T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/339 Esas
KARAR NO : 2025/906
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım), Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/07/2020
KARAR TARİHİ : 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım), Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile davalı arasında ... ... İlçesi, ... Beldesinde bulunan ... ... Eczanesi'nin verese usulü ile işletilen 1/2 hissesinde işletilen, 1/2 hissesinde hak sahibi olunan eczaneye ilişkin , eczane demirbaş, stok , gelir ve borçların devri sözleşmesi yapıldığını, eczanenin eczacı...'a ait olduğunu, şahsın vefatı ile geriye mirasçıları olarak eşi ... ile kız kardeşi olan davalı ...'ın kaldığını, murislerin eczanenin işletilmesi için aralarında 11/05/2018 tarihli bir protokol yaparak anlaştıklarını, davalının bu protokol uyarınca eczanenin diğer hissedarı ...'a her tür işlemi yapabilmesi için vekalet ve muvafakat verdiğini, eczaneyi işleten ...'ın 15/06/2018 tarihinde mesul müdür sıfatı ile müvekkillerinden ... ile anlaşma yaptığını, 2018 yılı Aralık ayında davalı ...'ın eczanedeki 1/2 hissesini müvekkiline satmak istediğini ancak diğer hissedarın bu satışa rıza göstermeyeceğini belirttiğini, hissenin satışı hususunda hissedarlar arasında oybirliği şartı sağlanamadığı halde, davalının yine de hissesini devir etmek isteyince müvekkili ... ile davalı ... arasında demirbaş , stok, gelir ve borçların devri sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre verese usulü ile işletilen tüm ilaçların , demirbaşların ve Haziran 2023'e kadar eczane gelirleri ile 1/2 si ... ve 1/2 si ...'a ait olan mevcut ilaç / mal/ ıtriyat ile bu eczaneye ait tüm alacak ve borçların ...'ya intikal ettiğini, eczane hisse devir bedelinin 320.000-TL olduğunu ve bedelin de her biri 16.000,00-TL bedelli 20 adet bono ile ödeneceğini, bu bonolara diğer müvekkilleri ... ve ...'nun kefil sıfatı ile imza attığını, sözleşmenin 8.maddesinde eczacı ... ...'ın vefatı sonrası kalan şahsi borçları ile eczaneye ait borçların sözleşme tarihine kadar her ay eczane gelirinden ödendiğini, sözleşmenin imzası ile birlikte bu borçlardan davalının sorumluluğunun kalmayacağını ve ... ... Bankası ile imzalanan borç sözleşmesinden davalı payına düşen borçların ... tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, belirlenen tarihlerdeki bonoların davalıya verildiğini, müvekkilinin diğer hissedar ile çalışmasında mesul müdür sıfatı ile , davalı ile olan ilişkisi bakımından eczanenin hisse devir alan ortağı sıfatı ile faaliyetine devam ettiğini, ancak müvekkilinin eczanenin gelir , gider ve masraflarına karıştırılmadığını, 2019 yılı ortaları itibari ile davalı yan ve diğer hissedar arasında miras hukukundan kaynaklanan anlaşmazlıkların baş gösterdiğini, ...'ın 2020 yılı Ocak ayı itibari ile yine davalının bilgisi dahilinde olmak üzere eczaneyi fiilen kapattığını, tüm ilaç , ıtriyat ve sair malzemeyi ya haricen sattığını yada iade etmek sureti ile faaliyete son verdiğini ve müvekkilinin de iş akdini tek taraflı olarak fesih ettiğini, bu durumun davalı yana bildirildiğini, eczanenin kapatılması ile sözleşme ile üstlenilen edimlerin yerine getirilemediğini, müvekkili sözleşmeyle ödediği bedellerin iadesini ve yine sözleşme nedeni ile davalının elinde olan senetlerin iadesi istemiş ise de davalı yanca herhangi bir geri dönüş olmadığını, aksine senetlerin vadesi gelenler için ....İcra Müdürlüğü'nün 2020/... takip sayılı dosyası ve ....İcra Müdürlüğü'nün 2020/... takip sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, müvekkilinin mesul müdür olarak herhangi bir maaş almadığını, müteveffanın mevcut borçlarının eczane gelirlerinden ödendiğini, davalının eczanenin herhangi bir problemi ile ilgilenmediğini, eczane gelirlerini müvekkiline vermediğini, müvekkilinin verdiği bonolardan 160.000-TL tutarlık kısmını tahsil ettiğini ve sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin zarara uğradığını belirterek, müvekkilinin davalı yana borçlu olmadığının tespitine, davaya konu senetlerin müvekkilleri bakımından iptaline, 15/12/2018 tarihli sözleşme ile müvekkili ... tarafından davalıya ödenen bedeller ve davalının akde aykırı davranışları nedeni ile müvekkilinin uğradığı zarara ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 20.000-TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini arz ve dava etmiştir .
Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olan ... Eczanenin ...'de tek eczane olduğunu , cirosunun ve kârının yüksek olduğunu, eczanenin deposunda muristen kalan milyonlarca TL değerinde stok bulunduğunu, müvekkilinin emekli ev hanımı olduğunu, diğer hissedar ile her ne kadar 11/05/2018 tarihli işletme protokolü yapıldı ise de protokole uymadığını, protokolün 18.maddisini yerine getirmediğini, kar-zarar bilançosunun çıkarılmadığını, akabinde ...'den ihtarnamede eczanenin birine devri veya tasfiye edilmesi talep edildiğini, eczanede müdür olarak çalışan ... ve hissedar ... ...'ın beraber çalıştıklarını ve iyi anlaştıklarını, diğer hissedar ile anlaşan ...'nın diğer iki davacı ... ve ...yu da yanına alarak İstanbul'a geldiklerini, bu kişilerin her biri çevrelerinde ticareti iyi bilen profesyonel kişi olduklarını, yapılan sözleşmeye ilişkin müvekkilinin 1/2 payını alan ... ve diğer iki davacının depoda bulunan stok mallarını diğer hissedar ... ile birlikte sözleşmenin başında pazarlayarak tasfiye ettiklerini ve bölüştüklerini, stok malların dökümünün yapıldığını, müvekkilinin 20 adet senedin ödenmesini beklediğini, ancak onların bu bedelin üstünde kar ve menfaat elde ettiklerini, stokların değerinin 1.000.000,00-TL'nin üzerinde olduğunu, eczanenin devrinin yasal olduğunu, davacının ödemelerini kendi kesesinden yapmadığını, eczanenin gelirinin yüksek olduğunu, ödemelerini eczanenin gelirinden yaptığını, sözleşmeye göre geri talep hakkının olmadığını, davacı ile ... arasında ilerleyen süreçte çıkar çatışmasının çıktığını, müvekkilinin ... tarafında tavır aldığını, ancak ...'nın ağır kusurlu olduğunu, eczaneden büyük kar elde ettikten sonra , aleyhte çalışmaya başladığını, eczanenin kapanması için elinden geleni yaptığını, herhangi bir hesap vermeden kasadan para almaya başladığını, deftere resmi giriş çıkışlar yapmamaya başladığını, ...'de açılacak başka bir eczaneye gitmek ile ilgilendiğini , mevcut eczane müşterilerini oraya yönlendirmeye çalıştığını, bu konunun ....Noterliği'nin 16/01/2020 06134 yevmiye nolu ihtarı ile açıkça belirtildiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, eczanenin işletilmesi için gereken tüm girişimleri yaptığını ve yetki verdiğini, ancak ... ve ... ...'ın kanunları yok sayarak , sözleşmeye uymadıklarını, mevcut para , ilaç , malların nerede olduğunu bildirmeksizin sadece birbirlerini hırsızlık, zimmet, görevi kötüye kullanmak ile suçladıklarını, müvekkilinin kızının düğünü için ABD'ye gittiğini ve bonoları para lazım olduğu için kullandığını ve elinde bulunmadığını belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir .
Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkilleri aleyhine 16/01/2020 Vade Tarihli 16.000,00-TL, 16/02/2020 Vade tarihli 16.000,00-TL tutarlı senetler sebebiyle .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas, 16/03/2020 Vade Tarihli 16.000,00-TL, 16/04/2020 Vade Tarihli 16.000,00-TL,16/05/2020 Vade Tarihli 16.000,00-TL ve 16/06/2020 Vade Tarihli 16.000,00-TL bedelli senetler sebebiyle .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas, 16/07/2020 Vade Tarihli ve 16.000,00-TL bedelli senet sebebiyle .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas ve 16/08/2020 Vade Tarihli 16.000,00-TL, 16/09/2020 Vade Tarihli 16.000,00-TL bedelli senetler sebebiyle de .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas Sayılı icra dosyaları ile takipler yapıldığını, takiplerdeki senetlerin tamamının tanzim tarihi 15/12/2018 olup bu senetlerin müvekkilleri ile ... arasında yapılan 15/12/2018 tarihli Eczane hissesinin satış vaadi sözleşmesi sebebiyle satın alınacak eczane hissesinin bedeli yerine müvekiller tarafından keşide edilerek verilen ...'a verilen senetler olduğunu, müvekkillerden ... ile ... arasındaki sözleşmeye göre Eczane hisse devir bedelinin 320,000,00-TL olarak belirlendiğini, belirlenen bu bedelin de her biri 16.000,00-TL bedelli 20 adet bono ile ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu bonolara diğer müvekilleri ... ve ...'nun müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, icra takibine konu senetlerin ihdas sebebinin bu olduğunu, müvekkillerinin sözleşmedeki edimlerine riayet ederek işbu 20 adet senetten 11 adedini vadesinde ödediğini, fakat süreç içerisinde eczanenin hissedarları olan ... ve Firdes ... arasında miras kavgası baş gösterdiğini, bu nedenle eczane kapatılarak tasfiye edildiğini, böylece 320.000,00-TL bedelle satın alınması kararlaştırılan ve bedelinin de 176.000,00-TL'si ödenen ...'a ait Eczane hissesinin müvekkillerden ...'ya devrinin gerçekleşmediğini, hisse devri gerçekleşmediği için senetlerin bedelsiz kaldığını ve yapılan ödemeler nedeniyle ...'ın haksız yere zenginleştiğini, bu nedenle müvekkillerinin hissesini satmayı vaad eden ...'a durumu bildirerek eczanenin fiilen kapatıldığını, satılması vaad edilen hisse bedeli nedeniyle yaptıkları ödemenin iadesini ve elinde kalan 9 adet senedin de iptal edilerek iadesini istediğini, ... müvekkillerin bu talebini kabul etmeyince aleyhine İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/339 Esas sayılı senetler sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen senetler sebebiyle de alacak davası açıldığını ve senetlerin ödenmesinin tedbiren durdurulmasının Mahkemeden istendiğini, Mahkemece teminat mukabilinde senetlerin İcra takibine konulmamasına karar vermiş ise de ...'ın bu senetleri dava açılır açılmaz kötü niyetli olarak ...'a ciro edip onun üzerinden takibe koydurduğunu, böylece tedbir kararının uygulanamadığını, ... ve davalı ...'ın müvekkillerin senetler sebebiyle olan itiraz ve def'i haklarını bertaraf etmek amacıyla birlikte hareket ettiklerini, ...'ın bu senetlerin niçin verildiğinden, ... ve müvekkiller arasındaki ihtilaftan haberi olduğunu, zira; Eczane Hisse ve Demirbaş sözleşmesinin ...'a vekaleten Av. ... tarafından hazırlandığını ve imzalandığını, Av. ...'nin ayrıca İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/339 Esas sayılı Menfi Tespit ve Alacak davasının davalısı konumundaki ...'ın da vekili olduğunu, işbu davaya konu edilen .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas, .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas, .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas ve .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas Sayılı icra dosyalarının alacaklısı olan ...'ın vekili olan Av. ...'nin, ...'ın vekili Av. ...'nin kızı olduğunu, ... ve ... arasında gerçek bir alacak ve borç ilişkisi olmadığını, müvekkillerinin bu senetler nedeniyle ne ...'a ne de davalı ...'a borcu olmadığını, takiplerin haksız ve kötüniyetle yapıldığını beyanla davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, takipler ve takiplere konu senetlerin müvekkilleri bakımından iptaline, takiplerde haksız ve kötüniyetli olan davalının takip konusu alacakların %20'sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davda davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin iyi niyetli 3.şahıs olduğunu , adı geçen bonoları ciro yolu ile aldığını, ...'ın müvekkilinden borç para aldığını ve dava konusu bonoları ciro ederek verdiğini, bonoların vadesinde ödenmediğini ve icraların kesinleştiğini, bonoların tahsile verilmediğinden protesto olmadığını, bu sebeple sadece borçlulara icra takipleri başlatıldığını, borçluların ilk cirantaya karşı ileri sürecekleri itirazları, iyi niyetli 3.şahıs müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini belirterek davanın reddini, davacıların en az %15 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara tahmil edilmesini arz ve talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; 214.826,22-TL icra dosyalarına, 16.000-TL davalıya olmak üzere toplam 230.826,22-TL ödeme yapıldığını, dava dilekçesinde menfi tespit davasının değerinin 160.000-TL olarak gösterildiğini, aradaki 70.826,22-TL'lik fark bakımından harç ikmal ettiklerini, istirdat davasına dönüşen menfi tespit davası bakımından zarar ziyan ve tazminata ilişkin tüm taleplerinin saklı kalmak kaydı ile toplam 230.826,22-TL alacağın davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesini, bu bedelin 16.000-TL'sine 16/12/2019 tarihinden , 137.978,51-TL'sine 29/12/2021 tarihinden 76.847,71-TL'sine ise 22/12/2022 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesini , dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir .
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Asıl ve birleşen dava; dava dışı murise ait eczane hisse payının devri nedeniyle asıl davalıya verilen senetler nedeniyle davalılara borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen bedellerin iadesi istemine ilişkindir.
Davacı tanığı ... ... tanık olarak ifadesinde ; '' Ben takriben 2019 yılının sonlarında eczanede çalışmaya başladım. Ben çalışmaya başladığımda sadece ... Hanım ile birlikte çalışmaya başlamıştım. Bu süreçte ... ... hayatta idi. Mart ayında vefat ettikten sonra mesul müdür ihtiyacımız oldu. Bu sebeple ... ... ile çalışmak için anlaştık. Üç kişi çalışmaya devam ettik. Benim ... ile ... arasındaki devir sözleşmesinden haberim yoktur. Depoda envanter sayımından haberim vardır. Burada miyadı geçmiş ürünler vardı. Onların sayımı yapılmıştır. Sayım ...'in gözetiminde oldu. ... ile ... başlangıçta iyi anlaşıyordu. ... eczaneye ilaç alımı yaptığında ... "benim bu ilaçların alımından haberim yok" deyince aralarında anlaşmazlık oldu. Eczanede bütün kontroller ...'tedir. Kasa raporları da ...'ten alınırdı. Biz hiçbirimiz onun sözünden çıkmazdık. Benim ... ve ... ile aramda tazminat davası vardır. Halen davası devam etmektedir. Benim konuya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talebim yoktur.'' demiştir.
Davacı tanığı;... tanık olarak ifadesinde; '' Dosyanın taraflarından ...'yı tanırım. ... benim daha önceden tanımış olduğum ancak şuan ismini hatırlayamadığım eczacı bir beyefendinin ecza dükkanında çalışmaktaydı. Kendisini bu yüzden tanıyorum. ... beyin ... ve ... arasındaki uyuşmazlığa dair benim herhangi bir bilgim yoktur.''demiştir.
Davalı tanığı ... tanık olarak ifadesinde ; ''30 yıldır Işık okullarında çalışmakta ve envanter tutmaktayım, ... kardeşi vefat edince eczanede bulunan ürünleri saymamı istedi, bir sayım yapacaktık, bana verilen vekalet ile işe başlamadan önce ... de bir araştırma yaptım, bahse konu yer eczane olarak geçse de kahve makinası, deterjan gibi pek çok ürünün satıldığı web sitesinde 29.000 kadar ürünün bulunduğu belirtilen büyük bir yerdir, ... , ... ve bir görevli ile görüşerek ben çalışmaya başladım, 4 gün kadar çalıştım, bulunduğumuz duruşma salonu kadar büyük bir depoda 4 gün boyunca bulunan ilaç dışındaki tüm ürünleri önce notladım, oyuncak, deterjan, kahve makinası, epilasyon cihazları, özel üretilmiş esanslar kokular yağlar, bijuteri kısmı ve elektronik kısmı vardı , ilaçlar zaten kendi sisteminde kayıtlı olduğu için tekrar listesini yapmadık, yaklaşık 37 sayfa kadar not oluştu, sonra bunları eczane de ... ve ... ile birlikte karşılarına onların söylediği fatura bedellerini işlemek sureti ile excel de yazdık, ... bey ayrıca bir eczane sisteminde online olarak satış da yapıyordu, sorduğumda bu sistemde son kullanma tarihi yakın olan ürünleri daha kısa sürede satabildiğini söylemişti, yazdığımız ürünlerin toplam fatura bedeli 640.000-650.000-TL civarındaydı , ben karşılarına ortalama satış fiyatlarını da yazdım, buda yaklaşık 1.000.000-TL civarında tutuyordu, bu tutara yukarıda listesini yapmadığım ve eczane de bulunan ilaçlar dahil değildir, benim çalışmamın bitmesinden sonra 4/5 gün içinde de ... , ... ve 2 arkadaşı ile eczanenin devri için İstanbul da buluştuk, ... Hanım uğraşamayacağı için devir etti, bilgisayar vs gibi tüm eşyalar ile birlikte kurulu düzeninin devir etmiş oldu, Bunun dışında davaya konu olaya ilişkin bilgim yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur, demiştir.
Davacılar vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda; '' Ben anlaşmadan önce bir zemin hazırlanması amacı ile çalışmamı yaptım ve bilgilerimi ... Hanım ile paylaştım, oluşturduğumuz listenin altında herhangi bir imza yoktur, ben davalı ...'ı tanımıyorum'' demiştir.
Davalı ... ... vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda;'' Ben en başından beri ... Hanımın kendi hissesine düşen kısmın devir edileceğini ve buna ilişkin çalışma yapacağımız bilerek gittim , anlaşmadan sonra merak ederek sorduğumda 2 ay sonra ödeme başlayacak şekilde 20 aylık senet yapıldığını söyledi, bende çok ucuza verildiğini kendisine belirttim'' demiştir.
Davalı tanığı ... tanık olarak ifadesinde; ''30/03/2018 de ... ... vefat etti, kısa bir süre sonra anneleri de vefat edince , miras olarak eczane de eşime kaldı, eczane ... de tektir, yazın çift numaratör kullanılan, uzun kuyruklar oluşturulan , yaklaşık 30.000 mal bulunan bir yerdir, ... bu yeri işletmek istedi, eşim ... ya oraya gidip işletmede bulunacaktı yada ... güvenip bu şekilde işletme devam edecekti, eşim gitmeyi çok da istemedi, Av. ... ve ... ile Av. ... hep birlikte buluştuk, ... her hafta sonu rapor vericek yine her ay sonu hesap raporu vericek ve sözleşmeye yazılan hesap numarasına ödeme yapacaktı, bu şekilde eşim fiilen orada bulunmayacaktı, eczacı olmadığı için eczacılar odası ...'yı eczaneye müdür olarak atadı, işini bilen ticareti bilen ve eczacılığı bilen bir insandı, haziran da eczane çalışmaya başladı, ancak 4 ay boyunca tüm ısrar ve telefonlara rağmen ne bir hesap raporu ne de bir ödeme eşime gelmedi, bunları da ... Bey de biliyordu, 2018 Kasım ayında eşim ...'e bu şekilde devam edilirse vekaletini geri alarak eczaneyi kapatacağını ihtar etti, kısa bir süre sonra ... Bey eczanenin kapanmasını istemediğini sonrasında eczaneyi kendisinin işletme fikri olduğunu söyledi, bu fikri arada dile getiriyordu, ... , 2 arkadaşı ... ve ... ile birlikte İstanbul'a geldi, Av. ...'nin bürosunda buluştuk, eczanenin deposunda bulunan ve miras bırakanın vefatı tarihinde yaklaşık 1.000.000-TL bedeli bulunan malları ... alıp satmak istiyordu, bu görüşme sonunda depo sayımı yapıldıktan sonra devrin yapılması fikrine varıldı, ... eşimin yanında çalışıyordu, ... de 3 gün boyunca ... ve ... ile birlikte sayım yaptılar, 36-37 sayfa tutan ve 1600'den fazla malzemenin bulunduğu bir liste geldi, listede yazılmayan eski eşyaların da bulunduğunu, listeye kullanılabilir yeni eşyaların yazıldığını söyledi, 3 gün sonra davacılar ile buluşuldu, 640.000-TL fatura bedeli bulunan malzemenin yarısı oranında yani ...'nın payını düşen 320.000-TL bedeli için ... ile sözleşme yapıldı, ...'ın isteği üzerine eczane kapanınca ...'a devri için de sözleşmeye bir madde konuldu, yine eşim vazgeçer ve başka birine devir gerçekleşir ise eşim alacağı hava parası denen tutarı yarısını ...'a vermeyi de kabul etti, 2 ay sonra ödemesi başlayacak olan 20 adet tutarında 16.000-TL bedelli senetler yapıldı, senetlere ... ve ... de kefildi, bu arada ... Bey 8 ay kadar işleri yürütmüş oldu, ... ve yanındakiler ticaretten anlayan kişilerdi, ... Bey 10 ay boyunca 10 senedi ödedi, 10 ay boyunca satışlar yapılmaya devam ettiği için aslında bu senetler de depodan satılan mal bedelleri ile ödenmiş oldu, sonrasında eşimi arayarak ... Hanım ile anlaşamadıklarını büyük ihtimal ile işten çıkaracağını ve geri kalan senetlerin ödemeyeceğini bu arada bir avukat ile görüştüğünü , miras devrinin bu şekilde yapılamayacağı için ödediği paraları da iade alabileceğini söyledi, eşimde kendisine miras devri yapılmadığını, depoda bulunan malların devrinin yapıldığını ve kendisine işletme yetkisinin verildiğini ,zaten yoksa sözleşmede 5 yıl sonra devir şartı yazmayacağını söyledi. Bunun dışında davaya konu olaya ilişkin bilgim yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur, demiştir.
Davacılar vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda; '' Sözleşmeye kadar eşim ve ... arasında da bir sorun yoktur, sonrasında bize raporlar ve ödeme gelmeyince eşimin serzenişleri oldu, ancak bunu çok büyütmedik, yine bir kaç kez bu konuda bilgi ve ödeme talebimizin olduğunu bunu ... Hanıma iletmesini ... Bey'e de söyledik, eczanenin fiilen kapatılmasından haberimiz olmadı . Biz eşime ile birlikte ... e gitmiş insanlar değiliz, ... Hanım aslında eşim ile birlikte karar verilmesi gerekirken kendi kararı ile ...'ı da işten çıkarmış , biz tüm bu gelişmeleri etraftan duyduk, fiilen kapanma sürecine ilişkin bir bilgimiz yoktur, ... arkadaşımdır, ailecek de görüşürüz'' demiştir.
Davalı ... vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda; '' Ben ... Bey ile geçirdiğimiz sürede yaptıkları konuşmalardan ve ... ve ...'in eczane devir işine ilişkin 2 kere İstanbul'a gelmiş olmasından depodaki eşyaları birlikte satacaklarını anladım, bu yüzden ... ve ...'in kefil olarak senetleri imzaladıklarını düşünüyorum'' demiştir.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 25/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..15.12.2018 tarihinde ..., ... ve Av, ... imzasına havi sözleşme ile toplam 20 adet her biri 16.000.-TL bedelli Senetlerin, davacılarca satın alınacak eczane hissesinin bedeli için ...'a verildiği,
Dava dosyasına davalı tarafından sunulu stok listesine göre eczanede 64.818.-TL değerinde ürünün bulunduğunun listelendiği ancak, stok kayıtlarını ait olduğu dönemin belirtilmediği ve yasal olarak geçerliliğinin takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, diğer yandan 2018 ve 2019 yılında kar elde eden işletmenin (eczanenin) 2020 yılında -834.871,25.-TL zarar ettiği beyan edildiği, Dava dosyasına ibraz edilen BA/ES formlarında ise icra takiplerinde alacaklı dava dışı ... ile 5.000.-TL üzeri mal ve hizmet alım-satımına konu işlem beyan edilmediği,
... Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğü'nün ... Eczanesi hakkında vermiş olduğu yazıda özetle; “Vereseli ... Eczanesi sahibi ... ...'ın maddi sorunlar nedeni ile mesul müdürün görevine son verilerek eczanenin kapatılması istemli dilekçesinin, eczanenin 2 yıl ruhsatının askıya alınması, 31.01.2020 mesai sonrası ilaç satışını durdurduğunu ve kalan ilaçları da depoya teslim konulu dilekçesi ile İl Sağlık Müdürlüğü'ne yazı ile bildirdiği” ... ...'ın vefatından sonra, davacı ... ile davalı ... ... 15.12.2018 tarihinde akdedilen “Eczane Demirbaş, Stok, Gelir ve Borçların Devri Sözleşmesi”nin, TMK m.677/f.2 kapsamında miras payının devri sözleşmesi olduğu,
15.12.2018 tarihli “Eczane Demirbaş, Stok, Gelir ve Borçların Devri Sözleşmesi"nin adi yazılı şekilde düzenlendiği; TMK m.677/f.2'nin aradığı noterlikçe düzenlenme şartını sağlamadığı, bu yönüyle kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olduğu,
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin geçersizliği karşısında ifa edilen karşılıklı edimlerin iadesinin gerektiği; bu itibarla, sözleşme ilişkisi boyunca gerek davacının gerekse de davalının 15.12.2018 tarihli sözleşme ile üstlendikleri ve bu kapsamda ifa ettikleri edimleri iade etmelerinin gerektiği,
Davacının ödeme için davalıya teslim ettiği bonoların kendisine iadesi; davalının da devrettiği miras payının davacı tarafından iadesi gerektiği; ... Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğü'nün ... Eczanesi hakkında verdiği yazıdan anlaşıldığı üzere, ... Eczanesi kapatılmış olduğundan, ortada davacı tarafından iade edilebilecek bir edim bulunmadığı,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır ."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 05/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..Vereseli bir eczanenin nasıl çalıştırılacağı,nasıl tasfiye edileceği ayrıntıları ile anlatılmıştır. Taraflar müştereken vereseli bir eczanenin işletme,devir veya tasfiyesini ne şekilde yapılacağı kanun ve yönetmeliklerde açıkca yazmasına rağmen gördükleri lüzum üzerine bireysel davranışlar içinde davrandıkları anlaşılmıştır.
6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki Kanun ile , yine 28970 Resmi Gazetede yayımlanan Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki Yönetmelik doğrultusunda vereseli eczane sahibi olan muris eşi ...'ın kanuni haklarını kullanarak ... Eczanesi'ni kapanışını yapmıştır.
Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki yukarıda anlatılan kanun ve yönetmelikler doğrultusunda bir yanlış iş ve işlem bulunmamaktadır.
... ile diğer mirascı ... kendi aralarında imzaladıkları Eczane işletme protokolü, ... ile davacı Babadır KARA ile mesul müdürlük anlaşması ve iş akdinin feshi ,davalı ...'ın davacı ...'ya hisse devri anlaşması ayrı ayrı gelişen olaylar olduğu düşünülmektedir.
Sonuç ve kanaatine varılmıştır ."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davalı ... ve dava dışı ...'a murislerinden kalan eczanenin kendi aralarında 5 yıl süreyle müştereken işletilmesi amacıyla 11.05.2018 tarihli protokol yapıldığı, ayrıca asıl davalı ve davacı ... arasında aynı eczanenin demirbaş, stok, gelir ve borçlarının davalıya kalan 1/2 hissesinin davacılardan ...'ya devrine ilişkin anılan davacı ve davalı arasında 15.12.2018 tarihli adi yazılı sözleşmenin akdedildiği , sözleşmenin 5B maddesi uyarınca davalıya 16.000 er TL bedelli 20 adet toplamı 320.000 TL senet verildiği, davacıların eczanenin devrinin yapılmadığını, davacıların eczanede söz sahibi olmadığını, eczanenin kapatıldığını beyanla davalıya yaptıkları ödemeleri ve senetleri asıl davalıdan ve ciro yoluyla senetlerde hamil olan birleşen davalıdan iade istedikleri, öncelikle davacı ... ve asıl davalı arasında yapılan ve adı ne yazılmış olursa olsun özünde davalıya eczaneden miras kalmış olan payın verese dönemi sonunda davacı ...'ya devrine ilişkin yapılan adi yazılı sözleşmenin TMK Madde 677de '' Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği, noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar.'' şeklinde belirtilen şekil şartına aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğu, zira murisin ölümü ile davaya konu eczane dahil murisin tüm malvarlığının misrasçıların elbirliği mülkiyetine geçtiği ve davacı ...'nın mirasçı olmadığı, %50 pay devri yapıldığının taraflar arasındaki sözleşmede açıkça yer aldığı, davalı taraf her ne kadar miras payının değil de tüm hak ve borçlar ile mallar ve işletme hakkının devredildiğini, eczanenin verese dönemi sonunda devredileceğini beyan etmiş ise de; payın ; o payı meydana getiren hak ve borçlardan ayrı düşünülemeyeceği, adi yazılı sözleşme ile payın içi boşaltılıp devirler yapılarak sonrasında pay devri yapılmadığının savunulamayacağı, eczane devrinin henüz yapılmamış ve verese döneminin sonuna bırakılmış olmasının, sözleşme tarihinde tarafların iradesinin pay devrine ilişkin olduğu sonucunu değiştirmeyeceği, kaldı ki sözleşme geçerli kabul edilse dahi asıl davalının, davacı ... lehine tüm haklarından feragat edebileceği bir eczanenin dava tarihi itibari ile mevcut olmadığı, zira davacı tarafça davaya konu senetler nedeniyle icra dosyalarına ödemeler devam ederken dava dışı diğer mirasçı ... tarafından; eczanenin 31.01.2020 tarihinde ilaç satışının durduğunun ve eczaneyi kapatma isteminin ... İlçe Sağlık Müdürlüğüne bildirildiği ve 16.03.2020 tarihinde yetkililerce levhaların indirilerek eczanenin kapatıldığı, bu sebeple davalının 2023 yılında verese dönemi sona erdiğinde davacıya devredebileceği bir eczane kalmadığı, bu noktada da her ne kadar davalı taraf eczanenin sözleşme sonrası davacı tarafa bırakıldığını iddia etmiş ise de; davacı ...'nın eczanede zaten yetkili müdür olması nedeniyle çalışmakta olduğu, yani taraflar arasındaki devir sözleşmesi yapılsa da yapılmasa da davacının eczanede çalışmasının müdür olması nedeniyle devam edeceği, davalının bu sözleşme nedeniyle davacıya hangi tarihte hangi ürünleri devrettiğinin ispat edilemediği, sadece sayım yapılarak bu mallar eczanede bırakılmak suretiyle davacıya devri de yapıldı denemeyeceği, zira eczanede söz sahibi diğer bir mirasçının da bulunduğu, taraflar arasında davacı tarafa imzalı olarak bir teslim yapılmadığı yönünde uyuşmazlık bulunmadığı, davacıya imzalı şekilde sayısı, cinsi, bedeli belli bir stok mal devri olmadığı gibi eczanenin kapatılmış olması nedeniyle ileride devredilebilecek bir hak ve stok da kalmadığı, bu haliyle sözleşme geçerli olsa dahi taraflardan bağımsız olarak diğer mirasçının eczaneyi kapatması nedeniyle sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği, bu halde sözleşme şekil şartı nedeniyle geçersiz kabul edildiğinde de veya sözleşme geçerli ancak ifanın imkansız hale geldiği kabul edildiğinde de tarafların aldıklarını iade etmekle yükümlü olduğu anlaşılmakla asıl davanın kabulü gerekmiştir.
Birleşen dava kapsamında ; davalı tanıklarının beyanları nazara alınarak davalıların ailecek görüşen yakın arkadaş oldukları, bu sebeple birleşen davalının taraflar arasındaki ilişkiyi bilerek senetleri devraldığının kabulü gerektiği, esasen asıl davalı vekilinin beyanlarından da bu senetlerin gerçek bir borca ilişkin değil, davalının nakit ihtiyacı nedeniyle aralarındaki arkadaşlık hatrına birleşen davalıya devredildiğinin ve asıl davalının nakit ihtiyacının karşılandığının anlaşıldığı, bu sebeplerle birleşen davalıya yapılan ödemelerin de davacı tarafa iadesi gerektiği anlaşılmakla birleşen davanın da kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KABULÜ ile;
Davacıların davalıya davaya konu her biri 16.000,00-TL tutarlı olan 16/12/2019, 16/01/2020, 16/02/2020, 16/03/2020, 16/04/2020, 16/05/2020, 16/06/2020,16/07/2020, 16/08/2020 ve 16/09/2020 vade tarihli senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalıya ödendiği tespit edilen toplam 160.000,00-TL'nin 16.000,00-TL'sini 18/03/2019, 16.000,00-TL'sini 16/04/2019, 16.000,00-TL'sini 15/05/2019, 16.000,00-TL'sini 17/06/2019, 16.000,00-TL'sini16/07/2019, 16.000,00-TL'sini 15/08/2019, 16.000,00-TL'sini 16/09/2019, 16.000,00-TL'sini 16/10/2019, 16.000,00-TL'sini 18/11/2019, 16.000,00-TL'sini 16/12/2019 tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak ödemeyi yapan davacı ...'a iadesine ,
Birleşen davanın KABULÜ ile;
Davacıların .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas, .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas, .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas ve .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas Sayılı icra dosyaları sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, .... İcra Müdürlüğünün 2020/... sayılı dosyasına ... tarafından 29/12/2021 tarihinde ödenen 45.618,71-TL, ....İcra Müdürlüğünün 2020/... sayılı dosyasına ... tarafından 29/12/2021 tarihinde ödenen 92.359,80-TL , ....İcra Müdürlüğünün 2020/... sayılı dosyasına ... tarafından 22/12/2022 tarihinde ödenen 25.658,74-TL ve ....İcra Müdürlüğünün 2020/... sayılı dosyasına ... tarafından 22/12/2022 tarihinde ödenen 51.188,97-TL nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak ödeme yapan davacı ...'ya iadesine,
2-Asıl davada ;Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 10.929,60-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 6.674,95- TL harcın mahsubu ile bakiye 4.254,65-TL harcın asıl davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
-Birleşen davada; Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 9.836,64-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 2.459,16 -TL harcın mahsubu ile bakiye 7.377,48-TL harcın birleşen davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Asıl davada; Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 3.489,93-TL yargılama giderinin,asıl davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
-Birleşen davada ; Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 3.139,87-TL yargılama giderinin, birleşen davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Asıl davada ;Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerine bırakılmasına,
-Birleşen davada ; Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Asıl davada; Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin asıl davalıdan alınıp davacı tarafa ödenmesine,
-Birleşen davada; Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin birleşen davalıdan alınıp davacı tarafa ödenmesine,
6-Asıl ve birleşen davada ; Davalar tam kabul ile sonuçlandığından, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine YEROLMADIĞINA,
7-Asıl ve birleşen davada; Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Asıl davada; Davacı tarafça yatırılan 6.674,95-TL peşin ve 54,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.729,35-TLnin asıl davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
-Birleşen davada; Davacı tarafça yatırılan 2.459,16 -TL peşin ve 59,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.518,46-TL nin birleşen davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
9-Asıl davada; Devletçe karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin, asıl davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
-Birleşen davada ; Devletçe karşılanan 1.360-TL arabuluculuk ücretinin, birleşen davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır