T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/353 Esas
KARAR NO:2025/365
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:20/05/2021
KARAR TARİHİ:07/05/2025
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan
yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücü ... yönetimindeki 10.03.2015 tarihinde ... Plakalı ...'e ait hafif ticari araç ile ... Mahallesi ... Sokakta yayalara ayrılmış bölümde yürüyen davacı ... ile kızı...'a arkadan çarparak yaralanmalarına sebep olduklarını, kaza sonrasında davacı ve Kızı; Sürücü ... tarafından hastaneye götürüyorum diyerek kaza yaptığı aracına alarak ...'in sahibi olduğu ... ... götürülerek burada bir süre bekletildiğini, bir takım kişilere telefon açarak olayı haber verilmesinden sonra akrabası ... ... gelerek onun sürücülüğünde ... ... ... ... Hastanesine götürüldüğünü, ceza yargılaması sırasında Sanık ... Ve Tanık ... ... tarafından saklanmış olduğunu, davacıya çarpan hafif ticari araç Emniyet Müdürlüğü kayıtlarıyla kanıtlanacağı gibi ...'e ait olup yine aynı kişinin sahibi olduğu ... ... ekmek dağıtımında kullanıldığını, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporlarda: sağ elde eklem kırığı olduğunu, operasyon planlandığı yine ... ... ... Hastanesince düzenlenen raporlarda sağ elde parçalı eklem kırığı olduğu tespit edildiğini, trafik kazası sonucu davacının elinde ve parmaklarında kemik kırılması ve boyun bölgesindeki omurlarındaki ezilme meydana gelmesi yüzünden çalıştığı konfeksiyon atölyesindeki işinden ayrılmak zorunda kaldığını, yaşam boyu işgücü kaybına uğraması nedeniyle bir daha çalışma imkanı bulamadığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, Trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan davacının, toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek, işleten ve sürücü yönünden haksız fiilin gerçekleştiği tarihten; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılardan tahsilini, Ayrıca 60.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte işleten ve sürücüden tahsilini, İşleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine “ihtiyati tedbir” konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigorta şirketine dava önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın usulden reddini, kabul anlamına gelmemekle birlikte sayın mahkeme aksi kanaanete ise davacının maddi tazminat taleplerinin net olmamasından ötürü talebin açıklattırılmasını, sayın mahkeme esastan esastan inceleme yapacak ise kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, maluliyet oranı tespiti için davacının Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi’ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü’ne sevkini, kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir tazminat sorumlulukları doğacak ise, müterafik kusur araştırması yapılmasını ve hesaplanacak tutardan müterafik kusur indirimi yapılmasını, geçici iş göremezlik, maluliyet tazminatı, tedavi gideri taleplerinin reddini, Müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar ... ve ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; ... 14.Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2018 tarihli ve E:... sayılı ilamı ile müvekkili ... aleyhine hüküm kurulduğunu ise de, yargılama sırasında müvekkili "herhangi bir kazaya karışmadığını ve suçlamalarını kabul etmediğini beyan ettiğini, dosya kapsamından müvekkilinin atılı suçu işlediği her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil ile sabit olmamasına rağmen müvekkili, hukuka aykırı bir şekilde adli para cezası ile cezalandırıldığını, söz konusu mahkumiyet hükmü de kesin olarak verildiğinden müvekkilinin itiraz etme şansı olmadığını, her ne kadar ceza mahkemesi tarafından müvekkilinin cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, ceza hakiminin kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olmadığından, mahkumiyet kararın hükme esas alınmamasını talep ettiklerini, Mahkeme aksi kanaate varacak ise de; söz konusu ceza dosyasında toplanan delillerden ve alınan adli raporlardan da görüleceği üzere davacı-katılan ... "asli Kusurlu" bulunduğunu, buna karşılık müvekkili ... "tali Kusurlu" bulunduğunu, bu bağlamda dava dilekçesinde ileri sürülen hususları kabul etmediklerini, dava dilekçesinde davacının konfeksiyon işinde çalıştığı belirtildiğini fakat çalıştığına dair herhangi bir SGK kaydı veya gelir durumunu gösterir maaş bordrosu, banka dekontu vb. herhangi bir belge sunulmadığını, dava dilekçesinde de belirtildiği ve sosyal ekonomik durumu incelendiğinde görüleceği üzere, davacı tarafın işsiz olduğunu, bugüne kadar da hiç iş sahibi olmadığını, sabit geliri olmadığını, aksine bir iddia varsa ispat yükümlülüğü davacı tarafta olduğunu, olası bir tazminata hükmedilmesini, davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, ceza dosyasında mevcut Adli Tıp Raporu incelendiğinde görüleceği üzere davacının ağır yaralanması dahi söz konusu olmadığını, bu sebeple Sayın Mahkemece kazanın oluş şekli ve maddi vakıaları dikkate alınarak doğru ve isabetli bir değerlendirme yapabilecek nitelikte uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı taraf 60.000-TL manevi tazminat talep ettiğini, her şeyden önce somut olay gözönüne alındığında davacı tarafın fahiş miktardaki tazminat talebi kabul göremez mahiyette olmadığını, kusur oranı ne olursa olsun "davacının asli kusurlu olduğu sabit" taksirle yaralamaya sebebiyet, sorumluların ekonomik gücünü yok edecek derecede yüksek bir tazminat isteğini haklı kılmayacağını, kusursuz sorumluluk hallerinde ve olayda kusur bulunmadığı takdirde, kusurun dışında kalan amilleri, ele aldıktan sonra, kusurun mevcudiyeti halinde ise kusur da dahil bütün faktörleri takdirine mesnet yapması gerektiğini, belirtikleri gibi davacının yaralama sonucunu doğuran kendisinin "Asli ve Ağır kusuru" dikkate alındığında manevi tazminata hükmedilmemesi gerekmektedir. Tüm bu sebeplerle davacı tarafın haksız yere talep ettiği fahiş miktarlı manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, aynı konuda dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulmadığından bahisle davanın usulden reddine karar veren ....Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan işlemlerin geçerli sayılarak, kaldığı yerden devam edilmesine karar verilmesi talep edildiğini, bu talep, hukuka açıkça aykırı olduğunu, kabul edilemeyeceğini, usulden reddedilen veya açılmamış sayılmasına karar verilen davalarda, talep dahi vaki olmamış sayıldığını, İzah edilen sebeple ....Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan işlemler dikkate alınmaksızın davanın ele alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafın müvekkiller ... ve ... aleyhine haksız yere açmış olduğu davanın reddini, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin tamamının davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER
SGK'ya yazılan müzekkereler cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Kaza tarihi itibariyle kazaya karışan aracın trafik tescil kayıtları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
... ... Sigorta A.Ş.'ye müzekkere yazılan müzekkerelere verilen yanıtlar mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Davacı ve gerçek kişi davalılar yönünden ekonomik ve sosyal durum tespiti için ilgili Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Özel ... ... Hospital Hastanesine müzekkere yazılarak hasta kayıtların mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
... Devlet Hastanesine müzekkere yazılarak hastane kayıtları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
... 14.Asliye Ceza Mahkemesinin ... sayılı dosyasının UYAP üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasının mahkememiz üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
... Kurumunun 28/10/2021 Tarihli Ön Raporundan Özetle; "...... ve ... kızı, 04/12/1975 ... doğumlu ... hakkındaki evrakın Kurulumuzca tetkikinde;
Kişi hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için;
1)Kişinin dava konusu yaralanma nedeniyle ... ... ... Hastanesinde 10/03/2015 tarihinde ve sonrasında gördüğü tedaviler sırasında çekilen tüm grafilerin DICOM formatında CD kopyaların teminen gönderilmesi,
2)Yeni çekilecek, kırık/yaralanma alanını içine alan iki yönlü direk grafilerin dijital ortamda (...), bu incelemelerin düzenlenecek raporları ile birlikte teminen gönderilmesi,
3)Kişinin 03 OCAK 2022 PAZARTESİ günü kimlik belgesiyle ve tüm tıbbi belgeleriyle birlikte saat 08.30'da Kurulumuzda hazır bulunacak şekilde muayeneye gönderilmesi,
4)Geri çevrilen evrakın aynen iadesini arz ederim...." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
İstanbul Adli Tıp Kurumunun 10/02/2022Tarihli Ön Raporundan Özetle; "....
... ve ... kızı, 04/12/1975 ... doğumlu ... hakkındaki evrakın Kurulumuzca tetkikinde;
Kurulumuzun 27/10/2021 tarih 17477 karar numaralı müzekkeresinde kişinin 03 Ocak 2022 günü muayeneye gelmesi istenmiş olduğu ancak kişinin belirlenen gün ve tarihte muayeneye gelmediği cihetiyle,
Kişi hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için;
1.Kişinin dava konusu yaralanma nedeniyle Özel ... Hospital Hastanesinde 10/03/2015 tarihinde ve sonrasında gördüğü tedaviler sırasında çekilen tüm grafilerin DICOM formatında CD kopyaların teminen gönderilmesi,
2.Yeni çekilecek, kırık/yaralanma alanını içine alan iki yönlü direk grafilerin dijital ortamda (DICOM), bu incelemelerin düzenlenecek raporları ile birlikte teminen gönderilmesi,
3.Kişinin 09 MAYIS 2022 PAZARTESİ günü kimlik belgesiyle ve tüm tıbbi belgeleriyle birlikte saat 08.30'da Kurulumuzda hazır bulunacak şekilde muayeneye gönderilmesi,
4.Geri çevrilen evrakın aynen iadesini arz ederim..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
.... Adli ihtisas tıp kurulunun hazırlamış olduğu 07/07/2022 tarihli raporundan özetle;
Mevcut belgelere göre;
1. ... kızı, 04/12/1975 doğumlu, ...’un 10/03/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:
Gr1 IX (1Bcca……….7) A %11x1/5=%2.2
E cetveline göre; %2.0 (yüzdeikinoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği,
3. Başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişiler Makine Mühendisi ... ... ... ve Aktüerya Uzmanı ...tarafından yapılan 24/08/2023 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle; "....Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 10.03.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; 1-Davacı yaya ...”un 9.50 (yüzde elli) oranında kusurlu, 2-Davalı sürücü ... ...”in *50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, 3-Davalıların müteselsilen 9650 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'un; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının - 1.423,61 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 962 maluliyeti ile ilgili maddi zararının - 45.906,38 TL. Olduğu, c)Davacının maddi zarar zorunlu trafik sigorta poliçesi limitleri içinde kalmakta olup, Manevi tazminat talepleri poliçe kapsamına girmediğinden Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarlarından sigorta şirketi dışındaki araç sürücüsü ve işletenin sorumlu olacağı, d)Dosya münderecatına göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 25.02.2020 olarak belirlenmiş olup, Araç sürücüsü ve işleten bakımından her hangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüdün 10.03.2015 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, e)Dava dosyasında sigortalı aracın kullanım şeklinin ticari olduğuna dair bir belgeye rastlanılmadığından avans faizi talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaati ile tarafımızca tanzim olunan işbu raporu saygı ile arz ederiz. 24.08.2023..." şekline görüş bildirmişlerdir.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 02/01/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; ".....Yukarıdaki hususlar çerçevesinde gerçekleşen olayda; A) Davalı sürücü ...’in %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı yaya ...'un %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur...." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 05/06/2024 tarihli ek bilirkişi raporundan özetle; "Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Davalı sürücü ...’in %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğuna,
B) Davacı yaya ...'un %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğuna, oy birliği ile karar verildiği kanaatini bildirir müşterek rapordur.... " şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişi Aktüerya Bilirkişisi ...tarafından hazırlanan 18/10/2024 bilirkişi raporundan özetle; ".... Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 10.03.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların 9685 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'un; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının > — 2.420,13 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 962 maluliyeti ile ilgili maddi zararının - 113.676,11 TL. Olduğu, c)Davacının maddi zararı zorunlu trafik sigorta poliçesi limitleri içinde kalmakta olup, Manevi tazminat talepleri poliçe kapsamına girmediğinden Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarlarından sigorta şirketi dışındaki araç sürücüsü ve işletenin sorumlu olacağı, d)Dosya münderecatına göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 25.02.2020 olarak belirlenmiş olup, Araç sürücüsü ve işleten bakımından herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüdün 10.03.2015 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, e)Dava dosyasında sigortalı aracın kullanım şeklinin ticari olduğuna dair bir belgeye rastlanılmadığından avans faizi talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaati ile tarafımca tanzim olunan işbu EK raporu saygı ile arz ederim. 18.10.2024..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Davacı vekilinin 20/03/2025 tarih sunmuş olduğu bedel arttırım dilekçesi ile ; "...Davacının Geçici İş Görmezlik ve Sürekli İş Görmezlik nedeniyle; 116.096,24 TL'nin Davalılar Sigorta Şirketi ile Araç İşleteni ve Sürücüsünden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak alınıp Davacıya verilmesine, Davalılar Araç İşleteni ve Sürücüsü yönünden haksız fiil tarihi olan 10.03.2015 tarihinden, Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi 25.02.2020'den itibaren temerrüt faizi işletilmesine, Davacının uğradığı manevi zararın karşılanması için 60.000,00 TL'nin Araç işleteni ve Sürücüsünden alınarak Davacıya ödenmesine, kaza tarihi olan 10.03.2015'den itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep ederim. 20.03.2025..." şeklinde bedel arttırım dilekçesinde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir.
Uyuşmazlık; 10/03/2015 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun, davacıda meydana gelen maluliyetin ve davacının talep edebileceği tazminat miktarlarının tespiti ile manevi tazminat istem koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
A-) Zamanaşımı itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; davalı sigorta vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde usulüne uygun zamanaşımı def'i ileri sürmüştür. 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesi gereğince, haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. Ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için, eylemin aynı zamanda bir suç oluşturması yeterli olup bunun dışında fail hakkında ceza davasının açılması ya da mahkumiyet kararı verilmesi gibi bir koşul aranmamaktadır. Anılı kanuni düzenlemelere göre somut olaya ilişkin ... 14.Asliye Ceza Mahkemesinin ... sayılı mevcut olup davada ceza zamanaşımının esas alınması gerekmektedir. Buna göre 5237 sayılı TCK 89/1. maddesi kapsamında öngörülen 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi dikkate alındığında kaza tarihi (10/03/2015) ve dava tarihi (18/05/2021) itibari ile zaman aşımı dolmadığından itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
B-) Maddi tazminat bakımından yapılan değerlendirmede; huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tatbiki gereken 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” hükümlerine yer verilmiş olup Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinin de; “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edildiği görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde ise haksız bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda davalı sigorta şirketinin ZMSS ile sigortaladığı, davalı sürücü ... idaresindeki davalı ...'e ait ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralanmasına bağlı olarak geçici ve sürekli iş göremezliğe dayalı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı isteminde bulunulduğu görülmüştür.
Davada ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 10.03.2015 tarihi itibari ile yürürlükte olan '' Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri kapsamında ATK raporu temin edilmiş, alınan raporda davacının kalıcı maluliyetini %2 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğunun ve bakıcı ihtiyacı bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür. ATK raporunun, dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile güncel durum raporları da dikkate alınarak ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Somut olaya ilişkin ... 14.Asliye Ceza Mahkemesinin ... sayılı dpsyasında alınan raporda davacının asli, davalı ...'in tali kusurlu olduğu, mahkememizde alınan 24/08/2023 tarihli raporda her iki tarafın %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, çelişkinin giderilmesi için ATK'dan alınan 02/01/2024 tarihli bilirkişi ve 05/06/2024 tarihli raporlarda davacının %15, davalının %85 kusur olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce çelişkinin giderilmesi için alınan ATK Trafik ihtisas Dairesi raporunun olayın oluşuna uygun olduğu ve hükme elverişli olduğu görülmekle bu rapor doğrultusunda davacının %15 davalının %85 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki; “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun hesaplanması ile itibar edilir bulunan 18.10.2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu kapsamında; davacı yanın talep miktarı, tarafların kusur oranı ve poliçe limiti hususları da dikkate alınarak hesaplanan tutarlar üzerinden davalıların sorumluluğunun mevcut olduğu, zira kazaya sebep olan aracın sürücüsü, araç maliki ve ZMMS sigortacısının davalılar oldukları anlaşılmış aksi belgelendirilmediğinden asgari ücret asgari ücret üzerinden hesaplanan 2.420,13 TL geçici iş göremezlik ve 113.676,11 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 116.096,24 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... temerrüt tarihi olan ( kaza tarihi) 10/03/2015 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinden ise temerrüt tarihi olan 25/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... ... Sigorta A.Ş.'den müştekeren ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
C-) Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, maluliyet oran ve süreleri, kusur oranları, tarafların mali ve sosyal durumları dikkate alınarak yalnızca davalı gerçek kişilere yöneltilen manevi tazminata ilişkin istemin 35.000 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D-Temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında yapılan değerlendirmede; inceleme yapılmış olup rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edilmesinden sonra davalı sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup davalı sigorta yönünden temerrüdün en erken, 25/02/2020 tarihinde gerçekleştiğinin tespit edilebildiği, diğer davalılar yönünden haksız fiilin gerçekleştiği kaza tarihi olan 10/03/2015 itibari ile temerrüdün gerçekleştiği görülmüştür. Kazaya sebep olan aracın kullanım amacı hususi olduğundan yasal faiz işletilmesinin gerektiği anlaşılmakla davanın maddi-manevi tazminat istemleri yönünden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-) Davacı tarafından maddi tazminata ilişkin açılan davanın KABULÜ ile;
1-2.420,13 TL geçici iş göremezlik ve 113.676,11 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 116.096,24 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... temerrüt tarihi olan ( kaza tarihi) 10/03/2015 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinden ise temerrüt tarihi olan 25/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... ... Sigorta A.Ş.'den müştekeren ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
B-) Davacı tarafından açılan manevi tazminata ilişkin açılan davanın KISMEN KABULÜ ile;
2-35.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den temerrüt tarihi olan ( kaza tarihi) 10/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştekeren ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 10.321,38 TL harçtan davacının davasını açtığı tarihte yatırdığı 239,09TL'lik peşin harçtan ve ıslah harcı olan 1.811, 85 TL toplam 2.050,94 harcın mahsubu ile bakiye 8.270,44 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 4.967,45 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 85,8) hesaplanan 4.262,07 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı şahıslar ... ve ... tarafından yapılan 5.345 TL yargılama giderinden davanın red oranına göre (% 14,2) hesaplanan 616,99 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalılar ... ve ...'ye ödenmesine, kalan kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına,
6-Maddi tazminat yönünden; davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine,
7-Maddi tazminat tam kabulle dava sonuçlandığından davalılara vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
8-Manevi tazminat yönünden; davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı şahıslar ... ve ...'ten alınarak davacıya ödenmesine,
9-Manevi tazminat yönünden Davalı şahıslar ... ve ...'e kendisini vekille temsil ettirdiğinden 25.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'e verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
11-Devletçe karşılanan 1360 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre (% 85,8) hesaplanan 1.166,92 TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 193,08 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
12-Davacı tarafından 239,09 TL'lik peşin harç ve başvurma harcı olan 59,30 TL ve ıslah harcı olan 1.811,85 TL harcın toplam 2.110,24 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekili davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ... Sigorta vekilinin yokluğunda verilen karara ilişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır