T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/544 Esas
KARAR NO : 2024/653
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/08/2021
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin fatura ile sabit , davalıdan 75.600,00-TL'lik alacağı olduğunu, alacağın tahsili amacı ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıya gönderilen ödeme emrine davalının itirazı ile takibin durduğunu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek , müvekkilin alacağının tahsili için takibe vaki davalının haksız itirazını iptalini, takibin devamını ve davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasını , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmilini arz ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın temlikinin geçerli olabilmesi için TBK 183,184 maddelerine göre alacağın temlik edilebilir bir alacak olması, temlik edenin fiil ehliyetinin bulunması, temlik sebebe bağlı olduğundan alacağın varlığını ispat edecek bir sözleşmenin olması veya muvazaalı olmaması ve temlikin yazılı şekilde yapılması gerektiğini, iddia edilen alacağın temlik edilebilir bir alacak olmadığını, temlik eden ... ...'ın fiil ehliyetinin bulunmadığını, ... ...'ın icra takibine dayanak 13/09/2017 tarihli fatura üzerindeki imzası ile iddia edilen 26/12/2018 tarihli temlikname üzerindeki imzasının birbiri ile uyumlu olmadığını, ... ... adına kayıtlı ... / İstanbul adresindeki ...unvanlı işletmenin esasen oğlu ... tarafından işletildiğini, oğlunun borçları sebebi ile işletmesini annesi ... ... üzerine yaptığını, söz konusu temlikname ve fatura üzerlerindeki imzaların muhtemelen bu sebeple oğluna ait olduğunu düşündüklerini, şikayet haklarının saklı tuttuklarını, temlik alan ...'ın, ... ...'ın akrabası , oğlu ...'ın kuzeni olduğunu, ... ...'ın yüklü miktarda ahara borcu bulunduğunu, mirasçıları oğlu ... ... ve kızı ... 'ın bu sebeple ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/... esas sayılı dosyasından mirasın reddini istediklerini, ... ...'ın alacaklı olduğu fatura ve kıymetli evrakı kuzenleri ...'a devir ettiğini, borçlarından ise reddi miras yaparak kurtulma çabasında olduğunu, bu durumda davacı ile yapılan sözleşmenin alacaklılarından kaçırmak , borçlarını da ödememek sureti ile yaptıkları işlemin muvazaalı olduğunu, temlik sözleşmesi her ne kadar yazılı yapıldıysa da temliğe konu alacak hakkı hususunda yazılı bir sözleşme bulunmadığını, borçlu temerrüde düşürülmediğinden , işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, alacak hakkının varlığını kabul anlamına gelmemek ile birlikte müvekkilinin 25/06/2013 tarihinde iplik büküm makinası sattığını ve fakat bedelini alamadığını ve ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... takip sayılı dosyasından hakkında icra takibi yapıldığını , vasisi tarafından (aynı zamanda davacı vekili) itiraz edildiğini, temlik edenin itirazın iptali aşamasında arabuluculuk sürecinde iken vefat ettiğini ve mirasçıları da mirası reddettikleri için takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu alacağın varlığına hükmedilmesi durumunda takas - mahsup talep ettiklerini beyanla , davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana hükmedilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün 2020/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine fatura alacağına istinaden faizler dahil toplam 113.398,45 TL alacağın avans faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
26.12.2018 tarihli temlik sözleşmesi incelendiğinde ; temlik edenin dava dışı ... ..., temlik alanın davacı ... olduğu, sözleşmenin konusunun davaya konu 13.09.2017 tarihli 75.600 TL fatura olduğu, her iki tarafın imzasının yer aldığı görülmüştür.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi içeriğinde zamanaşımı def'i ileri sürdüğü görülmekle HMK'nın 142. maddesinin; ''1) Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar.'' düzenlemesi gereğince tahkikata başlamadan evvel zamanaşımı savunmasının tetkik edilmesi gerekmiştir. Dava konusu alacak TBK 146 uyarınca 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olduğundan takip ve dava tarihi itibarıyle alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Bilirkişi ... ... ve ... ... tarafından düzenlenen 07/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..Gerek icra dosyası , gerekse dava dosyası içeriği, davalı ve dava dışı yana ait Ticari Defterleri ve belgeler üzerinde yaptığımız inceleme ve değerlendirme sonuçları aşağıda arz edilmiştir.
1-Davalı yana ait 2020 takvim yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun yapıldığı, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
2-Davalı yan tarafından sunulan dilekçede firmanın mali müşaviri ... ... ile görüşüldüğü, 2017-2018-2019 yıllarına ait ticari defter incelemesi yapılamadığı, incelenen 2020 yılı ticari defter kayıtlarına göre, davacı ve dava dışı yanla ilgili kayıtların bulunmadığı,
3-Davalı yanın mükellef kaydının olmaması nedeniyle ticari defter incelemesi yapılamadığı,
4-Dava dışı ... ...'a ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun yapıldığı, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
5-Dava dışı yana ait ticari defter kayıtlarına göre , takip tarihi olan 08/12/2020 itibariyle davalı yandan 75.600,00-TL alacaklı bulunduğu,
6-Dava konusu 13/09/2017 tarih ... numaralı 75.600,00-TL miktarındaki faturada yer alan ürünlerin davalı yana teslim edildiğine dair herhangi bir belge sunulmadığı, gerçek bir alışverişe dayanmadığından dolayı, davayı yanın davacı yana borcunun bulunmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişi ... ... ve ... ... tarafından düzenlenen 16/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
''..Gerek icra dosyası , gerekse dava dosyası içeriği, davalı ve dava dışı yana ait Ticari Defterleri ve belgeler üzerinde yaptığımız inceleme ve değerlendirme sonuçları aşağıda arz edilmiştir.
1-Davalı yana ait 2020 takvim yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun yapıldığı, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
2-Davalı yan tarafından sunulan dilekçede; firmanın mali müşaviri ... ... ile görüşüldüğü, 2017-2018-2019 yıllarına ait ticari defterlerinin kendisinde bulunmadığından ilgili dönemlere ait ticari defter incelemesi yapılamadığı, incelenen 2020 yılı ticari defter kayıtlarına göre, davacı ve dava dışı yanla ilgili kayıtların bulunmadığı,
3-Davacı yanın mükellef kaydının olmaması nedeniyle ticari defter incelemesi yapılamadığı,
4-Dava dışı ... ...'a ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun yapıldığı, dolayası ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
5-Seçenek 1-Sayın Mahkeme tarafından davalı yan ile dava dışı tarafından imzalanan temliknamenin geçerli olduğuna dair karar verilmesi halinde;
Takip tarihi olan 12/01/2021 itibariyle 21.924,00-TL işlemiş faiz miktarı hesaplandığı, alacaklı takipte 15.874,45-TL fazlası ile 37.798,45-TL işlemiş faiz miktarı talep etmiş olduğu,
Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 12/01/2021 itibariyle 75.600,00-TL fatura alacağı ve 21.924,00-TL işlemiş faiz miktarı talep edebileceği,
6-Seçenek 2-Sayın Mahkeme tarafından davalı yan ile dava dışı tarafından imzalanan temliknamenin geçerli olmadığına dair karar verilmesi halinde;
Takip tarihi olan 12/01/2021 itibariyle davacı yanın davalı yandan alacağının bulunmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 17/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..a.Dava dışı taraf defterlerinde yapılan inceleme sonucunda " dava dışı ... ...'a ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun yapıldığı, dolayısıyla sahibi lehine delil niteliği taşıdığı , dava dışı yana ait ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi olan 08/12/2020 tarihi itibariyle davalı yandan 75.600-TL alacaklı bulunduğu " tespit edildiği,
b.Davalı yanca ibraz edilen 2017 yılı defterinin tasdikinin süresi içinde yapılmamış olduğu takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
c.Dava dışı ... ...'ın davalı adına keşide ettiği faturanın davalı yan kayıtlarında yer aldığı,
d.İkinci sınıf tüccar olarak defter tutan davalının işletme defterinin nevii itibarıyla iş bu fatura için ödeme yaptı ise de ödemelerin işletme defterlerinde kaydedilmeyeceği dolayısıyla fatura bedeli ödendi ise bile defterlerinden bunu tespit edilemeyeceği,
e.Ancak; davalı yanca iş bu davaya konu edilen faturanın ödendiğine ilişkin belge / dekont da ibraz edilmediği görüldüğünden , davacının 08/12/2020 tarihli takip tarihinde davalıdan 75.600-TL alacaklı olduğu mütalaa edildiği,
f.İcra takibinde davalıdan 37.798,45-TL işlemiş faiz talep eden davacının , davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin belge bulunmadığından söz konusu alacak için faiz talep edemeyeceği,
Yönünde oluşan görüş ve kanaatlerimi belirtir raporumu arz ederim. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 26/06/2024 tarihli anılı imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporunda;
Yazı ve imza incelemelerinde geçerli tüm grafolojik tanı yöntemleri dikkate alınarak; lup , stereomikroskop , ... document dedector ve bilgisayar / scan kullanılarak yapılan incelemelerde;
İnceleme konusu 26/12/2018 tarihli Temlik Sözleşmesindeki (2 nüsha) ... ... ...'a atfen atılmış imzaların ... ...'IN ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞU kanaatine varılmıştır.
Saygılarımızla arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı yanın, dava dışı ... ...'tan temlik aldığı fatura alacağını takibe konu ettiği, davalı yanın itirazı ile takibin durduğu ve davacı tarafça işbu davanın ikame edildiği, asıl ticari ilişkinin, alacak/borç dökümünün tespiti amacıyla dava dışı fatura kesen( temlik eden) ile davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda fatura alacağının dava dışı temlik edenin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun, davalının fatura yılı olan 2017 yılına ait defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle lehine delil olamayacağının kaldı ki anılan kayıtlarda da davacı yanca davaya konu edilen faturanın davalı kayıtlarında yer aldığının tespit edildiği, bu sebeplerle davacının temlik aldığı davaya konu faturadan kaynaklı olarak alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı yan cevap dilekçesinde temliknamedeki imzanın dava dışı temlik edene ait olmadığını iddia etmiş ise de mahkememizce alınan imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporunda temliknamenin dava dışı temlik edene ait olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Davaya konu fatura, dava dışı alacaklının defterlerinde kayıtlı olmakla faturadaki imzasının kendisine ait olup olmadığının araştırılmasına artık gerek kalmamıştır. Davalı taraf başka bir takip dosyasındaki alacağın takas mahsubunu istemiş ise de takip başlatılmasının alacağın varlığı için yeterli olmadığı, kaldı ki bu takipte davacının taraf olmadığı ve bu sebeple taraflar arasında davalının sorumluluk miktarını azaltacak takas mahsuba konu bir alacak bulunmadığı, davalı yanın alacağını ayrı bir davaya konu edebileceği anlaşılmıştır. Dava dışı temlik edenin 02.10.2019 tarihinde kısıtlandığı iddiası yönünden, kısıtlılığa ilişkin açılan davanın 05/04/2019 tarihli olduğu, kararın 05/09/2019 tarihinde verildiği, davaya konu fatura ve temlikname tarihlerinin ise 2017-2018 yıllarına ait olduğu bu sebeple işlem tarihlerinde dava dışı temlik edenin bir kısıtlılığının bulunmadığı, daha sonradan kısıtlandığı görülmüştür. Davalı yan, temlikin muvazaalı yapıldığını iddia etmiş ise de tanık da dahil olmak üzere hiçbir delil sunmamıştır, bu iddia ispatlanamamıştır.
Anılan gerekçeler ile asıl alacak tutarı 75.600 TL üzerinden üzerinden harçlandırılan davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin ise ; tarafların doğrudan ticari bir ilişkinin tarafı olmadıkları, davacıya yapılan temlikin geçerli olup olmadığının ve bu anlamda alacağın varlığı ve miktarının ancak yargılama ile ortaya çıktığı, bu sebeple alacağın likit olmadığı anlaşılmakla şartları oluşmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
....İcra Müdürlüğünün 2020/... takip sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 75.600-TL asıl alacak tutarı kadar alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, uygulanacak olan faiz yasal faiz belirlenmek suretiyle takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Tarafların doğrudan ticari bir ilişkinin tarafı olmadıkları, davacıya yapılan temlikin geçerli olup olmadığının ve bu anlamda alacağın varlığı ve miktarının ancak yargılama ile ortaya çıktığı, bu sebeple alacağın likit olmadığı anlaşılmakla şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 5.164,24-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 1.291,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.873,18-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 13.689,45-TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine YEROLMADIĞINA
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı tarafça yatırılan 1.291,06-TL peşin ve 59,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.350,36-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Devletçe karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/10/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır