T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/250 Esas
KARAR NO : 2024/675
DAVA : Şirket Hisse Senetlerinin Değerinin Tespiti ile Temettü Alacağı
DAVA TARİHİ : 05/04/2023
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde,: Müvekkilinin 1994 yılında davalı şirket ... Sanayi ve Tic. A.Ş.'den hisse senedi aldığını alındığı tarihte davalı şirketin ünvanının ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Olduğunu, şirketin sonrasında unvan değiştirerek ... Sanayi ve Tic. A.Ş. İsmini aldığına ilişkin genel kurul kararı aldığını, Müvekkili uhdesinde bulunan hisse senetlerinin örneklerinin dosyaya sunulduğunu,
Müvekkilinin anılan hisse senetlerinin karşılığı olarak davalı şirkete 5.000 lira ödeme yaptığını, Müvekkiline aldığı hisse senetlerine binaen kendisine 1994 yılında elden 100 lira kar payı ödemesi yapıldığını, Ancak devamında müvekkiline hiçbir şekilde temettü ödemesi yapılmadığını, bu dava öncesi arabuluculuğa başvurulduğunu , ancak burada anlaşılamadığını, müvekkiline yıllar önce bir kez ödeme yapıldığını, akabinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını, aradaki uzun zaman içinde şirketin bedelli/bedelsiz sermaye artırımına gitmiş olduğunu, bu artırımların tamamının tespit edilemeyeceğini, artırımlar sonucu hisse miktarlarının değiştiğini, bu nedenle de şirketteki mevcut hisse senetlerine yasal olarak tekabül eden yeni hisselerin tespitinin gerektiğini, müvekkilinin hisselerinin bugün kaç adet yaptığının ve değerinin kaç TL olduğunun tespitini talep ettiklerini, bunun için dosyanın bilirkişi incelemesi istediklerini, müvekkilinin 1994 yılında bir kez kar payı almış olduğunu, bu tarihten bu yana şirketten kar payı almadığını, davalı şirketin ticaret sicil gazetesinde yayınlanan kararları incelendiğinde; kar payı dağıtılmasına ilişkin bilgilerin burada yer almadığını , ayrıca şirketin ... ’nın her yıl belirlediği “En Büyük 500 Kuruluş” arasında yer aldığını , devamlı olarak "kar paylarının şirket borçlarına mahsubu" şeklinde karar aldığını, bu yolla şirketin müvekkilini ve diğer hisse sahiplerini zarara sokmak açık kastıyla yönetildiğini, bunun düzenli ve sistematik biçimde devam ettirildiği göz önünde bulundurulduğunda müvekkilinin bu yönetimin devamı halinde hiçbir alacağına kavuşma ihtimali bulunmadığını, bu nedenlerle davalı şirkete tedbiren dava sonuna kadar kayyım atanmasına, neticeten davanın kabulü ile Müvekkil uhdesinde bulunan ... Sanayi ve Tic. A.Ş. (Eski ünvanı ... Sanayi ve Tic. A.Ş.) hisse senetleri bakımından kök hissenin kaç adet olduğunun, kök hissenin bedelli-bedelsiz sermaye artırımları sonucu ulaştığı değerin ve kaç adet hisse senedi yaptığının tespiti ile hisse senetlerinin geçmişe dönük ne kadar kar payı (temettü) getirdiğinin tespitini, HMK 107 gereğince belirsiz alacak davası olarak/ tespit edildiğinde dava değerini artırma hakkımız saklı kalmak üzere 100 TL dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık temettünün muacceliyet tarihinden başlatılacak avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; hamiline yazılı hisse senetlerinin zilyetliğin geçirilmesi yoluyla devredileceğini, devrin bildirilmesine de lüzum bulunmadığını, davacının hamiline yazılı hisse senedini teslim aldığı anlaşılmış olsa da zilyetliğin devri yoluyla senetlerini devredebileceğinı, bunun dışında davacının elinde mevcut hamiline yazılı hisse senetleri dışında başka hamiline yazılı hisse senedinden kaynaklı hakkının tespitini de talep edemeyeceğinden davacının davasının HMK' nun 114./h maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine dair karar vermek gerektiğini, Ortaklar Pay Defterinin Ortak No:52 sayfasında kayıtlı ... ... a ait Hisse Senedini 07/09/1994 yılında teslim aldığı görülse de aradan geçen yıllar içinde Fiziki Teslim ile mülkiyet 3.ncü şahıslara geçmiş olabileceğinden bunu şirket kayıtlarından teyit etmeninde mümkün olmadığını, Buna bağlı olarak Davacının elinde mevcut Hamiline Hisse senetleri dışında bir Hamiline Hisse senedinden kaynaklı Payından söz edilemeyeceğini, bu nedenlerle dava açmakta hukuki yararı bulunmayan Davacının, müvekkili şirkete kayyım atanması talebinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmayacağını, Ortada ispatlandırılamayan , ispatlandırılsa dahi şirketin toplam hisse değerleri bakımından davacı yanın sunduğu hisse değerinin çok küçük ölçüde kalabileceğinin öngörüsü ile kayyım atanmasıyla telafisi mümkün olmayan sonuçların doğma ihtimalinin bulunduğunu, Davacı tarafın işbu talebin yerine getirilmesinde meşru menfaatin bulunmaması ve ölçülü olmayacağı gerekçeleriyle kayyım atanma talebinin reddi gerektiğini, bu nedenlerle davacı yanın işbu haksız davasının reddine ,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan işbu dava, şirket hisse senetlerinin değerinin tespiti ve temettü alacağı istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda özetle;
"a- Davacı yanın kök hisse senetleri adedinin ve buna bağlı olarak yapılan sermaye artırımları nedeniyle bedelli veya bedelsiz davacı yana teslim edilen veya teslim edilmesi gereken senet adedinin ve dava tarihi itibari ile ulaştığı değerin tespiti,
Davacının dava dosyasına sunduğu hamiline yazılı hisse senetlerinin zilyedi olduğu varsayımıyla 1992 yılındaki 16.800.000.000 sermaye içerisinde Davacının 5.000 TL nominal değerde toplam 12 adet hisse senedi bulunmaktadır.
... Bakımından; davacı, dava dosyasına sunduğu hamiline yazılı hisse senetlerinin zilyedi olmaya devam ettiği varsayımıyla, bugün itibarıyla 84.000.000 TL olan ... sermayesi içinde 900,000016945 oranında 1 kuruş nominal değerde 1423,42 adet paya sahip bulunmaktadır.
... Bakımından; Davacı, ...'nin bölünme tarihinde ... hisse senetlerinin zilyedi olmaya devam ettiği varsayımıyla, ... u'nun bugün itibarıyla 171.600.000 TL olan sermayesi içinde %0,000020571 oranında 1 kuruş nominal değerde 3530,06 adet paya sahiptir.
b-Davacı yanın kök hisse senetlerine göre sermaye artırımı ve kök hisse senetlerinin davacı yana teslim edilip edilmediği edilmiş ise ne miktarda teslim edildiğinin belirlenmesi,
Dava dosyasında yer alan belgeler arasında davacının bedelli sermaye artırımlarına katıldığına dair bir belge bulunmamaktadır. Dolayısıyla, bedelli sermaye artırımları nedeniyle ortaya çıkan hisseler karşılığı davacıya hisse verilmesi söz konusu değildir.
Öte yandan, bedelsiz sermaye artırımları sonucunda hisse sahiplerine malik oldukları hisse oranında bedelsiz hisse verilecektir. Bunun sonucunda ulaşılması gereken adetler yukarıda (a) bendinde belirtilmiştir.
Mülga 6762 sayılı eski TTK hükümleri, 6102 sayılı TTK'nın 486, SPK m. 12/3, mülga 2499 sayılı SPK m. 7/4, 28.11.2005 tarihinden itibaren halka açık şirketlerde hisse senetlerinin kaydileştirilmiş olması hususları dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında, dava konusu uyuşmazlıkta sermaye artırımları neticesinde çıkarılan hamiline paylar karşılığı hamiline yazılı hisse senetlerinin fiziken bastırıldığının ve hak sahiplerine dağıtıldığının ya da hak sahiplerine dağıtılan hisse senetlerinin toplanıp imha edilerek kaydi sistemden takip edildiğinin davalı şirket tarafından ispat edilmesi gerektiği hususu muhterem Mahkemenin takdirindedir.
c- Tespit edilecek hisse senedi adedine göre, davalı şirketin dava konusu ilişkinin kurulduğu iddia edilen 1994 yılından bu yana dava tarihi 05/04/2023 itibari ile dava şirketin yıllar itibari ile kurumlar vergisi beyannameleri ve kar konusundaki ilamları ile temettü dağıtımına ilişkin genel kurul ve yönetim kurulunun bu konuda yaptığı işlemlere göre davacı hisse senetlerine geçmişe dönük olarak ne miktarda kar payı ödenmesi gerektiği yapılan ödeme bulunup bulunmadığı özellikle taleple bağlılık kuralı gereği dava tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıllık ( 05/04/2018- 05/04/2023 arası) için davacıya ödenmesi gereken temettü var ise miktarının belirlenmesi
...'nin dava tarihinden itibaren 5 yıl geriye doğru Genel Kurul toplantı gündemi ilanları TTSG'den alınmış olup ekte yer almaktadır. Söz konusu kayıtlara göre ...'nin genel kurul gündemleri arasında yönetim kurulunun kar dağıtım önerisi maddesi hiç yer almamıştır. Bu kapsamda, dava tarihinden itibaren 5 yıllık süre içerisinde ...'nin kar dağıtmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Dava konusu uyuşmazlıkta davacı tarafça kar dağıtımı yapılmamasına herhangi bir genel kurul kararının iptali talep edilmemiş olup, bu durum ve muhterem Mahkemece bilirkişi heyetimize verilen görev sınırları dikkate alınarak, davalı şirkette kar dağıtılmamasına ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır. Değerlendirme kısmında detaylı olarak yer verilen Yargıtay kararları çerçevesinde ve bu kararlarda belirtilen kar dağıtımının TTK m. 408 uyarınca genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olması karşısında ise, davacının geçmişe dönük kar payı talebinin muhterem Mahkemenin takdirinde olduğu neticesine ulaşılmıştır.
Öte yandan, dava dışı ...'nun genel kurul toplantı gündem maddeleri içerisinde kar dağıtım önerisinin bulunduğu görülmektedir. Talebe bağlılık kuralı ve işbu bilirkişi raporunda verilen görevin kapsamı dışında olduğundan konu değerlendirilmemiştir. " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan incelemede; 03.11.2011 tarih ve 7762 sayılı TTSG'ye göre ... Ticaret Sicili'ne ... sicil numarası ile kayıtlı ... ticaret Anonim Şirketi 10.855.379 TL sermaye ile kurulduğu, ... 'nun ticaret unvanının 10.08.2011 tarihinde ... Anonim Şirketi ( ... ...) olarak değiştirildiği, 02.10.2018 tarihinde ticaret unvanının ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (...) olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; davacının 1992 yılındaki 16.800.000.000 sermaye içerisinde 5.000 TL nominal değerde toplam 12 adet hisse senedi bulunduğu, şirketin hisselerinin ...'ın mevcut hissedarlarına payları oranından bedelsiz verilmesine karar verildiği, bu itibarla davacının da elindeki ... hissesi oranında ... sermayesinden bedelsiz hisse alması gerektiği, dosya kapsamında davacının hamiline yazılı hisse senetlerinin zilyedi olmaya devam ettiğine dair 84.000.000 TL olan ... sermayesi içinde 1 kuruş nominal değerde 1423,42 adet paya sahip olduğu, mülga 6762 sayılı TTK ile değişik 6102 sayılı TTK m.486 uyarınca davacının pay sahiplerinin talep etmesine gerek kalmaksızın hamiline yazılı pay senetlerinin pay bedellerinin ödenmesinden itibaren 3 ay içerisinde YK tarafından bastırılarak pay sahiplerine dağıtılmasının zorunlu olduğu sabittir. Yine 6102 sayılı TTK m.395 gereği sayılı yapılan hisse senetleri dışındaki sermaye piyasası araçlarının satışı sırasında alıcıya tesliminin şarttır.
Kar dağıtımına ilişkin olarak ...'nin dava tarihinden itibaren 5 yıl geriye dönük YK'nun kar dağıtımına yönelik herhangi bir karar almadığı, bu durumun yapılan GK'lar ile sabit olduğu, TTK m. 408 ve devamı maddelerde kar payı dağıtımının YK'nun devredilemez yetkilerinden olduğu, kar dağıtımına ilişkin de TTK m.413 ve devamı maddelerinde şekil şartları belirtilmiştir.
Senet adedinin ve değerinin tespiti davacının hak sahibi olduğu hisse adedinin tespiti yönünden açılan davada gerekçe; 6100 sayılı HMK 114/1-h davacının dava açmada hukuki yararının olup olmadığı hususunu irdelemiştir. Bu itibarla davacının uhdesinde bulunan hisse senetleri bakımından kök hissesinin kaç adet olduğunun, kök hissesinin bedelli bedelsiz sermaye arttırımı sonucunda ulaştığı değerin ve kaç adet hisse senedi yaptığının tespitine ilişkin asıl hisse senetleri ile birlikte davalı şirkete başvurulduğunda her zaman şirket nezdinde değişiklik yapılabileceği, dolayısıyla da davacının elinde bulundurduğu hisselerle dava yoluna başvurmaksızın davalı şirkete başvurduğunda söz konusu değişikliklerinden ve tespitlerinin yapılabileceği nazara alınarak davacının senet adedinin ve değerinin tespiti davacının hak sahibi olduğu hisse adedinin tespiti yönünden açtığı davanın HMK m.114/1-h uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
Kar payı dağıtımına ilişkin talebin gerekçesi ile; yukarıda da bahsedildiği şekilde TTK m.408 ve devamı maddelerde kar dağıtımına ilişkin kararın ancak ve ancak GK'da YK tarafından alınması zorunlu ve devredilemez bir karar neticesinde olması gerektiği, somut olayda davalı şirket tarafından kar dağıtımına ilişkin alınan bir genel kurul kararı da olmadığından davacının kar payı dağıtımına ilişkin talebinin bu minvalde reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Senet adedinin ve değerinin tespiti davacının hak sahibi olduğu hisse adedinin tespiti yönünden açılan davanın hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
2-Kar payı dağıtımına ilişkin talebin, talep koşulları oluşmadığından (Genel Kurulun bu konuda aldığı bir karar bulunmadığından) REDDİNE,
3-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,80 TL harcın düşümü sonucu kalan 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Dava red ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
5- Hisse adedinin tespiti yönünden açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddedilmiş olduğundan; davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp DAVALIYA ÖDENMESİNE,
6- Kar payı dağıtımına ilişkin talebin talep koşulları oluşmaması nedeni ile reddedilmiş olduğundan; davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp DAVALIYA ÖDENMESİNE,(AAÜT m.13/2)
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24/10/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır