T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/221 Esas
KARAR NO :2025/126
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/03/2021
KARAR TARİHİ:25/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili firmanın 19.09.2018 tarihli 2 adet özel inşaat işi ve inşaat sözleşmesi yaptığını, müvekkili şirketin üzerine düşen sorumluluğu gerekli özeni göstererek ifa ettiğini, ancak davalı şirkete teslim edilen işlerin karşılığı olarak 05.09.2019 tarihli ve 167.434 47 TL'lik ve 447.536,55 TL'lik olmak üzere toplamda 641.971,02 TL'lik iki adet kesilen faturanın sadece 400.904 TL'lik bir kısmının ödendiğini, bakiye kalan 214.067,02 TL'nin ödemesinin yapılmadığını, bunun üzerine ... İcra Dairesi nin ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu beyanla davanın kabulüne, itirazın iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın öncelikle zamanaşımına uğradığından reddi gerektiğini, müvekkilinin adresinin ... / İstanbul olması nedeni ile davanın yetkisiz mahkemede açıldığını , esasa ilişkin ise dava dilekçesinde yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine davacının üzerine düşen sorumluluğu son derece kötü bir biçimde yerine getirdiğini, inşaatlarda yapılan yalıtım ve inşaat işlerini eksik ve ayıplı ifa ettiğini ve müvekkilinin zarara uğradığını, davacı yan her ne kadar ödemenin eksik yapıldığına ilişkin iş bu davayı ikame etmiş ise de 400.904-TL ödeme yapıldığını ve bu ödemenin davacı yanca dava dilekçesinde ikrar edildiğini, bu hususta bir ihtilaf bulunmadığını, ek olarak işin ayıplı yapılması sonucu uğradığı zarara göre bu paranın davacıya ödenmesinin bile fazla olduğunu, yine davacı yanın icra takibi yapmadan önce müvekkiline herhangi bir yazılı başvuruda bulunmadığını, doğrudan icra takibine geçtiğini ve müvekkilinin de takibe itiraz ettiğini, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme sonucunda müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edileceğini belirterek, davanın reddini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin inşaat alanında 2016 yılından beri faaliyet gösteren bir firma olduğunu, müvekkili şirket ile ... İnş. ... İç ve Dış Tic. A.Ş. arasında 19/08/2018 tarihli imzalanan Özel İnşaat İşi ve İnşaat Taahhüt Sözleşmesi ile, müvekkiline ait "İstanbul İli ... İlçesi ... Mah. ... mevki 35 Pafta 164 Ada 25 Parsel de bulunan taşınmazda, müvekkili şirket tarafından tasarlanmış ve projelendirilmiş olan konut ve ticari karma projesinin teknik şartnameye uygun, mebran izolasyon ve çift kompenantlı süre izolasyon işlerinin tamamının yüklenici davalı şirkete verildiğini, müvekkili şirket tarafından davalı firmaya yer tesliminin 19/09/2018 tarihinde yapıldığını, sözleşmede yazılı işin teslim süresi 6 ay olduğu halde işin belirtilen sürede bitirilmediği gibi yapılan işlerin de ayıplı olarak ifa edildiğini, bu süreçte müvekkili şirket tarafından davalı şirkete bir çok kez bu durumun ihtar edildiğini, davalı şirket tarafından eksikliklerin tamamlanmadığını, .... Noterliği' nin 13/09/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yine .... Noterliği' nin 27/09/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile işbu hususların ihtar edildiğini, söz konusu firma tarafından yapılan bu ayıplı ve eksik işler sebebi ile de müvekkili şirketin projedeki ticari itibarı ve marka değerinin de ciddi anlamda zarar gördüğünü, davalı şirket tarafından yapılan bu ayıplı ve eksik işlerin tespiti amacı ile taraflarınca .... Sulh Hukuk Mahkemesi' nin ... d.iş sayılı dosyası ile dava açıldığını ve mahkemede yapılan 15/02/2020 tarihli tespit ile de müvekkili şirkete ait projede yer alan dairelerdeki ayıplı işlerin tek tek tespit edildiğini, söz konusu zarar ile ilgili .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, fakat davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak olumlu bir sonuç elde edilemediğini belirterek, davanın kabulüne, itirazın iptaline, davalı aleyhine % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilemesini arz ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketle davacı şirket arasında yapılan 19.08.2018 tarihli özel inşaat işi ve inşaat taahhüt sözleşmesinin 19. maddesinde yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacının iş bu davasında yer alan hususların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin ticari defterleri ve yapılan inşaat detaylı incelendiğinde müvekkili şirketin ayıpsız ve eksiksiz olarak işi teslim ettiğinin görüleceğini, bundan dolayı da davacıya hiçbir borcu bulunmadığının ortada olduğunu, bazı yerlerin davacı tarafça hazır edilmediğini ve teslim edilmediğini, davacı tarafın belirttiğinin aksine yazılı veya sözlü bir ihtarnamenin söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin tarafının üstlendiği edimlerin taahhütleri eksiksiz yerine getirdiğini belirterek, davanın reddini, müvekkili lehine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; asıl davada taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı olduğu beyan edilen ücret alacağına dayalı ve birleşen davada ayıplı işler yapıldığından bahisle zarar istemine dayalı takiplere yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir.
Asıl dava kapsamında mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine fatura alacağına istinaden toplam 214.067,00-TL alacağın yasal faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının sunduğu itiraz dilekçesi ile; itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Birleşen dava kapsamında mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine toplam 145.784,01TL zarar tazminine dayalı alacağın avans faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının sunduğu itiraz dilekçesi ile; itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 18/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda;
''..Yüklenicinin eksik imalat yapmadığı ancak ayıplı imalat teslimi yaptığı,
Borçlar kanunu 'Eser sözleşmesinde eserin ayıpsız olarak meydana getirilmesini sağlama borcu yüklenicinin asli edim yükümlüğü kapsamında ve eseri teslim borcunun tamamlayıcısı niteliğinde olan bir borçtur. Eser sözleşmesinde yüklenici sözleşmede açıkça kararlaştırılan ve çeşidi ile kullanım amacına uygun vasıflara haiz bir eser meydana getirmek ve bu eseri iş sahibine teslim etmekte yükümlüdür. Yüklenicinin ayıpsız eserin teslimi konusundaki asli edim yükümlülüğünün ihlali ayıba karşı tekeffül sorumluluğunu doğuracaktır. Yüklenicinin meydana getirdiği eser, sözleşmede kararlaştırılan nitelikleri taşımayan ayıplı bir eser ise yüklenici edim borcuna aykırı bir davranış içindedir. Bu halde ayıplı bir ifa söz konusu olup sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmediğinden söz edilebilir. Eser sözleşmesine ilişkin ayıba karşı tekeffül borcu yükleniciye asli borcunu gereği gibi yerine getirmemesi halinde bir garanti yükümlülüğü yüklemekte olup bu yükümlülük kurtuluş kanıtı getirme imkanı olmaksızın yüklenicinin sorumlu tutulması sonucunu doğurmaktadır. Hükmü gereğince işin tesliminden itibaren 5 yıl garanti süresi kapsamında yüklenicinin kusurları ve ayıpları tamir etme yükümlülüğü olduğu, bu sebeple yüklenicinin kusurları ve ayıpları tamir etme yükümlülüğü olduğu, bu sebeple yüklenicinin bu kusurları gidermesi gerektiği aksi halde işverenin yüklenici adına gidererek bedeli yükleniciye rücu etmesi gerektiği, yönündeki kanaatlerimizi takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 03/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda;
''..Kök raporda da yer verildiği üzere; yüklenicinin eksik imalat yapmadığı ancak ayıplı imalat teslimi yaptığı,
Taraflar arasında 400.904,00-TL değerindeki alacak bakiyesi için ihtilaf bulunmadığı,
Davalı tarafından yapıldığı görülen SGK ödemesine ait bedelin tenzili ile davacının alacak bakiyesi (214.067,02 - 8.395,77=) 205.671,25-TL olabileceği,
Taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince edimlerin gereği gibi ifa edilmediği, her ne kadar işin teslimine ilişkin dosyada tutanaklar bulunmuş olsa da söz konusu tutanaklarla "işin tesliminin ve açık ayıpların bulunmadığının " ispatlanabileceği , bununla birlikte heyetimizde yer alan inşaat mühendisi bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde yüklenicinin kusurunun ve gizli ayıpların bulunduğunun tespit edildiği , bu tespitten hareketle de yüklenicinin ayıplı ifasını gidermekle mükellef olduğu, aksi takdirde işverenin yüklenici adına gidererek bedeli yükleniciye rücu etmesi gerektiği, yönündeki kanaatlerimizi takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 08/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda;
''..Takip alacaklısı - davacının , takip borçlusu - davalıdan takip tarihi (16.03.2020) itibariyle (214.067,02 - 8.395,77=) 205.671,25-TL tutarında bakiye alacak talebinde bulabileceği,
Takip borçlusu - davalı tarafından TTK.m.23/1-c hükmüne uygun olarak kanuni süresi içinde itiraz etmeyerek ticari defterlerinde davacının alacağına kaydetmiş olması sebebiyle davacıdan ayıba davalı tazminat talebinde bulunamayacağı, yolunda oluşmuştur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 08/01/2025 tarihli anılı bilirkişi ek raporunda;
''..Asıl davada;
Takip alacaklısı - davacının (... İnşaat A.Ş), takip borçlusu - davalıdan (... Ltd Şti.) takip tarihi (16.03.2020) itibariyle (214.067,02 - 8.395,77=) 205.671,25-TL tutarında bakiye alacak talebinde bulunabileceği,
Birleşen davada ;
Takip alacaklısı - davacı (... Yapı Ltd Şti) tarafından TTK.m 23/1-c TBK.m.223 hükmüne uygun olarak kanuni süreleri içeresinde ayıp ihbarında bulunulmaması sebebiyle takip borçlusu - davalıdan (... A.Ş) ayıba dayalı tazminat / tadilat'tan mütevellik alacak talebine bulunamayacağı, yolunda oluşmuştur.
Keyfiyet , bilcümle hukuki tavsif ve takdir Yüce Mahkemeye ait olmak üzere arz olunur. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında Özel İnşaat işi ve İnşaat Taahhüt Sözleşmesi bulunduğu , buna göre davalı ...'a ait yerde davacı ... tarafından yalıtım ve inşaat işi yapılacağı, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında görüleceği üzere davacının yaptığı işlerin bedeli olarak kestiği faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafça yapılan SGK ödemesi aşamasına kadar davacının alacaklı olduğu hususunda mutabık oldukları, davalının SGK'ya yaptığı ödemeyi fazla kaydettiği, bunun düzeltilmesi sonucu davacının 205.671,25 TL ücret alacağını talep edebileceği, bu durumda faturaları kaydeden davalının hizmet almadığını ispat etmesi gerektiği, bu sebeple asıl davada davalı olan ... tarafından işlerin ayıplı olduğundan bahisle birleşen davanın ikame edildiği, gerek mahkememizce alınan ve gerekse davadan önce alınan tespit dosyasındaki raporlarda görüleceği üzere davacının yapmış olduğu işlerin ayıplı olduğu, zira su sızıntıları bulunduğu ve bu sebeple alçı ve mobilyaların hasar gördüğü, tespit raporunda bu sebeple doğan zararın 145.784,01 TL olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça işin bitirilme süresinin taraflar arasındaki sözleşmenin 3. Maddesi uyarınca 6 ay olduğu, dosyada bulunan işyeri teslim tutanağı uyarınca davacının 19.09.2018 tarihinde işe başladığı, buna göre 19.03.2019 tarihinde bitmesinin gerektiği ancak davalının 13.09.2019 tarihli ihtarnamesi ile hala eksik işler olduğunu davacıya ilettiği, işin bitmesi gereken süre ile ihtarname süresi arasında geçen yaklaşık 6 aylık süre boyunca davacının herhangi bir yeri henüz teslim alamadığını ve gecikmenin davalıdan kaynaklandığını belirten bir ihtarı veya yer teslimini talep eden bir yazısı bulunmadığı, bu sebeple davacıya yer teslimine dair tutanak ve davalının ihtarnamesinde geçen hususlar uyarınca davacının işin ifasında geciktiğinin kabul edilmesi gerektiği, sonrasında davalı tarafça 14.01.2020 tarihinde .... Sulh Hukuk Mahkemesi' nin ... d.iş sayılı dosyası ile eksik işlerin tespitinin istendiği ve raporun davacı tarafa da tebliğ edildiği, davacının 2019 yılının son aylarında dahi işleri henüz teslim etmemiş olduğu dikkate alındığında 2020 yılının ilk aylarında kullanıma bağlı olarak ancak ortaya çıkabilecek, ilk anda farkedilemeyecek su sızıntılarının, ayıplı işlerin değişik iş dosyasında tespiti ve alınan raporun davacıya tebliği ile TBK 474 uyarınca uygun bir süre içinde ayıbın davacıya ihbar edildiğinin kabulü gerektiği, TTK 23 teki sürelerin ticari satış ve mal değişimine ilişkin olduğu, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunması nedeniyle anılan madde hükümlerinin somut olayda uygulanma imkanı bulunmadığı, bu durumda davacı tarafın talep ettiği tüm bakiye fatura bedelini değil ayıplı ifa nedeniyle birleşen davaya konu edilen tutardan geri kalan ücret alacağını talep edebileceği, ancak her iki dava ayrı ayrı yürüdüğünden asıl davada ayıplı ifa nedeniyle indirim yapılamayacağı anlaşılmakla asıl davada davacının tespit edilen 205.671,25-TL ücret alacağı yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen davada ise ayıplı ifadan kaynaklı olduğu tespit edilen 145.784,01 TL tutar yönünden davanın kabulüne, kusur ve hasar miktarı yargılama ile belirlendiğinden alacak likit olmamakla icra inkar tazminatı taleplerinin ise reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-ASIL Davanın KISMEN KABULÜ ile,
....İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 205.671,25-TL asıl alacak tutarı kadar alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
-BİRLEŞEN Davanın KABULÜ ile,
....İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 145.784,01-TL asıl alacak tutarı kadar alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına,
Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Asıl davada kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 14.049,40-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 2.585,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.464,01-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
-Birleşen davada kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 9.958,51-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 2.489,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.468,88-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Asıl davada davacı tarafça yapılan 11.855,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 11.390,28-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-Birleşen davada davacı tarafça yapılan 13.035,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Asıl davada davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 32.907,40TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
-Birleşen davada davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
5-Asıl davada davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 8.395,77-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
-Birleşen davada dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine YEROLMADIĞINA,
6-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
7-Asıl davada davacı tarafça yatırılan 2.585,39-TL peşin ve 59,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.644,69-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Birleşen davada davacı tarafça yatırılan 2.489,63-TL peşin ve 59,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.548,93-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Asıl davada devletçe karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.268,26-TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 51,74-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
-Birleşen davada devletçe karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair , taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır