T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/419 Esas
KARAR NO: 2024/223
DAVALI : HASIMSIZ
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 15/06/2022
KARAR TARİHİ: 02/04/2024
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 29 Myıs 2015 tarihinde ‘’... Mah. ... Sok. ... No: ... Şişli, İstanbul''’ adresinde '' ... Ticaret Anonim Şirketi'' unvanı ile kurulduğunu, kuruluş tarihi itibarıyla 250.000 pay karşılığı olan 250.000,00 TL ... Ltd. Şti'’ne, 250.000 pay karşılığı olan 250.000,00 TL ise ... AŞ'ye ait olduğunu, ... Tic. Ltd. Şti.’nin, şirketteki mevcut 250.000 paya karşılık 250.000 TL’lik hissesinin 24.09.2019 tarihinde ... ne, ... A.Ş.’nin Şirketteki mevcut 250.000 paya karşılık 250.000 TL’lik kısmının ise yine 24.09.2019 tarihinde ... ne devredildiğini, bu işlemlerin akabinde 11 Aralık 2019 tarihinde şirket ünvanının ... AŞ olarak değiştirildiğini, şirketin önceki paydaşlarından iflas nedeniyle Tasfiye Halinde ... Ticaret Limited Şirketi’nin ticaret sicile kayıtlı adresinin 12 Ekim 2018 tarihinde kadar ‘’... Mah. ... Sok. No: ... Beşiktaş, İstanbul’’adresi olduğunu, anılan adresin aynı zamanda ... genel merkez adresi olduğunu, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (...) Seyahat acentası kuruluşunu gerçekleştiren her işletmenin üye olmak zorunda olduğu Anayasa’nın 135 ‘inci maddesi kapsamında 1972 yılında 1618 sayılı Kanun ile kurulmuş olan kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olduğunu, birliğin yönetim kurulu başkan ve üyelerinin üç yılda bir gerçekleşen genel kurul ve üye seyahat acentalarının oy kullandığı seçimlerle görev başına geldiğini, ..., 1618 Sayılı Kanun ve 30440 Sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliği kapsamında kendisine tayin edilmiş görevlerinin yerine getirmek adına iştirak şirketleri kurduğunu ve bu şirketlerin aynı zamanda ortağı sıfatını yüklendiğini, iflas nedeniyle Tasfiye Halinde ... Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi de dahil olmak üzere Birlik ve iştirak şirketlerinin tüm ticari defterlerinin genel merkez adresinde muhafaza edildiğini, İflas nedeniyle Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi’nin paydaşı olduğu eski unvanıyla Seyahat Kart Satış ve Pazarlama Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'ne ait bir kısım ticari defterlerin personelden teslim alındığını, ancak bu defterlerin arasında pay defterinin bulunmadığının şirket yetkilerince henüz fark edildiğini, ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/... E. sayılı dosyası üzerinden devam etmekte olan yargılama esnasında müvekkil şirkete pay defterlerini mahkemeye ibraz etmesi için kesin süre verildiğini, şirket yetkililerinin bu süre zarfında gerek genel merkez adresinde gerek mevcut ticaret sicile kayıtlı adresinde olmak üzere pay defteri kayıtlarına ulaşmak için gerekli aramaları yaptığını ancak herhangi bir şekilde pay defterinin bulunmadığını, defterin kaybolmuş olduğunun anlaşıldığını beyanla pay defterinin kaybolduğunun tespiti ile zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
... ATM'nin 2021/... Esas sayılı dosyası örneği, Ticaret Sicil Müd.'ne, ... Noterliği'ne, ... Noterliği'ne yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi mali müşavir ... tarafından hazırlanan kök ve ek rapor dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce davacı yanın zayi olduğunu ileri sürdüğü belgelerin nitelik ve süre bakımından TTK'nun 82/1. maddesi kapsamında tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı belirlenerek talebe konu belgelerin zayi olup olmadığının uyap ve fiziki dosya kapsamında mevcut deliller üzerinde detaylı karşılaştırma yapılmak suretiyle tespiti babında mahkeme ile taraf denetimine ve hüküm kurmaya elverişli rapor düzenlemesi için dosya bilirkişi ...'a tevdi edilmiş ve konuya ilişkin 03/03/2023 tarihli kök rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi anılı kök raporunda özetle;
"Davacı taraf Pay defterinin kaybolduğu iddiası ile iş bu davayı açmıştır.
TTK “Belgelerin saklanması, saklama süresi” başlıklı 82.Maddesinde:
Her tacir;
a) Ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini,
b)Alınan ticari mektupları,
c) Gönderilen ticari mektupların suretlerini,
d) 64 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri,
sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür.
Ticari mektuplar, bir ticari işe ilişkin tüm yazışmalardır.
Açılış ve ara bilançoları, finansal tablolar ve topluluk finansal tabloları hariç olmak üzere, birinci fıkrada sayılan belgeler, Türkiye Muhasebe Standartlarına da uygun olmak kaydıyla, görüntü veya veri taşıyıcılarda saklanabilirler; şu şartla ki;
a) Okunur hâle getirildiklerinde, alınmış bulunan ticari mektuplar ve defter dayanaklarıyla görsel ve diğer belgelerle içerik olarak örtüşsünler;
b) Saklama süresi boyunca kayıtlara her an ulaşılabilsin ve uygun bir süre içinde kayıtlar okunabilir hâle getirilebiliyor olsun.
Kayıtlar 65 inci maddenin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca elektronik ortama alınıyor ise, bilgiler; bilgisayar yerine basılı olarak da saklanabilir. Bu tür yazdırılmış bilgiler birinci cümleye göre de saklanabilir.
Birinci fıkranın (a) ilâ (d) bentlerinde öngörülen belgeler on yıl saklanır.
Saklama süresi, ticari defterlere son kaydın yapıldığı, envanterin çıkarıldığı, ara bilançonun düzenlendiği, yılsonu finansal tablolarının hazırlandığı ve konsolide finansal tabloların hazırlandığı, ticari yazışmaların yapıldığı veya muhasebe belgelerinin oluştuğu takvim yılının bitişiyle başlar.
Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını, veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklamak süresi içindezıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.
Gerçek kişi olan tacirin ölümü hâlinde mirasçıları ve ticareti terk etmesi hâlinde kendisi defter ve kâğıtları birinci fikra gereğince saklamakla yükümlüdür. Mirasın resmi tasfiyesi hâlinde veya tüzel kişi sona ermişse defter ve kâğıtlar birinci fikra gereğince on yıl süreyle sulh mahkemesi tarafından saklanır.”
Belirtilmekte olup bu kapsamda yapılan değerlendirmeler aşağıya çıkartılmıştır.
Sayın mahkemenin 22.11.2022 tarihli celsesinin 2. Maddesinde davacı şirkete dava konusu ticari defter ile ilgili olarak noter açılış ve kapanış tasdiklerinin dosyaya sunulması istenmiştir.
Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen bila tarihli dilekçesi ekinde dosyaya sunulan dava konusu pay defteri dışındaki defter tasdikleri incelendiğinde davacı tarafça 2015 yılı kuruluş tarihinden itibaren davacı şirketin yasal defterlerinin ... Noterliği ile ... Noterliklerince tasdik işlemlerinin yapıldığı görülmektedir.
Bunun akabinde sayın mahkemece söz konusu ... Noterliği ile ... Noterliğine müzekkere yazılarak davacının kuruluş yılı olan 2015 yılından itibaren bugüne kadar varsa tasdik edilmiş pay defterine ilişkin onaylı suretlerinin acele gönderilmesi istenmiştir.
... Noterliğince gönderilen 03.02.2023 tarihli yazıda; “... Anonim Şirketi'ne ait 2015 yılından itibaren Noterlik kayıtlarında ... Şirketine ait Pay defteri onay kaydının bulunmadığı belirtilmiştir.
... Noterliğince gönderilen 03.02.2023 tarihli yazıda; “ ... Anonim Şirketi'ne ait 2015 yılından itibaren Noterlik kayıtlarında01.01.2014 ve 06.02.2023 yılları arası sorgulama yapılabildiğini, yapılan sorgulamalar sonucunda söz konusu şirkete ait noterlikleri kayıtlarında tanzim edilen herhangi bir evrakın bulunmadığı belirtilmiştir.
İlgili noterliklerce gönderilen yazılarda davacı şirketin pay defterlerinin tasdikine ilişkin noterlik kayıtlarında herhangi bir tasdik bilgisinin bulunmadığı belirtildiğinden davacının öncelikle Pay Defterinin varlığını, akabinde zayi olduğunu ispat etmesi gerekmekte olup bu aşamada dava konusu paydefterinin zayi olup olmadığı hususunda herhangi bir tespit yapılamamıştır." yönünde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce dosya taraf itirazının değerlendirilmesi babında ek rapor alınması için bilirkişiye tevdii edilmiş ve konuya ilişkin 19/01/2024 tarihli ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi anılı ek raporunda özetle;
"Davacı tarafça, Pay Defterinin TTK madde 82/7 numaralı fıkra uyarınca zayi olduğunun tespitinin talep edildiği,
Dava konusu Pay defterinin Ticari defter ve Tasdik tarihinden itibaren 10 yıllık saklanması gereken defterlerden olduğu,
... Noterliği tarafından dosyaya gönderilen defter tasdik bilgileri incelendiğinde talep konusu Pay defterinin yasal süresi içerisinde tasdik ettirildiğinin tespit edildiği,
... ATM 2021/... E.sayılı dosyası üzerinden verilen 01.06.2022 tarihli karar tarihinden itibaren Pay defterinin bulunamadığının fark edildiğinin sayın mahkemece kabulü halinde huzurdaki davanın TTK 82.Maddesinin 7.Bendi kapsamında yasal süresi içerisinde açıldığının kabul edilmesinin gerektiği" yönünde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; TTK'nın 82/7 maddesine dayalı zâyi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 82/7.maddesinde "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
TTK 82/7. maddesinde zayi sebepleri tahdidi olarak sayılmamıştır. Diğer bir deyişle; maddede geçen "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi" denilmek suretiyle bu gibi olayların benzerlerinin de bu kapsama girebileceği anlatılmaktadır. Bu meyanda, tacirin elinde olmayan benzer olaylarda maddenin kapsamı içindedir. Ancak, hangi olaya dayandırılsa dayandırılsın zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın mutad cereyanına açıkça aykırı düşmemesi gerekir (Yargıtay 11.HD'nin 2016/6084 Esas-2018/155 Karar sayılı ve 10/01/2018 günlü kararı).
6102 sayılı TTK'nın 64. Maddesinde; (Değişik: 26/6/2012-6335/8 md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir. Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. (Değişik: 26/6/2012-6335/8 md.) Fiziki ortamda tutulan yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri ile dördüncü fıkrada sayılan defterlerin açılış onayları, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce noter tarafından yapılır. Bu defterlerin izleyen faaliyet dönemlerindeki açılış onayları, defterlerin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk ayından önceki ayın sonuna kadar notere yaptırılır.
Yukarıda yapılan açıklamalar sonucu TTK 82. maddesi ışığında somut olaya bakıldığında; bir tacirin tutmakla zorunlu olduğu defter ve faturaların doğal afetler ya da hırsızlık gibi nedenlerle zayi olması durumunda ilgili mahkemede zayii olduğuna ilişkin belge verilmesi için hasımsız dava açılabileceği ancak bunun için tacirin defterlerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması ve ziyaa uğramanın onun iradesi dışında meydana gelmiş olmasının gerekeceği, somut olayda tacire yüklenemeyen sebeple bilgileri tespit edilen pay defterinin zayi olduğu, davanın kanuni süre içerisinde açıldığı, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun da anılan defterin zayi olduğunun kabulü gerektiği şeklinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
Davacı şirkete ait ... Noterliğinden 25/05/2015 tasdik tarihli ve ... yevmiye numaralı Pay Defterinin ZAYİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL peşin harçtan, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile 346,90 harcın davacıdan tahsili ile Hazineye İrat kaydına,
3-Yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza