T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/221 Esas
KARAR NO: 2023/597
DAVA: İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememiz işbu dosyası ile birleşen İstanbul ...Atm'nin ...-...sayılı dosyasında;
DAVA TARİHİ : 28/07/2022
KARAR TARİHİ: 09/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 22.12.2015 tarihinde ... ile “Genel Kredi Sözleşmesi” imzalamıştır ve kredi aldığını, davalı şirketin işbu kredi gereğince banka ile kredi sözleşmesi ve kredi sözleşmesi eki olarak ...'a senet imzalayıp verdiğini, bilindiği üzere bankalar kredi verirken; kredi sözleşmesine ve senede kefil almadan kredi vermediklerini, bu nedenle müvekkillerinin de davalı şirket'in işbu krediyi alabilmesi için Kredi Sözleşmesi'ne ve Senet'e kefil sıfatıyla imza attığını, ardından Davalı şirket, ...'a olan kredi ödemelerini yapmadığını, ...'ta Davalı Şirket'e kullandırdığı kredinin geri ödenmesi için Beşiktaş ... Noterliği'nin ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Müvekkil'e ve Davalı Şirket'e ihtarname keşide ettiğini, ihtarname üzerine davalı Şirket'in ...'a halen ödemeleri yapmaması neticesinde; ilgili bankanın, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'ne ...E. Sayılı dosyası ile kredi borçlusu Davalı Şirket'e ve kefil müvekkillerine icra takibi başlattığını, müvekkillerinin icra baskı altında tüm dosya borcunu faiz ve masrafları ile birlikte ödemek zorunda kaldığını, müvekkillerinin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'ne... E. Sayılı dosyadan da tüm borcu kendisinin ödediğine dair “Rücu Belgesi” aldığını, müvekkillerinin işbu vücu belgesi ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile Davalı Şirket'e icra takibi yaptığını, ödeme emrinin davalı/borçluya tebliğ edilmesi akabinde ise davalı Şirketin haksız ve mesnetsiz şekilde borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, haksız itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalı taraf cevap dilekçesi ve karşı dava dilekçesinde özetle; davanın karşı davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak müvekkili davalının karşı davacı hakkında işbu davaya konu İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün...osyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine taraflarınca yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, icra takibinin durdurulduğunu, bunun üzerine davacının karşı davalı tarafından haksız ve niyetli olarak işbu itirazın iptali davasının açıldığını, davacı karşı davalının haksız ve kötüniyetli davasını kesinlikle kabul etmediklerini beyanla müvekkili davalı karşı davacının mağduriyetine sebep olmaması açısından; mahkememiz tarafından tensip ile verilmiş olan ihtiyati haczin/tedbirin kaldırılmasına, mahkememiz aksi kanaatte ise; davacı karşı davalının yatırması gereken teminat miktarının açmış olduğu dava değerinin % 115'ine çıkartılmasına, ihtiyati haczin/tedbirin kaldırılması halinde dahi; davacı karşı davalı tarafından dosyaya yatırılacak teminatın iade edilmeyip karşı davanın teminatı olarak mahkemenizin yedinde tutulmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
BİRLEŞEN DAVA:
Mahkememiz dosyası ile birleşen istanbul ... atm'nin ...-...sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili hakkında iş bu davaya konu İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, anılan takibe taraflarınca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, bunun üzerine davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, itirazın iptali davasına konu olan icra takibine esas teşkil eden 06.09.2019 tarihli rücu belgesinin düzenlendiği İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu olan 22.12.2015 keşide tarihli, 21.07.2016 vadeli ve 625.000.00 TL bedelli bono teminat gösterilmek suretiyle müvekkilinin ...' tan kredi çektirilmesi sırasında, kredi borcuna kefaleti nedeniyle davalının ödemiş olduğunu varsaydığı 525.104,91 TL mahsup edildikten sonra bakiye 99.895,09 TL' nin ve 625.000.00 TL bedelli bononun vadesi olan 21.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont/ticari faizi şimdilik 1.000 TL 'nin davalıdan alınıp taraflarına ödenmesi için İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası üzerinden açtıkları karşı davanın mahkeme tarafından tefrik edildiğini, aynı mahkemenin ... esas sayılı dosyası üzerinden verilen 08.07.2021 tarihli kararla arabuluculuk dava şartına başvurulmamış olması nedeniyle usulden reddedildiğini, karşı tarafla yapılan arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını ileri sürerek davalı taraftan olan alacaklarının taraflarına verilmesinin temini için davalı tarafça müvekkili aleyhine açılmış olan İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile iş bu davanın birleştirilmesini, iş bu davanın İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası üzerinden görülmeye devam edilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada cevap; müvekkillerinin birleşen davada davalı ... (...) , birleşen davada davacı ... A.Ş.'nin ...'tan kredi çektirilmesi sırasında, kredi borcuna kefalet nedeniyle, karşı davalı ...'nun ödemiş olduklarını varsaydıkları 525.104,91 TL'nin mahsup edildikten sonra bakiye 99.895,09 TL'nin 625.000,00TL bedelli bononun vadesi olan 21.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont / ticari faiziyle birlikte karşı davalı ...'ndan alınıp taraflarına ödenmesine, 625.000,00 TL bedelli bononun vadesi olan 21.07.2016 tarihinden, işbu davanın açıldığı tarihe kadar İşlemiş Olan Reeskont Ticari Faizinin, işbu karşı dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont ticari faiziyle birlikte karşı davalı ...'ndan alımp - taraflarına ödenmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan asıl davada, davacı dava dışı ... AŞ ile davalı şirket arasında 22/12/2015 tarihinde GKS kredi sözleşmesinin imzalandığını, davacının işbu kredi sözleşmesinin müşterek ve müteselsil kefil ve işbu kredi borcuna yönelik banka tarafından talep edilen senette yine davalı ...Sağlık.. AŞ tarafından borçlu davacı tarafından da kefil olarak imzalandığı, işbu kredi sözleşmesinin ödenmemesi üzerine yapılan hesabın katı sonrasında , dava dışı bankanın asıl borçlu şirket ve davacı kefil aleyhine İstanbul ... İcra müd. Ün ... e. Sayılı dosyasında yapılan icra takibi sonucu davacının icra takibine konu borcu kapatarak asıl borçlu şirkete rücu için , kredi sözleşmesine konu borcu ödeyenin davacı olduğunu gösteren, " rücu belgesi" düzenlenerek davacıya verildiği davacının işbu belgeye dayanarak davalı aleyhine ödediğini rücu edebilmesi için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattığı ve kredi borçlusu davalı şirketin borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, yapılan icra takibine borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına %20 oranından aşağı olmak üzere icra inkar tazminatı tahsiline ilişkindir.
İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında; alacaklı (davacı) ... vekili vasıtası ile 09.10.2019 tarihinde borçlu (davalı) ...Sağlık Merkezi A.Ş. Aleyhine 525.104,91 TL tutarında toplam alacağın fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa yıllık Yasal Faiz ve değişen oranlardaki faizi ile, icra gideri, avukatlık ücreti ile birlikte borçlar kanunun 100. Maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubuyla tahsilini talep etmiş, davalı tarafın itirazı ile icra takibinin durdurulduğunu, i tilaf nedeniyle takibin durdurulmasına müteakip davacı ... tarafından huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Birleşen davada ise , davacı ...Sağlık.. AŞ tarafından davalı ...'ndan , davalının müşterek ve müteselsil borçlusu olduğu davacı ...Sağlık.. AŞ nin GKS ye dayalı olarak ...'tan çektiği kredi nedeni ile davalı ... 'nun dava konusu krediye mahsuben ... 'a 525.104,91 TL yaptığı ödemenin , davalının davacı şirkete verdiği 22/12/2015 keşide tarihli , 21/07/2016 vadeli 625.000,00TL meblağlı kredi ilişkisi nedeni ile bankaya verilen, bono bedelinden mahsup edildikten sonra geriye kalan (625.000,00TL - 525.104,91TL) 99.895,09 TL nin senedin vade tarihi olan 21/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte (ticari faiz) davalı ... ndan alınarak , davacıya ödenmesine 625.000,00 TL bedelli bononun vadesi olan 21/07/2016 tarihinden itibaren işbu davanın açıldığı tarihe kadar işlemiş ticari faizinin HMK 107 mad gereğince belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 tl sinin davalıdan tahsili ile dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacı şirkete ödenmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz tarafından birleşen davaya konu edilen 22/12/2015 günlü düzenleme yeri İstanbul olan ve altında ...Sağlık .. AŞ nin de borçlu sıfatı ile imzasının olduğu, müşterek ve müteselsil borçlu kefil olarak ...'nun da yer aldığı 21/07/2016 vadeli bononun İstanbul ...icra müd. ... e. Sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ...Sağlık .. AŞ ve diğer borçlular aleyhine kambiyo senetlerine müstenit icra takibine konu edildiği, ayrıca aynı banka tarafından borçlu ...AŞ aleyhine GKS ye dayalı olarak ...Sicil Müd ün ipotek belgesine dayalı olarak, 14/07/2016 tarihli ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı sabittir.
Davacı ...AŞ tarafından (birleşen dava) davalı dava dışı ... AŞ aleyhine şikayet yolu ile , İstanbul ... İcra Hukuk Mah. ...-... sayılı dosyasında davacı ...AŞ yönünden , "ödememe protestosu çekilmeden icra takibi yapıldığını, ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik icra takibi sonuçlanmadan yapılan işbu takibin mükerrer icra takibi olduğunu belirtilerek faize ve faiz oranına itiraz etmiş, mahkemece TTK 673 , 778 ( 6762 sayılı TTK nın 585 ve 690) maddeleri gereğince, bir kimsenin poliçede olduğu gibi kendi emrine bono tanzim edemeyeceğini, bono tanzim eden borçlunun kendisinin bonoda lehtar olarak gösterilemeyeceğini belirterek borçlu ve lehtar sıfatı birleştiğinden ...aleyhine icra takibi yapılamayacağından bahisle işbu borçlunun yaptığı şikayetin kabulü ile icra takibinin iptaline karar verildiği işbu kararın bölge adliyesi incelemesinden geçtiği, anlaşılmıştır.
Mahkememiz tarafından taraf delilleri toplandıktan sonra dosya kendisine tevdi edilen bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporda;
a-Bilirkişiler ... , ...ve ...tarafından hazırlanan 09/06/2022 tarihli raporda özetle;
"1- Davacı tarafça 2015-2016 2017-2018-2019 ve 2020 yıllarına ait yasal defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı,
2- Davalı yasal defter kayıtları incelendiğinde davalının ...'tan:
- 22.12.2015 tarihinde 100.000,00 TL
- 29.02.2016 tarihinde 300.000,00 TL
olmak üzere toplamda 400.000 TL kredi kullanıldığı ve 31.12.2016 tarihi itibariyle ödenen 46.574,45 TL nin tenzili ile bakiye 353.425,55 TL ana para kredi borcunun ödenmediği,
3- Dava Dışı...Tarafından 05.04.2021 Tarihinde Dosyaya Gönderilen "CD" içeriği incelendiğinde davalı şirketin...tan toplamda 400.000 TL kredi kullandığı ve söz konusu kredilerin 46.574,45 TL sının ödendiği kalan bakiye 353.425,55 TL ana para kredi borcunun ise ödenmediğinin tespit edildiği,
4- Davalı yasal defter kayıtları ile ... kayıtlarının birbiri ile örtüştüğü ve davalı şirketin Odeabanka İstanbul ...İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı icra dosyası kapsamında borçlu olduğu,
5- Söz konusu icra dosyası borcuna ilişkin davacı tarafça toplamda 525.104,91 TL ödendiği yönde icra müdürlüğünce "Rücu Belgesi" verildiği, iş bu dava dayanağı icra takip konusununda söz konusu Rücu Belgesi olduğunun görüldüğü,
6-Davacı tarafça icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmediğinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanmadığı,
7- Yapmış olduğu ödeme mukabilince davacı ...'nun davalı şirketten avalistin başvuru rücu hakkı kapsamında alacaklı olduğu,
8- Buna mukabil, davalı karşı davacının, davacı karşı davalı ...'nun müşterek ve müteselsil borçlusu olduğu lehtarı...AŞ. Olan ve ...'a TEMİNAT olarak verilip kredi çekilen 22.12.2015 keşide tarihli, 21.07.2016 vadeli, 625.000,00 TL BEDELLİ BONO ALACAKLARININ 525.104.91 TL'lik kısmıyla "TAKAS" beyanının kabulünün nihai takdir ve değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
9- Bu çerçevede, Somut olayda avalist davacı ... 'nun ödeme yapmış olduğu sabit olmakla birlikte karşı davacının bu hususta şahsi kullanım ve alacak iddiaları mevcut olup, bu hususta İstanbul ... İcra müdürlüğü'nün... E. Sayılı icra dosyasından...AŞ. Aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibine taraflarınca yapılan "borca itirazları" sonucu; rücu belgesini veren İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibi, İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 15.12.2016 tarihli, ... E. , ... K. Sayılı kararı ile...AŞ. Yönünden iptal edilmiş ve anılan iptal kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. H.D.'nin 13.03.2017 tarihli 2016/333 E., 2017/411 K. Sayılı "istinaf kararı" ile onanması hususunun takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu görülmektedir." şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
b-Bilirkişiler ... , ... ve ...tarafından hazırlanan 29/09/2022 tarihli raporda özetle;
" Rücu belgesi icra dairesi tarafından borcu ödemiş icra kefiline düzenlenip verilen belgedir. Ancak bu belgenin ne varlığı ne iptal edilmiş olması genel mahkemeler bakımından tek başına sonuç doğurmaya muktedir değildir. Alacak yahut menfi tespit davasında bir tespit ve değerlendirme yapılabilmesi için işin esasına girilerek iddiada bulunanın alacaklı / borçlu olup olmadığı değerlendirilmelidir; zira bir kimse icra tehdidi ile borcu olmayan bir miktarı ödemiş yahut borcuna mahsuben ödeme yapmış olabilir. Nitekim, İcra kefilinin, icra dairesi tarafından borcu ödemiş olan icra kefiline düzenleyip verdiği rücu belgesine istinaden genel haciz yoluyla takip yapması ve itiraz üzerine resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde usulüne uygun olarak verdikleri belgeler kapsamında itirazın kesin kaldırılması için elverişli olmadığı mevcut Yargıtay içtihadında kabul edilmektedir. "...Alacaklı icra müdürlüğünce verilen rücu belgesine dayanarak takip yapmıştır. Anılan dosyada takip borçlusu olan kişilerin borcun ne kadarından sorumlu oldukları hususu sıfat durumları itibariyle yargılamayı gerektirir. Bu nedenle rücu belgesi düzenlenen dosyanın borçlusunun, icra dosyasına ödemiş olduğu borç için rücu belgesi alıp, ödenen bu parayı ayrı bir dosyada genel haciz yolu ile diğer borçlulardan talep etmesi yerinde değildir. Diğer taraftan borçluların borcu ya da borcu doğuran hukuki ilişkiyi kabul ettiklerine dair açık ya da zımni beyanları da bulunmamaktadır. O halde mahkemece, İİK. 'nun 68. Maddesinde belirtilen belge niteliğini taşımayan rücu belgesine dayalı itirazın kaldırılması isteminin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile itirazın kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir." Yarg. 12. HD, T. 16.12.2010, E. 2010/17423, K. 2010/30461.
Bu bakımdan, kök raporda belirtildiği üzere somut olayda önemli olan husus, asıl dava bakımından davacının avalist (kefil) sıfatıyla bir miktar parayı senet borçlusu yerine ödemiş olup olmadığıdır. Kefil ödeme yapmış olduğu miktarda rücu hakkını kazanacaktır. Ancak asıl ve birleşen dava yönünden belirleyici diğer önemli bir husus, davalı karşı davacının avalistten haricen alacaklı olup olmadığıdır. Zira davalı karşı davacı senet borçlusu, avalist davacından esasen alacaklı olduğu ve yine dava dışı bankadan alınan, uyuşmazlık konusu senedin düzenlenmesinin altında yatan temel ilişkiyi teşkil eden genel kredi sözleşmesinin gereği alınan kredinin (paranın) davacı tarafından şirket işlerinde kullanılmadığı iddiasındadır. Ancak davacı karşı davalının şirkete borçlu olup olmadığının tespit edilmesi gerekir iken, alınan paranın şirket işlerinde kullanılıp kullanılmadığı meselesi kanaatimizce müdürlerin sorumluluğu gibi ayrı bir davanın konusunu teşkil edebilecektir.
Şu halde, asıl ve birleşen dava yönünden tespit edilmesi gereken husus, davacının kefil sıfatıyla ödeme yapıp yapmadığı, ilaveten davalı karşı davacı şirketin davacı karşı davalıdan haricen alacaklı olup olmadığıdır. Bu konuda yapılacak tespitler bize taraflar arasında nihai alacak borç miktarını değerlendirme imkanı sağlayacaktır.
Bu hususta kök ve ek raporda sayın mali bilirkişilerce yapılan tespitlerden anlaşıldığı kadarıyla;
Davalı yasal defter kayıtları incelendiğinde davalının ...'tan; 22.12.2015 tarihinde 100.000,00 TL, 29.02.2016 tarihinde 300.000,00 TL olmak üzere toplamda 400.000 TL kredi kullanıldığı ve 31.12.2016 tarihi itibariyle ödenen 46.574,45 TL kredi kullanıldığı ve 31.12.2016 tarihi itibariyle ödenen 46.574,45 TLnin tenzili ile bakiye 353.425,55 TL ana para kredinin ödenmediği,
Kredi borcunu temin etmek üzere davalı karşı davacının, davacı karşı davalı ...' nun müşterek ve müteselsil borçlusu olduğu lehtarı...A.Ş. Olan ve ...'a teminat olarak verilip kredi çekilen 22.12.2015 keşide tarihli, 21.07.2016 vadeli, 625.000,00 TL bedelli bono mevcut olduğu,
3-353.425,55 TL ana para kredi borcunun 01.01.2019 tarih ve 2 nolu yevmiye kaydı ile "329.02.002-istanbul 18.icra müdürlüğü" hesabına ... açıklaması ile virman yapılmak suretiyle sıfırlandığı,
4-Davalı Şirketin... İstanbul ...İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı icra dosyası kapsamında borçlu olduğu, Söz konusu icra dosyası borcuna ilişkin davacı tarafça toplamda 525.104,91 TL ödendiği yönde icra müdürlüğünce "rücu belgesi" verildiği,
5Avalist davacı ...'nun ödeme yapmış olduğu sabit olmakla birlikte karşı davacının bu hususta şahsi kullanım ve alacak iddiaları mevcut olup, bu hususta İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün... e. Sayılı icra dosyasından...a.ş. Aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibine taraflarınca yapılan "borca itirazları" sonucu; rücu belgesini veren İstanbul... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı icra takibi, İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 15.12.2016 tarihli, ... e.,... k. Sayılı kararı ile...A.Ş. Yönünden iptal edilmiş ve anılan iptal kararının İstanbul bölge adliye mahkemesi 22.H.d.'nin 13.03.2017 tarihli 2016/333 e:, 2017/411 k. Sayılı "istinaf kararı" ile onanmış olduğu,
6-Davalı kullanılan kredinin 80.000 TL sının 29.02.2016 tarihinde işbu davaya konu bononun müşterek ve müteselsil borçlularından olan ve ... ile ...'nun şirketleri olan ...Ltd. Şti'ne "borç olarak" havale edildiğini beyan ettiği,
7-Davalı yasal defter kayıtları incelendiğinde 29.02.2016 tarihinde kullanılan 300.000 TL kredinin yine 29.02.2016 tarihinde 80.000 TL sı davalı beyanında belirtilen İst. ... şirketine havale edildiğinin görüldüğü, davalı yasal defter kayıtlar incelendiğinde davalının söz konusu 80.000 TL tutarındaki alacağının İstanbul...şirketi tarafından ödenmediği bu borcun yıllarca devam ettiği tespit edilmiş olup davalının söz konusu alacağı ile ilgili olarak 4 yıl sonra ve huzurdaki dava tarihinden yaklaşık 4 ay sonra 22.07.2020 tarihinde İstanbul...Şirketine icra takibi başlattığı,
8-29.02.2016 tarihinde kasa hesabına çekilen 220.000 TL'nin ise yaklaşık 4 ay boyunca şirketin kasa hesabında bakiye olarak devrettiği ve 2016 Ağustos ayına kadar muhtelif tarihlerde kasa bakiyesinin şirket masraflarının ödenmesi suretiyle kullanıldığı,
Davalı karşı davacı ...şirketinin yasal defter kayıtları incelendiğinde davalı şirketin davacıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda, mahkememizde açılan asıl davada davacı ...( ...) , İstanbul ... icra müd.... e. Sayılı dosyasında, davacının davalı ... AŞ nin kredi borcuna mahsuben müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla 525.104,91 TL ödeme yaptığı tartışmasız olup yapılan ödeme sonrasında davalı asıl borçludan borçluya rücu etmek için aldığı rücu belgesine dayalı olarak , İstanbul ... İcra müd. ... e. Sayılı icra takibini 04/10/2019 tarihinde yaptığı ve itiraz üzerine takip alacaklısının davalı asıl borçlu aleyhine işbu davayı açtığı tartışmasızdır.
Davalı tarafından işbu davada cevap dilekçesi ile açılan karşı dava, arabulucuk dava şartı gerçekleşmediğinden , dava şartı yokluğu sebebiyle tefrik ve mahkememizin... e . Sayılı dosyasında reddedilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu, dosya kapsamı ve davacının icra takibine konu ettiği ( İstanbul ... İcra müd....e. Sayılı ) rücu belgesine dayalı 525.104,91 TL müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla icra takibi borçlusu davalı...AŞ adına dava dışı ... AŞ nin GKS ye dayalı kredi alacağı için İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... e. Sayılı dosyasına ödediği 06/09/2019 günlü rücu belgesi ile sabittir. Davacı esasen rücu belgesine dayalı iş.bu alacağın rücuen tahsili için yapılan icra takibine, alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak davalının yaptığı itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğu mahkememizce benimsenmiş , davacı bankaya ödediği alacağın faizi ile birlikte 584.018,98 TL olduğunu belirtmiş ise de dosyaya icra takibi ve sunulan rücu belgesi ve kapsamına göre 525.104,91 tl nin üstünde bir ödemenin varlığı ispat edilemediği bu nedenle asıl davanın işbu miktar üzerinden kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ...AŞ nin açtığı birleşen dava yönünden ise bankaya verilen lehtarı ...olan ve borçlusu da yine ...olan 625.000TL meblağlı bononun teminat olarak verildiği, yine ...AŞ nin borcunun teminatı olduğu, borçlu ve lehtarın birleşmesi nedeniyle asıl borçlu için hukuken borçlu ve lehtarın birleşmiş olması karşısında asıl borçlu yönünden hüküm ifade etmeyen geçersiz olan bononun , işbu davanın davalısı...nin hukuki durumunu değiştirmeyeceği keza teminat senedinin müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan ...'nin işbu senetten ötürü asıl borçlu ...Sağlık.. AŞ ye borçlu olduğunu hukuken kabul etmek mümkün değildir. 6102 sayılı TTK. nın 778 ve 673 mad. Leri gereğince, kendi lehine borçlu , kendisini lehtar göstererek bono düzenleyemeyeceği açık olup, birleşen davada mahsup ve teminat olan bono bedelinden kalan miktarı davacı borçlu-lehtar ın açtığı davanın reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Ayrıca dava konusu alacağın varlık ve miktarının tespiti ve rücu koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının davalıya rücu hakkının olup olmadığı yargılamayı gerektirdiğinden asıl davada davacının icra inkar tazminatı ve davalının fazlaya ilişkin talebinin sırf haksız ve kötü niyetle yapıldığı ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerektiği mahkememizce benimsenmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ...'nin (...) davalı ...A.Ş aleyhine açtığı itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile;
a-)Davalı şirketin davacı tarafından yapılan dava konusu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazı 525.104,91 TL üzerinden iptali ile takibin takip talepnamesindeki koşullarla birlikte iş bu miktar üzerinden DEVAMINA,
b-) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
c-) Davacının icra inkar tazminatı talebinin, dava konusu alacak yönünden davacının davalıya rücu hakkının bulunup bulunmadığı ve rücu talebi yönünden davalının sorumluluk koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden REDDİNE,
Davalının kötü niyet tazminatı istemine talep koşulları oluşmadığından REDDİNE,
2-Mahkememizin iş bu dosyası ile birleşen İstanbul ...ATM'nin...-...sayılı dosyasında davacı ...Sağlık... AŞ'nin davalı ...'nin (...) aleyhine açtığı alacak davasına, sübuta ermemiş olması sebebiyle REDDİNE,
3-Asıl dava yönünden;
a) Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 35.869,92 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 7.348,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.521,86 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
b)Davacı tarafça peşin yatırılan 7.348,06 TL peşin harç ile 54,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.402,46 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
c)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 79.514,69 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
d)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
e) Devletçe karşılanan 1.320 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre (% 89,91) hesaplanan 1186,84 TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 133,16 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Birleşen dava yönünden;
a) Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.723,04 TL'den, alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının düşümü sonucu başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Kalan 1.453,19 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ...Şirketi'ne iadesine,
b) Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
c) Devletçe karşılanan 1320 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Yargılama gideri yönünden davalar birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça yapılan 7.802 TL yargılama giderinden davanın kabul / red oranına göre hesaplanan 7.130,90 TL yargılama giderinin asıl davada davalı- birleşen davada davacı...Şirketinden tahsili ile asıl davada davacı/birleşen davada davalıya ödenmesine, kalan kısmın asıl davada davacı/birleşen davada davalı üzerinde bırakılmasına,
Dair, davacı/birleşen davalı vekilinin e-duruşma yoluyla, davalı/birleşen davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/11/2023
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır