T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/222 Esas
KARAR NO:2025/438
DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/03/2020
KARAR TARİHİ:29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin 30.06.2019 tarihinde yapılan 2018 Yılı Olağan Genel Kurul'unda; davalının da aralarında bulunduğu yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin azline, yerlerine yenilerinin seçilmesine karar verildiği, azledilen üyelerin bir kısım belge, para, mal ve evrakları teslim etmekten kaçındığını, 23.07.2019 tarihine kadar müvekkili kooperatifin banka hesapları dahil olmak üzere, bir kısım belge ve yazışmalar gibi tüm malları azledilen yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'ın tasarrufu altında kaldığını, takibe konu bono hakkında, kooperatif üyelerine ve seçilen yönetim kuruluna bilgi verilmediğini, ... eliyle, azledilen yönetim kurulu üyeleri ... ve ... tarafından 25.06.2019 tarihinde lehine tanzim edilen 431.659,86 TL tutarlı bonoya dayalı olarak müvekkili kooperatif aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, azledilen yönetim kurulu üyeleri işbirliği içerisinde muvazaalı sözleşmeler ve bono tanzimi suretiyle, ... usulsüz olarak borçlandırdığını, .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... E. Sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü yolla başlatılan icra takibinin, takipte dayanılan bononun teminat bonosu olması nedeniyle iptalini , bu talepleri kabul görmediği takdirde, müvekkilinin davalıya muvazaalı sözleşme ve protokollere dayalı olarak düzenlenen bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile bononun ve takibin iptalini, icra dosyasında yapılan tüm haciz işlemlerinin iptali ile icranın eski hale iadesine; müvekkilinin menfi tespit davası açmaya zorlayan haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kesinleşmiş mahkeme kararının sonucu olarak davacı kooperatiften alacaklı olduğunu, takip dayanağı bononun kaynağının da bu alacak olduğunu, müvekkilinin kooperatifin yöneticisi veya üyesi dahi değil iken, 21.05.2005 tarihli yetkiye binaen, davacı kooperatiften D blok 14 numaralı daireyi 110.000 TL karşılığında satın aldığını, buna karşılık kooperatifle müvekkili arasında 16.09.2012 tarihli üyelik sözleşmesi düzenlendiğini, 17.09.2012 tarihinde bu bedelin ödendiğini, tapu tahsis ve devrinin de yapıldığını, tahsis ve devir sırasında dairede hakkı olduğunu iddia eden ... ... tarafından dava ikame edildiğini, tapuda davalıdır şerhi konulduğunu, davada çıkan karar sonucunda Mevhibe hanım üzerinden iptaline ve davacı adına tesciline dair karar verildiğini, verilen kararın onandığını, kesinleşen karar üzerine müvekkilinin parasını ödeyerek üye olduğu ve adına tahsis edilen dairenin hukuken elinden çıktığını, satış ve tahsis sırasında tapu iptali davasının riskinin bilindiğinden parasını tam ödeyen müvekkilinin haklı olarak garanti istediğini, kooperatif adına daire satışından tahsil edilen bedelin iadesi için protokol düzenlendiğini, borcun TL ye çevrilerek 01.10.2019 tarihi vadeli bir adet bono verildiğini, bono vadesinde ödenmediğinden icra takibine konulduğunu, müvekkilinin parasını vererek aldığı dairesinin kesinleşmiş mahkeme kararı ile elinden alınmasından ötürü ödediği bedelin iadesini istemesinin doğal hakkı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ile menfi tespit davasının devam ettiğini, bu davada .... İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasının dayanağı bonunun teminat bonosu olması nedeniyle takibin iptali, aksi halde muvazaalı sözleşme ve protokollere dayalı olarak düzenlenen bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile bononun ve takibin iptalinin talep edildiğini, bu davanın aleyhlerine sonuçlanması ihtimali üzerine, müvekkilinin temel ilişkide harici satım ve üyeliğe dair ekli 16.09.2012 tarihli sözleşmeye güvenerek 17.09.2012 tarihinde ödemiş olduğu 110.000,00 TL bedelle aldığı ve fakat hukuken kaybedilen dairenin dava tarihindeki karşılığı, aksi kanaate sözleşmeye uygun karşılığı, aksi kanaatte sözleşmenin geçersiz kabul edilmesi durumunda da denkleştirici adalet kuralları gereği ödenen 110.000,00 TL'nin dava tarihindeki karşılığının iş bu davanın konusu edildiğini, her iki davanın sebebinin de aynı hukuki temel ilişkiden kaynaklandığını, aynı konularda birbiri ile çelişkili hükümler verilmesinin muhtemel olduğundan iş bu davanın İstanbul 16. Asliye ticaret mahkemesinin 2020/222 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının huzurdaki bononun görevi kötüye kullanmak suretiyle düzenlendiği isnadıyla diğer yönetim kurulu üyeleri ile birlikte .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yargılandığını,1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme gereği, yapı kooperatiflerinde kooperatifin her bir üyesine bağımsız bölüm tahsis ve tescil etme yükümlülüğü bulunduğunu, müvekkili kooperatifin Ana Sözleşmesinin 6. Maddesinde, kooperatifin amacının, ortakların konut ihtiyacını karşılamak olduğunun yazılı olduğunu, hukuki veya fiili imkansızlıklar sebebiyle kooperatif üyesine bağımsız bölümün verilemeyeceğinin tespiti halinde, üyenin daire yerine tazminat bedelinin kendisine ödenmesini kooperatiften talep edebileceğinin tartışmasız olduğunu, ancak vakıada, D Blok 14 nolu bağımsız bölümün davalı ... adına, kooperatif üyeliği gereği ferdileşme işlemi sonucu devir ve tescilinin yapıldığının sabit olduğunu, davacının 17.09.2012 tarihinde yaptığı 110.000,00 TL ödeme karşılığı, davalı kooperatif davacıya bağımsız bölümün mülkiyetini devrettiğini ve yükümlülüğünü tamamladığını, davalının bu ödemesi nedeniyle edindiği dairenini, bedelini alarak ... ...'e sattığını, davacının iddiasına dayanak gayrimenkulü mahkeme kararı nedeni ile değil 3. Kişiye bedeli karşılığı satışı nedeniyle elinden çıktığını, TBK md.77 uyarınca sebepsiz zenginleşmenin haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşmek olarak kabul edildiğini, müvekkili kooperatifin, ...'e karşı zenginleşmediği gibi, ...'in de kooperatife karşı ileri süreceği bir zararı kalmadığını, davacı ... ile kooperatif arasında bir sözleşme olduğu ve bu sözleşme ile devredilen tapunun iptali halinde, bedelin iade edileceğinin garanti edildiğinin sabit olduğunu, ancak, bu sözleşme hükümlerinden sadece Nehibe ... ( ... )'ın yararlanabilir zira bu sözleşmenin taraflarının kooperatif ve davacı olduğunu, ... ... ile kooperatif arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, tapu kaydında şerhin olduğu dairenin satıcısının ..., Alıcısının ... olduğunu, özetle davacının kooperatif üyesi olduğunu, üyeliği nedeniyle kendisine daire tahsis edildiğini, davalı tahsis edilen bu daireyi bedeli karşılığında 3. Kişiye sattığını, üyelikten çıkmadığını, ... ATM'de açılan dava ile üyeliği nedeniyle ödemediği aidat borçları ve 27/03/2014 tarihine kadar maliki olduğu D-14 no'lu dairenin, bu süre içindeki genel kurullarla kararlaştırılan daireden kaynaklanan ödeme yükümlülüklerinin talep edildiğini , huzurdaki davada ise kendisine tahsis edilen daireyi satıp bedelini aldığı halde, dairesinin elinden çıktığı iddiasıyla düzenlenen bono nedeniyle bir kez daha alacaklı olduğunu iddia etttiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan asıl dava; .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... E. Sayılı dosyası ile davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü yolla başlatılan icra takibinin, takipte dayanılan bononun teminat bonosu olması nedeniyle iptali ile İİK 72 maddesi gereğince bono ve takipten ötürü davacı kooperatifin davalı üyeye borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir .
Mahkememiz dosyası ile birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında ; davacı kooperatif üyesinin , davalı kooperatiften üyelikten kaynaklanan haklarının tazmini talebini içeren tazminat istemlerine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; ... tarafından ... aleyhine başlatılan icra takibinde, 431.659,86 TL bono, 1.294,98 TL bono komisyonu, 7.949,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 440.904,58 TL nin tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup ;
A-Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan raporda özetle;
"-Davalının ortaklığı konusunda 4 yönetim kurulu kararı bulunduğu, davalı ile kooperatif arasında yapılan 16.09.2012 tarihli Üyelik Sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmeye davalının peşin ödemeli ve borçsuz üye statüsüyle ortak kaydedildiğine, ertesi gün ödeyeceği 110.000 TL'nin tapu iptal ve tescili davasının aleyhte sonuçlanması olasılığı dikkate alınarak 61.288 USD olarak sabitlendiği ve %3 faizi ile birlikte iade edileceğine ilişkin hüküm konulduğu,
-Davalının üçüncü bir kişi tarafından tapu iptali ve tescili davası açılan , tapu kaydında "davalıdır, tapu iptal davası açılmıştır" beyanı olan kooperatif dairesinin mülkiyetini , ferdileşme nedeniyle, 17.09.2012 tarihinde alacak kooperatife ortaklığını gerçekleştirdiği, ancak mevcut iki üye kayıt defterinde ismine rastlanmadığı,
-Davalının daire bedeli 110.000 TL'yi tahsilat makbuzu karşılığında ödediğini ve bunun 2012 yılı yevmiye defterine 137 sayılı yevmiye maddesiyle intikal ettirdiğini savunmasına karşılık tahsilat makbuzu koçanları ile 2012 yılı defterinin incelenememesi sebebiyle bu savunmasını doğrulma imkanının bulunamadığı, kooperatifin kayıtlarından alınan yevmiye defteri görüntü fotokopisine noter tasdikli defter dökümünün aslının bulunmaması sebebiyle itibar edilemediği,
-Davalı gibi 2012 yılında ortak kaydı yapılan kişilerle ilgili yönetim kurulu kararlarında (davalı ve iki kişi dışında) ödemeleri gereken para miktarından söz edilmediği, davalı için tespit edilen bedelin diğer iki kişi için belirlenen bedele yakın ve uygun olduğu,
-Davalının kooperatiften satın aldığı daire tapu tescili yoluyla 27.03.2014 tarihinde ... ... ( ... ) adlı dava dışı üçüncü bir kişiye sattığı , fakat ortaklığını ve yönetim kurulu üyeliğini devam ettirdiği,
-Davalının sattığı daire ile ilgili tapu iptal ve tescili davasının aleyhte sonuçlanması üzerine 25.06.2019 tarihinde kooperatifle 2012 yılında 61.288 USD olarak sabitlenen ve faiziyle birlikte 74.415,85 USD baliğ olan ödemesinin 431.659,86 TL olarak iadesi ve karşılığında 01.10.2019 vadeli senet verilmesi konusunda anlaşma yaptığı, aynı gün içerisinde dairesini sattığı ... ... (...) ile zararı için 430.000 TL ödemeyi karşılığında kooperatife karşı sahip olduğu dava ve haklarını devir almayı öngören bir başka sözleşme imzaladığı,
-Davalı vekilinin 04.11.2019 tarihinde .... İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı dosyasından, 25.06.2019 tanzim tarihli 01.10.2019 vadeli bonoya dayalı olarak 431.659,86 TL anapara , 1.295,98 TL bono komisyonu, 7.949,74 TL işlemiş faiz olmak üzere 440.904,58 TL alacak için davacı kooperatif aleyhine icra takibi başlattığı, bu bononun kooperatifin 2019 yılı kanuni defterlerinde kaydının olmadığı, 30.06.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında bonodan ve kaybedilen davadan söz edilmediği, 15.06.2014 tarihli genel kurulda seçilmiş olan (... ve ... ve davalı ...'den oluşan) yönetim kurulunun azledilerek yerlerine seçim yapıldığı,
-Azledilen eski yönetim kurulu üyeleri ile bazı kişiler hakkında davacı kooperatif vekili tarafından suç duyuruları yapıldığı ve iddianamelerin düzenlendiği " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
B-Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 17.04.2023 tarihli raporda özetle;
"Kooperatif yönetim kurulu, başta Kooperatifler Kanunu, Türk Ticaret Kanununun (Kooperatifler Kanununa aksine açıklama olmayan) anomim şirkete ait hükümleri ile anasözleşme hükümlerine uymakla, kooperatif “işlerinin yönetim için gereken titizliği” göstermekle “ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda bütün gayretini sarf” etmekle yükümlüdür.
Somut olayda ise yönetim kurulunun, ... ...'ın” kooperatif mülkiyetindeki D Blok 14 numaralı bağımsız bölüm için 05.10.2011 tarihinde açtığı tapu iptal ve tescil davası devam ederken, bu daireye sabit bedelli ortak alınması, bedelin 110.000 TL olması ve kendisine davanın olumsuz sonuçlanması halinde ABD Doları ve % 3 faizi üzerinde garanti verilmesi yönünde genel kurul kararı olmaksızın, Nehibe ...'ı 110.000 TL bedel ile D Blok 14 nolu daire için ortaklığa kabul ettiği, davalı ile 16.09.2012 tarihinde daire ile ilgili davanın olumsuz sonuçlanması ihtimaline göre parasının ABD Doları ve % 3 faiziyle birlikte iadesini öngören sözleşme imzaladığı ve bir gün sonra söz konusu dairenin tapusunu ferdileşme nedeniyle 17.09.2012 tarihinde davalıya devrettiği sabittir.
Davalı ile yapılmış olan 16.09.2012 tarihli “Üyelik Sözleşmesi"nin 5. maddesi “.. İhtilafın kooperatifin aleyhine sonuçlanması ihtimalinde, ...tarafından ödenecek olan 110.000 TL bedelin karşılığı sözleşme tarihi itibariyle T.C Merkez Bankası USD satış kuru üzerinden hesap edilerek bulunacak yıllık % 3 faiz de eklenmek suretiyle, gene T.C Merkez Bankası USD satış kuru üzerinden TL ye çevrilmek suretiyle ...ibe ...'a iade edilecektir “şeklinde kesin bir ifadeyle düzenlenmiştir.
Kooperatifin 10.06.2012 tarihli 2011, 20.01.2013 tarihli 2012 yılı, 15.06.2014 tarihli 2013 (sehven 2012 yazılmıştır) yılı olağan genel kurul toplantılarında, dava konusu konutla ilgili olarak “... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/... E sayılı dosyası ile ilgili dava açan ... ... adlı şahıs D blok 14 nolu dairenin tapusunun kendi adına tescilini talep etmektedir.
Kooperatife olan genel kurul kararları doğrultusundaki borçları ve davanın hukuki dayanağındaki eksiklikler sebebiyle davanın reddi talep edilmiştir. Dava işbu itirazı sebebiyle .... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek ... e dosya numarasını almıştır Yargılama halen devam etmektedir. “açıklaması yapılmış 20.01.2013 tarihli genel kurulun 6.gündem maddesinde de kooperatifin” ....gerek yapmış olduğu sözleşmeler gereğince yükümlendiğimiz gerekse de kura çekimi ile üyelere karşı yükümlendiğimiz dairelerle ilgili olarak alınan tahsis kararlar gereğince” onlarca isim arasında davalı ... ...'a da D blok 14 nolu dairenin tahsis edildiği belirtilmiştir.
Davalı, davacı kooperatiften 17.09.2012 tarihinde tapu tescili yoluyla aldığı konutu 27.03.2014 tarihinde ... ...'e satmış, ancak kooperatif ortaklığını alıcıya devretmeyerek devam ettirdiği anlaşılmış ve bu nedenle (Koop. K. madde 55/2) 15.06.2014 tarihli olağan genel kurul toplantısında 4 yıl süreyle görev yapmak üzere (daha önce de yönetim kurulu başkan ve 2. Başkanı olan ... ve ... ile birlikte) yönetim kurulu asil üyeliğine seçilmiştir.
21.06.2015 tarihli 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında, ..., kooperatifin davaları ile ilgili açıklamaları kapsamında “... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile ilgili dava açan ... ... adlı şahıs D blok 14 nolu dairenin tapusunun kendi adına tescilini talep etmektedir. Kooperatife olan genel kurul kararları doğrultusundaki borçları ve davasının hukuki dayanağındaki eksiklikler sebebiyle bu davanın reddi talep edilmiştir. Dosya iş bölümü itirazı sebebiyle ...Asliye ticaret Mahkemesine gönderilerek 2012/... e dosya numarasını almıştır Dava reddolunmuş ve fakat ıslah gerekçeleri ve ıslah sonrası bilirkişi raporu dikkate alınmadan hüküm verildiği gerekçesiyle hükmü Yargıtay bozmuştur. Bozma sonrası dava devam etmektedir” bilgisini vermiş, 17.07.2016, 07.05.2017 ve 30.06.2018 — tarihli olağan genel kurul toplantılarında benzer ifadelerle bilgi verilmeye devam edilmiş,
30.06.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında ise dava hakkında herhangi bir açıklama yapılmamıştır. (Dava sürecinde ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.11,2013 tarihinde davanın reddine (2012/... E,2013/... K) karar verdiği, bu kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 18.02.2015 tarihli, 2014/10830 E, 2015/976 K sayılı kararıyla bozulduğu, yerel mahkemenin bu kere (12.10.2015 tarihli ... E , ... K sayılı) ...adına olan tapu kaydının iptaline ve davacı adına tesciline karar verdiği, bu kararın Yargıtay tarafından 03.10.2018 tarihinde onandığı ve karar düzetme talebinin de 24.06 2019 tarihinde reddedildiği ve kesinleştiği anlaşılmıştır.)
13-DAVALI ...( ...) İLE DAVALININ DAİRE SATIŞI YAPTIĞI ... ... ARASINDAKİ 25.06.2019 TARİHLİ PROTOKOL;
Yönetim kurulu üyesi olan davalı, 27.03.2014 tarihinde dairesini satın almış olan ... ... ile 25.06.2019 tarihinde aşağıya alıntılanan hükümleri içeren “Protokolde”
“1- .... ... ... ... uhdesinde iken ...'e üyeliği sebebiyle tahsis edilen ... Mah. 51 parselde yer alan D Blok 14 nolu daire üzerinde “davalıdır” şerhi ile birlikte ... ...'ye satılmış ise de bu dairede hak iddia eden .... ... ... (...) .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E numaralı dosyası ile tapu iptal ve tescil davası açmış ve dava ilk başta reddedilmiş ise de, Yargıtayın bozma kararı üzerine ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile davanın kabulüne karar verilmiş, Yargıtay 23 Hukuk dairesinin 2016/71231 E2018/4481 K sayılı hükmü ile .08.10.2018 tarihinde onanmış, tashihi karar talebi Yargıtay 23 Hukuk Dairesinin 2019/199 E 2019/2910 K sayılı hükmü ile 24.06.2019 tarihinde reddedilmiş ve hüküm 24.04.2019 tarihi itibariyle kesinleşmiştir.
“2- Bu itibarla ... tarafından ... ...'nin zararlarına karşılık 430.000 TL ödemeyi kabul etmiştir. Alacaklı ... ...” de Ayazağa Mah. 51 parselde yer alan D Blok 14 nolu daire için .... Hızırkent ... Kooperatifine karşı olan tüm dava ve haklarını borçlu ...'e devretmiştir.”
Sonuç Olarak; Davalı ile davalının daire sattığı ... ... arasındaki bu protokol hükümlerinin sözleşmenin tarafları arasında kendi iç ilişkileri içinde değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılarak anılan bu protokolün davacı ... bağladığından söz edilemeyeceği değerlendirilmiş ise de nihai takdir ve değerlendirmenin sayın mahkemeye aittir.
14-KOOPERATİF İLE DAVALI ARASINDA YAPILAN 25.06.2019 TARİHLİ UZLAŞMA PROTOKOLÜ;
Davalı yine 25.06.2019 tarihinde kooperatifle (kooperatif unvanı ve kaşesi üstüne atılı iki imzalı) bir “Uzlaşma Protokolü” yapmış; 1,2,3. Maddesinde yargı sürecinin anlatıldığı “Uzlaşma Protokolü”nün,
4. maddesinde “Taraflar arasında yapılan 16.09.2012 tarihli protokol gereğince, daire bedelinde ihtilaf sebebiyle herhangi bir indirim yapılmadığı, bu davanın aleyhte sonuçlanmasının tüm risklerinin de kooperatife ait olacağı, ödenen 110.000 TL' bedelin USD karşılığı 61.288 USD'nin ödeme tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren yıllık 963 faizi de eklenerek iade edileceği kararlaştırılmıştır”
5. maddesinde “Tapu iptali ve tescile dair hüküm Yargıtayca onanarak, tashihi karar talebi de reddedildiğinden, taraflar arasındaki 16.09.2012 tarihli protokol gereğince hesaplanan 61.288 USD “nin ödeme tarihi 17.09.2012 tarihinden itibaren yıllık 963 faiziyle birlikte iadesi gerekmekle beraber Kooperatifin hali hazırda ödeme durumu mevcut olmadığından iade edilecek bedelin 01.10.2019 tarihinde iade edilmesi kararlaştırılmıştır”
6.maddesinde “Buna gore 61.288 USD ana para ve 01.10.2019 tarihine kadar protokol gereği işleyecek yıllık faizi 13.125,85 USD'nin toplamı 74.413,85 USD'nin sözleşme tarihihindeki T.C Merkez Bankası satış kuru TL karşılığı (kur 5,8008 TL) olan 431.659,86 TL'nin 01.10.2019 tarihinde ödenmesi kararlaştırılmıştır. Kooperatif borcuna karşılık alacaklıya 01.10.2019 vadeli 431.659,86 TL bedelli bir adet bono verecektir” hükümleri ver almıştır.
Bu hükümlere dayanılarak aynı gün (25.06.2019) kooperatif kaşesi altına atılı iki imza ile davalı adına 01.10.2019 vadeli 431.659,86 TL bedelli bir bono düzenlendiği anlaşılmış , bu bonunun 30.06.2019 günü yapılacak olan genel kurul telaşı içinde kayıtlara geçirilmesinin unutulduğu savunulmuştur.
SONUÇ OLARAK; Davacı kooperatifin 30.06.2019 günü yapılan genel kurul toplantısında; konu ile ilgili olarak; kaybedilen davadan, davalı ile yapılan 25.06.2019 tarihli Uzlaşma Protokolünden, kooperatif üyeliği hala devam eden davalıya verilen bonodan söz edilmemiş; davalı ... ve ...'dan oluşan yönetim kurulu azledilmiş; davalı da vekili ... vasıtasıyla kayıtlara geçirilmeyen bono bedelinin tahsili için 04.11.2019 tarihinde ....İcra Müdürlüğü'nün 2019/... sayılı dosyasından kooperatif aleyhine icra takibi başlatmıştır.
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04..03.2020 tarihli kararıyla ... ... in davalının satın aldığı D Blok 14 nolu daire ile ilgili tapu kaydının iptaline ve davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.
Yukarıda da denildiği gibi 1163 sayılı kanun ve ana sözleşmede düzenlendiği üzere kooperatif adına en geniş yetkili organ olan genel kurulda bu yönde hiç bir karar almadan, hala kooperatif üyesi bulunan davalıya üyelik devam ederken USD cinsinden ödeme yapılması ve bu ödemeye yönelik kooperatifin borçlandırılması , genel kurulun onayına sunulması yasa gereği zorunlu olan protokole konu ödeme hükümlerinin salt yönetim kurulu kararına dayalı olarak yapılması, ayrıca davalıya bu protokol kapsamında bono düzenlenip verilmesine rağmen, bu bonunun kooperatifin ticari defter belge ve kayıtlarına geçirilmeden 04.11.2019 tarihinde ....İcra Müdürlüğü'nün 2019/... sayılı dosyasından tahsile konulan bono bedelini , kooperatiften istifa ettiği veya ihraç edildiği ileri sürülmeyerek üyel hala devam etmekte olan davalının, bu üyeliği gereği kooperatife ödediği 110.000.TL ye karşılık düzenelenen bono ile 431.659,86 TL'nin 1163 sayılı kanun gereği tahsilini talep edemeyeceği değerlendirilmiş ise de anılan bu bedelin sebepsiz zenginleşmenin iadesi olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğinin ise takdir yetkisi Sayın Mahkemede olduğu değerlendirilmiştir." şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
C-Bilirkişiler ..., ... tarafından hazırlanan 09.11.2024 tarihli raporda özetle;
"1- DAVALI / KARŞI DAVACI ... in .... ... ... ... üyesi olduğu,
2- ASIL DAVA YÖNÜNDEN : Dosyaya esas 25/06/2019 düzenleme ve 01/10/2019 ödeme tarihli 431.659,86 TL bedelli BONO nun .... ... ... ... nin kayıtlarında yer almadığı,
3- ASIL DAVA YÖNÜNDEN ... ... ... nin ... e 16/09/2012 tarihli üyelik sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığı,
4-ASIL DAVA YÖNÜNDEN ... ... ... nin ... e ....İCRA MÜDÜRLÜĞÜNÜN 2019 / ... ESAS sayılı dosyası ve dosyaya esas 25/06/2019 düzenleme ve 01/10/2019 ödeme tarihli 431.659,86 TL BONO nedeniyle borçlu olmadığı,
5-ASIL DAVA YÖNÜNDEN : Bono borçlusu kooperatif , Bononun verilmesine neden olan temel hukuki ilişkiden kaynaklı olarak , borçlu olmadığı içi bononun teminat niteliği taşımadığı,
6- BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN : DAVALI / KARŞI DAVACI ... ... in .... ... ... ... nden 16/09/2012 tarihli sözleşme ve 25/06/2019 düzenleme ve 01/10/2019 ödeme tarihli 431.659,86 TL BONO nedeniyle talepte bulunamayacağı,
7- BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN : DAVALI / KARŞI DAVACI ... ... .... ... ... ... sözleşme ile ödediğini iddia ettiği 110.000,00 TL nin kooperatife ödendiğinin KESİN olarak tespit edilemediği ancak bedelin miktar olarak daire bedelleri ile uyumlu olduğu ,
8- BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN : DAVALI / KARŞI DAVACI ... in .... ... ... ... ne 16/09/2012 tarihli sözleşme ve 25/06/2019 düzenleme ve 01/10/2019 ödeme tarihli 431.659,86 TL BONO nedeniyle talepte bulunamayacağı,
9- BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN : Dava konusu taşınmazın Dava tarihindeki (15.06.2023) rayiç bedelinin 4.333.873,48 TL Olacağı,
10- BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN ;17.09.2012 de ödenen 110.000,00 TL'nin Yargıtay ın Denkleştirici Adalet İlkesi gereğince birleşen davada dava tarihi olan 15/06/2023 tarihine kadar güncellenmiş reel değerinin 1.476.270,22 TL olarak hesap ve tespit edildiği,
11-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; takibin devamına karar verilmesi halinde 110.000,00 TL'nin dava tarihi olan 15/06/2023 tarihinden itibaren hesaplama tarihi olan 09.11.2024 tarihine kadar avans faizinin 63.253,77 TL olarak hesap ve tespit edildiği, avans faizi ile birlikte toplam alacağın ise 173.253,77 TL olarak tespit edildiği, " şeklinde mütalaada bulunulduğu görüldü.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; mahkememizde açılan asıl davada, davacı kooperatif tarafından davalı ...'e , davacı kooperatifin üyesi olduğunu kabul ederek , 16/09/2012 tarihli üyelik sözleşmesi nedeni ile verilmesi taahhüt edilen kooperatifin ... ... Mahallesi 51. Parselde yer alan D Blok 14 numaralı dairenin peşin ödemeli üyelik anlaşması ile ... ... kooperatife borçsuz olarak devredildiği ve davalı ... (...) 'e işbu taşınmazın verilmemesi halinde yapılan 110.000 TL'lik ödeme karşılığında, 61.288 USD ödeme yapılacağının kabul edildiğini, verilen ve tahsis edilen D blok 14 numaralı daireye yönelik 17/09/2012 tarihli sözleşme gereğince tapuda davalı ...'e ( ... TC Nolu) devir edilen taşınmaza yönelik ... ... tarafından açılan ... ATM'nin ... dosyasında davalı aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının kabul edilerek Yargıtayca onanarak, hükmün 24/06/2019 tarihinde kesinleştiği belirtilerek , kooperatif ile ... arasında 25/06/2019 tarihinde yapılan uzlaşma protokolüne göre 16/09/2012 tarihli protokolde belirtilen 61.288 USD ve protokolde bahsi geçen %3 faiz olan 13.125,85 USD toplamı 74.413,85 USD nin ( TC Merkez Bankası satış kuru üzerinden 01/10/2019 tarihi itibari ile 1 USD = 5,8008 TL satış kuru esas alınarak yapılan hesaplamaya göre 431.659,86 TL'nin) 01/10/2019 tarihinde ödenmesinin yapılacağı kabul edilerek, bunun karşılığında kooperatifin bir adet bono verileceğine ilişkin protokol yapıldığı ve bu protokole dayalı olarak kooperatifçe davalıya teslim edilen bononun ... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiğini belirterek, protokol gereği bononun teminat bonosu niteliğinde olup, muvazaalı yapılan sözleşme ve protokoller gereğince verilen bono nedeni ile davacı kooperatifin davalıya borçlu olmadığının İİK 72 maddesi gereğince borçlu olmadığının tespiti için işbu asıl dava açılmıştır.
Davacı kooperatif esasen , davalının üyeliğinin muvazaalı olduğunun yapılan üyeliğin gerçek olmadığını ve 25/06/2019 tarihinde yapıldığı belirtilen uzlaşma protokolü ve senedin gerçekte 30/06/2019 tarihinde davacı kooperatifin yapılan 2018 yılı Olağan Genel Kurulunda kooperatif yönetim kurulu üyeleri ..., davalı ... ve ... ın azledilmiş olmasına rağmen kooperatifin belgelerinin 08/07/2019 tarihine kadar teslim edilmemiş ve yeni yönetimin 22/07/2019 da tescilinin tamamlanmış olması nedeni ile davalı ve arkadaşlarının kooperatif yönetiminde iken yapılan usulsüz ve hukuka aykırı işlemler olduğunu ve ... ve ... tarafından davalı diğer yönetim kurulu üyesi ... lehine düzenlenen 25/06/2019 günlü 431.659,86 TLlik bononun hukuken davacı ... borçlandıramayacağı iddiasına dayanmaktadır.
Mahkememiz tarafından celp edilen tapu kayıtları ile davalı ...' e peşin bedelle satıldığına ilişkin taşınmazın üçüncü şahsa tahsis edilen daire olduğu tespit edilerek, ... adına 17/09/2012 tarihli ferileşme yolu ile tescil edilen taşınmazın işbu şahıs tarafından 27/03/2014 tarihinde ... ...'e tapuda devir edildiği , bu devrin esasen 25/06/2019 günlü davalıya yapılan protokol tarihi ile aynı tarihli sözleşme ile satın alan ... ... ...'nin zararlarını tazmin etmeyi davalı ... in kabul ettiği ve mahkeme kararları ile de taşınmazın dava dışı 3. Şahsa ...'a ait olduğu ve adına tesciline karar verildiği tespit edilmiş olduğu sabittir.
Mahkememiz tarafından alınan bilirkişi raporları ile davalının 04/11/2019 tarihinde ... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasında , 25/06/2019 tarihli ve 01/10/2019 vadeli bonoya dayalı olarak 431.659,86 TL asıl para ve ferileriyle birlikte 440.904,58 TL üzerinden kooperatif aleyhine icra takibi başlatıldığı, bu bononun 2019 yılında tanzim edilmesine rağmen davacı kooperatif kayıtlarında yer almadığı ve 30/06/2019 tarihli genel kurul toplantısında bonodan ve kaybedilen davadan söz edilmediği, 15/06/2014 tarihli genel kurula seçilmiş davalı ve arkadaşlarının işbu 30/06/2019 günlü genel kurulda azledildiği tespit edilmiş olup, 17/04/2023 günlü bilirkişi raporunda; belirlendiği üzere, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve Ana Sözleşme gereğince; kooperatif adına en geniş yetkili organ olan genel kurulda dava konusu davalı ile yapılan 17/09/2012 gün ve sonrasında yapıldığı iddia edilen 25/06/2019 tarihli uzlaşma protokolünün kooperatif genel kurulunda herhangi bir karar almadan, kooperatif üyesi bulunan davalıya yönelik dava devam ederken USD cinsinden ödeme yapılması, kooperatifin borçlandırılmasının , genel kurulun onayına sunulması yasa gereği olmasına rağmen , bono ve sözleşmenin genel kurul onayına sunulmadığı ve ticari defter ve kayıtlarında da yer almadığı , kooperatif üyesinin kooperatif üyeliğinden istifa etmediği belgelendirilmeden ve ihraç edildiği ileri sürülmeden davalı kooperatif lehine 110.000 TLye karşılık düzenlenen teminat niteliğinde verildiği anlaşılan 431.659,86 TLnin bonoya dayalı olarak davalının talep edemeyeceği rapor edilmiştir.
Bu nedenle bonoya dayalı menfi tespit davası yönünden, mahkememiz tarafından sonuç olarak ; Davacı kooperatifin açtığı menfi tespit davasının, dava konusu borçlanmaya esas protokol ve senet tanzimine ilişkin sözleşmenin genel kurul onayı olmadığından ana sözleşme ve kooperatif yasasının eşitlik ilkesine aykırı olması nedeniyle işbu sözleşmenin konusu bononun esasen üyenin aleyhine açılmış bulunan ferdileşmeye dayalı taşınmazın tapu kaydının iptali halindeki zararının tazmini bakımından teminat olarak verildiği anlaşılmakla kayıtsız şartsız sebepten mücerret bir borçlanma olmadığı tespit edilmekle davacı kooperatifin dava konusu .... İcra Müdürlüğü 2019/... sayılı icra takibi ve dayanak bono nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine dair karar vermek gerekmiştir.
Davalının işbu dava dosyası ile birleşen ... ATM'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında; davacı ...'in davalı kooperatiften , 17/09/2012 gün ve ... sayılı yönetim kurulu kararı ile D Blok 14 numaralı dairenin 110.000 TL peşin bedelle satış ve devrenin kooperatif tarafından yapıldığını, bu sözleşme gereğince 17/09/2012 tarihinde 110.000 TL ödediğini belirterek denkleştirici adalet ilkesi gereğince para değerindeki düşüşe ilişkin ekonomik parametreler dikkate alınarak, dava tarihindeki değerinin belirlenerek rayiç değerinin belirsiz alacak olarak şimdilik 110.000 TL olarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkememiz dosyasındaki belge ve bilgiler , davalı kooperatif kayıtları esas alınarak, 09/11/2024 günlü rapor ile; dava tarihi 15/06/2023 tarihi itibari ile güncellenmiş denkleştirici adalet ilkesine uygun reel değerin 1.476.270,22 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davalı kooperatif tarafından üyelik sözleşmesinin geçersizliği nedeni ile yapılan kayıtların hukuka uygun olmadığı ve borç doğurmayacağı iddia edilmiş ise de, 20/02/2012 gün ve 2012/4 sayılı kooperatif yönetim kurulu toplantı tutanağı ve kooperatifin ticari defter ve kayıtları karşısında kooperatifin haksız olarak zarara uğrattığı iddiası yönünden, davalı kooperatifin yönetim kurulu üyeleri hakkında gerektiğinde sorumluluk davası açma hakkının bulunduğu, resmi kooperatif kayıtlarının aksinin ancak aynı nitelikteki kayıtlarla ispat edilebileceği dikkate alınarak , davalı savunmalarına itibar edilmemiş ve yapılan ödeme ve üyelik nedeni ile oluşan davacı üyenin , kooperatiften daire talep etme hakkı koşulları oluşmamış olsa da , hakkaniyet gereği ödediği miktarın sebepsiz zenginleşme ilkelerine göre davalıdan tahsilini talep edebileceği mahkememizce benimsenmiştir.
16/09/2012 tarihinde Daire Tahsislik Üyelik Sözleşmesi gereğince , Daire Tahsislik Üyelik Tesis ve Satış Sözleşmesi geçersiz ve hukuken devir sorumluluğu doğurmasa dahi, yapılan ödemenin kooperatif kayıtlarına 16/09/2012 tarihli üyelik sözleşmesinin ve 17/09/2012 tarihli 110.000 TLnin elden ve nakden tahsil edildiğine ilişkin muhasebe kaydının oluşturulduğu, davacı ...'e tahsis edilen D blok 14 numaralı bağımsız bölümün kooperatif kayıtları gereğince 3. Şahsa tahsisli olup, tapu kaydının iptal ve üçüncü şahsa tescil edildiği , 15/06/2014 tarihinde davalı kooperatif yönetim kuruluna davacı ile birlikte seçilen ...tarafından imzalanan sözleşme gereğince davacıya tahsis edilen D blok 14 numaralı dairenin tapu kaydının ... ATMnin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; ... ... adına tapuda , davacı ve onun temlik ettiği ... ... yapılan devirlerin geçersizliği nedeni ile ifasının imkansız hale geldiği dikkate alınarak, sebepsiz zenginleşme ilkelerine göre kooperatiften davacının ödediği bedelin , davalı kooperatif tarafından ikrar edilmiş olması karşısında denkleştirici adalet ilkesine göre yapılan 110.000 TL lik satış bedelinin davalı kooperatiften tahsiline ilişkin davanın davacının talebi , taşınmazın tam değeri olmasına rağmen yapılan satış işlemlerinin geçersizliği nedeni ile yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme kurallarına göre denkleştirici adalet ilkesine göre iadesinin gerektiği mahkememizce benimsenmekle, 1.476.270,22 TL tazminatın 15/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek davalı kooperatifin tacir olduğu dikkate alınarak avans faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline ilişkin aşağıdaki gibi karar vermek gerektiği, maddi hata sonucu hükümde kalan " yasal / avans faizi " ibaresinden "yasal" kelimesinin çıkartılması sureti ile aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- ... ... tarafından ... aleyhine açılan menfi tespit davası olan ASIL DAVANIN KABULÜ İLE;
Davacı kooperatifin açtığı menfi tespit davasının, dava konusu borçlanmaya esas protokol ve senet tanzimine ilişkin sözleşmenin genel kurul onayı olmadığından ana sözleşme ve kooperatif yasasının eşitlik ilkesine aykırı olması nedeniyle işbu sözleşmenin konusu bononun esasen üyenin aleyhine açılmış bulunan ferdileşmeye dayalı taşınmazın tapu kaydının iptali halindeki zararının tazmini bakımından teminat olarak verildiği anlaşılmakla kayıtsız şartsız sebepten mücerret bir borçlanma olmadığı tespit edilmekle davacı kooperatifin dava konusu .... İcra Müdürlüğü 2019/... sayılı icra takibi ve dayanak bono nedeni ile DAVALIYA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
a- Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 29.486,69 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 7.371,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.115,01 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
b- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 68.748,98 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
c- Davacı tarafça yatırılan 7.371,68 TL peşin harç ile 54,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.426,08 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
d-Devletçe karşılanan 1.320 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
2-... tarafından ... ... aleyhine açılan tazminat davası olan birleşen ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında davanın kısmen KABULÜ İLE;
1.476.270,22 TL'nin dava tarihi olan 15.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
3-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
a- Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 100.844,02 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 74.012,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.6831,49 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
b- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 218.677,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
c- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 372.608,26 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
d- Davacı tarafça peşin yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 1.878,53 TL peşin harç ve 72.134,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 74.192,43 TLnin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
e- Devletçe karşılanan 3.120 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre (% 34,06) hesaplanan 1.062,78 TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 2.057,22 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Asıl ve birleşen dava birlikte değerlendirildiğinde;
a- ... tarafından yapılan 26.708,30 TL yargılama giderinden asıl ve birleşen davanın kabul ve red oranına göre (% 69,02) hesaplanan 18.434,58 TL yargılama giderinin ...'den tahsili ile ...'ne ödenmesine, kalan kısmın Kooperatif üzerinde bırakılmasına,
b- ... tarafından yapılan 29.960 TL yargılama giderinden asıl ve birleşen davanın kabul ve red oranına göre (% 30,98) hesaplanan 9.281,03 TL yargılama giderinin ...'nden alınıp ...'e ödenmesine, kalan kısmın ...'in üzerinde bırakılmasına,
c- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.29/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır