T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/586 Esas
KARAR NO :2025/347
DAVA:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ:08/09/2022
KARAR TARİHİ:06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin cep telefonuna gönderilen mesaj ile 15.651,50-TL elektrik faturası oluşturulduğunun 18/05/2021 tarihinde bildirildiğini, müvekkilinin sözleşme adresinin ... ... tabela unvanıyla faaliyet gösterdiğini, ancak müvekkilinin işletmesini, covid-19 pandemi nedeni ile İç İşleri Bakanlığı genelgesi ile 25/03/2020 ve 25/06/2021 tarihleri arasında kapalı tutmak zorunda kaldığını, 25/06/2021 tarihinde yeniden faaliyete açtıklarını, davalı tarafça müvekkiline gönderilen sms içeriğinde, söz konusu borcun bir kısmının kompanze pano bakımının yapılmaması ve bir kısmının da reaktif güç aşımından dolayı olduğunun belirtildiğini , ancak işletme 1 yıl 3 ay pandemi nedeni ile kapalı kaldığı gibi bahsi geçen pano ve sayaç dükkanın içerisinde bulunduğundan böyle bir tespit yapılmasının mümkün olmadığını, bu husus içinde müvekkiline sözlü ya da yazılı hiçbir uyarıda bulunulmadığını, davalı yanın mesaj ile bildirdiği borca itirazda bulunduklarını ancak olumlu ya da olumsuz yanıt alınamadığını, sonrasında 30.287 TL ayrı bir elektrik kesim uyarı faturası geldiğini, müvekkilinin en doğal haklardan olan enerji tüketimi ihtiyacı karşısında davalı yanca ticari işletmesinin elektriğinin kesilmesi tehdidi ile davalının bu haksız tahsilatı gerçekleştirmeye çalıştığının açık olduğunu belirterek öncelikle müvekkilinin ticari işletmesinin faaliyetlerinin kesilmemesi adına ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü, davanın kabulünü, 30.287 TL fatura nedeniyle borcun bulunmadığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmilini arz ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu olan faturanın 4 aylık dönemi kapsadığını, 4 aylık düzenlenmesinin sebebinin dağıtım şirketi tarafından sayaca ulaşılamaması ve hesaplamanın yapılamamış olması olduğunu, davacı adına düzenlenen 17/05/2022 tarihli 28.013,13-TL tutarlı faturanın, 1 yıllık tüketimini gösterir tablodan doğrulanacağı üzere davacının kullanımlarına istinaden usul ve yasaya uygun olarak tahakkuk ettirildiğini, davacı yanca iş yerinin pandemi tedbirleri nedeni ile kapalı olduğu iddia edilmekte ise de günlük tüketim miktarına bakıldığında tüketimin normal döneme göre az olsa dahi yapıldığının görüldüğünü, davacı yanın anılan işyerinin kapalı olduğu yönündeki iddialarının asılsız olduğunu, düzenlenen faturaların davacı yanca yapılan tüketime uygun olduğunu, reaktif bedele ilişkin iddialarda ise , müvekkili tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, 17/05/2022 tarihli 28.013,13-TL tutarlı faturada yer alan 7.829-TL + KDV tutarındaki bedelinin 14/07/2022 tarihli faturadan tenzil edildiğinin görüldüğünü, şirket kayıtlarına göre gerçek olup sayaçtan gelen tüketimlerin faturalandırılmasında bir hata olmadığını, müvekkilinin kamu kurumu niteliğini haiz olmadığını, faaliyetlerini ticari kar elde etme amaçlı olarak sürdürdüğünü, bu bağlamda abonelerinin ve kaçak kullanım gerçekleştiren şahısların elektrik kullanım borçlarının tahsil edilmesinin müvekkilinin ticari faaliyetinin esas amacı olduğunu belirterek, öncelikle davacı yanca talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmilini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; davalı tarafça düzenlenen 30.287 TL fatura nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 15/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
''..Taraflar arasında 28/12/2018 tarihinde davacı ...'in ... Mah. ... Sk. No:3/A ... adresindeki iş yeri için elektrik satışına ilişkin abonelik sözleşmesi imza edilmiştir.
Davacı talebi müvekkili adına tahakkuk ettirilen 15.651,50-TL tutarlı fatura, davalı tarafça davaya cevap beyanlarının ise 28.013,13-TL fatura üzerinde şekillendiği anlaşılmaktadır. Aşağıda her iki fatura bakımından değerlendirme yapılmıştır.
Faturalara yansıtılan Reaktif bedellere ilişkin;
Davacının kapasitif / T0 (aktif) tüketim oranı incelendiğinde, 15.651,50-TL tutarlı fatura döneminde 0,20 değerin oldukça üzerinde 1,44 oranlı kapasitif değer tespit edilmiştir.
Temin edilen kapasitif tüketim verilerinde, her iki fatura döneminde davacı şirketi ait kompanzasyon sisteminde kondansatörlerin sistem gereksinimden fazla şekilde devrede olduğu , bu durumun dağıtım şirketi ... tesislerinde gerilim yükselmelerine sebep olacağından ...'ın zararının oluşacağı, açıklanan nedenle davalı kurumaca davacının her iki faturasına reaktif bedel yansıtılabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davalı kurum vekilince sunulan CD içerisinde yer alan fatura TL- Kwh çizelge içeriğinden; Faturalara yansıtılan reaktif bedellerin yukarıda açıklanan gerekçelerle , dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler ve görevli tedarik şirketlerinin tarife uygulamalarına ilişkin usul ve esas hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş oldukları kanaatine varılmıştır.
Faturalardaki tüketim bedelleri;
15.651,50-TL tutarlı fatura , dava konusu fatura 2021/04 dönem 12.03.2020 - 13.04.2021 tarihler arasındaki 397 gün süreli normal fatura tahakkukudur . 397 günlük fatura döneminde , davacı sayacı 10206,01 kwh tüketim kayıt etmiştir. Bu tüketime karşılık 15.651,50-TL tutarında fatura düzenlenmiştir.
28.013,10-TL tutarlı fatura, dava konusu fatura 2022/05 dönem, 14.01.2022 - 17.05.2022 tarihler arasındaki 123 gün süreli normal fatura tahakkukudur . 123 günlük fatura döneminde , davacı sayacı 7434,73 kwh tüketim kayıt etmiştir. Bu tüketime karşılık 28.013,10-TL tutarında fatura düzenlenmiştir.
Her iki fatura, davacının mahaldeki bilfiil tüketimleri doğrultusunda düzenlenmiştir. Faturaların mevzuata ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş oldukları,
Görüş ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
''..Kök raporumdaki kanaat aynen devam etmektedir.
Bildirim hususunda , mevzuat davalı kurumu 31.12.2015 tarihli EPDK kurul kararındaki değişikliler (reaktif , kapasitif tüketim oran vb) kapsamında tüketicilere bildirim yapma hususunda sorumlu tutmuş ise de , davacı tarafın elektrik abonelik sözleşme ve kira kontrat başlangıç tarihi 2018 olup , EPDK kurul kararı 31.12.2015 tarihlidir. Mevzuat madde 23-1 hükmü doğrultusunda bu süreçte davacı şirketin abone grubu veya tarife uygulamaları bakımından mevcut durumunda değişiklik oluşmamıştır. Kurul kararı zaten yürürlükte iken davacı sözleşme imza ederek elektrik tüketimine başlamıştır.
Açıklanan gerekçelerle, kök raporumdaki kanaatin aynen devam ettiğine ilişkin , hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak kaydı ile görüş ve kanaatimi arz ederim."şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı tarafın ; davalı tarafça önce pano bakımı yapılmaması ve reaktif güç aşımı nedeniyle 15.651,50 TL tutarlı faturanın sonra da 30.287 TL elektrik kesim uyarı faturasının düzenlendiğini, ancak anılan faturaların mevzuata aykırı olarak kesildiğini, işletmenin pandemi nedeniyle kapalı olduğunu beyanla davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı ikame ettiği, davalı tarafın tüm işlem ve tahakkuk dosyasını 23.06.2023 tarihli dilekçe ekinde CD olarak sunduğu, sonrasında mahkememizce alınan kök ve ek raporlarda davaya konu edilen faturanın normal tüketim faturası olduğunun, mevzuat uyarınca davacının reaktif enerji tüketim bedeli ödemesi gerektiğinin, faturaların mevzuata uygun olarak düzenlendiğinin tespit edildiği, nitekim İstanbul BAM 3. H.D nin 2023/2143 esas ve 2023/3928 karar sayılı ilamında da ".. Reaktif tüketimi ölçen sayaçları takma veya güncel oranlara göre kontrol ettirip, sistemini ayarlama abonelere ait bir görev olduğu, kompanzasyon tesisi kurulması, çalıştırılması, kontrol edilmesi ve bu konu ile ilgili tüm sorumluluk aboneye aittir. Dolayısıyla elektrik sağlayıcısının abonelerine fatura dönemi içerisinde reaktif güç kullanımı yönünde bildirim veya uyarıda bulunmamış olması abonenin bu yükümlüğünü ortadan kaldırmayacağını,aynı yönetmeliğin 31. maddesindeki, her türlü bilgilendirmenin ilgili tüzel kişiler tarafından ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirileceği hükmü, davalının davacı aboneye reaktif güç tüketimi konusunda bildirim yapma yükümlülüğü olduğu şeklinde yorumlanamayacağını, her ne kadar elektrik sağlayıcı şirket ilgili fatura dönemlerinde reaktif güç tüketimini belirten fatura göndermekle yükümlü sayılsa bile bu yükümlülüğün yerine getirilmemiş olması, sonradan yapılan geç bildirim nedeniyle her hangi bir gecikme cezası veya gecikme zammı uygulamadığı sürece bedelin daha sonra talep edilemeyeceği anlamına gelmez." denildiği, yine mahkememizce davacının itirazlarının karşılanması amacıyla alınan ek rapordaki tespitlerin de kök rapor ile aynı olduğu ve ek rapora taraflarca itiraz edilmediği, böylece davalının davaya konu faturaları mevzuata uygun şekilde tahakkuk ettirdiği ve davacının davalıya borçlu bulunduğu anlaşılmakla; davanın reddine dair miktar bakımından kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 517,23-TL peşin harcın mahsubu ile 98,17-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar bakımından KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır