu, ihtimale istinaden alacak talebinde bulunulduğu, bilirkişilerce kadri maruf bulunmasının alacağın talep edilebilmesinin için yeterli olmadığı sübuta ermekle bu yöndeki alacak talebi yerinde görülmemiştir.
Asıl davada menfi tespit ve istirdat istemi açısından; mübrez 15.09.2014 tarihli 2.ek raporda sözleşmenin kullanılmayan süresine isabet eden alacak miktarı 1.010.558,68TL olarak belirlenmiştir. Mahkememizce anılı hesaplama yöntemi denetlenmiş ancak veriler esas alınarak hesaplamanın resen yapılması gereği hasıl olmuş ve kısmen değişikliğe gidilmiştir. Hesaplama yöntemi aşağıda ifade edilmiştir. Şöyleki;
Yanlar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesinde 1.563.248USD'si peşin ve bakiyesi her biri 29.225USD, 30.06.2008 ile 04.06.2013 tarihleri arasında sıralı senetlerle ödenmek üzere 500USD satın alma bedeli ile birlikte toplam 3.317.248USD finansal kiralama bedeli olarak kararlaştırılmıştır. 1.563.248USD peşinat ödemesinin yapıldığı hususunda yanlar arasında herhangi bir ihtilaf yoktur. Yine davacı tarafça 21 adet her biri 29.225 USD bedelli senet ödemesi yapılmıştır.(21x29.225-10.000USD karşı davaya konu ödenmeyen alacak) =603.725 USD (ödenen senet bedeli) Bu durumda davacı yanın toplam ödemesi 2.167.000USD'dir. Sözleşmenin toplam süresi 1830 gün olup, sözleşmenin uygulandığı süre 647 gündür. Bu durumda sözleşmenin uygulandığı döneme ilişkin finansal kiralama bedeli (3.317.748/1830x647) = 1.172.642,59USD olarak belirlenmiştir. Davacının toplam ödemesi olan 2.167.000USD 'den kullanılan döneme tekabül eden 1.172.642,59USD'nin mahsubu neticesinde davacıya iadesi gereken miktar(2.167.000USD-1.172.642,59USD=994.357,41USD) olarak, borçlu olanmayan miktar ise (toplam kira bedeli 3.317.748-kullanılan sürenin kira bedeli 1.172.642,59)=2.145.105USD olarak belirlenmiş, olup, mahkememizce resen yapılan bu hesaplama hükme esas alınmıştır.
Karşı dava açısından ise sözleşmenin uygulanan dönemi için ödenmeyen kira bedeli mübrez kök raporda 10.000USD ile sınırlı bulunduğundan davalı karşı davacı talebi bu miktar esas alınarak mahkememizce kısmen kabul edilmiştir.
Mahkememizce icra edilen yargılama ve tekmil dosya kapsamından edinilen vicdani kanaat gereğince; asıl davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında akdedilen ....Noterliğinin 25.06.2008 tarih ve ... yevmiye numaralı 42934 sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesi kapsamında düzenlenen her biri 29.225USD bedelli 21.05.2010 ile 04.06.2013 tarihleri arasındaki 60 adet sıralı bono toplamı olan 1.753.500USD bonoların finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle davacı karşı davalının, davalı karşı davacıya toplamda 2.145.105,41USD borçlu olmadığının tespitine, ödenen toplam 2.167.000USD'den sözleşmenin kullanılan süresine tekabül eden 1.172.642,59USD'nin mahsubu ile 994.357,41USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4-a maddesi gereği işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalıya ödenmesi suretiyle istirdadına Ödeme tablosunun kararın eki sayılmasına, Yakıt bedeli ve yağ masrafları yönünden 37.668USD'nin ve 60.000USD kar mahrumiyetine ilişkin istemler ile fazlaya ilişkin istemler yerinde görülmediğinden reddine, İpoteklerin fekki ve gemi üzerinde tershanede yapıldığı üzerine iyileştirme ve bakım masrafları nedeniyle dava atiye terk eedilmekle bu talepler yönünden karar tesisine yer olmadığına, mübrez raporda tespit edildiği üzere karşı davanın kısmen kabulü ile 10.000USD 'nin 08.04.2010 fesih tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a maddesi gereğince işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsili ile davalı karşı davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Karşı davada geminin iadesine ilişkin talep etiye terkedilmekle bu yönde karar tesisine yer olmadığına'' şeklinde dair verilen karar taraf vekillerinin temyiz talebi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi'nin 22/05/2019 tarih, 2017/3871 Esas ve 2019/3414 Sayılı Kararı ile;"Asıl dava, finansal kiralama sözleşmesinin haklı nedenlerle feshi, ödenen kira bedellerinin ve haklı fesih nedeniyle uğranılan zararın tazmini, kira bedeli için verilen bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti, karşı dava ise, ödenmeyen kira bedelleri ve zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi kurulundan bir asıl ve iki ek rapor alınmıştır. Ancak rapora itibar edilmeyerek resen hesaplama yapılıp karar verilmiştir. Mahkemece uzmanlık gerektiren konularda bilirkişilerden rapor alınması gerekmektedir. Mahkemece konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmış ise de resen hesaplama yapılması doğru değildir. Kaldı ki taraflar temyiz dilekçesinde de ödeme tablosu ve ödemelerin farklı olduğu ve yapılan hesaplamaların da hatalı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ayrıca mahkemece resen yapılan hesaplama denetlenememektedir.
Mahkemece bilirkişi raporu kabul edilmediği takdirde yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak tarafların bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarda dikkate alınıp denetime elverişli şekilde düzenlenecek bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. "gerekçesi ile bozularak dosya yeniden mahkememize tevzi olmuş, mahkememizin 2019/590 Esasına kaydedilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce Yargıtay Hukuk Dairesi'nin 22/05/2019 tarih, 2017/3871 Esas ve 2019/3414 Sayılı bozma kararına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce bozma öncesi rapor hazırlayan bilirkişi heyetinden iş bu defa bozma ilamı ve bozma ilamında belirtildiği şekilde tarafların bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazları da dikkate alınmak suretiyle ek rapor hazırlanmasının istenilmiş ve konuya ilişkin 21/10/2021 tarihli ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler anılı 21/10/2021 tarihli raporunda özetle;
"Ek görev tanımı doğrultusunda yapılan incelemede tarafların ek raporumuza karşı itirazları — irdelenmiş olup; gerek mali gerek hukuki yönden varılan sonuçları değiştirmeyi gerekli belge bilgi sunulmadığı gibi yöneltilen itirazların kök raporda varılan sonuçları değiştirecek bir unsur taşımadığı;
Taraflar arasındaki FK sözleşmesi çerçevesinde, davacı şirket tarafından asıl davaya konu taleplerinden ilk sırada yer alan 1.563.248,00 USD tutarındaki peşin ödemenin yapıldığı hususunun tartışmasız bulunduğu;
Dava tarihi itibarıyla, vadesi geçmiş ve henüz vadesi gelmemiş durumda olmak üzere toplam 1.549.296,80 USD tutarında kira borçlarının bulunduğu; ancak sözleşme feshedildiği için 08.04.2010 tarihi itibarıyla davacı tarafça ödenmemiş durumda görünen kira borcunun 10.000,00 USD ile sınırlı bulunduğu;
Çıplak Gemi Kiralama Sözleşmesinin Finansal Kiralama Kanunu'nda emredici hükümlere aykırı olmadığından finansal kiralama sözleşmesinin yanında geçerli sayıldığı, bu sözleşmenin 7.2 maddesinde, mal sahibinin yükümlülüklerinin düzenlendiği; sözleşmenin 8.2 maddesinin göre geminin alıkonulmasından itibaren otuz gün içinde serbest bırakılması sağlanamadığından, davalının sözleşmesel taahhütlerinin yerine gelmediği, bu durumda davacının kullandığı fesih hakkının sözleşmeye uygun olduğu;
Davacının peşin ödemeyi ve zararlarını talep ettiğini, haklı feshin bu imkanı verdiği; peşin ödemelerin normal kira sözleşmesinden amaç farklılığı nedeniyle olan durumu, gerekse peşin ödemenin malın kullanıldığı dönem için iadeye tabi tutulacak bölümünün hesaplanması gerektiği; ek rapor içerisinde belirtildiği üzere, kök rapordaki hesaplama ile ilgili maddi hatanın bu kez düzeltildiği; böylelikle sözleşmenin kullanılmayan sitresine isabet eden tutarın 1.010,558.68 USD olarak hesaplandığı;
Vincin gemiden ayrılmasının da fesih sebebi olarak görülmediği;
Davalı — k. davacı şirketçe karşı dava kapsamında talep edilebilecek alacak tutarının ise; 10.000,00 USD kira bedeli, 127,78 USD işlemiş faiz ve gider karşılığı olarak da 26.484,00 USD ile 666,61 TL olmak üzere toplam 36.611,78 USD ve 666,61 TL tutarında hesaplandığı;
Davalı — davacı şirketin karşı dava kapsamında talep edebileceği tutar olarak, sözleşmenin fesih tarihi olan 08.04.2010 itibarıyla hesaplanan tutarların davacı- k. davalı şirketin asıl dava konusu alacakları olarak hesaplanan tutarlardan mahsubunun Sayın Mahkemece benimsenmesi halinde, asıl dava kapsamında davacı/karşı davalının bakiye alacak tutarının ise, 1.033.502,67 USD olarak hesaplandığı;
Kreynin değeri, yağ yakıtı hesabı ve geminin değerine ilişkin olarak rapor içinde belirtilen eksiklikler söz konusu iken, işletme giderinin 60.000 USD olarak kabulünün makul olduğu" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.
Mahkememizce bilirkişi raporunda Mahkememizce verilen kararda yapılan hesaplamanın ve bozma ilamının nazara alınmadığı, itirazların karşılanmadığı ve raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla, dosyanın yeniden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile tüm dosya kapsamı ve tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle; sözleşme nedeniyle davacı-karşı davalı tarafından ödenecek bedelin (sözleşme bedelinin), sözleşmenin fesih tarihinin, bu tarih itibariyle ödenmiş bedelin, varsa iadesi talep edilebilecek bedelin, davacı-karşı davalı tarafından verilen senetlerin (kaç tane senet verildiği, ödenip ödenmedikleri, kaç tane senet kaldığı) tespiti, bu bağlamda davacı-karşı davalının menfi tespit talep edebileceği bir bedel varsa ne olduğu, yine davacı-karşı davalı tarafından sözleşmenin feshi nedeniyle talep edilen diğer kalemlerin değerlendirilmesi ile talep edilebilecek bir tutar var ise tespiti, davalı-karşı davacının itirazlarının ve talebinin değerlendirilmesi ile talep edebileceği ve ödenmeyen sözleşme bedeli var ise tespiti hususunda bilirkişilerden ek rapor hazırlanılması istenilmiş ve konuya ilişkin 12/12/2022 tarihli ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler anılı 12/12/2022 tarihli raporunda özetle;
"Çıplak Gemi Kiralama Kontratı'nın Finansal Kiralama Kanununda emredici hükümlere aykırı olmadığından Finansal Kiralama Sözleşmesinin yanında geçerli sayılacağı, bu sözleşmenin 7.2. maddesinde mal sahibinin yükümlülüklerinin düzenlendiği, sözleşmenin 8.2. maddesine göre geminin alıkonulmasından itibaren 30 gün içinde serbest bırakılması sağlanamadığından, davalının sözleşmesel taahhütlerinin yerine gelmediği, bu durumda davacının 08.04.2010 tarihinde kullandığı fesih hakkının sözleşmeye uygun olduğu, davacı karşı davalı tarafından finansal kiralama sözleşmesi dolayısıyla peşin ödenen bedel 1.563.248,00 USD yönünden peşinat bedeli ile birlikte toplam ödeme miktarının rayiç bir gemi kirasının üzerinde bedelde olması, finansal kiralama süresi sonunda gemiyi satın almaya yönelik olması durumunda takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere peşinatın davacıya iadesi söz konusu olabileceği, dava konusu sözleşmenin ödenmesini temin eden 60 adet senetten toplam sözleşmenin kullanılmayan süresine isabet eden, fesih tarihinden itibaren vadeli 1.549.296,80 USD tutarına kadar olan senetler için menfi tespit talebinin uygun görülebileceği, bu senetlerin bedelsizlik nedeniyle hükümsüz kaldığı, davacı yanca dava dilekçesinde talep edilen gemi tersane bakım giderleri 44.000 USD, yakıt ve yağ giderleri 40.000 USD son sefer dolayısıyla kâr kaybı 100.000 USD geminin tutulması nedeniyle kaptan haberleşme gideri 5.500 USD Sayın Mahkemenin 19.02.2013 tarihli ara kararına cevaben 12.03.2013 davacı tarafından ilk taleplerinden bir kısmı atiye bırakılmış olup yakıt ve yağ gideri 37.668,00 USD ile kar kaybı 60.000,00 USD olarak revize edilen taleplerine ilişkin dosya mevcudu üzerinden geçerli bir ispat vasıtasına dayalı tespit yapmanın mümkün görülmediği, dosyanın mevcut durumu itibariyle bu kalemlerin talep edilemeyeceğinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davalı karşı davacı ödenmeyen kira bedelleri 1.549.296,80 USD, gecikme faizi 2.202,72 USD, 184.713,566 USD 94.527,73 Euro gider ve masraf talebinde bulunmuş ise de; 08.04.2010 tarihi itibarı ile davacı-karşı davalının haklı fesih bildirimi dikkate alındığında davalı-karşı davacının 1.549.296,80 USD olan kira alacak talebi yerinde olmayıp, davacı yanca ödenecek bedelin fesih tarihinden önceye ait ödenmemiş kira bedeli için 16.03.2010 tarihli 10.000,00 USD + 127,78 USD (23 gün geç ödeme için 9620 faiz oranından) işlemiş faiz olarak toplam 10.127,78 USD olduğu;
Davalı karşı davacı yan masraf talepleri bakımından davalı yan ticari defterlerine işlendiği görülmüş, ancak kayıtlardaki açıklamalarına bakıldığında (İnsani amaçlı gemi adamları ücreti, Ekspertiz masrafı, İhtarname Noter masrafi) özü ve içerikleri açısından bu tutarların kiracının sorumluluğunda veya kiracıya ait olup olmadıkları hususunda gerek davalı-karşı davacının defter-kayıtlarında gerekse dosya muhteviyatı dahilinde bulunan taraflar arasındaki yazışmalar ile cevap ve karşı dava dilekçeleri üzerinde yapılan incelemelerde davalı-karşı davacının bu gider ve masraf talepleri için oluşan görüş ve kanaatimize göre; dayanağı açık şekilde arz ve izah edilemediği ve ispat vasıtaları net olarak tespit edilemediğinden takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere 184.713,56 USD ve 94.527,73 EURO gider ve masraf talebinin kanaatimizce yerinde olmadığı;
Davalı karşı davacının vinç bedeli talebi yönünden, 40 tonluk yük vincinin davacı kiracı tarafından gemiyle birlikte aynen iadesi gerekeceğinden bu bedelden davacının sorumlu olduğu; davacı karşı davalının, vincin çalışmadığı, vincin sökülmesinin geminin değerini artırdığı yönünde iddialarının ispata muhtaç kaldığı" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.
Mahkememizce taraf vekillerinin beyan ve itirazlarını karşılar nitelikte asıl ve karşı dava yönünden taleplerin kabul edilir olup olmadığı değerlendirilerek, mahkememiz ve Yüksek Yargı incelemesine esas teşkil edecek şekilde raporda asıl ve karşı davada alacak miktarı ile taleplerin tek tek değerlendirilerek temerrüt tarihi tespit edilmesi bakımından bilirkişi kurulundan itirazları karşılar nitelikte ek rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin 09/05/2023 tarihli ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler anılı 09/05/2023 tarihli ek raporlarında özetle;
"Davacının 24.02.2010 tarihli.... gemisinin ... ile yapılan navlun sözleşmesine göre davacının 100.000 USD kar elde edeceği iddiası varit görülür ise davacının itiraz konusu 60.000 USD kar mahrumiyeti talebinin nihai takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu, davalı karşı davacının vinç bedeli talebi yönünden, heyetimiz teknik bilirkişi tarafından ek değerlendirme neticesinde geminin taşıma kapasitesinin 166 ton artması durumunun geminin fazladan yükleme yapılabilmesi açısından faydalı bir sonuç doğurduğu" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.
Mahkememizce 29/02/2024 tarihli celse ara kararları gereği Finansal Kiralama Sözleşmesi Uzmanı bilirkişi ... ..., Borçlar Hukukçusu ..., Mali Müşavir ... ..., Finansal Kiralama sözleşmeleri uzmanı ... ... ... ve Gemi Kaptanı ... ... ... marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılarak rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin 22/07/2025 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler anılı raporlarında özetle;
"Ayrıntılı gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere, Sayın Mahkeme'ce verilen görev çerçevesinde dosyada yapılan incelemeler sonucunda;
Sayın Mahkemenin ara kararında tarafımıza tevdi ettiği görevler kapsamında, usuli kazanılmış hak kurumunun değerlendirilmesi bakımından T.C. ... ATM'nin 23/06/2016 tarihli, 2016/... Esas ve 2016/... Karar numaralı kararında, asıl davada, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığı, peşin ödenen finansal kiralama bedelinin sözleşmenin uygulanmayan dönemine tekabül eden kısmının iadesinin gerektiği hususları kabul edilmiş; akaryakıt ve yağ nedeniyle yapılan harcamalardan ve son seferden doğduğu iddia edilen alacak talebi reddedilmiştir. Karşı dava bakımından ileri sürülen alacak talebi ise kısmen kabul edilmiştir. Bu doğrultuda, mahkemenin geminin kullanılmadığı döneme ilişkin hesabı re'sen yapması dışındaki hususlar, bozma kararının dışında kalarak usuli kazanılmış hak niteliği kazanmıştır.
Sayın Mahkemenin usuli kazanılmış hakka ilişkin değerlendirmeleri yerinde görmemesi halinde alternatifli değerlendirmemiz aşağıdaki gibidir:
Taraflar arasındaki 25.06.2008 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi ile 23.07.2008 tarihli ... Gemi Kiralama Sözleşmesi'nin Davacı-K.Davalı ... ... tarafından 08.04.2010 tarihinde feshedilmesinin haklı sebebe dayandığı;
Asıl dava yönünden Sözleşmelerin haklı feshi nedeniyle Davacı-... Davalı ... ...'in;
1.563.269,80 USD'lik peşinatın sözleşme sonunda mülkiyetin edinilmesi için ödenmiş bir bedel olduğunun kabulü, Davalı-...Davacı'nın sorumlu olduğu fesih nedeniyle bunun gerçekleşmediği ve haklı fesih nedeniyle davacının peşin yaptığı ödemeyi ve zararlarını talep edebileceği, peşin ödemenin malın kullanılamadığı döneme isabet eden tutarının iadesinin uygun olacağı, buna göre davacının peşin ödeme tutarından kullanılan döneme isabet eden tutarın düşülmesinden sonra kalan 1.010.572,77 USD nin iadesinin talep edebileceği, fesih sonrası ödenmesi kararlaştırılan kira bedellerinden ve buna ilişkin ödemeleri temin için düzenleyip Davalı-...Davacı'ya verdiği senetlerin 1.549.296,80 USD'ye isabet eden kısmından sorumlu olmadığının tespiti; 60.000 USD'lik kar kaybının da Davalı-...Davacı'tan tahsili, taleplerinin haklı olduğu fazlaya ilişkin taleplerinin ispat edilemediği, sayın Mahkemece sözleşmelerin haklı nedenle davacı tarafından feshedildiğine kanaat getirilmesi ihtimalinde Karşı dava yönünden Davalı-...Davacı'nın 10.000 USD kira ve 127,78 USD'lik gecikme faizi ile birlikte toplam 10.127,78 USD'lik alacağın Davacı-K.Davalı'dan tahsili taleplerinin haklı olduğu, fazlaya ilişkin taleplerinin ispat edilemediği;
Sayın mahkemece sözleşmelerin davacı tarafından haksız feshet getirilmesi ihtimalinde, yukarıda ifade edildiği üzere vincin zilyetliğinin ve mülkiyetinin devretmeme yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebinin FKS m.41 ve 3226 s. FKK m.23/f.2 uyarınca haklı nedenle fesih sebebi sayılacağına kanaat getirilmesi ihtimalinde davalı/karşı davacının feshe kadar muaccel olup da ödenmemiş kira bedellerinin yanı sıra Sözleşme hükümleri gereği vadesi gelmemiş bütün kira bedellerini temerrüt faiziyle birlikte talep edebileceği"şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.
Mahkememice bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda bozma kapsamına uygun tespit ve alınan raporlar birlikte değerlendirilmesinde ;
Mahkememiz de açılan asıl dava; davacı .... ile davalı ...Ş., arasında 25/06/2008 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile 23/07/2008 tarihli çıplak gemi kiralama sözleşmesinin yapılmış olduğu, davacının sözleşmeyi haklı fesih ettiği iddiasına dayalı olarak;
a)....Noterliğinin 25/06/2008 gün ve ... yevmiye nolu finansal kiralama sözleşmesinin haklı sebeple fesih edildiğinin tespiti ile bu sözleşmeden ötürü davalıya borçlu olmadığının ve sözleşme kapsamında finansal kira bedellerini taksitlendirilmesi için verilen bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve
b) Haklı fesih nedeniyle ödenen kira bedellerinin ve haklı fesihe dayalı olarak sözleşmenin feshinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamında davacının özellikle yukarıda incelenen mahkememizce alınan 29/02/2024 günlü celse ara kararlı tanzim edilen 22/07/2025 günlü bilirkişi raporu ile, mahkememizce daha önce verilen karar ve yapılan temyiz ve bunun neticesinde verilen bozma kapsamına göre, mahkememizin 23/06/2019 gün 2016/... - ... sayılı kararında belirtildiği üzere ''sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığı peşin ödenen finansal kiralama bedelinin, sözleşmenin uygulanmayan dönemine tekabül eden kısmının iadesi gerektiğine ilişkin mahkememiz kabulü , akaryakıt ve yağı nedeniyle yapılan harcamalardan ve son seferden doğduğu iddia edilen alacak taleplerinin reddi gerektiği '' ilişkin mahkememiz tespitleri yönünden bir bozma söz konusu olmadığından davacı lehine sözleşmenin haklı sebeple fesih edildiği ve bu sebeple sözleşmenin uygulanmayan dönemine tekamül eden kısmının iade edilmesi gerektiği ilişkin mahkememiz kabulünün usuli kazanılmış hak doğurduğu, davalı yönünden de reddine karar verilen akaryakıt ve yağ masrafı nedeniyle yapılan harcamalar ile geminin son seferinde doğduğu iddia edilen alacaklar yönünden davanın reddi gerektiğine ilişkin mahkememiz kabulünün davalı yönünden usuli kazanılmış hak olduğu mahkememiz tarafından tespit edilmiştir.
Davacı ..., ile davalı ...Ş., arasında .... Noterliğinin 25/06/2008 tarihli ve ... yevmiye nolu finansal kiralama sözleşmesi ile 23/07/2008 tarihli çıplak gemi kiralama sözleşmesinin yapılmış olduğu, bu sözleşmeye göre davacı tarafından, davalı tarafa kiralanan ve teslim edilen, ... isimli yük gemisinin , Taranto limanında iken içindeki davalıya ait ... isimli geminin kumanya borcu ve alacak uyuşmazlıkları nedeniyle, alacaklı şirketin talebi üzerine dava konusu finansal kiralamaya konuya geminin İtalyan mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir konulduğu geminin seferden men edildiği ve gemi üzerine pek çok haciz uygulandığı, sözleşmenin davacı tarafından .... Noterliğinin 30/10/2004 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile fesih edildiği , 1.752.748,00 USD nin iadesi talep edildiği ve teminat ve ipoteklerin çözülmesinin istendiği davacının iş bu davada finansal kiralama sözleşmesi kapsamında, sözleşmenin feshi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davalıya verilen kambiyo senetlerinin bedelsizlik nedeniyle iptalini 1.752.748,00 USD alacağın il davanın açıldığı tarih itibariyle 500.000,00 TL sinin davalıdan tahsilini karar verilmesinin talep ve dava edildiği görülmektedir.
Dava konusu finansal kiralama sözleşmesi gereğince davacının davalıya her biri 29.225,00 USD bedelli 23/05/2010 - 04/06/2013 tarihleri arasındaki vadeleri içeren aylık sıralı 60 adet bono toplamı 1.753.500,00 USD finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle davacı tarafından davalıya bono verilmiş olduğu, 1.563.248,00 USD peşinat olarak ödeme yapıldığı ayrıca sözleşmede 500,00 USD opsiyon bedeli ile toplam sözleşme bedelinin 3.317.248,00 USD olduğu ,
Davacının finansal kiralama bedeli olarak toplam sözleşme bedeli 2.145.105,41 USD borçlu olmadığının tespitine, toplam ödeme miktarı 2.167.000,00 USD nin iş bu sözleşmenin .... Noterliğinin 29/03/2010 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile verilen süre sonunda fesih edilmiş sayılacağının bildirildiği ve davalıya tanınan süre sonunda davacı 08/04/2010 tarihi itibarıyla kiralama sözleşmesini fesih ettiğini, belirterek .... Noterliğinin 30/04/2010 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıdan toplam 1.752.748,00 USD nin ödenmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı karşı davacı ...Ş. Tarafından davacı ..., aleyhine cevap dilekçesi ile birlikte açtığı karşı davada;
a)Dava konusu finansal kiralamaya konu ... isimli geminin sözleşmenin feshi nedeniyle bütün borçlar muaccel hale geldiğinden finansal kiralama konunu 25. Maddesi gereğince 1.549.296,80 USD kira 2.202.72 USD gecikme faizi 184.713,56 Usd ve 94.527,73 Euro ve 981,89 TL masrafın davalıdan tahsili,
b)Dava konusu geminin aynen teslimi ve aynen teslimden imkansızlık halinde fiili imkansız oluştuğu tarihteki gemi değerinin fiili imkansızlık tarihinden itibaren faizi ile birlikte karşı davada ..., dan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce bozmadan sonra alınan 22/07/2025 günlü bilirkişi raporu ile davacının finansal kiralama sözleşmesinin haklı sebeple fesih edildiği 08/04/2010 tarihi itibariyle dava konusu 25/06/2008 tarihli finansal kiralama sözleşmesi gereğince 1.563.252,68-USD sözleşme yapılırken yapılan peşin ödeme (davacı beyanına göre 1.563.248-USD) ile sözleşmeden sonra 28/08/2008 ile 20/03/2009 dönemine ait 8 * 29.732,72-TL = 237.845,76-TL ve 30/04/2019 - 12/02/2010 dönemine ait 11 adet kira taksiti 10.000 * 11 =110.000-USD olmak üzere toplam 1.911.098,44-USD 08/04/2010 fesih tarihi itibariyle ödeme yapılmış olduğu, revize finansal kiralama sözleşmesi gereğince finansal kiralama bedelinin toplam 3.460.395,34-USD olduğu bilirkişi kurulu tarafından belirlenmiş olup buna göre taraflar arasındaki finansal kiralama ve revize ek sözleşme gereğince en son dava konusu sözleşme gereği davacı kiracının ödemesi gereken toplam bedel 3.460.395,34-USD olup işbu bedelden, ödenen peşinat ve taksit ödemeleri 1.911.098,44-USD düşüldüğünde 1.549.296,90-USD 'lik ödemenin yapılmadığı, yapılan ödemelerin düşülmesinden sonra 09/11/2023 günlü dilekçede davacı yanın 1.549.269,80-USD'lik senetlerin bedelsiz kaldığının tespitini talep ettiği, henüz vadesi gelmeyen bono olduğu iddiası ile menfi tespit davası açıldığı, sözleşme konusu " ... "Gemisinin ödenen kira bedellerinin geminin çıplak kiralanması halinde elde edileceği rayiç kiranın üzerinde olup, bu nedenle 1.563.269,80-USD'lik peşinatın sözleşme konusu geminin, sözleşme sonunda mülkiyetinin edinilmesi için ödenmiş bir bedel olduğunun kabulü ile, sözleşmenin davacı tarafından davalının haksız eylem ve işlemleri nedeniyle fesih edildiği mahkememizce benimsendiğinden peşinat olarak yapılan işbu ödemenin 12/12/2022 tarihli kök rapor ve 09/05/2023 tarihli ek raporlara heyet tarafından iştirak edilerek, sözleşme konusu sürenin toplam 1830 gün olduğu, sözleşmenin 08/04/2010 itibariyle fesih nedeniyle sözleşmenin 647 gün ayakta kalmış olup, bu peşin bedelden 647 günlük süreye 552.697,02-TL indirim yapılarak, sözleşmenin feshinden sonra geminin kullanılamaması sebebiyle 1.010.572,77-USD kullanılmayan kısma isabet eden peşin bedeli davalı yanın davacıya iade etmesi gerektiği ve sözleşmenin 08/04/2010 tarihinde feshinden sonra kalan miktarın olan 1.549.296,80-USD olduğu, ancak bu bedel hesaplanırken hesaplamaya davacının fesih tarihi olan 08.04.2010 tarihinden önce ve 16.03.2010 vade tarihinde ödemesi gereken 10.000 USD kira bedelinin düşülmediği, aslında raporda bu tutarın karşı dava kapsamında karşı davacı tarafından talep edilebileceğinin belirlendiği, bu sebeple sözleşmenin feshinden önce doğmuş olan kira borcunun ödenmesi gerektiğine yönelik mahkememizin karşı davadaki kabul kararı kapsamında davacının borcu bulunmadığı tespit edilen 1.549.296,80-USD bedelden , geçmiş kira borcu 10.000 USD nin düşümü sonucu ; asıl davada davacının 2278614 ödeme plan numaralı revize edilmiş ödeme planında her biri 38.469,92 USD olmak üzere sözleşmenin feshinden sonra 15.04.2010-01.07.2013 tarihleri arasında 40 adet kira bedeline dayalı snetler ( toplamı 40*38.469,92=1.538.796,80 USD) ve 01.08.2013 vade tarihli tarihli 500 usd opsiyon bedeli olmak üzere toplam 1.539.296,80 USD yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının anılan bedeli talep edemeyeceği bilirkişi kurulunca 22/07/2025 günlü raporda ayrıntılı olarak belirlenmiş olup mahkememizce de işbu iadesi gereken miktar ve bedelsizlik yönünden yapılan bu tespitlere aynen iştirak edilmiştir.
Ayrıca asıl davada dava konusu edilen yakıt ve yağ giderleri yönünden davacı yanın talebinin daha önceki raporlarda ve raporumuzda talep koşullarının oluşmadığı, işbu zararın somut olarak ortaya koyan delile rastlanmadığı belirlenmiş olup bu yönden davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu belirtilmiş olup mahkememizce işbu talepler yönünden yapılan tespitlere itibar edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar davacı talepleri arasında geminin son seferini yapmamasından kaynaklı 60.000 USD kar kaybı talep edilmiş ise de; Mahkememizce bu konuda sehven hiç hüküm kurulmadığı, gerekçeli karar yazım aşamasında fark edildiği, 6100 sayılı HMK nın 305/A maddesi kapsamında ek karar kurulabileceği anlaşılmakla; anılan talep yönünden her ne kadar bilirkişilerce talep edilen miktar kadri maruf bulunmuş ise de ; talebin gerçekleşmiş net gelir hesabına dayanmadığı, geminin son seferinde kar edip etmeyeceğinin belirsiz olduğu, ihtimale dayalı olarak talepte bulunulduğu, miktarın kadri maruf olmasının talep edilebilmesi için yeterli olmadığı Mahkememizce benimsenmekle; bu yöndeki alacak talebinin yerinde görülmediği, anılan talebin bozma konusu da olmadığı ve önceki hükümde reddi nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmakla 60.000 USD geminin son seferini yapamamasından kaynaklı kar kaybı talebinin reddi gerekmiştir.
İpotek fekki ve gemi üzerinde iyileştirme masrafları ile ilgili harç yatırılmadığından bu kalemler hakkında davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm tesis etmek gerekmiştir.
Mahkememizdeki işbu davaya verilen cevap dilekçesi ile açılan karşı davada;
Davanın haklı sebeple feshi sebebiyle, 08/04/2010 tarihi itibariyle ödenmeyen kira bedeline yönelik, dava konusu finansal kiralamaya konu ... isimli geminin sözleşmenin feshi nedeniyle bütün borçlar muaccel hale geldiğinden finansal kiralama konunu 25. Maddesi gereğince 1.549.296,80 USD kira 2.202.72 USD gecikme faizi 184.713,56 Usd ve 94.527,73 Euro ve 981,89 TL masrafın davalıdan tahsili talebi yönünden istemin reddi gerektiği, keza ödenmeyen kira bedellerinin haklı sebeple karşı davalının feshi sebebiyle istenemeyeceği, ancak fesih tarihinden önceki tazminat yönünden bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi toplam 10.127,78-USD'lik alacaktan taleple bağlılık kuralı gereği taleple sınırlı olmak üzere 10.000-USD üzerinden karşı davanın kabulü gerektiği, karşı davada istenen talebin ise, dava konusu geminin aynen teslimi ve aynen teslimden imkansızlık halinde fiili imkansız oluştuğu tarihteki gemi değerinin fiili imkansızlık tarihinden itibaren faizi ile birlikte karşı davada ..., dan tahsili istemi yönünden geminin iadesi veya bedelinin tazminine yönelik talepler takipsiz bırakıldığından ve ayrıca harç ikmal edilmediğinden esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
Bu nedenlerle, karşı davada, karşı davacı ... AŞ 'nin taleplerinin ve davasının KISMEN KABULÜ ile; Sözleşmenin feshinden sonraki kalan kira bedeline ilişkin talebin sözleşmenin haklı feshi nedeni ile reddine, Sözleşmenin feshinden önce eksik ödenen kira bedeline yönelik olarak 10.000 USD'nin ödeme günü olan 16.03.2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, geminin iadesi veya bedelinin tazminine yönelik talepler takipsiz bırakıldığından ve ayrıca harç ikmal edilmediğinden esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacı ... Tarafından davalı ... AŞ aleyhine açtığı asıl dava yönünden; davacının sözleşmeyi haklı sebeple feshettiği mahkememizce benimsenmekle davanın KISMEN KABULÜ İLE;
a)Davacının finansal kiralama sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği 08.04.2010 tarihi itibari ile ödenmeyen kira bedelinin taraflarca revize edilmiş ödeme planı uyarınca vadesi geçmiş borçlarla ve bonolarla birlikte davacının davalıya 1.539.296,80 USD borçlu olmadığının tespitine,
b)Davacı tarafça dava konusu geminin kullanım süresine göre fazla ödediğinden bahisle davacının davalı yandan 1.563.248 USD iade talep ettiği anlaşılmakla, işbu taleple bağlılık kuralı ile bilirkişi kurulunca yapılan hesaplama dikkate alınarak; istemin KISMEN KABULÜ ile; 1.010.572,77 USD'nin dava tarihi itibari ile 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
c)Yakıt bedeli , yağ masrafı yönünden usulü kazanılmış hak dikkate alınarak istemin REDDİNE,
d)İpotek fekki ve gemi üzerinde iyileştirme masrafları takipsiz bırakıldığından, bu kalemler için beyanda bulunularak harç yatırılmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
e)Geminin son seferini yapmamasından kaynaklı kar kaybına ilişkin 60.000 USD'nin tahsili talebinin, usulü kazanılmış hak dikkate alınarak ve esasen istem koşulları da oluşmadığından talebin REDDİNE, (HMK m.305/A uyarınca hükmün tamamlatılması yolu ile düzeltilmiştir)
f)492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 276.077,82 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 7.425,00 TL'nin ve tamamlanan 3.015,60 TL + 94.551,05 TL toplamı 97.566,65 TL'nin mahsubu ile 171.086,17 TL'nin asıl dosya davalısından alınarak hazineye gelir kaydına, -bozma öncesi tahsilde tekerrür etmemek üzere-
g)Asıl dosya davacısı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği 467.323,46 TL nispi ücreti vekaletin asıl dosya davalısından alınarak asıl dosya davacısına verilmesine, -bozma öncesi tahsilde tekerrür etmemek üzere-
h)Asıl dosya davalısı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği 158.524,17 TL nispi ücreti vekaletin asıl dosya davacısından alınarak asıl dosya davalısına verilmesine, -bozma öncesi tahsilde tekerrür etmemek üzere-
Davacı tarafından yatırılan 7.425,00 TL peşin harç, 3.015,60 TL tamamlama harcı, 94.551,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 104.991,60 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -bozma öncesi tahsilde tekerrür etmemek üzere-
2-Karşı davada, karşı davacı ... AŞ 'nin taleplerinin ve davasının KISMEN KABULÜ ile;
a) Sözleşmenin feshinden sonraki kalan kira bedeline ilişkin talebin sözleşmenin haklı feshi nedeni ile REDDİNE,
b) Sözleşmenin feshinden önce eksik ödenen kira bedeline yönelik olarak 10.000 USD'nin ödeme günü olan 16.03.2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
c)Geminin iadesi veya bedelinin tazminine yönelik talepler takipsiz bırakıldığından ve ayrıca harç ikmal edilmediğinden esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
d)492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 1.055,73 TL harcın karşı dava yönünden karşı davacı tarafından yatırılan 48.670,20 TL'den mahsubu ile bakiye 47.614,47 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde karşı davacıya iadesine, -bozma öncesi tahsilde tekerrür etmemek üzere-
e)Karşı davacının haklılık durumuna göre yatırdığı harçtan 1.055,73 TL'nin karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine, -bozma öncesi tahsilde tekerrür etmemek üzere-
f)Karşı dava davacısı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği 15....,00 TL vekalet ücretinin karşı dava davalısından tahsili ile karşı dava davacısına verilmesine, -bozma öncesi tahsilde tekerrür etmemek üzere-
g)Red edilen miktar yönünden, karşı dava davalısı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği 562.174,82 TL nispi vekalet ücretinin karşı dava davacısından alınarak karşı dava davalısına verilmesine, -bozma öncesi tahsilde tekerrür etmemek üzere-
3-Davanın yargılama giderleri birlikte değerlendirildiğinde;
A)Asıl dosya davacısı ve karşı dava davalısı tarafından yapılan yargılama giderlerinden 8.035,40 TL'nin asıl dava ve karşı dava bir hesaplanmak suretiyle haklılık durumuna göre 6.382,51 TL giderin asıl dosya davalısı - karşı dava davacısından alınarak asıl dosya davacısı - karşı dosya davalısına verilmesine, bakiyenin kendi üzerinde bırakılmasına, -bozma öncesi tahsilde tekerrür etmemek üzere-
b)Davalı/karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden 54.245,00 TL'nin asıl ve karşı davada davaların haklılık durumuna göre 11.158,19 TL giderin asıl dosya davacısı-karşı dosya davalısından alınarak karşı davacıya verilmesine, -bozma öncesi tahsilde tekerrür etmemek üzere-
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay'da temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza