T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/620 Esas
KARAR NO : 2025/904
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/11/2019
KARAR TARİHİ : 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 14/01/2018 tarihinde ... asfaltı Sağmalcılar tramvay durağının bulunduğu yerden karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı esnada ... Sigorta nezdinde sigortalı bulunan, ...'e ait olan ve olay günü... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu yaralandığını, müvekkilinin Özel ... ... Hastanesinde tedavi gördüğünü, vücudunda meydana gelen kırıklar için ameliyat olduğunu ve his kaybı oluştuğunu, bu süreç içerisinde ruhen de kötü duruma geldiğini, söz konusu kazada davalı...'nın %100 asli kusurlu olduğunu ve hakkında ... 11.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında yargılanarak ceza aldığını, müvekkilinin tedavileri için yüklü miktarda maddi bedel ödemek zorunda kaldığını, yine sakat kalmasından ötürü çalışma gücü kaybından dolayı ciddi oranda iş gücü kaybına uğradığını, zararların tazmini için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, ancak taleplerine cevap verilmediğini , akabinde yapılan arabulculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyan ederek, iş gücü kaybı ve tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat istemlerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir .
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı noksanlığı nedeni ile davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin ise , ... plaka sayılı aracın , müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebi ile sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde kişi başına azami poliçe teminatının 360.000,00-TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı , var ise kusur oranı tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas'a gönderilmesinin gerektiğini, davacı yanın geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri taleplerinin trafik sigortası genel şartları ve Karayolları Trafik Kanunu gereği poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu ve SGK tarafından ödenmesinin gerektiğini, davacı yanın kaza nedeni ile malul kaldığını iddia ettiğini, ancak kaza sebebi ile yaralanmalı trafik kazasında yaralanarak malul kaldığı iddiasının ispata muhtaç olduğunu, kişinin ATK 3.İhtisas Dairesinden raporunun alınması gerektiğini, yine davacı yanın maluliyet sebebi ile SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının araştırılmasının gerektiğini belirterek , davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir .
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle ;dava dilekçesinde 250-TL geçici , 250-TL sürekli iş göremezlik ve 500-TL tedavi ve diğer giderler olmak üzere toplam 1.000-TL maddi tazminatı davalılardan talep ettiklerini, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, geçici iş görememezlik tazminat taleplerini 6.418,48-TL'ye tedavi giderlerinden kaynaklanan tazminat taleplerini 6.385,00-TL'ye çıkararak toplam 12.797,48-TL maddi tazminat alacağının, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir .
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; davacının 14.01.2018 tarihli kazada malul kaldığından bahisle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Olaya ilişkin .... ASCM'nin ... esas sayılı dosyasında; dosyamız davacısının katılan, davalı sürücü...'nın sanık oldukları, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda , davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun, davacının kusuru bulunmadığının mütalaa edildiği ve davalı sürücünün cezalandırıldığı , sanığa verilen HAGB kararının kesinleştiği görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 24/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda;
Celal ve Satı kızı, 19/05/1971 doğumlu ...’ın 14/01/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;
1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 24/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 14/01/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;
1-Davalı sürücü...'nın %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu ,
2-Davacı yaya ...'ın kusursuz olduğu,
3-Davalalıran %100 kusur oranındaki sorumluluğuna dayalı olarak, davacı ...'ın
a)Geçici İş göremezlik döneminde
%100 kazanç kaybı nedeniyle maddi zararının = 6.412,48-TL olduğu,
b)Davacının maddi zararının zorunlu trafik sigorta poliçesi teminat limitleri içinde kaldığı,
Manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminattan sigorta şirketi dışındaki davalıların sorumlu olacağı,
c)Başvuru tarihi dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınarak sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 19/04/2019 olarak belirlenmiş olup, araç sürücüsü ve işleten bakımından herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüdün 14/01/2018 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
d)Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözüktüğü,
e)Adli Tıp Kurumu tarafından , davacının malul kalmadığı belirlenmiş olduğundan , sürekli gücü kaybı (daimi iş göremezlik) nedeniyle maddi zararının bulunmayacağı,
Sonuç ve kanaati ile işbu raporu arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 02/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda;
''..Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 14/01/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'ın;
1-Davalıların sorumluluğunda bulunan belgesiz tedavi giderinin =2.300,00-TL
2-Geçici iş göremezlik döneminde
%100 kazan kaybı nedeniyle maddi zararının =6.412,48-TL olduğu,
3-Adli Tıp Kurumu tarafından davacının malul kalmadığı belirlenmiş olduğundan , sürekli iş gücü kaybı (daimi iş göremezlik) nedeniyle maddi zararının bulunmayacağı,
4-Davacının yukarıda belirlenen maddi zararlarının zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında ve teminat limitleri içinde kaldığı,
5-Manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminattan sigorta şirketi dışındaki davalıların sorumlu olacağı,
6-Başvuru tarihi dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınarak sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 19/04/2019 olarak belirlenmiş olup,
Araç sürücüsü ve işleten bakımından herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüdün 14/01/2018 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
7-Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözüktüğü,
Sonuç ve kanaati ile işbu raporu arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 16/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
''..Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 14/01/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'ın;
1-Davalıların sorumluluğunda bulunan belgesiz tedavi giderinin =2.300,00-TL
Davacı tarafından ibraz edilen ve hastane tarafından gönderilen belgelere göre belgeli tedavi gideri toplamının =4.085,00-TL olduğu,
Belgeli giderlerden , davalıların sorumlu olup olmayacağı hususundaki hukuki durumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu,
2-Geçici iş göremezlik döneminde
%100 kazan kaybı nedeniyle maddi zararının =6.412,48-TL olduğu,
3-Adli Tıp Kurumu tarafından davacının malul kalmadığı belirlenmiş olduğundan , sürekli iş gücü kaybı (daimi iş göremezlik) nedeniyle maddi zararının bulunmayacağı,
4-Davacının yukarıda belirlenen maddi zararlarının zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında ve teminat limitleri içinde kaldığı,
5-Manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminattan sigorta şirketi dışındaki davalıların sorumlu olacağı,
6-Başvuru tarihi dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınarak sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 19/04/2019 olarak belirlenmiş olup,
Araç sürücüsü ve işleten bakımından herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüdün 14/01/2018 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
7-Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözüktüğü,
Sonuç ve kanaati ile işbu raporu arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı taraf, 14.01.2018 tarihli kazada...'nın sürücüsü, diğer davalı ...'in malik olduğu, davalı sigorta şirketince de ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu malul kaldığından bahisle iş gücü kaybı ile tedavi giderlerine dayalı maddi tazminat ve ayrıca manevi tazminat talepli eldeki davayı ikame etmiştir.
Huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 14.01.2018 tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik hükümleri " Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik " kapsamında ATK raporu temin edilmiş, davacının mevcut tüm tedavi evrakları ve güncel durumu incelenerek hazırlanan raporda sürekli iş göremezlik oranının % 0 olduğunun, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğunun tespit edildiği görülmüştür. ATK raporunun, dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı, dosyada davacının maluliyetine ilişkin başkaca raporun bulunmadığı görülmekle dosyada mübrez ATK raporu uyarınca değerlendirme yapılmıştır.
Kazadaki kusur durumları bakımından; kazaya ilişkin yukarıda özetlenen ceza dosyasında davalıya asli ve tam kusur yükleyen rapor ile Mahkememizce alınan raporun uyumlu olduğu anlaşılmakla; kurulan tazminat hükmünde ATK raporu esas alınarak davalı taraf zararın % 100 ünden sorumlu tutulmuştur.
2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki; “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun, güncel asgari ücret hesaplamalarına göre( davacı tarafça daha fazla veya farklı bir ücret alındığına dair yazılı delil ibraz edilmemiştir.) hazırlanmakla itibar edilir bulunan aktüer bilirkişi raporları kapsamında; davacı yanın talep miktarı, talep arttırım dilekçesi, tarafların kusur oranı ve poliçe limiti uyarınca, geçici iş göremezlik tazminatının 6.412,48-TL , belgeli tedavi giderlerinin 4.085 TL, belgesiz tedavi giderlerinin ise 2.300 TL hesaplandığı, anılı tazminat kalemlerinden geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerinden davalıların sorumluluğunun mevcut olduğu, zira kazaya sebep olan aracın sürücüsü, maliki ve ZMMS ile sigortacısı bulundukları, belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğun SGK'ya ait olduğu, ( İstanbul BAM 9.H.D 2025/1023 esas ve 2025/2069 karar)
anılan kararda; Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, tüm tedavi giderlerinden değil, 6111 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderlerinden sorumlu olduğunun, belgeye dayanmayan tedavi giderleri yönünden ise işleten, sürücü ve sigortacının sorumluluğunun devam ettiğinin belirtildiği, SGK'nın ödeme yapmamış olması halinde de taraf gösterilerek açılacak ayrı bir davada talep edilebileceği, bu sebeple davalıların örnekleri dosyada mübrez belgeli tedavi giderlerinden sorumlu olmadıkları, davacı tarafa olaya ilişkin olarak maluliyeti nedeniyle SGK tarafından bir ödeme de yapılmadığı anlaşılmış olmakla 6.412,48 TL geçici maluliyete ve 2.300 TL belgesiz tedavi giderlerine dayalı maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı taraf Mahkememizce verilen kesin süreye rağmen dava dilekçesinde beyan ettiği iş gücü kaybına ilişkin tazminat talebini geçici maluliyet-kalıcı maluliyet şeklinde kalem kalem ayrıştırmamış ise de ; İstanbul BAM 8. H.D nin 2019/1662 esas ve 2019/1179 karar sayılı ilamı uyarınca yargılamaya devam olunmuş, davacının davanın başında belirttiği 500 TL den 250 TL sini geçici maluliyet, 250 TL sini sürekli maluliyet olarak talep ettiği kabul edilerek; alınan ATK raporu ile davacının sürekli bir maluliyeti bulunmadığı anlaşıldığından 250 TL sürekli maluliyete dayalı tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Yalnızca davalı sigorta dışındaki gerçek kişi şahıslardan talep edilen manevi tazminat talebi yönünden ;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, maluliyet oran ve süreleri, yukarıda açıklandığı üzere Mahkememizce dikkate alınan kusur oranları, tarafların mali ve sosyal durumları dikkate alınarak ... plakalı aracın sürücüsü ve maliki olan, sigorta şirketi dışındaki gerçek kişilere yöneltilen manevi tazminata ilişkin istemin kabulüne karar verilmiştir.
Son olarak temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihten 8 iş günü sonra davalı sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup buna göre davalı sigortanın 20.04.2018 tarihinden itibaren temerrüde düştüğü, davalı şahıslar yönünden TBK 117 uyarınca haksız fiilin gerçekleştiği kaza tarihi itibari ile temerrüdün gerçekleştiği, davanın kısmi dava olarak açıldığı ancak ıslah tarihi itibari ile 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin de dolmadığı, yine davalı aracı tescil kayıtlarında hususi olduğundan faiz türünün de yasal faiz olacağı anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Maddi tazminat yönünden; 6.412,48-TL geçici maluliyete, 2.300-TL belgesiz tedavi giderlerine dayalı olmak üzere toplam 8.712,48-TL tazminatın davalı sigorta yönünden 20/04/2018 tarihinden itibaren, diğer davalı gerçek kişiler yönünden kaza tarihi olan 14.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Manevi tazminat yönünden davanın kabulü ile 20.000-TL manevi tazminatın 14.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yalnızca davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 1.961,35-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 564,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.396,72-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, ( davalı sigorta şirketi 50,77 TL ile sorumlu olmak kaydıyla )
3-Davacı tarafça yapılan 7.970,15-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 6.924,47-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, ( davalı sigorta şirketi 5.322,47 TL ile sorumlu olmak kaydıyla )
4-Davalı taraflar yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5-Maddi tazminat yönünden; Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 8.712,48-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine,
Manevi tazminat yönünden; Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 20.000-TL vekalet ücretinin yalnızca davalı gerçek kişilerden alınıp davacıya ödenmesine,
6-Davalı sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 4.335-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile anılan davalıya ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı tarafça yatırılan 564,63-TL peşin + ıslah ve 44,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 609,03-TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Devletçe karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.146,82-TL'sinin davalı taraftan, ( davalı sigorta şirketi 881,50-TL ile sorumlu olmak kaydıyla ) bakiye 173,18-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır