T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/270 Esas
KARAR NO :2025/417
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:19/04/2022
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta A.Ş tarafından sigorta ile teminat altına alınan, ... adına tescilli olan ve sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile yaya olan müvekkiline 02/03/2014 tarihinde çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kazada ağır yaralandığını ve beden gücü kaybına uğradığını, kazada araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası Sağlık Bilimleri Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesin'de uzun süre tedavi gördüğünü, müvekkilinin 2009 doğumlu olduğunu, kaza tarihinde 5 yaşında olduğunu, bacağındaki "femur şaft kemiğinde" kırık sebebi ile ayakta dahi duramadığını, yaşı ufak olması sebebi ile okula başlama çağında olduğu için yaşadığı bu kaza sebebi ile okula geç başladığı gibi annesinin çalışamadığını ve sürekli bakım ve ihtiyaçları ile ilgilenmek zorunda kaldığını, bu sebepler ile davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak taraflarına herhangi bir müspet bir cevap verilmediğini , yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de bir sonuç alınamadığını belirterek, müvekkilinin uğramış olduğu maluliyet nedeni ile 1.000-TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden sigortaya yapılan başvuru tarihinden itibaren işletilecek avans faizi , diğer davalılar içinse olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, 40.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar hükmedilmesini arz ve dava etmiştir.
Davacı vekili 04.07.2022 tarihli beyan dilekçesinde; davaya konu taleplerini 800,00TL'si sürekli iş göremezlik , 100,00TL'si EFOR Tazminatı ve 100,00TL'si bakıcı giderlerinden ibaret olacak şekilde ayrıştırmıştır.
Davacı vekili 18.02.2025 tarihli beyan dilekçesinde; (geçici iş göremezlik zararı) Efor Tazminatı;478,54 TL, Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararı;267,75TL toplamda:746,29TL Maddi Tazminatın işleten ve sürücü yönünden Kaza Tarihi olan 02/03/2014 tarihinden işletilecek avans faizi ile, sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere dava tarihinden işletilecek avans faizi ile, 40.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 02/03/2014 tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte işleten ve sürücüye ödetilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacı yanın, müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığını, esasa ilişkin ise , ... plaka sayılı aracın müvekkili şirketçe sigortalandığını, müvekkilinin poliçe sebebi ile sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde poliçe kişi başına azami teminatı 268.000-TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığını , var ise kusur oranının ATK Trafik İhtisas Dairesince tespitinin gerektiğini, davacı yanın iddia edildiği gibi sürekli malul ve sürekli bakıma muhtaç olduğunun sabit olmadığını ve tespite muhtaç olduğunu belirterek , davanın öncelikle dava şartı noksanlığı sebebi ile usulden reddini, aksi halde esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle;Kazada kusuru bulunmadığını, olay yerinden yaralıyı hastaneye götürmek üzere ayrıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; trafik kazasından kaynaklı olduğu beyan edilen maluliyete dayalı maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Zamanaşımının incelenmesinde; maddi tazminat istemleri yönünden davanın belirsiz alacak olarak açıldığı ve tüm alacak için dava tarihi itibariyle zamanaşımının kesildiği, yaralanmalı kaza bulunması nedeniyle KTK 109/2 madde uyarınca daha uzun olan 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, kazanın 02.03.2014 tarihinde gerçekleştiği, davanın 19.04.2022 tarihinde açıldığı, arabulucukta geçen 1 ay 23 gün de eklendiğinde zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
ATK tarafından düzenlenen 06/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ;
... ve ... oğlu 27.09.2009 doğumlu ...’un 02.03.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2,5 (ikibuçuk) aya kadar uzayabileceği,
3.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
ATK tarafından düzenlenen 04/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ;
... ve ... oğlu 27.09.2009 doğumlu ...’un 02.03.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Malüliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında değerlendirildiğinde;
1. Kişinin maluliyet oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2,5 (ikibuçuk) aya kadar uzayabileceği,
3. Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 15/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
''..Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 02/03/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;
1-Davalı sürücü ... olayda %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurludur.
2-Davacı çocuk ...'un bilinçsiz davranışı kazanın meydana gelmesinde %75 (yüzde yetmiş beş) oranında etkili olmuştur.
3-Davalıların %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'un
a)Geçici İş göremezlik döneminde
%100 kazanç kaybı nedeniyle maddi zararı = 478,54-TL olarak belirlenmiş olup,
-Davacının kaza tarihinde 4 yaşında olması nedeniyle yukarıda "DAVACININ GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK DÖNEMİNDEKİ MADDİ ZARARI" başlığı altında ayrıntılı olarak izah edilen hususlara ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
b)ATK tarafından davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının bulunmayacağı,
c)Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının = 267,75-TL olduğu,
d)Davacının yukarıda belirlenen maddi zararının poliçe limitleri içinde kaldığı,
Manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarında sigorta şirketi dışındaki araç sürücüsü ve işletenin sorumlu olacağı,
e)Başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 09.03.2022 olarak belirlenmiş olup,
Araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüdün 02.03.2014 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
f)Aracın kullanım şeklinin hususi nitelikte olduğu,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 02.03.2014 tarihi itibari ile yürürlükte olan ''Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmeliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği''hükümleri kapsamında ATK raporu temin edilmiş, davacının son haline ilişkin güncel durumu, kurulca bizzat muayenesi sonrası elde edilen veriler ve tüm raporlar da incelenerek hazırlanan raporda davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığının, geçici iş göremezlik süresinin 2,5 ay olduğunun, 1 ay bakıcı desteğine ihtiyaç duyduğunun tespit edildiği görülmüştür. ATK raporunun, dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile güncel durum raporları da dikkate alınarak ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı ve küçüğün bizzat muayene de edildiği anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Kazadaki kusur durumları bakımından; kazaya ilişkin savcılık dosyasında sürücü ve yaralının hastaneye gitmiş olması nedeniyle kaza tespit tutanağı bulunmadığı, dosyanın şikayet yokluğu nedeniyle kapandığı, ancak müşteki annenin 02.03.2014 tarihli beyanında oğlu olan davacı küçüğün aniden yola indiğini, sonra sürücü ... ile birlikte hastaneye geldiklerini beyan ettiği, bu sebeple mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacı küçüğün daha çok kusurlu kabul edilmesinin oluşa uygun olduğu, rapor sunan heyette ... heyetinden 3 kişi bulunduğu , raporun gerekçeli olduğu anlaşılmakla davalı sürücünün raporda tespit edildiği gibi % 25 kusur oranı üzerinden hüküm kurulmuştur.
2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki; “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun ve itibar edilir bulunan 15.12.2024 tarihli aktüer bilirkişi raporu kapsamında; davacı yanın 1 aylık bakıcı ihtiyacı süresi nazara alınarak davalının kusur oranına göre kaza tarihindeki brüt asgari ücrete göre ( İstanbul BAM 9. H.D 2021/2288 esas ve 2024/414 Karar) 267,75 TL tazminat talep edebileceğinin belirlendiği, davacının kalıcı bir maluliyeti bulunmadığı, bu sebeple kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının İstanbul BAM 9. H.D. nin 2022/1240 esas ve 2024/2204 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere gelir getiren bir işte çalıştığı düşünülemeyeceğinden tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı da olmayacağı, geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı, kaldı ki açıkça geçici iş göremezlik zararının talep de edilmediği, efor kaybı tazminatının İstanbul BAM 8. H.D nin 2023/2328 esas ve 2024/193 karar nolu kararında sürekli iş göremezlik tazminatı anlamına geldiğinin açıklanmış olduğu, yine İstanbul BAM 9. H.D nin 2024/2226 esas ve 2025/428 karar sayılı ilamında da'' Somut uyuşmazlıkta da davacının alınan maluliyet raporuna göre çalışma gücünü kısmen kaybetmesi nedeniyle %26,2 oranında sürekli iş göremezliği oluştuğu tespit edildiğine göre bundan doğan güç kaybı-efor kaybını sürekli iş göremezlik tazminatı olarak talep edebilecektir. '' denilmek suretiyle sürekli iş göremezlik halinde efor kaybının talep edebileceğinin belirtildiği, böylece davacının yalnızca bakıcı ihtiyacı yönünden maddi tazminat isteminin yerinde olduğu, talep miktarı, tarafların kusur oranı ve poliçe limiti hususları da dikkate alınarak hesaplanan 267,75 TL tutar üzerinden davalıların sorumluluğunun mevcut olduğu, zira kazaya sebep olan aracın sürücüsü, maliki ve ZMMS ile sigortacısının davalılar olduğu, SGK tarafından davacıya rücuya esas bir ödeme yapılmadığı anlaşılmış ve anılan tutar yönünden maddi tazminat istemli davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığından kalıcı maluliyete ve efor kaybına ilişkin ilişkin tazminat isteminin , yaşı itibariyle gelir getirici işte çalışmadığından ve açıkça talep de edilmediğinden geçici maluliyete ilişkin tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden ;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, maluliyet oran ve süreleri, kusur oranları, tarafların mali ve sosyal durumları , kazazedenin yaşı dikkate alınarak sigorta şirketi dışındaki kişilere yöneltilen manevi tazminata ilişkin istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Son olarak temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup; davalı sigorta yönünden en erken temerrüdün davalı sigortaya yapılan başvuru tarihine göre 02.03.2014 tarihi olduğu, ,diğer davalılar yönünden TBK 117 uyarınca haksız fiilin gerçekleştiği kaza tarihi itibari ile temerrüdün gerçekleştiği, davalı aracının tescil kayıtlarında hususi göründüğü, bu sebeple yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın maddi-manevi tazminat istemleri yönünden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
267,75-TL bakıcı giderinden ibaret maddi tazminatın davalı sigorta yönünden 09.03.2022 diğer davalı gerçek kişi şahıslar yönünden 02.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
10.000-TL manevi tazminatın 02.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta dışındaki gerçek kişi davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 701,39-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 140,04-TL harcın mahsubu ile bakiye 561,35-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça yapılan 874,75-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 220,44-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraflar yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5-Maddi tazminat yönünden; Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 267,75-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine,
6-Maddi tazminat yönünden ;Davalı sigorta şirketin kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 267,75-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile anılan davalıya ödenmesine,
7-Manevi tazminat yönünden; Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 10.000 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınıp davacıya ödenmesine,
8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
9-Davacı tarafça yatırılan 140,04-TL peşin ve 80,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 220,74-TL nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Devletçe karşılanan 1.560-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 393,12-TL 'sinin davalılardan, bakiye 1.166,88-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
10-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 14.000,00-TL bilirkişi ücretleri, 2.328,00-TL ATK ücreti olarak toplam 16.328,00-TL masrafın , davanın kabul-ret oranına göre , 4.114,66-TL'sinin davalılardan ve 12.213,34-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/05/2025
Katip ..
e-imzalıdır
e-imzalıdır