T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/263 Esas
KARAR NO :2025/605
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:11/04/2023
KARAR TARİHİ:23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/01/2022 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... caddesi üzerinde seyir halinde olan müvekkili ...'ın sevk idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması sonucunda yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası hastaneye kaldırılan müvekkilinin ameliyat olduğunu, implant takıldığını ve müvekkilinin günlerce hastanede kaldığını, kazayı gerçekleştiren aracın ZMMS sigortacının davalı sigorta şirketi olduğunu, müvekkilinin uğradığı iş gücü kaybı, sürekli ve pasif iş göremezlik bedeli, bakım masrafları , tıbbi harcamalar ve ulaşım masraflarının ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketince 14/02/2023 tarihinde 102.266,59-TL ödeme yapıldığını , ancak bu tutarın müvekkilinin zararlarını karşılamadığını, beyanla 1.000-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi bakımından poliçe limitleri dahilinde olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, manevi tazminat açısından ise 40.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte 2 nolu davalı araç sürücüsü ve 3 nolu araç sahibinden müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini arz ve dava etmiştir .
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davayı kabul etmemek ile birlikte , söz konusu poliçede bakiye teminat limitinin kişi başı 397.733,41-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili tarafından dava konusu trafik kazasında yaralanan davacının maluliyeti nedeni ile maddi tazminatının karşılandığını, tekrar aktüer hesabı yapılması durumunda , yapılan ödeme tutarının yanında faiz tutarının da mahsup edilmesinin gerektiğini, davacı yanca avans faiz talep edilmesinin haksız ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kabulü halinde yasal faize hükmedilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; 01.01.2022 tarihli trafik kazasında davacının malul kaldığından bahisle maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 19/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..Adli Tıp Kurumu İkinci Adli Tıp İhtisas Kurulunun Müzekkereleri ile istenildiği halde kişinin muayene edilmek üzere tarafımıza başvurmadığının anlaşıldığı, kişinin muayene edilmek üzere tarafımıza yönlendirilmesi halinde tekrar değerlendirilebileceği;
Mevcut belgelere göre;
Şahin oğlu 24.09.2003 doğumlu ...’ın 01.01.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre,
Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye ait Yaralanmalarda Özürlülük, Tablo 3.8a ve b’ye göre %5, %5 ve %5, Balthazard yöntemi ile toplandığında %14 olduğu, Tablo 3.2’ye göre;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %7 (yüzdeyedi) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
3.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Olaya ilişkin .... ASCM'nin ... esas sayılı dosyasında; müştekinin dosyamız davacısı, sanığın dosyamızda davalı sürücü ... olduğu, kusura ilişkin alınan bilirkişi raporunda sanığın asli, müştekinin tali kusurlu olduğunun tespit edildiği ve hükme esas alınan bu tespitler kapsamında sanık hakkında verilen HAGB kararının kesinleştiği görülmüştür.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 13/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
''..1-Davacı motosiklet sürücüsü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
2-Davalı sürücü ...'nin kusursuz olduğu,
Görüş ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 02/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..1.durum: Kazanın kontrolsüz dört yönlü kavşak mahallinde gerçekleştiğinin kabulü halinde;
A)Davalı sürücü ...'nin kusursuz olduğu,
B)Davacı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
2.durum: Davacı sürücü yönetimindeki motosikletin "Ana Yol" üzerinde seyrettiği, davalı sürücü ... yönetimindeki otomobilin "Tali Yol" üzerinden gelerek kavşağa giriş yaptığının kabulü halinde;
A)Davalı sürücü ...'nin %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu,
B)Davacı sürücü ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı taraf, 01.01.2022 tarihli kazada davalı ... adına kayıtlı olan ve davalı ...'nin sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketince de ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu malul kaldığından bahisle maddi manevi tazminat talepli eldeki davayı ikame etmiştir.
Huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 01.01.2022 tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik hükümleri "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında ATK raporu temin edilmiş, davacının mevcut tüm tedavi evrakları incelenerek hazırlanan raporda sürekli iş göremezlik oranının % 7 olduğunun, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğunun ve 2 ay boyunca bakıcı ihtiyacı olacağının tespit edildiği görülmüştür. ATK raporunun, dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı, davacı tarafça işbu rapora itiraz edilmediği, davalı sigorta tarafından da rapor alındığı beyan edilmiş ise de buna ilişkin bir raporun sunulmadığı görülmekle yeniden rapor alınması yoluna gidilmemiştir.
Kazadaki kusur durumları bakımından; kazaya ilişkin yukarıda özetlenen ceza dosyasında yer alan kaza tespit tutanağında her iki tarafa da kusur yüklendiği, yine kesinleşen ceza dosyasında da müşteki olan davacının tali kusurlu olduğunun kabul edildiği, Mahkememizce alınan ilk raporda davacıya % 100 kusur atfedilmiş olması nedeniyle ATK'dan çelişkileri giderir rapor alındığı, anılan ATK raporunda 2 farklı alternatifte hesaplama yapıldığı, bunlardan davacının %25 yani tali kusurlu , davalının ise % 75 oranında kusurlu olduğu 2.seçenekteki tespitlerin kaza tespit tutanağı ve ceza dosyası ile uyumlu olduğu, alınan ATK raporuna davalılar itiraz etmez iken davacının 2. Seçenekte belirtilen oranların nazara alınmasını talep ettiği görülmekle davalı tarafın % 75 kusur oranı dikkate alınarak hüküm tesis edilmiştir.
Yargılamanın devamı sırasında 27.11.2024 tarihinde davacı vekilinin e imzalı beyan dilekçesi ile; maddi tazminat hususunda taraflar sulh olduğundan maddi tazminata yönelik tüm hak ve taleplerden açıkça feragat etiiklerini, manevi tazminat talepli alacak davasında ise yalnızca davalılar ... ve ... yönünden devam ettiklerini beyan ettiği, dosyada mübrez vekaletnamesinde feragate yetkili olduğu görülmekle maddi tazminat istemli davada feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden ;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, maluliyet oran ve süreleri, yukarıda açıklandığı üzere Mahkememizce dikkate alınan kusur oranları, tarafların mali ve sosyal durumları dikkate alınarak ... plakalı aracın sürücüsü ve maliki olan, sigorta şirketi dışındaki gerçek kişilere yöneltilen manevi tazminata ilişkin istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Son olarak manevi tazminat talebi yönünden temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup; davalı şahıslar yönünden TBK 117 uyarınca haksız fiilin gerçekleştiği kaza tarihi itibari ile temerrüdün gerçekleştiği, davalı aracının tescil kayıtlarında hususi göründüğü, bu sebeple yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın maddi-manevi tazminat istemleri yönünden kısmen kabulüne/reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 35.000-TL manevi tazminatın 01.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yalnızca davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Maddi tazminat davasında feragat nedeni ile alınması gerekli 410,27-TL karar harcından davacının peşin yatırdığı 18,00-TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 392,27-TL'nin harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Manevi tazminat davasında kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 2.390,85-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.210,95-TL harcın sigorta şirketi dışındaki, yalnızca davalı gerçek kişilerden tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça yapılan 14.919,50-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 13.054,56-TL yargılama giderinin sigorta şirketi dışındaki, yalnızca davalı gerçek kişilerden tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin sigorta şirketi dışındaki, yalnızca davalı gerçek kişilerden tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirmiş ise de yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığı beyan edildiğinden davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL peşin harç , 179,90-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 377,80-TL nin sigorta şirketi dışındaki, yalnızca davalı gerçek kişilerden tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Devletçe karşılanan 3.120-TL arabuluculuk ücretinin, başvurunun yalnızca davalı sigorta şirketi yönünden yapılmış olması ve maddi tazminat istemli davanın reddedilmiş olması nedeniyle davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır