T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/198 Esas
KARAR NO : 2024/664
DAVA : Ticari Ünvanın Korunması
DAVA TARİHİ : 23/03/2022
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davacı ..., 18.10.2021 tarihinde 10432 Sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ile kendisine ait olan 400 payı ... ...'a devrettiğini, ... ... ayrıca bu devirle şirketi temsil ve ilzama münferiden yetkili olarak atandığını, davalı ...'ın yine aynı yetkiyle şirketi temsil ve ilzama münferiden yetkili müdür olarak kaldığını, davacı şirketin ... ... tarafından devralınmasıyla birlikte, müvekkil davacı ... tarafından kullanım hakları satın alınmış olan alan adları da davacı şirkete bırakıldığını, bu devirden itibaren davacı şirket adına faaliyet gösterilen ve kullanılan alan adları aynı şekilde yine davacı şirket tarafından kullanılmaya devam edildiğini, o dönemde şirketin müdürü konumunda bulunan davalı ...'ın müdürlük görevinin sona erdiği gün kullanım hakkı müvekkili şirkete ait alan adlarının sağlayıcısı olan diğer davalı ...'dan (... A.Ş.) e posta ve şifre değiştirme talebinde bulunduğunu, böylelikle e posta ve şifre değiştirildiğini ve alan adlarının kullanımını haksız olarak iktisap ettiğini, yerel mahkemenin 28/03/2022 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararını reddettiğini, ancak dosya içeresindeki delillerin büyük bir kısmının toplandığını, davacı müvekkili ...'ın dava konusu alan adlarını satın aldığını gösteren faturaların ispat hukuku bakımından senet niteliğinde ve kati delil olduğunu, davalılardan ...'ın dava konusu alan adlarının kendisine ait olduğu iddiasını usulüne uygun yazılı delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, ancak yazılı delil sunamadığını, müvekkili şirketin bahse konu alan adlarında içerik değişikliği, engelleme, kapatma ile karşı karşıya kalması durumunda büyük maddi kayıpları meydana gelecek olup, bunun yanında ticari itibarı da zedeleneceğini, telafisi imkansız zararlara maruz kalacağını bu nedenle davalı ... açısından yukarıda belirtilen alan adlarına ilişkin dava sonuna dek kullanıcı olarak erişiminin engellenmesi hususunda ihtiyati tedbir karar verilmesini, davalı ...Ş. açısından, yukarıda belirtilen alan adlarına ilişkin davalı ...'ın dava sonuna dek kullanıcı olarak erişim sağlayamaması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Dava dilekçesi kapsamında hangi delilin hangi vakıaya ilişkin olarak sunulduğunu davacı vekilinin açıklamadığını, Delilleri sadece sayma yolu ile bildirdiğini, ihtiyati tedbir adına herhangi somut bir delil sunamadıklarını, dava dilekçesinde taraflarına atfettiği iddiaları ispatlamadığını, dava konusu domainlerin tümü ... a.ş. (...)'nden müvekkilin kendi adına ve kendi kredi kartı ile alındığını, müvekkilin şahsına ait olan ve kendi kredi kartı ile alınmış alan adlarını karşılıksız olarak şirkete devredilmesi talebinde bulunulması hukuka aykırı olduğunu, müvekkili olduğu şirketin zarara uğratmak gibi bir amacı olmadığını, Dava dilekçesinde "...@....com.tr" olan kayıtlı eski e-posta adresini " ... @gmail.com" adresi ile değiştirdiğini iddia ettiğini, Dava konusu domainlerin müvekkilin bireysel ... hesabına ait mail adresi olması sebebiyle dilediği vakit değiştirme özgürlüğünün bulunmasının yanında yapmış olduğu değişiklik kendisinin işten ayrılmasından öncesinde gerçekleştiğini, Müvekkilin davacı şirket aleyhine işçilik alacaklarının tahsili amacıyla ikame etmiş olduğu ....İş 2022/ ... E. Dosyası ile ... CBS Soruşturma Dosyası 2022/... E. İle hakaret ve tehdite ilişkin savcılık şikayeti dosyaları mevcut olduğunu, Bu dosyaların celp edilmesi halinde müvekkili davalı işten çıktıktan sonra müvekkilin şahsi hesaplarına giriş yapılmaya çalışıldığını, ...'dan şifre değişikliğine dair talep maili geldiğini fakat mail adresinin farklı olması nedeniyle müvekkilin hesabına giriş yapamadığını, Bununla birlikte dava dilekçesinde davacılar, davacı şirket tarafından kullanılmakta olan alan adları, banka hesapları gibi dijital giriş yapılabilen tüm şifrelerin değiştirildiği ve ... ... tarafından ısrarla yeni şifrelerin istenildiği fakat bu taleplere olumlu ya da olumsuz bir dönüş yapılmadığını iddia edilmişse de müvekkili iş akdinin feshi tarihi itibariyle davacı şirkete ait hiçbir platforma giriş yapmadığını, davacınını iddialarının aksine davacı şirketin hiçbir çalışanı tarafından da kendisinden şifre istenmediğini, Müvekkilin mail adresini güncellediği tarih, müvekkilin ...'nde çalıştığı tarih olup iş akdinin sona erdiği tarih sonrasında kendi hesapları ve alan adları dahi olsa bunlar üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadığını, müvekkilinin 21.02.2022 tarihinde toplantı basarak tehdit ve hakaretlerde bulunduğu iddiası tamamen kanı oluşturma amaçlı olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Bilirkişi kök ve ek raporları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Davacı şirket sicil dosya örneğinin ticaret sicil müdürlüğünden celp edilerek mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
... CB'nin 2022/v sor. Sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Dava; davaya konu alan adlarının hak sahibinin kim olduğu ve kullanım hakkının hangi tarafa ait olduğu, davalı ...'ın müdürlük yetkisinin sona erdirilmesi ve iş akdinin feshedilmesi öncesi davaya konu alan adlarına ilişkin kullanıcı adı ve şifrelerinin davalı ... tarafından değiştirilmesi nedeniyle alan adlarının davacı şirketin kullanımına tahsis edilmesi, alan adlarına davalı ...'ın kullanıcı olarak erişiminin engellenmesi, kullanıcı olarak erişim sağlanması ve kullanım haklarının davacılara verilmesi istemine cevaz verilip verilemeyeceğine ilişkindir.
Mahkememiz dosyası 28/03/2022 tarihli ara kararında ihtiyati tedbir talebinin reddedildiği davacılar vekilinin istinaf talebiyle karara itiraz etmiştir.
İstanbul bölge adliye mahkemesinin ... Hukuk Dairesinin 2022/... Esas 2022/... Karar sayılı 21/09/2022 tarihli ilamıyla "...Somut olayda, dava dilekçesinde ileri sürülen iddia ispata muhtaç olup dava konusu alan adlarının kullanım haklarının davacılara ait olup olmadığı eldeki davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Talep ve ara karar tarihi itibariyle HMK'nın 390/3. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden, değişen koşul ve durumlara göre ilk derece mahkemesinden yeniden tedbir talep edilmesi de mümkün olduğundan, ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ilk derece mahkemesi ara kararı dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi geriğince esastan reddine yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..." şeklinde istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.
Mali Müşavir ... ... hukuk Bilirkişi Uzmanı ... ve Bilişim Uzmanı ... 'in hazırlamış olduğu 02.05.2023 tarihli bilirkişi raporundan özetle;"... Davacının, davalıdan alan adı transfer ile ilgili herhangi bir talebinin bulunmadığı, taraflar arasında alan adı transferine dair bir sözleşmenin yer almadığı, Davalının 855 adet alan adının sahibi olduğu, alan adlarının kontrolünün, kullanım ve yönetim hakkının davalı üstünde olduğu,
Davalının ... hesabında 13 adet alan adının aktif kullanımda olduğu, Davacının dava dilekçesi ile davalının aktif kullanımında olan alan adlarının; ....com, ... .com, ... .com, ... .net, ... .co, ... .com, ... .com.tr ve ....com.tr
olduğu tespit edilmiştir. Alan adları ile ilgili ödemelerin davacı tarafından yapıldığına dair her hangi bir somut belge dosya kapsamında sunulu olmadığı, Tarafların diğer talepleri Mahkemeniz takdirlerindedir..." Şeklinde görüş bildirmişlerdir.
27.07.2023 tarihli bilirkişi heyetinin hazırladığı ek rapordan özetle; "....Davalı ...'ın 2/8/2018 - 23/2/2022 tarihleri arasında davacı şirkette müdür olarak görev aldığı ve şirketi temsile yetkili olduğu, bu ilişkinin dolaylı veya doğrudan temsille yürütülmesinin mümkün olduğu, Doğrudan temsille satın alınmış alan bazı adlarının davacıları temsilen satın alınmış olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu alan adları ile davacı iştigali arasında irtibat kurulması gerektiği, Davalıların hesapları üzerinde mali inceleme yapılmasının Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, sonuç ve kanaatine varılmış olup takdir Sayın Mahkemenindir. Saygılarımızla...." şeklinde görüş bildirmişlerdir.Mali müşavir ... ... , bilişim uzmanı Öğr. Gör. ... hesaplamauzamanı ... ve Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 22/08/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "...gerek İcra dosyası, gerekse dava dosyası içeriği, Davacı Şirketin Ticari Defterleri ve belgeler üzerinde yaptığımız inceleme ve değerlendirme sonuçları aşağıda arz edilmiştir.Davacı Şirkete ait Ticari Defterlerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Dava konusu olan alan adlarından; 1-16. Sıralarda bulunan alan adlarına ait faturaların davacı ... adına düzenlendiği ve ödemelerinin ... tarafından yapıldığı, 17-58. Sıralarda bulunan alan adlarına ait faturalarının davacı ... ... adına düzenlendiği ve ödemelerinin Davacıya temsilen... tarafından yapıldığı, 4. 59. Sırada bulunan ... .com.tr alan adının faturasının davalı ... adına düzenlendiği ve ödemesinin Mehmet ... tarafından yapıldığı, Kök rapordaki diğer değerlendirmelerin aynen geçerli olduğu,
sonuç ve kanaatine karar verilmiştir..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156. Maddesinde ''Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir.'' denilmek suretiyle görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu kanun ile belirlenmiştir.
Dosyanın tetkininde; Davacı, davaya konu alan adlarının hak sahibinin kim olduğu ve kullanım hakkının hangi tarafa ait olduğu, davalı ...'ın müdürlük yetkisinin sona erdirilmesi ve iş akdinin feshedilmesi öncesi davaya konu alan adlarına ilişkin kullanıcı adı ve şifrelerinin davalı ... tarafından değiştirilmesi nedeniyle alan adlarının davacı şirketin kullanımına tahsis edilmesi, alan adlarına davalı ...'ın kullanıcı olarak erişiminin engellenmesi, kullanıcı olarak erişim sağlanması ve kullanım haklarının davacılara verilmesi istemi ile dava açtığı görülmüştür. Davaya konu talep doğrudan alan adlarına davalı tarafından erişimin engellenmesi ve kullanıcı olarak davacıya erişim sağlanması, kullanım haklarının davacıya verilmesine ilişkindir. Her bir alan adının dünyada sadece bir adet bulunmakla bu özelliklerinden dolayı sınai mülkiyet hakları gibi ayırt edicilik özelliğine sahip olmaktadırlar. Fikri mülkiyet haklarının özellikleri, tanıtma işaretleri açısından da soyutluk, eşya olmama, her yerde bulunabilme ve fikri hak ile somutlaştığı eşyanın farklı hukuki akıbete tabi olması olarak sayıldığı, alan adlarının tanıtma işaretleri içinde kendisine yer arayan bir hak olduğunu söylenebileceği, Alan adının sözcük, harf ve rakamlardan müteşekkil olması soyutluğunu; cismani bir varlığının bulunmaması, eşya olmadığını; somutlaştığı bilgisayar ekranı ile alan adının farklı hukuklara tabi olduğuna işaret eder. Ayrıca, alan adının internete erişilebilen her yere çağrılması da onun her yerde bulunabilme özelliğini gösterir Alan adları bu unsurları karşılamaları nedeni ile geniş anlamda tanıtma işareti olarak vasıflandırılabilir. (Doç. Dr. Sefer Oğuz; İnternet Alan Adı Hakkının Hukuki Niteliğinin Değerlendirilmesi; Hakemli Makale; Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. Y. Temmuz 2021; C.9, S.1,sf. 13-30) Alan adlarının vasıflandırıldığı hukuki niteliği itibariyle 6769 sayılı 2/ı maddesi gereğince sınai haklar içerisinde yer alan tanımlara uygun olduğu, uyuşmazlığın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 149. Maddesi ve ilgili maddelerine göre çözümlenmesi gerektiği, tarafların birbirinden alacağa ilişkin bir hak talebinin bulunmadığı, kanaatiyle yargılamanın ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince yürütülmesi gerektiği, mahkememizin görevsiz bulunduğu, davacının tacir olduğu yönünde bir iddianın da söz konusu olmadığı anlaşılmakla , HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-5846 sayılı kanun gereğince MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan İstanbul Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine,
Dair taraf vekillerinin huzurunda, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır