T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/661 Esas
KARAR NO :2025/457
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:07/10/2022
KARAR TARİHİ:17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... plakalı motosikletin 02/04/2022 tarihinde müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin kazada yaralandığını, kaza esnasında davalı şirket motosiklet sürücüsü ...'nun 1,24 promil alkollü olduğunu, sürücünün alkollü biçimde motosiklet kullanarak sebep olduğu kazada kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkilinin hastaneye kaldırıldığını, sol bacağında muhtelif kırıklar meydana geldiğini ve ameliyat ile platin takıldığını, müvekkilinde kalıcı maluliyet oluştuğunu, kaza nedeni ile maddi tazminat ödenmesi amacı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığından bahisle işbu davanın açıldığını belirterek , davanın kabulüne, maddi tazminatın kaza tarihi olan 02/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davacı vekili talep arttırım dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde talep edilen alacağı HMK 107 gereği artırarak , 100-TL olan taleplerini 518.135,00-TL'ye çıkardıklarını, dava dilekçesinin talep kısmında faiz olarak yasal faiz talep edilmiş ise de faiz talebini ıslah ederek ticari avans faizi olarak düzelttiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuran tarafça dosyaya sunulan bir takım hastane kayıtları ile sağlık raporlarının, objektif değerlendirmelerden uzak ve komisyonun kararına dayanak teşkil edemeyecek nitelikte olduğunu, Yargıtay kararlarında da kabul gördüğü üzere hükme esas alınabilecek maluliyet raporunun adli tıp veya üniversitelerin adli tıp dallarında seçilecek heyet tarafından düzenlenmesinin gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, belirtilen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tramer kayıtlarında da tespit edildiğini, aksi halde ise kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek ile birlikte, tazminat hesabı yapılmasına karar verilir ise , haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebi ile yapılacak başvurularda , tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince , olay sebebi ile elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesinin gerektiğini ve aleyhe hüküm kurulması halinde müvekkilinin başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini belirterek , davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili ıslaha karşı dilekçesinde , zamanaşımının dolduğunu ileri sürmüş ise de davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, bu sebeple dava açıldığı tarih itibari ile miktarı belirsiz olan tüm tazminat tutarı bakımından zamanaşımının kesilmiş olduğu, kazanın 02.04.2022 tarihinde meydana geldiği ve aynı yıl içinde eldeki davanın açıldığı görülmekle zamanaşımı dolmadığından yargılamaya devam olunmuştur.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; trafik kazasından kaynaklı kalıcı maluliyete dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 19/02/2024 tarihli anılı bilirkişi raporunda ;
Yevgeniy kızı, 15.07.1982 doğumlu ...nin 02.04.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik dikkate alındığında;
Kas İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.33.b’ye göre %20 olup tablo 3.2’ye göre %10,
1)Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %10(yüzdeon) olduğu,
2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 10/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
''..Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 02.04.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;
1-Davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ve diğer davalının maliki olduğu ... plakalı dava dışı motosiklet sürücüsü ...'nun %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu,
2-Davacı yaya Yasemin Demirci'nin %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu,
3-Davalıların müteselsilen %50 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı Yasemin Demirci'nin
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 21.139,10-TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait
%10 maluliyeti ile ilgili bakiye maddi zararının = 496.995,90-TL
TOPLAMI = 518.135,00-TL
c)Davacının maddi zararlarının poliçe limitini aşması nedeniyle,
-Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun = 500.000,00-TL'lik limit ile sınırlı olacağı,
-Sigorta şirketi yargılama giderleri ile avukatlık ücretinde de zararın poliçe limitine oranı olan %95,50'den sorumlu olacağı,
d)Başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 23.06.2022 olarak belirlenmiş olup,
İşleten bakımından temerrüdün 02.04.2022 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
e)Dava dilekçesi yasal faiz talep edildiği,
Sonuç ve kanaati ile tarafımızca tanzim olunan raporu saygı ile arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 02.04.2022 tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik hükümleri "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında ATK raporu temin edilmiş, davacının mevcut tüm tedavi evrakları incelenerek hazırlanan raporda sürekli iş göremezlik oranının % 10 olduğunun, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğunun tespit edildiği görülmüştür. ATK raporunun, dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı, taraflarca anılan işbu rapora itiraz da edilmediği anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Kusur yönünden yapılan incelemede; davacının yaya geçidi olmayan yerde trafiği tehlikeye sokacak şekilde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı, davalının sorumlu olduğu araç sürücüsünün ise alkollü olduğu, kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsüne kusur atfedilmediği, olaya ilişkin CBS dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalının sorumlu olduğu sürücüye tali kusur atfedildiği, yine olaya ilişkin .... ASCM'nin ...esas sayılı dosyasında alınan raporda ise davalının sorumlu olduğu sürücünün asli kusurlu bulunduğu, mahkememizce ... heyetinden tüm raporlar arasındaki çelişkiyi giderir rapor tanziminin istendiği ve mahkememizce alınan raporda tarafların % 50 şer oranda kusurlu olduklarının belirlendiği, anılan raporun ayrıntılı ve gerekçeli olduğu, dosyada tek bilirkişiler tarafından düzenlenen tüm raporların heyet halinde değerlendirildiği, dava dışı sürücünün alkollü olduğu tespit edildiğinden hiçbir kusuru bulunmadığının kabul edilemeyeceği anlaşılmakla % 50 oranında kusur oranı üzerinden yapılan hesaplama hükme esas alınmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki; “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun, güncel asgari ücret hesaplamalarına göre( davacı tarafça daha fazla veya farklı bir ücret alındığına dair yazılı delil ibraz edilmemiştir.) hazırlanmakla itibar edilir bulunan aktüer bilirkişi raporu kapsamında; davacı yanın talep miktarı, talep arttırım dilekçesi, tarafların kusur oranı ve poliçe limiti uyarınca geçici iş göremezlik tazminatı 21.139,10-TL , sürekli iş göremezlik tazminatı 496.995,90 TL hesaplanmakla anılı tazminat bedeli yönünden davalıların sorumluluğunun mevcut olduğu, zira kazaya sebep olan aracın maliki ve ZMMS ile sigortacısı bulundukları, davalı sigortanın ancak 500.000 poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olacağı, davacı tarafa olaya ilişkin olarak SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı ancak dava dilekçesinde açıkça davacıda kalıcı maluliyet oluştuğunun beyan edildiği, geçici bir maluliyetin ve bundan doğan zarar isteminin dava dilekçesinde bahsinin dahi geçmediği, bu sebeple mahkememizce taleple bağlı kalınarak yalnızca sürekli maluliyet yönünden kabul kararı verildiği, geçici maluliyete ilişkin kabul kararı bulunmadığından SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödemesinin sürekli maluliyete ilişkin tazminat tutarından tenzil edilemeyeceği anlaşılmış ve 496.995,90-TL sürekli maluliyete dayalı maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça talep arttırım dilekçesinde geçici iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat isteminde bulunulmuş ise de dava dilekçesinde açıkça bu konuda talep bulunmadığından anılan talebin reddi gerekmiştir.
Son olarak temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihten 8 iş günü sonra davalı sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup buna göre davalı sigortanın 23.06.2022 tarihinden itibaren temerrüde düştüğü, davalı diğer araç maliki şirket yönünden haksız fiil yani kaza tarihi olan 02.04.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ayrıca davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının dava dilekçesinde açıkça belirtildiği, bu sebeple talep arttırım dilekçesi ile arttırılan tazminat talepleri yönünden de belirsiz açılan kısımla aynı şekilde ve aynı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, yine davalı aracı tescil kayıtlarında hususi olduğundan faiz türünün de yasal faiz olacağı anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
496.995,90-TL sürekli maluliyete dayalı maddi tazminatın davalı sigorta yönünden 23.06.2022 tarihinden itibaren, diğer davalı Baazen Şirketi yönünden 02.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin taleple bağlı kalınarak reddine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 33.949,79-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 8.930,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 25.019,09-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça yapılan 20.902,50-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 20.049,71-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraflar yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 78.549,39-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine,
6-Davalı sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 21.139,10-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı sigorta şirketine ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı tarafça yatırılan 8.930,70-TL (peşin +ıslah ) ve 80,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 9.011,40-TLnin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Devletçe karşılanan 1.600-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.534,72-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye 65,28-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/06/2025
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır