T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/273 Esas
KARAR NO :2025/594
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:21/04/2016
KARAR TARİHİ:17/09/2025
Mahkememizin ...esas sayılı dosyasına yapılan yargılama sonunda verilen karar İstanbul BAM. 8. HD nin 30/03/2023 günlü 2020/497 E 2023/554 K. Sayılı ilamı ile kaldırılarak yine mahkememizin 2023/273 sayılı esasına kaydı yapılan dosyanın yapılan açık yargılaması sonunda ;
DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; 29/08/2012 günü ... Caddesi üzerinde seyir halinde olan davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin gidiş istikametine göre sol tarafından, ... Caddesi üzerinden gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobille çarpışmasıyla otomobilin motosikleti altına alıp sürükleyerek motosiklet ile beraber ... Caddesi üzerinde karşı istikamette duraklayan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobile çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini belirterek, müvekkili ...'ın kaza neticesinde sakat kalması ile kazadan sorumlu aracın sigorta şirketi olması sebebiyle ... Sigorta A.Ş.'den TBK m.54 uyarınca, sürekli işgöremezlik ve Bakıcı gideri zararanın tazmini için fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen 1.000-TL sürekli iş göremezlik, 1.000-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 2.000-TL harca esas değerle açmış olduğu belirsiz alacak davasının kabulüne, davalı sigorata şirketine ilk hasar ihbarının yapıldığı tarihin 3 işgünü sonrasından itibaren işlemeye başlayacak avans faizi ile birlikte tahsiline, tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir
Davacı vekili yargılama aşamasında sunduğu 05/03/2019 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 37.826,97-TL'ye, bakıcı gideri taleplerini 8.653,73-TL'ye çıkarttıklarını bildirmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zararının tamamen karşılandığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLER :
Mahkememizin kaldırma kararı öncesi esası olan ...E. Sayılı dosyanın yargılamasında;
Dosyada mübrez; hasar dosyası, poliçe, trafik tescil kaydı, hasta dosyası ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı Muhabere Bürosunun 2016/... soruşturma sayılı dosyası tetkik edilmiştir.
Dosyanın ve davacının, Adli Tıp Kurumuna sevki ile davacının olay nedeniyle maluliyetinin mevcut olup olmadığı, mevcut değilse iş ve güçten kalma süresinin tespiti hususunda hazırlanan 06/12/2017 tarihli raporda; ... oğlu, 1985 doğumlu ...’ın 29.08.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı sol femur kırığı, sol kalçada hareket kısıtlılığı arızası, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak;
Gr1 XII(6a............25)A %29x1/2=%14.5
E cetveline göre %12.3 (yüzdeonikinoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı bildirilmiştir.
Dosyanın kusur raporunun tespiti için Adli Tıp Kurumuna sevki ile hazırlanan 12/11/2018 tarihli raporda; Davacı sürücü ...'ın kusursuz, sürücü ...'nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, sürücü ...'in kusursuz olduğu bildirilmiştir.
Dosyanın, savunma, iddia ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak kusur ve hesap raporu alınmak üzere bilirkişiye tevdii ile hazırlanan 30/01/2019 tarihli bilirkişi Bilirkişi ... raporunda raporunda; 29.08.2012 tarihinde meydana trafik kazasında davalı tarafın %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre olayda yaralanarak malul kalan davacı ...'ın; Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 6.277.29-TL olup, dava dilekçesinde sadece sürekli iş göremezlik(daimi) tazminatı talep edilmiş olması hususundaki takdirin Mahkemeye ait olduğu, işbu dosya ile Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile davacın maluliyet oranı %12,3 olarak belirlenmiş olup, davacının %8 oranına isabet eden maluliyeti ile ilgili maddi zararının Sigorta Tahkim Komisyonunun 2013/E.... E. sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucu kesin hükümle son bulması nedeniyle, işbu dava ile (12,4-8)- %4,3 fark maluliyete dayalı olarak maddi tazminat talep hakkının bulunacağı kanaatiyle davacının;Sürekli İş göremezlik dönemine ait %4,3 fark maluliyeti ile ilgili maddi zararının = 37.826,97-TL. olduğu, davacının 9 aylık iyileşme döneminin tamamında bakıma muhtaç olduğunun kabulü halinde bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının =8.653.73-TL olduğu, davalı bakımından en erken temerrüt tarihinin 24.10.2013 ödeme tarihi olarak belirlendiği bildirilmiştir.
Mahkememizin kaldırma ilamı sonrası 2023/273 sayılı esasına kaydedilen dava dosyasında yapılan yargılamasında;
Hastanelere yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Ayrıca sigorta tahkim komisyonundan davacı ... 'ın uyuşmazlık ile ilgili yaptığı başvuruya ilişkin sigorta tahkim komisyonundan 2013/E.3896.55 sayılı başvuru evrakının bir örneği dosyamız arasına alınmıştır.
Davacının dava konusu kaza ile ilgili olarak maluliyet hususunda ATK Başkanlığı 2. Üst Kurulundan 3 adet rapor alınmıştır.
raporda; 29/02/2024 tarih ve 774 numaralı karar ile ''... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde;
Kişide tespit edilen şizofreni, remisyonda psikotik süreç arızası ile olay arasında illiyet bulunmadığı,
İbrahim oğlu, 1985 doğumlu ...’ın 29.08.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasıyla illiyetli sol femur kırığı, sol kalçada hareket kısıtlılığı arızası nedeniyle;
A-) 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak;
Gr1 XII(6a............25)A %29x1/2=%14.5
Geçici iş göremezlik süresi olan 9 ayın bitiminden itibaren E cetveline göre %12.3 (yüzdeonikinoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
B-) Geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
C-) Geçici iş göremezlik süresi içerisinde 1(bir) ay süreyle başka birinin yardımına gereksinim duyabileceği,
D-) Aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur. '' şeklinde mütala edildiği görülmüştür.
2.raporda; 04/07/2024 tarihli 1563 sayılı karar ile '' SONUÇ: ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde;
Mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayene bulgularına göre kişide tespit edilen şizofreni, remisyonda psikotik süreç arızası ile olay arasında illiyet bulunmadığı cihetle;
İbrahim oğlu, 1985 doğumlu ...’ın 29.08.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasıyla illiyetli yaralanmasının;
A- 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak değerlendirildiğinde maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla geçici iş göremezlik süresi olan 9 ayın sonundan itibaren maluliyetinin %0 (yüzdesıfır) olduğu,
B- Geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin olay tarihinden 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
C- Aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak geçici iş göremezlik süresi içerisinde 1 (bir) ay süreyle başka birinin yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. '' şeklinde mütala edildiği görülmüştür.
3. raporda; 12/12/2024 tarihli 2979 sayılı karar ile '' SONUÇ:... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde;
Mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayene bulgularına göre kişide tespit edilen şizofreni, remisyonda psikotik süreç arızası ile olay arasında illiyet bulunmadığı cihetle;
İbrahim oğlu, 1985 doğumlu ...’ın 29.08.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasıyla illiyetli yaralanmasının;
A- 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak değerlendirildiğinde maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla geçici iş göremezlik süresi olan 9 ayın sonundan itibaren maluliyetinin %0 (yüzdesıfır) olduğu,
B- Geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin olay tarihinden 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
C- Aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak geçici iş göremezlik süresi içerisinde 1 (bir) ay süreyle başka birinin yardımına gereksinim duyabileceği,
D- Kişinin kalçasında tespit edilen hareket kısıtlılığının düzeldiği ve iki taraflı hareket açıklıklarının eşit oldduğunun tespit edildiği, buna göre değerlendirme yapıldığı, aradaki farkın bundan kaynaklandığı oy birliği ile mütalaa olunur. '' şeklinde mütala edildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... 04/06/2025 tarihli ek raporunda : Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 29.08.2012 tarihinde meydana trafik kazasında davalı tarafın 6100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre olayda yaralanarak malul kalan davacı ...'ın; a)ATK tarafından düzenlenen çelişki giderici raporda davacının başlangıçtan itibaren maluliyet oranının 960 olarak belirlenmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik dönemi için zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, b)ATK tarafından belirlenen 1 aylık bakım süresine göre; Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının 5 940,50 TL. Olduğu c)Davacının maddi zararının poliçe limiti içinde kaldığı, d)Davalı bakımından en erken temerrüt tarihinin 24.10.2013 ödeme tarihi olarak belirlendiği, e)Sigortalı aracın kullanım amacı hususi olarak gözükmekte olup, buna göre avans faizi talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, sonuç ve kanaati ile tarafımdan tanzim olunan işbu EK raporu saygı ile arz ederim. '' şeklinde görüşte bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; trafik kazasından kaynaklı artan maluliyet iddiasına dayalı sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat isteminden ibarettir.
Mahkememizce kaldırma ilamı öncesi yapılan ...Esas 2019/688 Karar sayılı yargılamada; "Tüm dosya kapsamı ve toplanılan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; 29.08.2012 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki 06 DM 5841 plakalı araç seyir halinde iken davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklete çarpması sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının yararlandığından bahisle eldeki tazminat davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Dava tarihi itibarıyla KTK’nun 97. maddesi gereğince sigorta şirketine başvuru dava şartı düzenlemesinin yürürlükte olmadığı görülmüştür. Dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 06.12.2017 tarihli raporunda; davacının 29.08.2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle meydana gelen sol femur kırığı, sol kalçada hareket kısıtlılığı arızasının tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve bu sürede %100 malul sayılması gerektiği, beden çalışma gücü azalma oranının %12.3 olduğunun mütalaa edildiği görülmüş, raporda kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’ne göre maluliyet hesaplamasının yapıldığı anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 12.11.2018 tarihli kusur raporuna göre; davacı sürücünün kusursuz olduğu, dava dışı sürücü ...’nun %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Maluliyet ve kusur raporu esas alınarak düzenlenen 30.01.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; Sigorta Tahkim Komisyonu’nun esas aldığı %8 maluliyet oranına göre farklı olan %4.3 maluliyet oranı bakımından davacı asilin hesap tarihi itibariyle talep edebileceği maluliyet tazminatının 37.826,97- TL, bakıcı giderinin 8.653,73- TL olduğu hesaplanmıştır. Kaza tarihi itibarıyla davalının ZMSS poliçesine istinaden kişi başına 200.000,00- TL ölüm ve sakatlanma teminatının mevcut olduğu, daha önceki ödemeler çıkarıldığında dahi hesaplanan maluliyet tazminatının poliçe limiti dahilinde kaldığı anlaşılmıştır. Davalı taraf her ne kadar cevap dilekçesinde kesin hüküm itirazını ileri sürmüş ise de; eldeki dava, davacının maluliyet artışı temeline dayalı olarak zaman içinde artarak %12.3 oranına gelen maluliyeti nedeniyle açıldığından, daha önce Sigorta Tahkim Komisyonunca %8 maluliyet oranına göre hesaplanarak verilen tazminat bu davada kesin hüküm oluşturmayacaktır. Ayrıca davacı tarafça sigorta şirketine ilk ihbar tarihinden 8 iş günü sonrasından itibaren tazminata avans faizi işletilmesi talep edilmiş ise de; davalı bakımından temerrüdün davacı tarafça da kabul edilen ilk ödemenin yapıldığı 24.10.2013 tarihinde gerçekleştiği, sigortalı aracın ruhsatında kullanım amacının hususi olduğu anlaşıldığından temerrüdün başlangıcı ve faiz türüne ilişkin talep yerinde görülmemiştir gerekçeleriyle davanın kabulüne" karar verilmiştir.
Anılan karar İstanbul BAM. 8 HD nin 2020/497 E. 2023/554 K. Sayılı istinaf incelemesinde '' Zarar görenin zararı öğrenmesinde amaç, zararın mahiyeti (kapsamı) ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, davayı ciddi ve objektif şekilde desteklemeye ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olmasıdır. “Gelişen durum” aynı olaya ilişkin olarak zaman içinde zararın artması veya yeni zararların doğması halidir. Bundan ayrı, zarar görenin kendi imkanlarıyla ya da başkasının yardımıyla zarar verici fiilin sonuçlarının gidişini ve kesinleşen durumu değerlendirebilmesi gerekir. Özellikle vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zarar ancak bakım ve tedavi sonucunda düzenlenen hekim raporuyla belli bir açıklığa kavuşmaktadır.
Somut olayda davacının sunmuş olduğu ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 19.07.2013 tarihli engelli sağlık kurulu raporuna göre 2 cm kısalık, sol femur proksimal opere kırık teşhisi ile tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %8, ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 20/10/2015 tarihli özürlü sağlık kurulu raporuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %82 olarak belirlenmiş, iş bu davada mahkemece aldırılan ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 06/12/2017 tarihli raporunda ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre sol femur kırığı ve sol kalçada hareket kısıtlılığı nedeniyle %12.3 oranında sürekli malul kaldığı tespit edilmiştir. Mahkemece ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan rapora itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de; davacı tarafça davadan evvel sürekli maluliyet zararının tazmini için sigortadan ödeme aldığı gibi eksik ödeme iddiası ile Sigorta Tahkim Komisyonuna da başvuruda bulunulduğu anlaşılmakla, davacı ancak sigortadan aldığı ödeme tarihinden sonra maluliyet oranında gelişen durum bulunduğu tespit edildiği takdirde tazminata hak kazanabilir.
Bu durumda mahkemece, davacının ödeme aldığı 24/10/2013 tarihinden sonraki dönemde gördüğü tedavilere ilişkin belgelerin davacı taraftan temin edilmesi veya ilgili yerlerden celbedilmesi, eldeki dosyada alınan % 12.3 maluliyet belirleyen rapor ve davadan önce davalının ödemesine esas kabul ettiği % 8 maluliyet belirleyen rapor arasında fahiş fark bulunduğu dikkate alınarak, raporlar arasındaki bu çelişkinin giderilmesi ile oran farklılığının 24/20/2013 tarihinden sonra maluliyette artış olarak kabul edilip edilemeyeceği (iki raporda maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı- 2013 ile 2016 yılları arası süreçte davacıdaki arazların gelişim gösterip göstermediği) hususlarında rapor alınması; maluliyette gelişen durum olup olmadığına ilişkin tespite göre, sürekli iş göremezlik talebi bakımından Sigorta Tahkim Komisyonu dosyası fiziki olarak celbedilerek verilen kararının dava şartları yönünden değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi isabetsizdir.
(2) Mahkemece, dosya kapsamındaki 06.12.2017 tarihli maluliyet raporunda başvuru sahibinin bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı konusunda bir tespit yapılmadığı halde, hükme esas alınan 30.01.2019 tarihli aktüer raporunda davacının kaza tarihinden itibaren iyileşme süresi olarak belirlenen 9 ay boyunca bakıcıya ihtiyacı olduğu kabul edilmek suretiyle yapılan hesaba göre tespit edilen 8.653,73-TL bakıcı giderine hükmedildiği görülmüştür.
Ancak, dava konusu trafik kazasında oluşan maluliyet nedeniyle davacının bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı ve bakıcıya ihtiyacı olduğu tespit edilir ise ihtiyaç duyulan sürenin ne kadar olduğunun belirlenmesi için maluliyet raporunu düzenleyen ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan, davacının maluliyeti ile ilgili bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı, ihtiyaç var ise süresi hususunda rapor alınması, akabinde yine uzman bilirkişiden rapor alınarak bakıcı gideri ve ekonomik geleceğin sarsılması açısından davacının talebinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. ( Yargıtay 4. HD'nin 2021/11461 Esas, 2022/5232 Karar sayılı ilamı).'' şeklindeki ilamı kaldırılmış ve dosya mahkememizin 2023/273 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılamada toplanan delillerin ve dosyanın bir bütün olarak incelenmesi sonucunda sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından yapılan değerlendirmede; davacı somut olayda trafik kazasından kaynaklanan artan maluliyet iddiasına dayalı sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat isteminde bulunmuş olup mahkememizce verilen kabul kararı istinaf incelemesinde eksik inceleme nedeni ile kaldırılmıştır. Yukarıda anılan istinaf incelemesinde " davacı iş bu davayı açarken maluliyetin arttığı iddiasına dayanmıştır, davacı tarafça davadan evvel sürekli maluliyet zararının tazmini için sigortadan ödeme aldığı gibi eksik ödeme iddiası ile Sigorta Tahkim Komisyonuna da başvuruda bulunulduğu anlaşılmakla, davacı ancak sigortadan aldığı ödeme tarihinden sonra maluliyet oranında gelişen durum bulunduğu tespit edildiği takdirde tazminata hak kazanabilir." şeklinde belirtilmiş olup mahkememizce davacının sigortadan aldığı ödeme tarihinden sonra artan bir maluliyeti olup olmadığı hususunda tespit yapılabilmesi için davacının ödeme aldığı 24/10/2013 tarihinden sonraki dönemde gördüğü tedavilere ilişkin belgeler dosyaya kazandırılmış akabinde ATK raporu alınmıştır. Alınan 1. ve 2. raporun mahkemeden talep edilen hususları ve taraf itirazlarını karşılamadığı görülmekle dosya 3.kez rapor alınmak üzere ATK'ya gönderilmiş ve ATK 2. Üst kurulunca hazırlanan 12/12/2024 tarihli raporda davacının sigortadan aldığı ödeme tarihi itibari ile artan bir maluliyeti olmadığı hatta maluliyetin %0 olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu tespit gereği davacının sigortadan aldığı ödeme sonrasında artan bir maluliyeti tespit edilmemiş ve Sigorta Tahkim Komisyonunun 2013/E... sayılı dosyasında verilen kararın işbu davaya kesin hüküm teşkil ettiği ve davacının tekrardan iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği nazara alınarak davacı tarafından sürekli iş göremezlik talebi yönünden için açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılamada toplanan delillerin ve dosyanın bir bütün olarak incelenmesi sonucunda bakıcı gideri tazminatı bakımından yapılan değerlendirmede; davacı somut olayda trafik kazasından kaynaklanan bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat isteminde bulunmuş olup mahkememizce verilen kabul kararı istinaf incelemesinde eksik inceleme nedeni ile kaldırılmıştır. Yukarıda anılan istinaf incelemesinde " dava konusu trafik kazasında oluşan maluliyet nedeniyle davacının bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı ve bakıcıya ihtiyacı olduğu tespit edilir ise ihtiyaç duyulan sürenin ne kadar olduğunun belirlenmesi için ATK'dan, davacının maluliyeti ile ilgili bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı, ihtiyaç var ise süresi hususunda rapor alınması, akabinde yine uzman bilirkişiden rapor alınarak davacının talebinin değerlendirilmesi" gerektiği şeklinde belirtilmiş olup mahkememizce alınan ATK raporlarında davacının 1 ay süreyle başkasının yardımına gereksinim duyabileceği tespit edilmiş ve bu tespit üzerine aktüerya bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 04/06/2025 tarihli ek raporda davacının talep edebileceği bakıcı gideri 940,50 TL olarak belirlenmiştir. Mahkememizce anılan raporların istinaf ilamı gereği hükme ve denetime elverişli olduğu olduğu esas alınarak 940,50 TL tazminatın davalı bakımından temerrüdün davacı tarafça da kabul edilen ilk ödemenin yapıldığı 24.10.2013 tarihinde gerçekleştiği kabul edilerek temerrüt tarihi olan 24/10/2013 tarihinden itibaren ve sigortalı aracın ruhsatında kullanım amacının hususi olduğu dikkate alınarak alacağa işleyecek faizin yasal faiz olarak davalıdan tahsili suretiyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davacı tarafından sürekli iş göremezlik talebi yönünden için açılan davanın reddine, bakıcı gideri yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 940,50 TL tazminatın 24/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili suretiyle davcıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davacı tarafından sürekli iş göremezlik talebi yönünden için açılan davanın REDDİNE,
2-Bakıcı gideri yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ ile;
940,50 TL tazminatın 24/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili suretiyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 615,40 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 29,20-TL harcın ve 151,93 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 434,27 TL harcın davalıdan tahsili gerekmekte olup bozma öncesi mahkememiz 2019/... Esas sayılı dosyasında verilen karar doğrultusunda 05/02/2020 tarihinde 2.993,96 TL harç tahsili için Yeditepe Vergi Dairesine müzekkere yazılmış ve bu miktar tahsil edildiğinden, fazla yatırılan 2.559,69 TL harcın karar kesinleştikten sonra ve istek halinde davalıya iadesine, ( Tahsilde tekerrür etmemek üzere )
4- Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 29,20 TL peşin harç, 29,20 TL başvuru harcı ve 151,93 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 210,33 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri toplamı 4.767,30.TL'den davacının talebindeki haklılık oranına göre hesap ve takdir olunan 96,46 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vakalet ücreti kabul edilen miktarı geçemeyeceğinden takdir olunan 940,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri toplamı 488,10 TL'den davalının talebindeki haklılık oranına göre hesap ve takdir olunan 478,22 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,
9-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ...'in yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda verilen karara ilişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
17/09/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza