T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/42 Esas
KARAR NO: 2024/166
DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/04/2021
KARAR TARİHİ: 13/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında imzalanan 11.11.2016 tarihli Acentelik Sözleşmesi kapsamında 29.11.2016 tarihinden beri çalıştığını, davalının bu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve kusurlu davranışları nedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğradığını, birçok kez zararının ve mağduriyetinin giderilmesine ilişkin talepte bulunduğunu, ancak müvekkili şirketin mağduriyetinin süreklilik arz etmesi ve maddi zararının gün geçtikçe artması nedeni ile 23.11.2020 tarihinde ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu davaya konu acentelik sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, uğramış olduğu maddi zarar ile birlikte denkleştirme payının kendisine ödenmesini talep ettiğini, davalı şirket tarafından taraflarına iletilen Beşiktaş Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi kapsamında taleplerinin kabul edilmediğinin bildirildiğini, bu bildirim üzerine ... Arabuluculuk Bürosu'na başvuru yapıldığını, yapılan müzakereler sonucu 26.02.2021 tarihinde "Anlaşamama" olarak sonuçlandığını, davalı şirketin kusurlu davranışları ile sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerin ifa edilmesini imkânsız hale getirdiğini ve müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, tekerrüre düşmemek kaydı ile müvekkili ile davalının 11.11.2016 tarihli Acentelik Sözleşmesi kapsamında 29.11.2016 tarihinden beri çalıştığını, bu süreç içerisinde müvekkilinin, davalı şirkete birçok müşteri ile anlaşma sağlayarak, hatırı sayılır bir müşteri kitlesinin kazandırdığını, ancak 2020 yılının Temmuz ayından itibaren nedeni müvekkilince tespit edilemeyen bir nedenle, poliçe kesmek için kullanılan sistemin sınırlandırıldığını ve zorunlu trafik sigortalarına ilişkin poliçe görüntüleme işlemi dahi yapılmadığını, yapılan işlemlere ilişkin olarak sistem görüntüleri incelendiğinde ve davalı Şirket tarafından ... Noterliği aracılığı ile gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarname kapsamında da açıkça belirtildiği üzere, müvekkilinin asıl olarak poliçe kestiği ve kar elde ettiği üretimin zorunlu trafik sigortasından kaynaklandığının görüldüğünü, teknik aksaklığın yaşanmaya başlaması akabinde sistemsel arıza müvekkilinin kendisi tarafından düzeltilemediğini, doğrudan davalıdan kaynaklı bir problem olduğunun tespit edildiğini müvekkilinin defalarca davalı şirket ile mail ve telefon yolu ile iletişime geçtiğini ancak yaşanan problemlerin çözüme kavuşturulabilmesi adına herhangi bir adım atılmadığını, bu süreç içerisinde müvekkilinin hiçbir şekilde zorunlu trafik sigortasını davalı şirket adına kesemediğini, gelen müşterileri geri çevirmek durumunda kaldığını, başka şirketlerle iskontolu şekilde anlaştığını ve maddi kayıp yaşadığını, müvekkilinin bu durumu birden fazla mailinde defalarca davalı şirkete bildirdiğini, tüm bu nedenlerle; Davalının kusurlu davranışları nedeni ile neden olduğu zarara istinaden müvekkilinin lehine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile bu dava tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte 30.000,00 TL denkleştirme bedelinin davalıdan tahsiline ve müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan ile müvekkili şirket arasında sözleşme yapma ve prim tahsiline yetkili acentelik sözleşmesi adı altında bir sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden taraflar arasında ticari ilişki kurulduğunu, Yetki sözleşmesinin yanı sıra yine Müvekkili Şirketin adresinin ... Mah. ... Cd. No; ... /İSTANBUL olduğunu, davanın genel yetki kuralı uyarınca ... Çağlayan Adliyesinde açılması gerektiğini, davacı yan tarafından delillerde gösterilen sözleşmenin 22. maddesinde bir delil şartı akdedildiğini, delil şartına göre müvekkili şirketin defter, kayıt ve dokümanları münhasır delil olarak kabul edildiğini, bu kapsamda davacı yanın delillerinin kabulünün mümkün olmadığını, taraflarca serbest irade ile akdedilen sözleşmeye binaen; yalnızca müvekkili şirketin kayıt, defter ve dokümanlarının incelemeye ve neticesinde hükme esas alınması gerektiğini, davacı yanın asılsız iddialara dayalı olarak haksız menfaat etmeye yönelik huzurdaki davayı açtığını, davacı yanın haklı sebep olarak ileri sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tarafları nezdinde bu hususun davacı yanın maddi menfaat temin etmeye yönelik kötü niyetli iddialarını hukuki zemine oturtma kaygısı ile hareket ettiği kanaatini uyandırdığını, gelinen aşamada davacının tüm branşlarda üretim yapmadığı tespit edildiğini, bu hususu düzeltmesi için defaatle uyarılmasına rağmen bu hususta bir düzelme göstermediğini, üretim dağılımındaki dengesizliğe ilişkin davacı acenteye 29.06.2020 ve 18.08.2020 tarihli uyarı yazılarının gönderildiğini, Eylül 2020 verileri nazara alınarak acentenin durumunun değerlendirileceğinin belirtildiğini davacı acenteye ait 2020 performans raporunda da üretim dağılımında bir gelişme sağlanmadığı, üretimin aynı şekilde oto ağırlıklı devam ettiğinin tespit edildiğini ve bu nedene dayalı olarak 20.10.2020 tarihli yazı ile fesih sürecinin başlatılacağının davacı acenteye üzülerek bildirildiğini, bu yazının akabinde davacı yanca ... Noterliği vasıtasıyla 23.11.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek dava dilekçesinde yer verilen asılsız iddialara dayalı olarak acentelik sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğinin müvekkil şirkete ihtar edilmiştir. Müvekkil şirket tarafından ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı cevabi ihtarı keşide edilerek ileri sürülen hususların asılsız olduğu ve davacı acente açısından haklı sebep kabul edilebilecek herhangi bir durumun mevcut olmadığının bildirildiğini, müvekkil şirket açısından haklı sebep ile fesih imkânı mevcut olduğunu, nitekim müvekkil şirket tarafından fesih sürecinin başlatılacağı da davacı acenteye bildirildiğini, bu bildirim ile müvekkili şirketin sözleşmeyi haklı sebeple feshedeceğini ve dolayısıyla herhangi bir tazminata hak kazanamayacağını öngören davacı acentenin haklı sebep yaratma arayışı içerisinde sair gerekçelerle sözleşmenin kendileri tarafından haklı sebeple feshedildiği iddiasına sığındığı kanaatini taşıdığını, zira gerek ekran kapatmaya yönelik iddiaların ortaya atıldığı tarih gerek ise de fesih tarihi nazara alındığında yaşanılan sürecin manidar olduğunu vurgulamak istediklerini, müvekkil şirket tarafından acenteye 29.06.2020 tarihinde uyarı yazısı gönderildiğini, 2016 yılından itibaren kesintisiz ve aralıksız olarak işbirliği içerisinde olunan davacı acente tarafından dava dilekçesinde de belirtildiği üzere 2020 Temmuz avında ekranın kapandığı gibi asılsız iddialar ileri sürülmeye başlandığını, yaklaşık 5 yıl boyunca hiçbir şekilde karşılaşılmayan sistem sorunlarının müvekkil şirket tarafından gönderilen uyarı yazısının hemen akabinde baş gösterdiğini, davacı acentenin iddia ettiği gibi ekran kapatma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin faaliyete başladığı tarihten itibaren acenteleri arasında farklı bir uygulama içerisinde bulunmadığını, hakkaniyet ilkesinden asla taviz, vermediğini, davacı acenteye giriş izni verilen müvekkil şirket sistemlerinde kati suretle poliçe üretimine engel bir uygulama gerçekleştirilmediğini, davacı yanca sistemin kapalı olduğu ileri sürülen 2020 Kasım ayına ait davacı yanın poliçe listesi incelendiğinde acentenin ortağı ve müdürü olarak kayıtlı olan ... kullanıcısı tarafından tanzim edilen iptal zeyillerinin bulunduğunun görüldüğünü, salt bu hususun dahi davacı yanın iddialarının asılsızlığını gözler önüne serdiğini, süreç içerisinde de davacı yana defaatle bildirildiği üzere sisteme girişte teknik aksaklık veya poliçe tanzimine engel herhangi bir durum bulunmadığı, haksız ve kötü niyetli huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, davacı yanın talep ettiği portföy tazminatına hak kazanamadığını, davanın reddinin gerektiğini, davacının TTK md 122/3 gereğince denkleştirme talebinde bulunamayacağının kabulünün gerektiğini, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin davacı acente tarafından feshedildiğini, davacı yanca her ne kadar feshin haklı sebebe dayandığı iddia edilse de izah edildiği üzere yapılan feshin herhangi bir geçerli sebebe dayanmadığını, aksini iddia eden acentenin fesh haklı sebeple yapıldığını ispat ile yükümlü olduğunu , ancak iddiasını ispatlayamadığı, davanın reddi gerektiğini, davacı yanın gerçekleştirdiği üretimlerin %90” nının trafik poliçesi ve trafik poliçesi ile birlikte düzenlenen branş üretimlerinin oluşturduğunu, tüm bu nedenlerle; öncelikle yetkili yer mahkemesinde açılmamış davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa teşmiline karar verilmesini talep talep etmiş ve savunmuştur.
DAVANIN KONUSU:
Dava; 23.11.2020 tarihinde feshedilen acentelik sözleşmesine dayalı olarak davacı acentenin TTK'nın 122. gereğince denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir.
DELİLLER:
... Noterliğine ait ... yevmiye nolu 23/11/2020 tarihli ihtarname sureti dosyamız arasına alınmıştır.
... Noterliğine ait ... yevmiye nolu 04/11/2020 tarihli ihtarnamesinin onaylı sureti dosyamız arasına alınmıştır.
Talimat mahkemesi ... Asliye Hukuk mahkemesince bilirkişi mali müşavir ... tarafından hazırlanan 02/08/2022 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler mali müşavir ... , hesaplama uzmanı ... , sigorta uzmanı ... tarafından hazırlanan 01/04/2023 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler mali müşavir ..., hesaplama uzmanı ..., sigorta uzmanı ... tarafından hazırlanan 19/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Dava; taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesinde davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davacının davalıdan talep ettiği alacak istemine ilişkindir.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/... Esas ve 2021/... Karar sayılı dosyası yetkisizlik kararı neticesinde mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.
Bilirkişi mali müşavir ... tarafından hazırlanan 02/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı tarafından acentelik sözleşmesinin haklı ve usule uyarak feshinin gerçekleştirilmemesi sebebiyle portföy tazminatı talep hakkı bulunmayacağı, davacının portföyünün acentelik sözleşmesinin feshinden sonra davalı şirket portföyünde kaldığına ilişkin kanaat oluşmadığı, portföy tazminat oranının %5 olarak kabulü halinde 1.615,871-TL tutarında olacağı, portföy tazminat oranının %20 olarak kabulü halinde 6.462,587- TL. Tutarında olacağı, hakkaniyet indirim takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, davacı tarafından ekran kısıtlaması sebebiyle zarara uğradığı hususunun belgelenemediği," yönünde mütalaada bulunduğu görülmüştür.
Dava, cevap dilekçeleri, acentelik sözleşmesi , ihtarnameler, poliçe ve mail kayıtları, davacı ticari defterleri üzerindeki inceleme neticesinde alınan talimat bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamının tetkiki ve davalı ticari defterlerinin incelenmesi sureti ile acentelik sözleşmesinin davacı tarafça feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davacının denkleştirme tazminat isteminin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının irdelenmesi ve talep edilmesi mümkün ise denkleştirme tazminat miktarının hesaplanması amacı ile bilirkişiler mali müşavir ... , hesaplama uzmanı ... , sigorta uzmanı ... görevlendirilmiş olup, bilirkişiler tarafından hazırlanan 01/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı tarafından acentelik sözleşmesinin haklı ve usule uyarak feshinin gerçekleştirilmemesi sebebiyle portföy tazminatı talep hakkı bulunmayacağı, davacının portföyünün acentelik sözleşmesinin feshinden sonra davalı şirket portföyünde kaldığına ilişkin kanaat oluşmadığı, portföy tazminat oranının %5 olarak kabulü halinde 1.615,871.-TL. Tutarında olacağı, Portföy tazminat oranının %20 olarak kabulü halinde 6.462,587- TL. Tutarında olacağı, hakkaniyet indirim takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, davacı tarafından ekran kısıtlaması sebebiyle zarara uğradığı hususunun belgelenemediği," yönünde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiler mali müşavir ..., hesaplama uzmanı ... , sigorta uzmanı ... tarafından hazırlanan 19/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; kök raporda yer alan kanaatlerimizi tekrarla; Davacı tarafından acentelik sözleşmesinin haklı ve usule uyarak feshinin gerçekleştirilmemesi sebebiyle portföy tazminatı talep hakkı bulunmayacağı,Davacının portföyünün acentelik sözleşmesinin feshinden sonra davalı şirket portföyünde kaldığına ilişkin kanaat oluşmadığı, portföy tazminat oranının %5 olarak kabulü halinde 1.615,871-TL. Tutarında olacağı, Portföy tazminat oranının %20 olarak kabulü halinde 6.462,587- TL. Tutarında olacağı, müşteri kayma yüzdesinin dikkate alınmaması halinde portföy tazminatının 32.314,38.- TL. olarak hesaplandığı, hakkaniyet indirim takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, davacı tarafından ekran kısıtlaması sebebiyle zarara uğradığı hususunun belgelenemediği,"yönünde ek mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Dava; taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafça davacının kusurlu davranışları ve üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile davacının sözleşmeyi halı nedenle feshettiği iddiasına dayalı olarak TTK'nın 122. Maddesi gereğince davacı yanın denkleştirme/portföy tazminatı taleplerinden ibarettir.
Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında icra edilen yargılama ve tüm dosya kapsamında edinilen vicdani kanaat gereğince; dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporları ile tespit edildiği üzere, taraflar arasında belirsiz süreli acentelik sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı taraf sözleşmenin davalının kusurlu davranışları nedeniyle acente tarafından haklı nedenle feshi sebebiyle tazminat talep edilmiş ise de haklı nedenle fesih iddiasının dayanağı olarak ekran kısıtlaması sebebiyle iş ve işlemlerini gerçekleştiremediği, müşterilerini geri çevirmek zorunda kaldığı ve bu hususun davalı tarafından çözüme ulaştırılamadığı temellerine dayandırmaktadır. Davacı tarafça sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği iddiası ispatlanamamıştır. TTK122/3. Maddesi gereğince acentenin sözleşmeyi feshetmesi halinde denkleştirme talebinin söz konusu olabilmesi için feshin haklı olması, başka bir ifade ile müvekkilin feshi haklı kılacak bir davranışı sebebiyle acentenin sözleşmeyi feshetmiş olması gerekir. İncelenen kayıtlar ve alınan bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu üzere davacı şirketin başka sigorta şirketlerinin acenteliğini de yapması nedeniyle bu şirketlerin portföyünden sigorta tanzimi gerçekleştirebilecektir. TTK'nın 122. maddesi gereğince acentelik sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi; acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, acentenin sigorta şirketinden tazminat talep etmesinin mümkün olduğu görülmekle birlikte sigorta acentesinin, haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkının düşeceğinin yazılı olduğu anlaşılmıştır. Denkleştirme tazminatı acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayreti ile yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması nedeni ile uğradığı kaybın karşılığı olup 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesi ile 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir. İbraz edilen belgeler, dayanılan deliller, taraflar arasında mevcut delil sözleşmesi, incelenen kayıtlara göre davacı tarafça sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği iddiası davacının davalı ile aynı faaliyet kolunda çalıştığı başkaca sigorta şirketlerinin de bulunması karşısında zarara uğradığı ve sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği hususu yerinde görülmemekle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜ K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60TL karar-ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 512,33TL harcın mahsubu ile bakiye 84,73TL harcın, kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Dava ret ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
5-Davalı tarafça yapılan 4.303,9TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından İADESİNE,
7-Devletçe karşılanan 1.320TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir KAYDEDİLMESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır