T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/176 Esas
KARAR NO : 2024/306
ASIL VE BİRLEŞEN ... ATM'NİN 2014/... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA;
ASIIL DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/04/2014
ASIL DAVA DEĞERİ : 9.809.863,94 TL
KABUL EDİLEN DEĞER : 6.584.240,03 TL
BİRLEŞEN DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : 18/04/2014
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili .... ATM'ye tevzi edilen asıl ve birleşen davada dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen ... ili, ... İlçesi sınırları içindeki ... Regülatörü ve Hes Projesi işinin davalı iş sahibi ... İnş. tarafından grup şirketi diğer davalı ... A.Ş.müteahhit sıfatı ile verildiğini ve müvekkili ile davalı ... A.Ş. arasında akdedilen alt müteahhitlik sözleşmesi ile işin yapımının alt müteahhit sıfatı ile müvekkili tarafından üstlenildiğini, davalı ...'ın alt müteahhitlik sözleşmesinden kaynaklanan malzeme temini, montaj ve imalat ile gerekli izinlerin alınması, kamulaştırma işlemleri ve sahanın imalat için hazırlanması ve yer teslimi işini süresinde yapmadığını, gecikmeli olarak yer teslimini yaptığını ve bu sebeple sözleşmedeki iş programına uygun olarak işi gerçekleştirmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin tüm ihtarlarına rağmen davalı tarafın temerrüt halinin devam ettiğini, müvekkili için durumun çekilmez hal aldığını ve sürenin uzaması nedeniyle müvekkil şirket ilave masraflara katlanmadığını, hakedişlerin ödenmediğini, ayrıca yapamadığı imalatlar nedeniyle de kar kaybına uğradığını, bu sebeple müvekkilinin uğradığı zarar ve kar kaybı nedeniyle 9.809.863,94 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini,
Birleşen ... ATM'nin 2014/... esas sayılı dava dosyasında ise; davalı tarafça haksız olarak nakde tahvil edilen 1.970.723 TL teminat mektup bedelinin nakde tahvil tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... ile davacı arasında ... Projesi ile ilgili alt müteahhitlik sözleşmesi akdediliğini, davalı iş sahibi ... İnşaat'ın ise sözleşmenin tarafı olmadığını, ... İnşaat tarafından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın iddiaları gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ...'ın sözleşmeden kaynaklı tüm edimleri yerine getirdiğini, gerekli izinleri aldığını, kamulaştırma işlemlerini tamamladığını ve sair yükümlülüklerini yerine getirerek yer teslimini gerçekleştirdiğini, yer teslimi sırasında sessiz kalan davacının üst üste keşide ettiği ihtarnameler ile haklı olduğu görüntüsünü oluşturmaya çalıştığını, taraflar arasındaki sözleşmenin de henüz fesih edilmediğini, davacı tarafın taşeron ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle zor duruma düştüğünü, yapması gereken imalatın çok gerisinde kaldığını, hak edişleri kendisine ödenmediğini, temerrüt halinde olanın davacı taraf olduğunu, birleşen davada da teminat mektupları haklı nedenlerle nakde tahvil edildiğinden anılı istemin de yerinde olmadığını beyan ederek; asıl ve birleşen davada haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur.
Asli müdahil ... Bankası A.Ş. vekili müdahale dilekçesinde özetle; işbu davanın davacısı aynı zamanda müvekkili alacaklı banka kredi borçlusu ... Anonim Şirketi’ne gönderilen muacceliyet ihtarnamesi konusu alacağın tahsil edilememesi nedeniyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... D. İş sayılı dosyasından 09.12.2016 tarihli ihtiyati haciz kararı alındığını ve ... İcra Müdürlüğü’nün 2016/... E. sayılı dosyası üzerinden ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi hakkında genel haciz yoluyla takip başlatıldığını ancak takip konusu alacağın tahsil edilemediğini, davalılardan ... A.Ş.'ye ve ... Anonim Şirketi'ne anılı takip dosyası üzerinden gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesine verilen cevabi yazıdan işbu davanın adı geçen davacı ve davalı şirletler arasında derdest olduğunun istihbar edildiğini beyanla; davacı yanında feri müdahil olarak katılmayı talep etmiş ve mahkememizce feri müdahale talebi davanın davacı yanın lehine sonuçlanmasında menfaatinin bulunması nedeniyle yerinde görülmüştür.
HSYK’ nın 26/8/2014 tarih ve ... sayılı müstemir yetkilere ilişkin kararı gereğince, Kapatılan ... Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyaları mahkememize devredilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan asıl dava, taraflar arasındaki 07.09.2012 tarihli "3 adet HES tesisi yapımına" ilişkin sözleşme kapsamında, işin davalıdan kaynaklanan sebeplerle iş programına uygun olarak gerçekleştirilemediği iddiasıyla, bakiye hakediş alacağı ile bu nedenle uğranılan diğer zararların ve kâr kaybının davalılardan tahsili talebine ilişkindir.
Birleşen dava, aynı ilişki kapsamında, davalı tarafça haksız olarak paraya çevrildiği belirtilen teminat mektupları bedelinin davalılardan tahsili talebine ilişkindir.
Mahkememizin 2014/... Esas 2019/... Karar sayılı 26/12/2019 tarihli kararı ile ;
"1-Asıl davada;
a-Davalı ... A.Ş ilişkin davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
b-Davanın davalı ... A.Ş(eski ünvan ... A.Ş ) yönünden kısmen kabulü ile ; 4.835.423,91 TL bakiye imalat bedeli alacağı, 1.408.595,71 TL kar mahrumiyeti alacağı olmak üzere toplam 6.244.019,62 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
2-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014-... esas sayılı dosyasında;
a-Davanın davalı ... A.Ş yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine
b-Davanın davalı ... A.Ş (eski ünvan ... A.Ş) yönünden kabulü ile 1.970.723 TL teminat mektuplarının nakte tahvilinden kaynaklı alacağının nakte tahvil tarihi olan 15.04.2014 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," dair karar verildiği, verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmiş olup,
... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 2022/... Esas 2023/... Karar sayılı ilamı ile;
"Davalı-b.davalı ... (... ) yönünden asıl davanın kısmen, birleşen davanın ise tam kabulüne dair verilen kararlara yönelik istinaf başvuruları değerlendirildiğinde;
Davalı iş sahibi (yüklenici) ... A.Ş. ile davacı yüklenici (taşeron) şirket arasında, konusu; "... ili ... İlçesi Sınırları içerisinde; ... Regülatörü ve Hes Projesi kapsamında yapılacak olan ... 1, ... 2 ve ... 3 olmak üzere 3 ayrı HES tesisine ait, 3 regülatör, 3 su alma yapısı, 3 çökeltim havuzu, 3 iletim kanalı. ... 1 Tüneli, İletim kanalı sanat yapılan, 3 adet yükleme havuzu, 3 adet Cebri Boru hattı, 3 adet santral binası ve ... 1 HES kuyruksuyu kanalı üniteleri" olan 07.09.2012 tarihli bir sözleşme ilişkisi bulunmaktadır.
Dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki bu sözleşme ilişkisi henüz sözleşmeye konu iş tamamlanmadan sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, bu sona erdirmenin davalı ... tarafından yapılan haksız feshe mi, yoksa davacının işi bırakmasına mı dayalı olduğu, davacının işe geç başlanmasında ve işin zamanında tamamlanamamasında kusurun kimde olduğu, davacının bakiye hak ediş ve sözleşmenin feshinden kaynaklı zarar ve kâr kaybı alacaklarının mevcut olup olmadığı, mevcut ise miktarlarının ne kadar olduğu, bu kapsamda asıl dava dilekçesine konu edilen alacak kalemleri ile birleşen davaya konu edilen teminat mektubu bedellerinin iadesi taleplerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Mahkemece, sözleşmenin sona erdirilmesinde hangi tarafın kusurlu olduğunun tespiti bakımından 4 teknik bilirkişi ile hukukçu ve iktisatçı bilirkişilerden oluşan 6 kişilik bir bilirkişi heyeti oluşturulmuş, bu bilirkişilerden 4 teknik bilirkişinin talimat mahkemesi aracılığıyla mahallinde keşif ve incelemelerde bulunmaları sağlanarak 26/02/2016 teknik rapor alınmış, sonrasında bu teknik bilirkişilerin de dahil olduğu 6 kişilik bilirkişi heyetinden 05/01/2017 kök rapor ve tarafların itirazlarının değerlendirildiği 2 ayrı ek rapor alınmıştır. Davaya konu sözleşmenin sona erdirilmesi sürecine ilişkin olarak, mahkemece alınan bütün bu raporlarda aynı mahiyette değerlendirmeler yapılmış olup, raporlarda ayrıntılı olarak açıklanan ve mahkemece de yukarıda özetlenen gerekçeye esas alınan bu değerlendirmelere göre, davaya konu sözleşme kapsamındaki işlerin yapımına öncelikle davalı yüklenici tarafça yerine getirilmesi gereken birçok yükümlülüğün yerine getirilmemiş olması sebebiyle devam edilememiş olduğu ve bu sebeplerin bir kısmının keşif tarihi itibariyle dahi devam ettiği, davacı taşeron tarafından bu haklı sebeplerle işe devam edilemediği, davalı yüklenici tarafından kendisinden kaynaklanan sebeplerle işe devam edilememiş olunmasına rağmen kalan işin başka firmalara yaptırılmasına başlanılarak sözleşme ilişkisinin fiilen sonlandırılmış olduğu, buna göre davalı vekilinin sözleşmenin müvekkili tarafından feshedilmediği savunması ve istinaf itirazının yerinde olmadığı, söz konusu bilirkişi raporlarındaki dosya kapsamına uygun değerlendirmeler göz önünde bulundurulduğunda, mahkemece sözleşmenin davalı yüklenici tarafından haksız olarak feshedilmiş olduğuna dair değerlendirme ve kabulün yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece talimat mahkemesi aracılığıyla alınan 26/02/2016 tarihli teknik bilirkişi heyeti raporunda, davacı taşeronun işi bıraktığı kabul edilen ilk tespit tarihine kadar ki toplam iş bedeli belirlenip, bu meblağdan ilk 8 hakedişe giren miktarlar ve avans ödemeleri düşülerek bakiye iş bedeli alacağı KDV dahil 7.227.945,32 TL olarak belirlenmiş, sonrasında düzenlenen 05/01/2017 tarihli kök raporda ise, bu meblağdan vergi ve avans ödemeleri kesilerek bakiye alacak miktarı 4.835.423,91 TL olarak belirlenmiştir. Bu kök raporun 6. sayfasında, davacının ilave işler dahil "9 sayılı hakediş" ile ilgili bakiye alacak iddiasının 4.314.068,57 TL ile sınırlı olduğu, yine bu raporun 2-3. sayfalarında, teknik raporda belirlenen 7.227.945,32 TL'lik bedele davacının asıl davasında talep ettiği alacak kalemlerinin hangilerinin dahil olduğu, hangilerinin dahil olmadığı açıklanmış, 9. Sayfasında ise bu bedele dahil olmayan alacak kalemlerine ilişkin değerlendirmeler yapılmıştır.
Asıl dosya dava dilekçesindeki talep kalemleri ve davalı tarafın savunmaları göz önünde bulundurulduğunda, yapılan sözleşmenin feshi işleminin ileriye dönük olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle bilirkişi raporlarında, davacı taşeronun bakiye iş bedeli alacağı hesabının ileriye fesih tarihine göre ve sözleşme (hakediş) fiyatlarıyla hesaplanmasında ve davalı tarafça yapılan ödemeler ile avanslar düşülerek davacının asıl davadaki bakiye iş bedeli alacağının 4.835.423,91 TL olarak belirlenmesinde bir yanlışlık bulunmadığı gibi, sözleşmenin davalı yanca haksız olarak feshedildiği, bu sözleşme kapsamında verilen teminat mektuplarının muhtemel zararlar için alındıkları, davalı tarafça mahsup kapsamında bir zarar talebi dile getirilmediği hususları göz önünde bulundurulduğunda, birleşen davadaki haksız tahsil edilen teminat mektubu bedellerinin davacıya iadesine karar verilmiş olması da yerine olmuştur.
Ancak, davalı yüklenici tarafından yapılan haksız fesih nedeniyle davacı taşeronun davalıdan kâr kaybı talep etme hakkı bulunduğu doğru bir şekilde belirlenmesine ve alınan bilirkişi heyeti raporlarında ve gerekçeli kararda doğru bir şekilde, davacı taşeronun sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğramış olduğu kâr mahrumiyeti zararının "kesinti yöntemine" göre hesaplanması gerektiği belirtilmesine ve buna dair açıklamalarda bulunulmasına rağmen, dosyaya sunulan kök bilirkişi heyeti raporunda yapılan kâr mahrumiyeti zararı hesabı "kesinti yöntemine" uygun bulunmamaktadır. Söz konusu hesaplamada, davacı tarafından yapılan iş bedeli toplam iş bedelinden düşülüp bakiye iş bedeli bulunmuş, sonrasında bu bedelin %25'i kâr kaybı olarak esas alınmış, sonrasında alınan 2. ek raporda ise belirlenen bu kâr mahrumiyeti miktarından, davacının o dönem başka işlerden elde edebileceği gelire dair takdiren belirlenen bir indirime gidilmiştir.
Kapatılan Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihat ve uygulamalarına göre eser sözleşmesinin karşı tarafın kusuru ile feshi halinde kâr kaybının hesabında 6098 sayılı TBK'nın 408. ve 438. maddesi hükmünde öngörülen yöntemin uygulanması gerekir. Sözü edilen bu yöntem “kesinti yöntemi”dir. Kesinti yöntemine göre davacı yüklenicinin yapılmayan sözleşme konusu işlerden ötürü mahrum kaldığı kârın hesaplanabilmesi için; yapılmayan işin sözleşmesinin feshi tarihindeki bedeli saptandıktan sonra, bu bedelden yüklenicinin işi tamamlamaması nedeniyle tasarruf ettiği malzeme ve işçilik bedelleri ile genel giderleri, bu süre içinde başka bir iş bulup çalışmışsa elde ettiği kâr, başka bir iş bulmaktan kasten kaçınmışsa elde etmekten kaçındığı kâr tespit ettirilip, yapılmayan iş bedelinden çıkarmak suretiyle bulunan miktarın kâr kaybı olduğunun kabulüyle davalıdan tahsiline karar vermek gerekir. Bu nedenle mahkemece, bilirkişi kurulundan alınacak ek rapor ile yukarıda belirtildiği şekilde davacı taşeronun kâr kaybı alacağı usulüne uygun bir şekilde hesaplattırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönde usulüne uygun bir ek rapor alınmadan, mevcut raporlardaki hesaplamaya göre karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf talebinin HMK'nın 353-1-b-1 maddesi gereğince reddine, taraf vekillerinin asıl davaya yönelik istinaf taleplerinin ise sadece kâr kaybı hesabı yönünden kısmen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır.
Mahkememizce BAM kaldırma kararı sonrasında daha önce rapor alınan bilirkişi heyetine dosya tevdi edilerek BAM ilamı doğrultusunda ek rapor alınmış olmakla, bilirkişiler tarafından hazırlanan ek raporda özetle;
"1- Öncelikle davalı şirket vekilince istinaf karar ilamına ilişkin beyanları ve bilirkişi kurulumuzca sunulu raporlarımıza itirazları irdelenmiş olup; her birine ilişkin açıklamalarımız ile analiz ve değerlendirmelerimiz, önceki raporlarımızda yer verilen tespit, analiz, hesaplama ve değerlendirmelerimiz ile karşılaştırmalı olarak izlenmeye elverişli olacak şekilde ve tüm ayrıntılarıyla Sayın Mahkemenin takdirlerine sunulmuştur.
Böylelikle davalı şirket vekilince sunulu itirazları ile ilgili değerlendirmelerimiz sonucunda, dava konusu birinci alacak talebine yönelik olarak önceki raporlarımızda yer verilen tespit, analiz, hesaplama ve değerlendirmelerimizde bir değişiklik söz konusu olmamıştır.
2- Davacı taşeron şirketin talep edebileceği kâr kaybı alacağının, “usulüne uygun” bir şekilde hesaplanmasına ilişkin ayrıntılı ve maddeler halindeki açıklamalarımız da Sayın Mahkemenin takdirinde olmak üzere, sonuç itibariyle davacı şirketçe talep edilebilecek kâr kaybı tutarı 1.748.816,12 TL olarak hesaplanmıştır." şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce istinaf mahkemesinin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda;
Mahkememize açılan işbu davada;
Davacı yüklenici taşeron ... İnş.A.Ş. ... ili ... İlçesinde yapılacak ... Regülatörü ve Hes Projesinin, asıl yüklenicisi ve iş sahibinin ... İnşaat tarafından grup şirketi davalı ... İnş.A.Ş. ( ... Enerji yeni unvan) müteahit sıfatıyla verildiği ve davacı ile işbu müteahit şirket arasında yapılan alt müteahitlik sözleşmesi ile işin yapımını alt müteahit olarak davacı tarafından üstlenildiği, davacı ile davalı müteahit davalı ... İnş.A.Ş. ( ... Enerji yeni unvan) arasındaki müteahitlik sözleşmesi gereğince, işin yapımında kullanılcak malzemelerin temini montaj ve imalat ile gerekli izinlerin alınması, kamulaştırma işlemleri ve sahanın imalat için hazırlanması ve yer teslimi işinin davalı ... İnş. süresinde yapmadığını ve gecikmeli yer teslimi yaptığını, bu nedenle sözleşmedeki iş programına uygun işin gerşekleştirilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davalıya ihtar çekmesıne rağmen temerrütün devam ettiği iddiasıyla sözleşmeyi fesh ederek davacı için katlanmaz ve çekilmez hale gelen sözleşme nedeniyle hakedişlerin de ödenmediğini belirterek kar kaybına uğradığını belirtelerek
a) Asıl davada davacının uğradığı zarar ve kar kaybı nedeniyle 9.809.863,94-TL nin temerrüt tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve mütselsilen tahsilini,
b) Birleşen ....ATM nin 2019/... esas sayılı dosyasında;davalının davacıya teminat mektubunu haksız olarak nakde çevrildiği belirtilerek 1.970.723,00-TL teminat mektubu bedelinin, teminat mektubunun hakde çevrildiği tarihten itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline ilişkindir.
Mahkememizce taraflar arasında;
Davalı iş sahibi (yüklenici) ... A.Ş. (Yeni unvan :... Enerji) ile davacı yüklenici (taşeron) şirket arasında, konusu; "... ili ... İlçesi Sınırları içerisinde; ... Regülatörü ve Hes Projesi kapsamında yapılacak olan ... 1, ... 2 ve ... 3 olmak üzere 3 ayrı HES tesisine ait, 3 regülatör, 3 su alma yapısı, 3 çökeltim havuzu, 3 iletim kanalı. ... 1 Tüneli, İletim kanalı sanat yapılan, 3 adet yükleme havuzu, 3 adet Cebri Boru hattı, 3 adet santral binası ve ... 1 HES kuyruksuyu kanalı üniteleri" olan 07.09.2012 tarihli bir sözleşme ilişkisi bulunduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce, iş bu davada taraflar arasındaki ihtilafın, bu sona erdirmenin davalı ... tarafından yapılan haksız feshe mi, yoksa davacının işi bırakmasına mı dayalı olduğu, davacının işe geç başlanmasında ve işin zamanında tamamlanamamasında kusurun kimde olduğu, davacının bakiye hak ediş ve sözleşmenin feshinden kaynaklı zarar ve kâr kaybı alacaklarının mevcut olup olmadığı, mevcut ise miktarlarının ne kadar olduğu, bu kapsamda asıl dava dilekçesine konu edilen alacak kalemleri ile birleşen davaya konu edilen teminat mektubu bedellerinin iadesi taleplerinin hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesi noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki bu sözleşme ilişkisi henüz sözleşmeye konu iş tamamlanmadan sona erdirilmiş olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Önemli olan husus, sözleşmenin kim tarafından ve hangi sebeple haklı mı haksız mı olarak sona erdirildiğinin belirlenmesidir.
Mahkememizce verilen 2014/982 - 1230 sayılı kararımızda sözleşmenin davalı yüklenici tarafından haksız olarak fesh edildiğine yönelik değerlendirme ve kabulünün yerinde olduğu, ... Bam ... Hukuk Dairesinin 2022/... - 2023/... sayılı kararında mahkememizce alınan teknik bilirkişi raporları ile yapılan inceleme sonucunda, "Mahkememizin raporlarının birbirini teyit ettiğini, davalı yüklenicinin yerine getirmesi birçok yükümlülüğü yerine getirmemiş olması sebebiyle davacının işe devam edememiş olduğunu, davacının işe devam edememesini davalının kusurlu eylemlerinden ve üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesinden kaynaklandığını" tespit ederek davacının fiilen işi sonlandırmış olmasında haklı bulunduğunun tespite ilişkin mahkememiz gerekçesi hukuken geçerliliğini korumaktadır. Gerçekten karşılıklı edimlerini içeren sözleşmelerin, devam edebilmesi bakımından öncelikle davalı iş sahibinin işin teslimi, malzemelerin temini ve zamanında davacı yana teslim edilmesi dava konusu iş yönünden önem arz etmekte olmasına rağmen davalı tarafından yaşanılan aksaklık ve gecikmelerden ötürü işin programında yürümediği ve davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğunun kabulü gerekir.
Mahkememiz kararını kaldıran Bölge Adliye Mahkemesi kararında asıl dava yönünden haksız fesih nedeniyle davacı taşeronun davalıdan kar kaybı talep etme hakkı bulunduğu ilişkin mahkememiz tespit ve kararı yerinde olduğu belirlenmiş ancak haksız feshe dayalı kar mahrumiyeti zararının, "kesinti yöntemi"ne göre hesaplanması gerektiği belirlenmesine rağmen raporda kar mahrumiyeti zararının kesinti yöntemine uygun olarak hesaplanmadığı belirtilerek mahkememiz kararı bu yönüyle kaldırılmıştır.
Gerçekten, Yargıtay 15.HD'nin yerleşik içtihatları ve uygulamalarına göre eser sözleşmesine karşı tarafın kusuru ile feshi halinde kar kaybının hesabında 6098 sayılı TBK nın 408 ve 438.maddesinde öngörülen kesinti yöntemine uygun olarak hesaplanması gerekir. Kesinti yönteminde, davacı yüklenicinin yapılmayan sözleşme konusu işlerden ötürü mahrum kaldığı karın hesaplanabilmesi için; yapılmayan işin sözleşmenin fesih tarihindeki bedeli saptandıktan sonra bu bedelden yüklenicinin işin tamamlanmaması nedeniyle tasarruf ettiği malzeme ve işçilik bedelleri ile genel giderler, ayrıca kalan süre içinde yüklenicinin başka bir iş bulup çalışmışsa elde ettiği kar başka bir iş bulmaktan kasten kaçınmışsa elde etmekten kaçındığı karın tespit edilerek yapılmayan iş bedelinden çıkartılmak suretiyle bulunan miktarın kar kaybı kabulü ile davacının talep edebileceği zararın tespiti gerektiği mahkememizce benimsenmiştir.
Mahkememiz tarafından Bam kararı ve mahkememiz tespitleri doğrultusunda yukarıda belirtildiği gibi dosya ek bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş ve alınan raporun 6098 sayılı yasanın TBK 408 ve 438.mad öngörülen kesinti yöntemi ve Yargıtay uygulamasına uygun olarak tanzim edildiği, bu rapora göre davacı şirketin talep edebileceği kar kaybının 1.748.816,12-TL olduğunun tespitine ilişkin raporun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu mahkememizce benimsenmiş, davacının asıl dosya yönünden alınan raporlarda tespit edilmiş bulunan yaptığı bakiye imalat bedelinin 4.835.423,91-TL Kdv dahil net hakediş bakiyesi bulunduğu dosyadaki raporlarla tespit edilmiş olup, asıl davanın işbu hakediş bakiyesi ile birlikte toplam 6.584.240,03-TL üzerinden kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede ....ATM nin 2019/... esas sayılı dosyasında davalının sözleşmeyi haksız olarak fesh ettiği ve dava konusu teminat mektubunu haksız fesih yapmasına rağmen ve davacıya borçlu olduğunu bilmesine rağmen haksız olarak paraya çevirdiği bu nedenle davacının birleşen davadaki teminat mektubu bedelinin istirdadına ilişkin davasının kabulü ile, teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihten itibaren faiziyle birlikte tahsiline ilişkin mahkememizin ...HD'nin kaldırma kararı kapsamı dışında kalan 2014/938-2019/1230 karar sayılı dava dosyası yönünden kararın kesinleştiği mahkememizce benimsenmiş ve işbu birleşen dava yönünden esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle mahkememizce asıl dava yönünden, asıl davada davalı ... A.Ş. Yönünden davanın pasif husumet yönünden ilamın kesinleşmiş olduğu benimsenerek işbu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı ... AŞ (eski unvan ... AŞ) aleyhine açtığı dava yönünden " Davanın KISMEN KABULÜ ile 4.835.423,91 TL bakiye imalat bedeli alacağı, 1.748.816,12 TL kar mahrumiyeti alacağı olmak üzere toplam 6.584.240,03 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava yönünden;
a-Davalı ... AŞ ilişkin davanın "pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine" dair kararın kesinleştiği anlaşılmakla , işbu davalı hakkında yeniden karar tesisine YER OLMADIĞINA,
b-Davacının, davalı ... AŞ (eski unvan ... AŞ) aleyhine açtığı dava yönünden ;
Davanın KISMEN KABULÜ ile 4.835.423,91 TL bakiye imalat bedeli alacağı, 1.748.816,12 TL kar mahrumiyeti alacağı olmak üzere toplam 6.584.240,03 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
c- Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 449.769,44 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 167.528,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 282.241,44 TL harcın davalı ... AŞ (eski unvan ... AŞ)'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, ancak mahkememiz dosyası kaldırma kararı öncesi yazılan 27/11/2020 tarihli 2020/ ... harç nolu harç tahsil müzekkeresi gereği davalıdan tahsil edilmesi istenen 259.000,98 TL'lik harç ... Vergi Dairesi'nce tahsil edildiğinden bakiye olan 23.240,46 TL'lik harcın davalı ... AŞ (eski unvan ... AŞ)'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, (492 sayılı Harçlar Kanunu m.8)
d- Davacı tarafça yapılan 31.757,32 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 21.315,06 TL yargılama giderinin davalı ... AŞ (eski unvan ... AŞ)' den tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, -mahkememiz dosyası kaldırma kararı öncesi esası olan 2014/ ... E. 2019/... K. sayılı dosyasında tahsilde tekerrür etmemek üzere-
e- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 369.842,40 TL vekalet ücretinin davalı ... AŞ (eski unvan ... ve Yönetim AŞ)' den alınıp davacıya ödenmesine,-mahkememiz dosyası kaldırma kararı öncesi esası olan 2014/... E. 2019/... K. sayılı dosyasında tahsilde tekerrür etmemek üzere-
f- Davalı ... AŞ (eski unvan ... AŞ) kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 298.768,72 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... AŞ (eski unvan ... AŞ) 'ne ödenmesine,
g-Davalı ... AŞ ilişkin davanın "pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine" dair kararın kesinleştiği anlaşılmakla , işbu davalı hakkında yeniden karar tesisine yer olmadığına karar verildiğinden iş bu davalı için yargılama gideri, ücreti vekalet ve harç hususunda karar tayinine yer olmadığına,
h- Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
ı- Davacı tarafça peşin yatırılan 167.528,00 TL harç ile 25,20 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 167.553,20 TL'nin davalı ... AŞ (eski unvan ... ve Yönetim AŞ)'den tahsili ile davacıya ödenmesine,-mahkememiz dosyası kaldırma kararı öncesi esası olan 2014/... E. 2019/... K. sayılı dosyasında tahsilde tekerrür etmemek üzere-
2-Mahkememiz dosyası ile birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014-...-2014/... Karar sayılı dava yönünden, mahkememizce verilen 2014/982 Esas, 2019/1230 Karar sayılı davada,
"a-Davanın davalı ... Elektrik Üretim A.Ş yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine
b-Davanın davalı ... A.Ş (eski ünvan ... A.Ş) yönünden kabulü ile 1.970.723 TL teminat mektuplarının nakte tahvilinden kaynaklı alacağının nakte tahvil tarihi olan 15.04.2014 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine " şeklinde kararın kesinleştiği anlaşılmakla işbu dava yönünden yeniden karar tesisine YER OLMADIĞINA,
C-Birleşen dava yönünden karar kesinleşmiş olduğundan birleşen dava hakkında yargılama gideri, ücreti vekalet ve harç hususunda karar tayinine yer olmadığına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/05/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır