T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/68 Esas
KARAR NO:2025/201
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/01/2022
KARAR TARİHİ:18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin özel toptancı hali işletmecisi olduğunu, davalı yanın da müvekkili şirkete ait toptancı hali işletmesi hal kayıt sistemine bağlı olarak ticaret yapan bir tacir olduğunu, davalının hal kayıt sistemini kullanarak ticaretini yapmak zorunda olduğunu ancak müvekkili şirkete bağlı özel toptancı hal işletmesinde çalışma zorunluluğu olmadığını, ancak müvekkili hal kayıt sistemini kullanması durumunda bunun ücretini ödemesinin gerektiğini, davalı gibi dükkanı olanların müvekkilinin sunduğu sistemi kullandıklarını aksi halde çalışmalarının mümkün olmadığını, davalının da arasında bulunduğu bir kısım dava dışı malikler tarafından müvekkili aleyhine ödedikleri faturalara ilişkin sebepsiz zenginleşme sebebi ile iadesine ilişkin ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak davanın reddedildiğini, davalı yanın haksız ve dayanaksız olarak yaptığı itirazların reddini, takiplerin devamına karar verilmesini , davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların arasında faturaya konu hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin davacıya ödemekle yükümlü olunan faturalı hizmet bedeli gibi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirkete ait özel toptancı hali işletmesi hal kayıt sistemine değil, Ticaret Bakanlığı bünyesinde 2012 yılının başlarında elektronik ortamda kurulmuş olan www. ... .gov.tr web üzerinden resmi olarak çalışan sisteme bağlı olarak ticaret yapan bir tacir olduğunu, müvekkilinin özel hal işletme faaliyet izni alan davacı şirketin esas gelirini oluşturan 5957 s. Kanun gereği ödemekle yükümlü olduğu "Hal rüsumunu" ödemekte olduğunu, hal rüsumundan kaynaklanan bir borcunun da bulunmadığını , " Katılım Payı" adı altında müvekkiline kesilen faturanın idari ya da taraflara arasında yapılan yazılı bir sözleşme gibi hiçbir dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün 2019/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine fatura alacağına istinaden 2.950,00- TL alacağın ticari faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine özel hal işletmeciliği hizmet bedeli alacağına istinaden 8.950,00- TL alacağın yasal faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine özel hal işletmeciliği hizmet bedeli alacağına istinaden 5.000,00- TL alacağın yasal faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tanığı ... beyanında; ''ben davacının işlettiği hale bağlı olarak 20 yıldır esnaflık yapıyorum, davacı 3000 kadar işletmenin olduğu yerde 30-40 kadar işyeri için işletme izni almıştır, bizim aidat ödemelerimizde bir problem yoktur, 3-4 yıl öncesine kadar katılım payı denen ödeme ile ilgili de bir sıkıntımız yoktur, bu talep edilmiyordu ancak son 3-4 yıldır davacı taraf katılım payı adı altında talepte bulunmaya başladı, bizlere halin kapatılacağı yönünde yazılar gönderildi ve bu ödeme talep edildi, sistemimiz kapatılınca 5-6 esnaf arkadıaş mecbur ödeme yaptık, çünkü sistemi kapattığı tarihte mal alıp satamadık, bütün halde bu sistem mevcuttur, yoksa ticaret yapma ihtimalimiz yoktur, davacı özel olan tek işletmedir, bunun dışında belediyelerin hal kayıt sistemleri de mevcuttur, davacı taraf özel şirket olduğunu kar amacı bulunduğunu beyan ederek , katılım payı talep etmektedir ancak haller giderlerini rüsumlar üzerinden karşılar, bizde bu ödemeleri yapıyoruz, ayrıca davalık olduğumuz başka dosyalarda davacının kar ettiği ve huzur hakkı olarak gelirin paylaşıldığı gelen hesap kayıtlarında görülmüştür, konu ile ilgili il ticaret müdürlüğüne dilekçe yazdık, gelen cevapta hal kayıt sistemi kapatılarak ödeme talebinin yasal olmadığını belirtilmesine rağmen ödeme yapmadığımız için sistemlerimiz yine kapatıldı, bunun üzerine yine il müdürlüğüne gittik , durumun yasal olmadığı aranılarak davacıya iletildi, sonra bakanlık ile görüştük ve sistemi açtırdık ancak davacının ödeme yapılmaz ise sistemin kapatılacağı ve kamyonlarımızın alınmayacağı şeklinde söylemleri devam etti, bazı arkadaşlara ödeme yapmayanların sistemleri kapatılacağı söylenerek sözleşme imzalatıldı, bize kesilen faturaları davacı tarafa iade ettik, şuan davacı taraf bizden bir ödeme talep etmiyor ancak hale yük getiren araçların kantara girmesi halinde daha yüksek bir bedel talep ediyor yük getiren araçların maliyeti bu şekilde arttığı için onlarda o maliyeti bize yansıtıyor, daha yüksük fiyatla ürünler bize satılıyor'' demiştir.
Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda;'' temizlik , güvenlik gibi hizmetler işletme kooperatifi tarafından verilmektedir, bunun karşılığında bizde kooperatife aidat ödüyoruz , kantarda çalışan bir kişi var , oda yine kooperatife bağlı çalışıyor, davacının demirbaş olarak sadece bir kantarı var ve bu sistemi sunmak dışında başka bir hizmeti yok, işletme kooperatifinin başkanlığına genel olarak davacı şirketin yetkilileri seçilmektedir ''demiştir.
Davacı tanığı ... beyanında; '' ben dava konusu yerde işletme sahibiyim, davacı burada aidat topluyordu, bunun dışında hal kayıt sistemine giden rüsum bedeli ve kantar ücreti ödemeleri davacıya yapılıyor, ... A.Ş oradaki idari düzenlemeleri yapmak için örneğin temizlik bakım onarım ücreti , muhasebe ve avukatlık giderleri gibi harcamalar için aidat topluyor , bazıları bu ödemeleri yapmadı, ödemelerin yapılması için ... A.Ş bize bilgi verdi bunun dışında herhangi bir yasal dayanak sunulmadı , sonrasında faturalar kesildi ve biz ödemeler yapmaya başladık, ... A.Ş'nin işlettiği bir hal sistemi vardır, ancak buna ücret ödemesi yapmıyoruz ''demiştir.
Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda; ''davalı yanda dahil olmak üzere herkesz belli bir süre ödemelerini düzenli yaptı ancak sonradan davalının ödemeyi niçin bıraktığına dair bir bilgim yoktur,
Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda; ben 2003'ten beri dava konusu yerdeyim ve aidat ödemesi yapılıyor ancak son 1,5-2 yıldır ödeyenler ve ödemeyenler olunca adaletsizlik olduğu için aidat ödemeleri artık yapılmıyor,
Tanığın bu beyanı üzerine davacı vekilinin sorusu üzerine tanıktan sorulduğunda; aidatlar ödenmiyor ancak kantar ücretlerinde değişikliğe gidilerek oradan bulunan işletmelerin gün içerisinde gelen araç sayısına göre kantar ücreti ödenmesi yani sabit bir ücretin bulunmaması şeklinde daha adil olduğu düşünülen bir sisteme geçildi ,
Davalı vekilinin sorusu üzerine tanıktan sorulduğunda; benim ... A.Ş ile ayrıca yazılı bir sözleşmem vardır, bunun dışında davaya konu olaya ilişkin bilgim yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur'' demiştir.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 13/112022 tarihli bilirkişi raporunda;
''..Tespit ve değerlendirmeler sonucunda;
-Davacı şirketin ....İcra Müdürlüğü'nün 2019/... takip sayılı dosyası ile 2.950-TL tutarında Eylül, Ekim 2019 tarihli katılım payı faturalarını,
-....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile 8.950-TL tutarında Kasım , Aralık 2019 ve Ocak , Şubat, Mart, Nisan , Mayıs, Haziran 2020 tarihli katılım payı faturalarını,
-....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile 5.000-TL tutarında Temmuz, Ağustos, Eylül , Ekim, Kasım 2020 tarihli katılım payı faturalarını takip ve dava konusu yaptığı,
Davalının kayıtlarında takip ve dava konusu 2019 yılına ilişkin faturaların hiç yer almadığı, 2020 yılına ait faturaların tamamına iade faturası düzenlendiğinin tespit edildiği,
Davacının katılı payı faturalarından dolayı alacaklı olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 27/04/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda;
''..Taraf beyan ve itirazları incelenmiş olup; kök rapordaki mali tespit ve değerlendirmelerin aynen geçerli olduğu,
Davalının 2019 yılında Ocak , Şubat , Mart, Temmuz , Ağustos ayları katılım payı faturalarını kayıtlarına alarak ödediği, bu ödemelerin davacı şirket kayıtlarında yer almadığının tespit edildiği,
Davacı şirketin;
....İcra Müdürlüğü'nün 2019/... takip sayılı dosyası ile 2.950-TL tutarında Eylül, Ekim 2019 tarihli katılım payı faturalarını,
....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile 8.950-TL tutarında Kasım, Aralık 2019 ve Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran 2020 tarihli katılıp payı faturalarını,
....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile 5.000-TL tutarında Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım 2020 tarihli katılım payı faturalarını takip ve dava konusu yaptığı,
Takip ve dava konusu 2019 yılına ilişkin faturaların davalının kayıtlarında hiç yer almadığı, 2020 yılına ait faturaların tamamına iade faturası düzenlendiğinin tespit edildiği,
Davacının katılım payı faturalarından dolayı alacaklı olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafın, davalı tarafa özel hal işletme sistemi hizmeti sunduğundan bahisle hizmet bedeli alacağına dayalı olarak eldeki davayı ikame ettiği, davalı tarafın ise hal rüsumu ödemesi yaptığını ve davacıya bir borcu bulunmadığını beyan ettiği, davaya konu faturaların davalı defterlerinde yer almadığı ve davacıya iade edildiği, bu sebeple hizmet sunduğunu, alacaklı olduğunu ve miktarını davacının ispat etmesi gerektiği, ancak davacı tarafça ne taraflar arasında yapılmış bir sözleşme ne de verilen hizmete dair bir delil sunulmadığı, davacı tanığının beyanlarında kendisinin davacı ile yazılı bir sözleşmesi bulunduğunu beyan ettiği, ancak davalı ile yapılan bir sözleşmenin sunulmadığı, dosyada bulunan Ticaret Bakanlığının yazısında; toptancı hallerinin aidat, katılım payı ve benzeri adlar altında tahsilat yapabileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamakta olup herhangi bir hizmet verilmeden böyle bir ücret talep edilmesinin mevzuata uygun olmayacağı, ancak hal işleticisi firma ile halde faaliyet gösteren meslek mensupları arasında özel hukuk hükümlerine göre akdedilen sözleşmelerde belirlenecek hizmetlere karşılık ve sunulan hizmet ile mütenasip olarak ücret talep edilebileceği hususlarının bildirildiği, davacı taraf sözleşmenin yazılı olmak zorunda olmadığını beyan etse de hangi şartlarda, hangi hizmet için, ne tutarda ve hangi tarihte ödeme yapılacağına ilişkin sözleşme hükümlerinin tanıkla ispat edilemeyeceği, nitekim dinlenen tanıkların da davacı ve davalının sözleşmesel bir ilişkileri olduğuna dair beyanda bulunmadıkları, davacının emsal olarak dayandığı .... ATM nin ... esas sayılı dosyasında dosyamız davacısından talepte bulunan tarafın , dosyamız davacısı tarafından kesilen ve davaya konu ettiği faturaları kendi defterlerine işlemiş olduğu, yine dosyamız davacısının talepte bulunduğu .... ATM'nin ... esas sayılı dosyasında dosyamız davacısının kestiği faturalardan anılan dosyada davalı olan tarafça iade edilen ve deftere kaydedilmeyen kısım yönünden davacının alacaklı olmadığının tespit edildiği ve bu tutar yönünden davanın reddedildiği, oysa eldeki dosyada davalının, davacı tarafça kesilen faturaları kabul etmediği ve defterlerine işlemediği, taraflar arasında bir sözleşme bulunduğunun ve davacının talep ettiği tutarda alacaklı olduğunun da ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin de reddine dair miktar itibari ile kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
Şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine,
2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 288,61-TL peşin harcın mahsubu ile 326,79-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan 44,85 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 16.900,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı , miktarı bakımından KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır